loading
close
SON DAKİKALAR

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının ikinci oturumu başladı: Mahkeme başkanı İmamoğlu'nu çembere aldırmak istedi, ortalık karıştı!

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının ikinci oturumu başladı: Mahkeme başkanı İmamoğlu'nu çembere aldırmak istedi, ortalık karıştı!
Tarih: 10.03.2026 - 10:41
Kategori: Gündem

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması ikinci oturumu 10 Mart 2026 Salı bugün Silivri'de görülüyor. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar hakim karşısına çıkıyor.

Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenen dava İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davası Silivri'de Marmara Ceza İnfaz Kurumları kampüsündeki 1 nolu salonda görülüyor.
 
SonDakika ve dakika dakika salondan haberler. istanbulgercegi.com'da;
 
15:30

Avukat Hüseyin Ersöz:

“Ertan Yıldız rüşvet iddiasında Mustafa Canlı’nın ismini veriyor. Biz bu kişiye soramayız çünkü kendisi COVID’den öldü. Doğrulanamayacak iddiaları dile getiriyor.”

15:25

Aykut Erdoğdu’nun tutuklanmasında itirafçı beyanına itibar edildiğini söyleyen avukat Ersöz, “AİHM yeterli değil’ diyor, heyet bunu göz önüne almalı” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri olarak yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesinin, itirafçı Yıldız’ın beyanlarını yalanladığını hatırlatan Ersöz, “Ertan Yıldız’ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini bir başka itirafçı Aziz İhsan Aktaş ortaya koymuştur” dedi.

15:15

Savunma listesi hakkında bir ara karar verilmesini talep eden avukat Ersöz, müvekkili hakkındaki suç isnatlarına ilişkin bir tanesinin ortadan kalktığını söyledi. Ersöz, rüşvet suçunun iddianmede rüşvete aracılık suçu olarak iddianamede değiştirildiğini belirtti. Ersöz, Erdoğdu’nun bir çanta içinde 1 milyon 200 bin dolar aldığını iddia eden Ertan Yıldız’ın beyanına itibar edilmemesi gerektiğini de belirtti.

15:05

Erdoğdu, Serkan Aydın’ın “Rüşvet istedi” iddiasının kendisine sorulması üzerine “Serkan dördüncü evre kanser hastası. Tamamen son dönemlerinde olan bir insanın kendini kurtarma tutumu” yanıtını verdi. Hakim ve savcının sorgusunun ardından Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz savunmasına başladı.

14:55

Erdoğdu, itirafçı Ertan Yıldız’ın ifadesine ilişkin “Hapisten çıkmak isteyen kişi 12 bölümlük dizi yazar. Ben salak mıyım elimde bavulla belediye gelip para vereceğim” değerlendirmesini yaptı.

14:50

Hakimin “Ertan Yıldız ile bir husumetiniz mi var?” sorusuna Aykut Erdoğdu’nun yanıtı:

“Birkaç patronun uçağına binmiş. Ben de başkana söyledim. Bu tip şeyler.”

14:45

Erdoğdu savunmasını tutuklu şoförlerin durumuna dikkat çekerek bitirdi. Erdoğdu, “İlk talebim şoförler var. Benden önce onları düşünün. Ben cezamı çektim. Yine çekerim ben milletvekiliyim. Sizden ricam burada kaçacak hiç kimse yok. Bir karara değil kadere imza atacaksınız” dedi. Duruşma, mahkeme başkanı ve duruşma savcısının sorgusuyla devam ediyor.

14:30

Erdoğdu, “kanun önünde eşitsizlik” vurgusu yaptı. AK Partililerin hakkında olan davaların ve dosyaların kapatıldığını iddia ederek “Biz sizden neyi bekliyoruz? Adalet! Bütün kavramların içini boşalttınız. CHP’lileri getirin, AK Partililer’in davaları dosyaları kapatılsın. Ben bi meczubun ifadesi değiştirdi diye 10 ay hapis yatayım” dedi.

 
14:25

Erdoğdu, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, “Adam kurtulmak için birinin adını veriyor. O çıkıyor ben giriyorum. Birinci delil etkin pişmanlık. İkincisi banka dekontu, üçüncüsü telefon baz kaydı. Telefon kaydı çıkan otel her zaman gittiğim, kurultaylarımızın yapıldığı yer. Bir diğeri İBB Fatih’teki binası. Yahu ben İstanbul vekiliyim. Bu delillerle biri tutuklanır mı ya? Ben tutuklandım. Bana diyorsunuz ki bu konuda ne diyorsunuz. Vallahi yalan. Ben para falan taşımadım” diye konuştu.

14:20

Aykut Erdoğdu, İBB davasında ilk savunmasını yapan isim oldu. Erdoğdu, savunma hakkının engellediğini söyleyerek “Öncelikle şunu şöyleyeyim savunma hakkımız kısıtlandı. Bana bir iddianame verdiler. 4 bin sayfada kendi bölümümü okudum. Bir ayda haftada 2 saat bilgisayar hakkı verdiler bize. 10 aydır hengame içindeyiz. Bir geldim ilk sırada olduğumu öğrendim” dedi.

14:10

İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu “Öneriler dinlenseydi 15 dakika içinde biterdi. Usule ilişkin 10 dakikalık önerileri alalım” dedi. Mahkeme başkanı Kaboğlu’nun önerisini reddetti. Mahkeme başkanı arife gününe kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi ve Aykut Erdoğdu’nun savunmasına geçildi.

14:05

Avukat Dizdar, taleplerini ilettikten sonra Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’yı hatırlattı ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu olacak” dedi. Dizdar’ın iddianame ve kararların yapay zekayla yazıldığını söylemesinin ardından mahkeme başkanı yanıt verdi:

“Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum.”

14:00

Mahkeme başkanıyla avukatlar arasında tartışma sürüyor. Avukat Ali Rıza Dizdar, “Aleyhte ve lehte deliller tartışılacak. Listenizi gördüm. Siz vareste talebinde bulunmanıza bile gerek yok dediniz. Tutuksuz sanıklar nisan ayının sonunda gelecek. Olmaz öyle şey. Tutuksuz sanık eğer itirafçıysa buraya gelmeli” dedi.

13:55

Salonda tansiyon yeniden yükseldi. Avukatlar usule ilişkin talepte bulunmak için ısrar ediyor. Mahkeme başkanı, “Dün ısrarla usule ilişkin talepleri sordum. Israrla reddi hakim talebinde bulundunuz. Yetti artık kötü niyet bu” diye yanıt verdi.

13:50

Mahkeme başkanı savunmalarla duruşmanın başlayacağını söyledi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin itiraz etti, avukat taleplerinin alınmasını istedi ve usule aykırı işlem yapıldığını belirtti. Mahkeme başkanı “12 yıldır ceza yargılaması yapıyorum, ilk kez böyle şeyler duyuyorum” dedi.

13:40

Duruşma, verilen aranın ardından yeniden başlıyor. Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirildi.

12:24

Ekrem İmamoğlu'nun beyanının ardından mahkeme başkanı duruşmaya 13.30'a kadar ara verdi. Ara bittikten sonra savunmalar başlayacak. İlk savunmayı Aykut Erdoğdu yapacak.

12:23

Ekrem İmamoğlu, dünkü gerginlikte tartışma yaşadığı duruşma savcısını eleştirdi:

“El kol hareketiyle bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da sen’li ben’li konuşmalar vardı. Burada da böyle olmasın. Benim de bir yanlışım varsa affola. Diyalog olmadan burası yönetilemez. Lütfen ama lütfen bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu liste yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı yineliyorum."

12:21

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

Bu sürecin bütün olarak Ekrem İmamoğlu adına çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımın vereceği savunmalardan sonra ya da itirafçıların ifadelerinden sonra Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Ekrem İmamoğlu’nun bu tarihi yargılamada çoklu konuşmaya ihtiyacı vardır. Avukatlarımla bir diyalog köprüsünün iyi olacağını düşünüyorum”

12:20

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

“Bu minvalde burada 107 arkadaşım savunma yapacak. Buradaki savunma sırasının tutarsız olduğunu düşünüyorum."

12:18

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

"1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Bu kime yapılmış böyle? Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi duruşma salonu yapıyor. 1,5 senede bitmez o duruşma salonu"

12:15

Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun konuşmasını böldü, “Talebi alalım” dedi, İmamoğlu devam ediyor:

“Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da bir bakıyorsun Ortadoğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.”

12:10

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

"Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi arada bile dinlemeniz lazım."

12:05

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

“Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir daha ki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım”

12:00

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

“Meselenin özü siyasidir. Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayarak olur demiş. Siyasi bir karardır bu. ‘Başarılı olursan bakan olursun’ denmiştir”

11:58

Ekrem İmamoğlu avukatlarının konuşma talebinin gerekçesini detaylandırdı:

“Ekrem İmamoğlu’nu dinlemek istemiyorum demek size sorun yaratır. Benim burada 15 dakikalık sunumum sizi rahatlatır. Ben müsaade ederseniz size nasıl buraya geldik anlatmak istiyorum. Benim avukatlarımın seslensin demesi budur. Yoksa cami içinde miting yapanlar gibi miting yapmayacağım. Talebimi aktaracağım.”

11:55

Ekrem İmamoğlu konuşuyor:

“Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır”

11:50

İddianamenin özeti 32 dakika sürdü ve tamamlandı. Sanık savunmaları başlayacak. Ekrem İmamoğlu söz hakkı istedi, mahkeme başkanı talebi kabul etti. İmamoğlu, “Her satırda ismimin geçtiği bir özeti aktardınız. Türkiye’nin en önemli siyasi davalarından biri başlıyor. Savunma listesi dün paylaşıldı. Burada söz hakkı vermiyorum demeniz elinizde bulunan ceza muhakemesine uymuyor” dedi

11:15

İBB Davası'nın ikinci gününde yoklamanın ardından iddianame özetinin okunmasına başlandı

Salonda gerginlik anları şu şekilde oldu;

***

Mahkeme başkanı İmamoğlu'nu çembere aldırmak istedi, ortalık karıştı

Silivri’de görülen İBB davasının ikinci gününde duruşma başlamadan yine gerginlik yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun oturduğu alanın önüne sandalyeler konularak ve etrafına jandarma yerleştirilerek alan daraltıldı. İmamoğlu ve avukatların yoğun tepkisi üzerine tartışma büyüdü. Tartışmanın ardından sandalyeler kaldırıldı ve askerler geri çekildi.


Silivri’de görülen ve yüzlerce sanığın yargılandığı İBB davasının ikinci gününe “oturma düzeni krizi” damga vurdu. Duruşma salonunda Ekrem İmamoğlu’nun oturduğu bölümün önüne sandalye konulması ve etrafına jandarma yerleştirilmesi üzerine İmamoğlu sert tepki gösterdi.

‘ÖNÜMDE, SAĞIMDA, SOLUMDA JANDARMA… BÖYLE ŞEY OLMAZ’

İmamoğlu, duruşma başlamadan önce yapılan bu düzenlemeye itiraz ederek, “Böyle bir şey yok. Hayır oturmuyorum. Gerginliği siz başlatıyorsunuz. Önümü göremiyorum, etrafımızda jandarma var” diyerek uygulamanın kaldırılmasını istedi. Avukatlar da sandalyelerin doğrudan İmamoğlu’nun önüne konulduğunu belirterek müdahale edilmesini istedi.

Mahkeme Başkanı ise yapılan uygulamanın duruşma düzeni kapsamında olduğunu savundu. “Duruşmanın düzenini mahkeme başkanı belirler” diyen mahkeme başkanı ayrıca bir önceki gün yaşanan tartışmaları hatırlatarak güvenlik tedbirlerinin bu nedenle alındığını söyledi.

‘TÜRK YARGISI ADINA YÜZ KARASIDIR’

Tartışma sırasında İmamoğlu sert ifadeler kullandı. İmamoğlu; “Hakim Bey, burayı şu şekilde yapmanız yüz karasıdır. Yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır” diyerek uygulamaya tepki gösterdi.

TEPKİLER SONRASI SANDALYELER KALDIRILDI

Yaşanan gerilim sonrası mahkeme başkanının talimatıyla İmamoğlu’nun önüne konulan sandalye kaldırıldı ve jandarma geri çekildi. Salon içinde alkış sesleri yükseldi ve duruşma bu değişikliğin ardından başladı.

Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki diyalogların tamamı şöyle:

İmamoğlu: (Yaşanan sandalye ve oturma krizi üzerine…) Öyle bir şey yok. Hayır öyle bir şey yok. Öyle bir şey yok. Öyle bir şey yok kabul etmiyorum. Hayır oturmuyorum. Hayır oturmuyorum. Hayır oturmuyorum. Gerginliği siz başlatıyorsunuz. Ben burada hakimlik yapamazmışım. Böyle bir durum olmaz. Kimin önünü kesiyorsunuz siz. Ağzımı da bantla mı kapatacaksın? Ağzımı bantla mı kapatacaksın? Böyle olmaz. Böyle olmaz…

Birinci avukat: Zincir var, zincir!

İkinci avukat: Yahu bu Başkan nerede ya!

Üçüncü avukat: Emir mi aldın, kendin mi karar verdin?

İmamoğlu: Hakim gelecek, ondan sonra… Hakim gelmeden böyle başlatamazsın. Bu nedir; etrafımızda jandarma, önümde, sağımda, solumda! Böyle şey yok! Önümü göremiyorum…

Mahkeme Başkanı (M.B.): Arkadaşlar şöyle bir oturun. Bir oturalım. Bir oturun. Jandarma, arkadaşlar oturun.

İmamoğlu: Hakim Bey, böyle bir şey yok. Size görevden mi korkuyorsunuz?

M.B.: Ekrem Bey, bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Bakın, bu kürsüye söz hakkını verdiğimiz kişi gelecek. Yani bu bunun bir usulsüz bir durum yok şu an yani.

İmamoğlu: Böyle başlatamazsınız. Bu nedir etrafınızda jandarma önümde, sağımda, solumda? Böyle şey yok.

M.B.: Neresinde bu usulsüzlük var bunun?

İmamoğlu: Öyle şey yok. Hayır nerede yani şu an? Göremiyorum.

M.B.: Jandarma arkadaşlar, şöyle bir oturun. Bir oturalım. Bir oturun. Arkadaşlar oturun.

İmamoğlu: Şuraya görevden mi korkuyorsunuz.

M.B.: Ekrem Bey, bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Siz bakın. Bu kürsüye söz hakkını verdiğimiz kişi gelecek. Yani bu bunun bir usulsüz bir durum yok şu an yani.

İmamoğlu: Hayır. Böyle bir şey olmaz. Türk milletini temsil ediyorsunuz. Böyle bir şey olmaz.

M.B.: Ekrem Bey, yerinize geçin. Bakın kenarda oturan sanıklarımız da var. Yani siz neden ısrarla bu konuda bu konuda sorun çıkartıyorsunuz.

Avukat: Direkt önüne sandalye koyuyorlar.

İmamoğlu: Kaldırır mısınız? Böyle şey olmaz.

M.B.: Ekrem Bey, duruşmanın bir düzeni var. Oturun lütfen yerinize. Yerinize lütfen oturun.

İmamoğlu: Dünkü düzen ile bugünkü arasında ne fark var?

M.B.: Çünkü tutum ve davranışlarınız itibariyle, söz hakkı vermediğim halde, bakın söz hakkı vermediğim halde, dün size söz hakkı vermediğim halde, ısrarla gelip bu kürsüye kadar gelip, burada heyete, savcı beye herkese parmak sallayarak… Ben söz hakkı vereceğim zaman vereceğim. Sizin isminize göre söz hakkı vermiyoruz. Bu duruşmanın bir düzeni var, bir sistemi var ona göre verileceği zaman verilecek.

İmamoğlu: ‘Söz vereceğim’ dedin, veremedin. Bunu da unutma, kayda geçti. Benim önümde bir kişinin oturması doğru değil. Ben buradan kalkmamam gerektiğini de bilirim, kalmam gerektiğini de bilirim size bağlı değil.

M.B.: Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı.

İmamoğlu: Burada benim hakkım var, her şey sana bağlı değil.

M.B.: Ekrem Bey, lütfen yerinize oturun. Lütfen yerinize oturun.

İmamoğlu: Koridordan asker kalkacak, ben de burada oturacağım.

M.B.: Lütfen bir yerinize oturun.

İmamoğlu: Hayır, asker kalkacak ben yerime oturacağım.

Avukat sesi: Talep var, avukatların talebi var.

M.B.: Talep almıyorum şu an. Duruşma düzeni sağlayamadım. Herhangi bir talep almıyorum. Lütfen sanıklar yerlerine otursun. Duruşmanın düzenini mahkeme başkanı belirler. Kanun çok açık. Ben böyle bir düzen belirledim. Burada usule aykırı herhangi bir işlem yok.

Avukatlar: Burada usule aykırı bir işlem var. Lütfen bakın. Dün şiddet gibi hiçbir olay yaşanmadı. Sadece söz tartışması yaşandı.

M.B.: Ekrem Bey, lütfen yerinize oturun. Sanıklar lütfen yerlerinize oturun. Ben duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerlerini almadan… Bu anlamda kötüyü kullandığımız herhangi bir şey yok avukat bey, yani bu duruşma düzeni bu şekilde belirledik. Yani asker, asker, askerler askerler ben

İmamoğlu: Ağzımıza bakmayacaksınız.

M.B.: Ekrem Bey, ben sizin ağzınıza savunmanızı yaparken bakacağım. Böyle bir şey yok. Sizle sürekli böyle temasta olma durumum söz konusu değil benim.

İmamoğlu: Hakim Bey, burayı şu şekilde yapmanız yüz karasıdır. Yaptığınız Türk yargısı adına yüz karasıdır.

M.B.: O sizin takdiriniz.

İmamoğlu: Bu arkadaşımız buraya niye oturuyor? Niye oturuyor koridora?

M.B: Evet.

İmamoğlu: Benden korkmayın. Ben buraya seni korumaya geldim, seni korumaya!

M.B: Ekrem Bey, gereksiz polemiklere girmeyin. Beni koruyacağınız bir durum yok. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. Lütfen yerinize oturun. Duruşmanın düzenini sağlayalım. Lütfen oturun yerinize.

İmamoğlu: Neden korkuyorsunuz?

M.B: Bakın, bu şekilde yargılamaya devam edemem. Duruşma bu şekilde yürümez. Lütfen sanıklar yerine otursun. Bizim yargılamaya niyetimiz var. Sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamıyoruz.

İmamoğlu: Bakın yerimi bile değiştirdiniz, hiç önemli değil. Ama bu askeri koridora koyduğun zaman olmaz. Anlatabiliyor muyum?

M.B: Koridorlarla sizin ne şeyiniz var orada?

İmamoğlu: Allah Allah! Benden ne engeli var o zaman? Beni niye düşünüyorsunuz siz?

M.B: Sizle alakalı bir durum değil güvenlik. Dün çünkü söz hakkı vermediğim halde, söz hakkı vermediğim halde ısrarla kürsüye geldiniz. Söz hakkı vermediğim halde ısrarla kürsüye geldiniz. O sizin taktiriniz, biz bir hata görmüyoruz bunda.

İmamoğlu: Sakin sakin güne başlamak istedik. Burada jandarmayı buraya yığarak boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Kimden talimat aldınız?

M.B.: Biz kimseden talimat almıyoruz. Bu sizin kendi zannınız. Biz kimseden talimat alarak iş yapmıyoruz. Lütfen sanıklar yerine otursun.

İmamoğlu: Yüce Türk yargısını temsil edecekseniz. En az bizim de hakkımızı korumakla yükümlüsünüz.

M.B.: Sanıkların savunmalarını olanaksız bir hale getirmiyorum. Savunma hakkınızı tanıyorum. Burada dört tane jandarmanın oturmasını ne yönden sorun oldu?

İmamoğlu: Ben avukatımın yanına gideceğim belki. Avukatıma sesleneceğim belki orada.

M.B: Burası böyle rahatça gezebileceğiniz, avukatla görüş yapabileceğiniz bir alan değil. Ne bağırıyorsunuz avukatlar yani? Boşuna bağırıyorsunuz. Bu şekilde, bu şekilde devam etmeyin. Yargılamanın düzenini artık iyice bozdunuz. Lütfen CMK 203-204 gerekli hükümlüleri hatırlatıyorum. Gerekli ihtarlarda bulunuyorum.

Avukat: Benim size sorum, her aşamada müdafi yardımdan yararlanabilir sanık.

M.B.: Avukat Bey, bu kadar bağırınca bir şey değişmiyor. Yani bunun bir anlamı yok. Yok ben duyabiliyorum zaten. Ben duyabiliyorum zaten. Ya bu kadar bağırmaya gerek yok. Yani buna gerek yok.

(Ekrem İmamoğlu tepki gösteriyor)

M.B.: Bir saniye söz vermeden sürekli bağırmayın Ekrem Bey. Bu uygulamanın amacı, önceliği vekalettir. Öncelikle bağırmayın, ben de bir kendimi anlatayım. Önceliği vekaletli avukatlarımıza verebilmek amacıylaydı. Dün vekaletli avukatlarımızdan bu yönde şikayet aldık. Hem bu konuda, bakın bu konuda şikayetler geldi bize. Biz daha sonra, bakın Baro Başkanımızla görüştük. Bu uygulamadan bu şekilde döndük.

İmamoğlu: Ben avukatımla nasıl istişare edeceğim? Bak önümde bu duvar var. Avukatımla nasıl görüşeceğim ben? Bir söyler misiniz? Mesela avukatıma, sayın hakim, ben soracağım, diyeceğim ki bu CMK’da hangi kurala göre. Şu an avukatımı göremiyorum. İşaret eder, bir şey yapar gösterir, söyler, gider, konuşur. Ergenekon'da izledim 15-20 duruşma. Bu asker arkadaş buradan kalkarsa, burayı suretle yönetmenin en güzel keyfini yaşarsınız.

M.B.: Söz hakkı vermeden kürsüye bu şekilde dünkü davranışlarınızla devam etmeyeceğinizi taahhüt ederseniz.

İmamoğlu: Siz kapatın dediniz. Siz bu asker arkadaşları kaldırırsanız suretle başlar.

M.B.: Tamam asker arkadaşlar oturalım. (Komutan, aradaki sandalyeyi kaldır.) Geriye alalım, sandalyeyi geriye alalım. (Alkışlar)"

***

11:05

Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı askerleri yerinden kaldırdı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamayla başladı

11:00

Avukatlar, mahkeme başkanının yetkisini kötüye kullandığını söylüyor. İmamoğlu, mahkeme başkanına “Bu yaptığınız yüz karasıdır. Anlınıza yapıştı. Boşuna gerginlik yaratıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi. İmamoğlu, mahkeme başkanına “Yargı hakkını tesis edecekseniz bizim de hakkınızı korumanız lazım” dedi

10:55

Gerginlik sürüyor. Hiçbir tutuklu yerine oturmuyor. İmamoğlu, mahkeme başkanının oturun talimatına uymadı, ve “Dünkü düzen ile bugün arasında ne fark var” dedi. Mahkeme başkanı “Söz hakkı vermediğim halde konuştunuz. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı. Yerinize oturun” dedi. İmamoğlu, “Buradan asker kalkacak yerime oturacağım” dedi. Başkan duruşma düzeni sağlanana kadar talep almayacağını söyledi

10:50

Ekrem İmamoğlu'na kürsü önlemi... İBB Davası'nın ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındığı düşünülüyor. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı

10:45

Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu elinde Millete Emanet kitabıyla seyircileri ve avukatları selamladı. İzleyiciler “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı attı.

10:30

Tutuklu sanıklar duruşma salonuna getirilmeye başladı. Seyircilere selam vermek isteyen sanıklara jandarma engel olmaya çalışıyor.

10:10

Gerginliğin ardından avukatların duruşma salonuna girişi başladı. Avukatlar kimlik ve vekalet göstermeden duruşma salonunda davayı takip edebilecek.

10:00

Saat 10.00'da başlaması gereken duruşmaya sanık avukatları alınmadı. Avukatlar duruşma salonu girişinde güvenlik güçlerini protesto ediyor. Avukatlar "Savunma susmadı, susmayacak" sloganları atıyor.

09:40

Duruşma salonuna sanık aileleri ve basın mensupları alınmaya başladı. Avukatlara ise ikinci kez kimlik kontrolü yapılmak isteniyor. Güvenlik güçleri, avukat girişlerini bariyer kurarak engelliyor.

09:30

İBB Davası'nda ikinci gün başlıyor. Basın mensupları, avukatlar ve sanık aileleri duruşma salonunun bulunduğu binaya alındı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar ise duruşma salonunda bekletiliyor.

İlk duruşma 9 Mart 2026 Pazartesi saat: 10.00'dan itibaren oturumunda neler oldu?

Dakika dakika salondan haberler. istanbulgercegi.com'da;

17:15

İBB Davası 10 Mart 2026 Salı günü saat 10.00'da devam edecek.

16:55

Ekrem İmamoğlu, duruşmanın sonunda İBB soruşturmasında tutuklanan Sarp Yalçınkaya’nın avukat Çağrı Silahdaroğlu’na tahliye vaadiyle 8 milyon dolar kaptırdığını hatırlattı ve şirketlerindeki kayyumun kaldırıldığına değinerek şunları söyledi:

“8 milyon dolar kaptırdım diye suç duyurusunda bulunan adama şirketinin başına geçmiş diyorlar. Suç duyurusunda bulunan adama… Şimdi bu şekilde hakimlik yapılamaz. Bu şekilde yargılama olamaz. Olamaz! O-LA-MAZ!”

16:52

Oturumun bitmesinin ardından salonda konuşan İmamoğlu “Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın. Benimle tek başıma mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim, 5 değil 7 defa yeneceğim” sözleriyle alınan önlemlere ve mahkemeye tepki gösterdi. İmamoğlu daha sonra jandarma eşliğinde salondan çıkarıldı.

16:50

Hakimin erteleme kararının ardından Ekrem İmamoğlu tepki göstermek için mahkeme heyetinin bulunduğunu alana geldi. İmamoğlu, “Yazık ediyorsunuz makamınıza. Söz hakkı vermekten dahi korkuyorsunuz. Size görevinizi hatırlatıyorum. Söz hakkı vermelisiniz, aksi takdirde kaçarak gidersiniz” dedi. Savcıya da kendisine el işareti yaptığı için tepki gösteren İmamoğlu “El işareti yapmayacaksınız” diye seslendi, savcı da İmamoğlu’na bağırarak karşılık verdi

16:45

Duruşma sonunda tartışma çıktı, mahkeme heyeti salonu terk etti. Ekrem İmamoğlu salona sesleniyor:

"Biraz mertliği varsa bu insanları bırakır tek başına benimle mücadele eder"

16:41

Ekrem İmamoğlu mahkeme başkanının duruşmayı bitirdiğini söylemesinin ardından, "Yazık ediyorsunuz makamınıza. Karar verirken el hareketinizi gördüm. Size görevinizi hatırlatıyorum" dedi.

16:40

Duruşmanın sonunda Ekrem İmamoğlu'na "Sürekli müdahil oluyorsunuz. Söz hakkı vereceğim" diyen mahkeme başkanı, talepleri reddettikten sonra Ramazan ayı nedeniyle duruşmayı erken bitirdiğini söyledi. İBB Davası yarın 10.00'da devam edecek.

16:35

Avukatların reddi hakim ile tefrik talepleri ve beyanlarının ardından mahkeme başkanı savcılığa mütalaasını sordu. Savcılık reddi hakim taleplerinin reddedilmesine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, reddi hakim talebini ve tefrik talebini reddetti.

16:15

İBB Davası’nı yürütecek heyetin iki hakiminin toplam tecrübesinin 4 yıl olmadığını duyuran avukat Akın Atalay şunları söyledi:

Mahkemenin siz başkanı ve diğer 3 üyesini araştırdığımızda şu tabloyla karşılaştık. İki üye Mayıs 2024’te hakimlik mesleğine başlamışlar. Mesleği kıdemleri 2 yılı bile doldurmamış. Atandıkları zaman 1,5 yılık tecrübeye sahipler. Diğer kıdemli üye 7 yıl mesleki kıdeme sahip. Tek birinci sınıf hakim sizsiniz, siz de avukatlık mesleğinden hakimliğe geçmişsiniz ve o meslekteki süreniz buna imkan vermiştir. Bu şartlarda öncelikle sizin bu davadan çekilmeniz, bu olmadığı takdirde redd-i hakim talep etmekteyim.

15:45

Buğra Gökce’nin avukatı Aynur Yazgan, müvekkilinin 25 Mart 2025’te MASAK raporlarına dayanarak tutuklandığını ve bugüne kadar kendisinin MASAK raporlarını görmediğini ifade etti.

15:39

Avukat Ersöz talebinin gerekçelerini anlatırken İBB soruşturmasında gözaltına alınan gazetecileri hatırlattı:

“6 gazetecinden bir tanesinin adli kontrol talebini şahsi olarak değerlendirip kaldırdınız. Sonra biz gazeteci Yavuz Oğhan için başvurduk ve onunki 1 ancak ay sonra kaldırıldı.”

15:20

Ramazan Gülten ve Aykut Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz de, reddi hakim talebine katıldıklarını söyledi ve ekledi:

"Bu yargılamanın sadece heyetinizin ele aldığı andan itibaren değil, soruşturmanın en başından itibaren hukuka aykırılıklar silsilesi olarak ele alınması gerekir"

14:50

Necati Özkan’ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, mahkemenin ret konusunda karar vermesini talep etti. Mahkeme başkanı, “Daha iddianame özeti bile okunmadı. Şimdi karar vermeyeceğim. Usule ilişkin beyan verin” dedi, Akalın, CMK 129 hatırlatması yaptı. Bir reddi hakim talebi de Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’dan geldi. Duruşma, reddi hakim talepleriyle devam ediyor.

14:40

İmamoğlu’nun bir diğer avukatı Fikret İlkiz ise, sanık sırasının mahkeme tarafından kendilerine verilmediğine dikkati çekti, “Biz önce belirlilik arıyoruz. Biz size, heyetinize güvenmiyoruz” dedi. Fikret İlkiz duruşmanın başında “Avukatla görüşmem” diyen mahkeme başkanına “Size geldik. Biz savunmayız. Görüşülmeyecek insanlar değiliz” dedi

14:35

İmamoğlu’nun avukatı Demir, “Savunma makamı olarak bizim bu faaliyetlere yargısal faaliyet dememizi beklemeyiniz” dedi ve ceza alsa infazını dolduracak çok sayıda ismin ‘sorgu yapılmadığı’ gerekçesiyle tahliye edilmediğini söyledi. Mahkemenin bağımsız ve tarafsızlığını yitirdiğini söyleyen Demir, reddi hakim talebinde bulundu

14:30

İddianamenin kabulünden sonra mahkemenin yapısının değiştirildiğini söyleyen İmamoğlu’nun avukatı Demir, tutuklu sanıklara 80 bin sayfalık ek klasörler ve iddianamenin incelenmesi için 24 saat süre verildiğini belirtti ve “24 saatte bu evrakların incelenmesi olanaklı mı?” diye sordu.

14:27

Avukat Hasan Fehmi Demir:

“Toplama kampında gerçekleşen faaliyetinizi kabul etmiyor, reddediyoruz. Sayın İmamoğlu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ve 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde sanıkken tek başına bu salonda yargılandı. Amacın yargılamaları, gerçekleri kamuoyundan kaçırmak olduğu açıktır.”

14:19

Verilen aradan sonra dava, Ekrem İmamoğlu ve Mehmet Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir’in usule ilişkin talepleriyle başladı. Davanın ağır güvenlik önlemleri altında başladığına değinen Demir, “Bize inanmıyorsanız bir kere makam araçlarınızı bırakın, sivil olarak girin, özel girişleriniz yerine ana kapıyı kullanın. Ne demek istediğimizi anlarsınız” dedi

14:00

13.30'da başlaması gereken duruşma yarım saat gecikmeyle başlıyor. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, seyircileri uyararak "Mahkeme esnasında alkış ve çekim konusunda azami hassasiyet gösterelim" dedi. Tutuklular alkışlar eşliğinde yerlerini alıyor.

12:20

Duruşmada CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve ailelerin kalmasına karar verildi. Diğer izleyiciler, partililer ve kurum temsilcileri duruşma salonundan çıkartılacak.

12:10
Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarından Tora Pekin ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, mahkeme heyetiyle yeni bir görüşme gerçekleştirdi. Duruşma seyircili olarak devam edecek12:00

CHP’liler ve sanık aileleri, mahkemeye verilen arada salondan çıkmama kararı aldı. Mahkeme heyetiyle sanık avukatları ve CHP yöneticileri arasında müzakereler de sonuç vermedi. Gergin bekleyiş sürüyor.

11:40
Tutuklu sanıkların duruşma salonundan çıkartılmasının ardından mahkeme heyeti davaya 13.30'a kadar ara verdi

11:32
Mahkeme başkanı salonu terk etti, izleyiciler salondan ayrılmıyor. Mahkeme heyeti, izleyiciler salondan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini söyledi.

11:25
İmamoğlu mahkeme heyetine "Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız" diyerek tepki gösterdi. Tutuklu sanıklar mahkeme salonundan çıkartılıyor.11:21

Mahkeme heyeti usule ilişkin talepleri alıyor. Bu sırada söz alan Melih Geçek'in avukatı, "Avukatlara verilmeyen ifade listesi Yeni Şafak'a kim tarafından verildi" dedi. Milletvekili sıralarından "Cevap ver" diye seslenildi, mahkeme başkanı salonun boşaltılmasına karar verdi ve duruşmadan ayrıldı.

11:15
Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun söz alma talebini zapta geçirdi:

“Kendisine söz hakkı verilmemesine, defaatle uyarılmasına rağmen uyarıya riayet etmediği görülmekle, duruşma düzenini bozan davranışına devam etmektedir. Bir daha tekrarlanırsa duruşmadan çıkarılacağı bildirilmiştir.”

11:13
Ekrem İmamoğlu söz almak istedi, mahkeme başkanı engelledi ve İmamoğlu’nun mikrofonunu kapattı. Mahkeme başkanı, “Ekrem bey böyle kafanıza göre devam edemezsiniz. Böyle devam edersen çıkartırım duruşmadan” dedi, İmamoğlu’nun yanıtı “Bu şekilde yargılamaya başlamanızı yanlış buluyorum” oldu.

11:08
Davada en son savunmayı İBB Başkanı yapacak. İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Ekrem İmamoğlu’nun arkadaşlarını selamlama konuşması yapması talebini iletti. Ancak mahkeme başkanı “Burası onun alanı değil. Diğer yargılamalarda olmuyor böyle bir şey” dedi

11:04
İBB Davası başladı. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıkların mahkemeye katılma zorunluluğu olmadığını söyledi. Mahkeme başkanı, tutuksuz sanıkların avukatlarının vareste talebinde bulunmasına gerek olmadığını söyledi.

İBB Davası başlıyor...

Duruşma salonu etrafında yoğun güvenlik önemleri dikkat çekiyor.

İBB davasının görüleceği Silivri Ceza İnfaz Kurumu kampüsündeki duruşma salonuna basın mensupları alındı.Davayı takip etmek için gelen milletvekilleri, belediye başkanları ve davanın avukatları duruşma salonuna alındı.Yabancı misyon temsilcileri ve yabancı basın mensupları da davayı takip etmek için duruşma salonuna girdi.

İBB Davası'nın tutuksuz sanıkları duruşma salonuna alınıyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel İBB Davası'nı takip etmek üzere duruşma salonunda yerini aldı.

İBB Davası'nın tutuksuz sanıkları duruşma salonuna alınıyor.

BB Davası'nın tutuklu sanıkları duruşma salonuna alınmaya başlandı.

Tutuklu sanıklardan Buğra Gökçe, Aykut Erdoğdu, Murat Ongun, Murat Çalık, Fatih Keleş, Necati Özkan ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan duruşma salonuna geldi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu duruşma salonuna getirildi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve aileler duruşma salonunu terk etmiyor. Özel, mahkeme heyetine mesaj verdi:

“Bir emir verdiğinizde bugünkü havaya, düzene değil anayasaya bağlı kalın. Yarın kimin kimi yargılayacağı belli olmaz”

Ne Olmuştu? Nasıl Olmuştu?

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, birçok suçlamanın yer aldığı iddianamede örgüt yöneticisi olarak gösterildi. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, metro ve İSKİ kredilerinin amaç dışı kullanıldığı, iş insanlarından zorla bağış toplandığı anlatıldı. Bu şekilde toplanan paranın öncelikle CHP yönetimini ele geçirmek için kullanıldığı devam eden süreçte İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kullanılmasının amaçlandığı öne sürüldü.

402 sanık bu suçlamalarla ilk kez 9 Mart 2026 Pazartesi Silivri'de hakim karşısına çıkacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasına ilişkin 3739 sayfalık iddianame birçok ayrıntıya yer verildi.

SAVCILIKTAN AHTAPOT BENZETMESİ

İddianamede, İstanbul'da kurulan sistem bir ahtapotun kollarına benzetilerek örgütün şeması gösterildi. Devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla suçlanan sanıklar hakkında binlerce yıl hapis cezası istendi.

İMAMOĞLU'NA 2 BİN 352 YIL İSTENDİ

Başsavcılığa göre İmamoğlu'nun yöneticisi olduğu örgüt yapılanması Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde başladı, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde büyüdü. 142 farklı eylemden sorumlu tutulan İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istendi.

Örgüte yönelik şemada, Eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Murat Ongun, İBB Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, iş insanları Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu ile 26 Ekim'de casusluk iddiasıyla tutuklanan Hüseyin Gün yönetici sıfatıyla yer aldı.

15 İSİM GİZLİ TANIK OLDU

Soruşturmanın seyri etkin pişmanlık faydalanan 76 sanıkla gizli tanık olan 15 ismin verdiği ifadelerde değişti. Gizli tanıklara İlke, Gürgen, Çınar, Rüzgar, Sekoya, Zeytin, Martı, Meşe, Kartal, Ladin, Doğan, Maun, Mimoza, Köknar ve Şahin kod isimleri verildi.

Sanıklar arasında Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlıkları göreviıden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık, gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ile sanatçı Ercan Saatçi, Galatasaray Kulübü Genel Sekreteri Eray Yazgan da var.

SADECE İBB DEĞİL VEKİLLER DE VAR

Ayrıca CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ve İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer'in dokunulmazlıklarının kaldırılması istendi. Savcılık iki isim hakkında fezleke hazırlanması için Ankara’ya yazı gönderdi.

BÜYÜK SALON YETİŞMEDİ, MAHKEMEYE GİRİŞTE SINIRLAMA

Türkiye'nin en çok sanık sayısına sahip davalarından olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davasının Silivri'de Marmara Ceza İnfaz Kurumları kampüsündeki yeni salonda görülmesi planlanıyordu ancak inşaat çalışmaları devam ettiği için ilk duruşma aynı yerde bulunan 1 no'lu salonda yapılacak.

Bu salonun fiziki şartları nedeniyle hem sanık avukatlarına hem de izleyicilere bazı sınırlamalar getirildi. Her sanık için en çok 3 avukat hazır bulunabilecek, izleyicilerde ise öncelik tutuklu sanık yakınlarına verildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davayı takip edecek gazeteci sayısı da 25 ile sınırlandırıldı.

Ne Olmuştu? Nasıl Olmuştu?

Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, birçok suçlamanın yer aldığı iddianamede örgüt yöneticisi olarak gösterildi. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, metro ve İSKİ kredilerinin amaç dışı kullanıldığı, iş insanlarından zorla bağış toplandığı anlatıldı. Bu şekilde toplanan paranın öncelikle CHP yönetimini ele geçirmek için kullanıldığı devam eden süreçte İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kullanılmasının amaçlandığı öne sürüldü.

402 sanık bu suçlamalarla ilk kez 9 Mart 2026 Pazartesi Silivri'de hakim karşısına çıkacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturmasına ilişkin 3739 sayfalık iddianame birçok ayrıntıya yer verildi.

SAVCILIKTAN AHTAPOT BENZETMESİ

İddianamede, İstanbul'da kurulan sistem bir ahtapotun kollarına benzetilerek örgütün şeması gösterildi. Devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla suçlanan sanıklar hakkında binlerce yıl hapis cezası istendi.

İMAMOĞLU'NA 2 BİN 352 YIL İSTENDİ

Başsavcılığa göre İmamoğlu'nun yöneticisi olduğu örgüt yapılanması Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde başladı, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde büyüdü. 142 farklı eylemden sorumlu tutulan İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istendi.

Örgüte yönelik şemada, Eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Murat Ongun, İBB Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, iş insanları Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu ile 26 Ekim'de casusluk iddiasıyla tutuklanan Hüseyin Gün yönetici sıfatıyla yer aldı.

15 İSİM GİZLİ TANIK OLDU

Soruşturmanın seyri etkin pişmanlık faydalanan 76 sanıkla gizli tanık olan 15 ismin verdiği ifadelerde değişti. Gizli tanıklara İlke, Gürgen, Çınar, Rüzgar, Sekoya, Zeytin, Martı, Meşe, Kartal, Ladin, Doğan, Maun, Mimoza, Köknar ve Şahin kod isimleri verildi.

Sanıklar arasında Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlıkları göreviıden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık, gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ile sanatçı Ercan Saatçi, Galatasaray Kulübü Genel Sekreteri Eray Yazgan da var.

SADECE İBB DEĞİL VEKİLLER DE VAR

Ayrıca CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ve İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer'in dokunulmazlıklarının kaldırılması istendi. Savcılık iki isim hakkında fezleke hazırlanması için Ankara’ya yazı gönderdi.

BÜYÜK SALON YETİŞMEDİ, MAHKEMEYE GİRİŞTE SINIRLAMA

Türkiye'nin en çok sanık sayısına sahip davalarından olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davasının Silivri'de Marmara Ceza İnfaz Kurumları kampüsündeki yeni salonda görülmesi planlanıyordu ancak inşaat çalışmaları devam ettiği için ilk duruşma aynı yerde bulunan 1 no'lu salonda yapılacak.

Bu salonun fiziki şartları nedeniyle hem sanık avukatlarına hem de izleyicilere bazı sınırlamalar getirildi. Her sanık için en çok 3 avukat hazır bulunabilecek, izleyicilerde ise öncelik tutuklu sanık yakınlarına verildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davayı takip edecek gazeteci sayısı da 25 ile sınırlandırıldı.

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları