Aytekin Yılmaz'ın ''İçimizdeki Hapishane Labirentin Sonu'' adlı kitabının genişletilmiş 2. baskısı çıktı...
Aytekin Yılmaz 1967’de Diyarbakır, Ergani, Ortayazıköyü’nde doğdu.
Ortaokulu bitirdi, siyasi faaliyetleri nedeniyle 9,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yazı faaliyetini hapishanede sürdüren yazar, bu dönemde çeşitli inceleme-araştırma çalışmaları yaptı.
Yayımlanmış eserleri arasında Doğu’nun Talan ve İnkarı (Belge Yay., 2001) ve Çokkültürlülükten Tek Kültürlülüğe Anadolu (Tohum Yayınları, 2002) vardır. 1997 Musa Anter Gazetecilik İnceleme-Araştırma Ödülü, 1999 MKM Film öyküsü Ödülü, 2003 İkinci İstanbul Ulusal Kısa Film Festivali Öykü Ödülü’nün sahibidir.
İçimizdeki Hapishane Labirentin Sonu
Hapishaneler toplumların zuladaki resimleridir. Hapishaneler, arada sırada ceplerden çıkarıp bakmaya bile cesaret edilemeyen, duvarlar arasına hapsedilmiş dünyalardır.
Türkiye'de siyasi mahkumların varlığının devam etmesi, hapishanelerin zuladan sık sık çıkarılmasını gerektirir. Özellikle sol/sosyalist hareketlerin tarihlerinde hapishanede geçirilen dönemler üzerine devasa bir 'güzelleme' külliyatı oluşturulmuştur. Ama buna mukabil bilhassa son dönemlerde sol/sosyalist hareketler "dışarıdaki" seslerini yitirmeye başladıklarında, seslerini "içeriden" daha gür çıkartmaya, iradelerini ve politik hatlarının doğruluğunu koruduklarını böylece göstermeye yönelirler.
Bunun getirdiği sonuç daha fazla içine kapanmak, kapandıkça da o iradeyi zedeleyecek olduğuna hükmedilen unsurları bertaraf etmeye yönelmek olur çoğunlukla. Siyasal ayrışmaların daha çok 'kadroların' çoğunun "içeride" olduğu dönemlerde yaşanması herhalde rastlantı değildir.
Aytekin Yılmaz, İçimizdeki Hapishane: Labirentin Sonu'nda siyasi mahkumluğun ne çetin bir hayat olduğunu anlatırken, "içerideki" hapishanelerin nasıl yaratıldığını, nasıl işlediğini ve mapusların neler yaşadıklarını ders alınması gereken bir insanilikle anlatıyor.
"İçimizdeki Hapishane: Labirentin Sonu, bu derin acılı, ürkütücü tragediyi, onun en yoğun biçimde yansıdığı "siyasi hapishane"lerde yaşamış, bu noktadan çıkış umudunu yitirmeyerek ve o çıkış yolu için vicdanımıza ve aklımıza çağrı yapan bir insanın tanıklığıdır. Bu sorunun dışımızda değil, içimizde, yüreğimiz ve aklımızın bir sorunu olduğunu, burada çözüleceğini bilen ve inanan bir tanıklıktır bu."
Ömer Laçiner
"36 yıllık yaşamının 9,5 yılını siyasi suçlu olarak cezaevinde geçiren
Aytekin Yılmaz bu kitapta, cezaevi laboratuarlarından Türkiye'nin son 10 yılının gayri resmi tarihini özetliyor."
Ferruh Yazıcı / Haftalık Aktüel Dergisi
"Labirentin Sonu", öteki olmayı içine sindirmiş bir yazarın kaleminden çıkma. Çok satanlar, ayın kitapları listelerinde yer alanlara benzemiyor. İçindekiler de iç açıcı değil, kafa açıcı. Benden söylemesi."
Serhan Ada / Radikal Gazetesi (21 Ağustos 2004)
"Kitabı okuyunca bir kez daha ürktüm. Kalbim üşüdü. Sözcüğün etik, estetik, politik ve insani anlamlarıyla korktum. Ama daha da önemlisi devrimi, sosyalizmi, insanı yeniden tarif etmenin ne denli zor bir süreç olduğunu bir kez daha anımsadım."
Sezai Sarıoğlu / Özgür Gündem Gazetesi (5 Haziran 2003)
"'Ses duvarı' vardır, 'ağlama duvarı' vardır. Peki 'acı duvarı' diye bir şey duydunuz mu? Duymadınızsa Aytekin Yılmaz'ın 'İçimizdeki Hapishane Labirentin Sonu' kitabını okuduğunuz zaman 'acı duvarı'nı tanımış, öğrenmiş olacaksınız. Ama 'acı duvarı'nı aşamayacaksınız, peşinen söyleyeyim."
Gün Zileli / Birikim Dergisi (Eylül 2003)