İçişleri Bakanı Çiftçi açıkladı: Manisa'daki okul saldırısında 11 çocuk yaralandı, 3'ünün durumu ağır

Turgutlu'nun Albayrak Mahallesi'ndeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşandı. Silahlı saldırının yaşandığı okulda eğitime bir gün ara verildi.
Manisa'daki okul saldırısı sonrasında bölgeye giden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırıda 11 çocuğun yaralandığını, 3'nün tedavisinin yoğun bakımda sürdüğünü açıkladı.
Manisa'da okul önünde silahlı saldırı... İçişleri Bakanı Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Tekin, yaralı öğrencileri ziyaret etti
Manisa Turgutlu'da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında öğrencilere yönelik saldırıyla ilgili soruşturma sürüyor. Olayın ardından bölgeye giden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırıda 11 çocuğun yaralandığını ve 3 çocuğun durumunun kritik olduğunu söyledi. Bakan Çiftçi 'Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullardan bir tanesi' derken, saldırının gerçekleştiği silahın da saldırganın anneannesi üzerine kayıtlı olduğu bilgisini paylaştı.

3 öğrencinin durumu diğerlerine göre daha kritik
Bakan Çiftçi, okulun bir öğrencisinin, anneannesinin üzerine kayıtlı pompalı tüfekle okula 80-100 metre mesafede okula giden çocukların üzerine ateş ettiğini belirterek, "Saldırı neticesinde toplam 11 yavrumuz, çocuğumuz yaralandı. Bunlardan 3 tanesinin durumu diğerlerine göre daha kritik. Şu anda ameliyattan da çıkmış durumdalar, yoğun bakımda tedavileri devam ediyor. Diğer 8 çocuğumuzdan birisi taburcu oldu. Geriye kalan 7 çocuğumuzdan 3 tanesini az önce hastanemizde ziyaret ettik. Onların durumu gayet iyi." ifadelerini kullandı.
İhmali olanlar tespit edilecek
Çiftçi, İçişleri Bakanlığının 2 mülkiye başmüfettişi, 2 polis başmüfettişi görevlendirdiğini kaydederek, Milli Eğitim Bakanlığının da 2 başmüfettiş görevlendirdiğini söyledi. Olayın bütün yönleriyle soruşturulacağını dile getiren Bakan Çiftçi, herhangi bir sorumluluğu, ihmali olanların tespit edileceğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığının 20 psikososyal destek ekibi görevlendirdiğini, bu sayının yarın 27'ye çıkacağını bildiren Çiftçi, olayın adli yönden de soruşturulmasının Adalet Bakanlığı ve CumhuriyetBaşsavcılığı kanalıyla yürütüldüğünü ifade etti.
Saldırının gerçekleştiği okul 1. derece riskli okullardan biri
Çiftçi, 7 bakanlığın okullar açılmadan önce okul güvenliğiyle ilgili gerekli planlamaları yaptığını, valilerle gerekli toplantıları yapıp okullarda gerekli güvenlik tedbirlerini aldıklarını dile getirerek, dün de Milli Eğitim Bakanı Tekin ile 81 il valisi, il emniyet müdürü, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleriyle bir okul güvenliği toplantısı gerçekleştirdiklerini anlattı.
Milli Eğitim Bakanlığının yanında İçişleri Bakanlığının da okul güvenliğine yönelik tedbirleri olduğunu kaydeden Çiftçi, "Mesela İçişleri Bakanlığı olarak bütün okulları, okullar açılmadan önce güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme neticesinde okullarımızı 1'inci, 2'nci, 3'üncü ve 4'üncü dereceden riskli okullar olarak belirliyoruz. 1'inci ve 2'nci dereceden riskli okullarımızda bizim kolluk görevlilerimiz var, onlar sürekli okullarda görev yapıyorlar. 3'üncü ve 4'üncü dereceden riskli okullarımızda okul irtibat görevlilerimiz var, onlar ihtiyaç duydukça okul yönetimlerimizle irtibata geçiyorlar." diye konuştu.
Çiftçi, bu yıl ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile 31 bin bahçe görevlisi istihdam ettiklerini, dün 23 bininin göreve başladığını belirterek, saldırının gerçekleştiği okulun 1. derece riskli okullardan olduğunu ve okulda 1 bekçi ile bahçe görevlisinin saldırı anında görevli olduğunu kaydetti.
Yedi Bakanlık birlikte çalışıyoruz
Bakanlık olarak okulun dışında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlükleri kanalıyla uygulamaların devam ettiğini ifade eden Çiftçi, şöyle konuştu:
"Okulun civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarını, metruk binaları düzenli aralıklarla denetliyoruz. Okulların servis araçlarını denetliyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güvenle gelsinler. Okulda huzur içerisinde eğitimlerine devam etsinler ve sağ salim okullarından evlerine dönebilsinler. Ama okul güvenliği sadece fiziki tedbirlerle, polisiye tedbirlerle oluşabilecek bir şey de değil. Bunun için biz 7 bakanlık olarak bir araya geldik, 3 aydır üzerinde çalıştığımız bir protokolümüz de vardı ve dün Milli Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığımızda bu protokolü imza altına aldık. Buradaki muradımız da herhangi bir sızıntı olması durumunda, çocukların eylem yapacaklarına dair bir belirti, bir işaret olduğunda sistemin devreye girmesi ve çocuğun okul idaresi, kolluk görevlileri, Sağlık Bakanlığının görevlileri vasıtasıyla bir an önce tedavisine başlanmasıyla ilgiliydi. Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, yine Gençlik ve Spor, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya geldik ve bir sistem kurduk. Özellikle belirti veren, işaret veren çocuklarla ilgili ve o da dün itibarıyla valiliklerimize yaptığımız toplantının neticesinde iletilmiş oldu."
En başta ailelere düşen görevler var
Çiftçi, okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret olarak görmediklerini vurgulayarak, "Burada devletin diğer kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var. En başta da ailelere düşen görevler var. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde hangi internet sitelerine giriyorlar, bunları mutlak suretle takip, kontrol etmeliler. Eğer evlerinde silah varsa bunları çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar. Bu olayda kullanılan silah anneannesinin üzerine kayıtlı, dedesinin evinde. Çocuk oradan alıyor ve bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor. Bu, tamamen ailelerin alacağı tedbirler beyanında, ailelere düşen bir görev. İçişleri Bakanlığı olarak bütün çocukların başına veya bütün ailelere birer polis görevlendiremeyiz. Eğer topyekun olarak görev yaparsak, hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelecek, bu tür hadiseler de yaşanmamış olacak." ifadelerini kullandı.
2 bin 419 kişi gözaltına alındı, 243'ü tutuklandı
Kahramanmaraş'ta 14 Nisan'daki okul saldırısını anımsatan Bakan Çiftçi, o saldırıdan sonra da siber devriyeler ve istihbarat vasıtasıyla 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldıklarını söyledi.
Bakan Çiftçi, benzer düşüncede olan, benzer eylem yapabileceğini bir şekilde ihsas eden çocuklarla ilgili gözaltı yaptıklarını, bunlardan 243'ünün tutuklandığını belirterek, "Yani polis, istihbarat görevini yapıyor. Siber devriyelerimiz aynen sokaklarda olduğu gibi siber alemde de görevini yapıyor. Toplumun her kesimine düşen görevler var." dedi. Bakanlar Çiftçi ve Tekin, daha sonra Manisa Şehir ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan hastanelerindeki yaralı öğrencileri ziyaret etti.
Manisa'da okula silahlı saldırı ile ilgili Bakan Gürlek'ten açıklama: 2'si ağır 11 öğrenci yaralandı, 4 kişi gözaltında
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde sabah saatlerinde bir lisenin önüne gelen saldırgan, silahla çevreye rastgele ateş açtı. Adalet Bakanı Gürlek, okul sokağında meydana gelen ve 2'si ağır 11 öğrencinin yaralandığını, saldırıyı gerçekleştiren çocuğun yanı sıra anne, baba ve dedesinin de gözaltına alındığını duyurdu.
Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin önünde silahlı saldırı meydana geldi. Saldırgan öğrencilerin okula geldiği sabah saatlerinde çevreye rastgele ateş açtı.
Olay, saat 08.00 sıralarında, Turgutlu'nun Albayrak Mahallesi'ndeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşandı.
Lise önünde rastgele ateş açtı
Edinilen ilk bilgilere göre, kimliği henüz belirlenemeyen kişi, bilinmeyen bir nedenle okulun önünde silahla çevreye rastgele ateş açmaya başladı.
Silah seslerinin ardından 112 Acil Çağrı Merkezi'ne öğrencilerin yaralandığı yönünde ihbar yapıldı.
Başsavcılık koordinasyonunda çift savcı görevlendirildi
Saldırının hemen ardından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığınca kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını aktaran Gürlek, Başsavcı koordinasyonunda iki Cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini açıkladı. Saldırıyı gerçekleştiren suça sürüklenen çocuğun kısa sürede yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi.
Anne, baba ve dede de gözaltında
Çocukların güvenliği konusunda hiçbir ihmalin görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Adalet Bakanı, yakın zamanda hayata geçirilen yasal düzenlemeye dikkat çekti. Ailelerin bakım ve gözetim yükümlülüklerinin yasalarla daha açık ve güçlü hale getirildiğini hatırlatan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:
"Çocuklarımızın güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir ihmalin, hiçbir sorumsuzluğun görmezden gelinmesi mümkün değildir. Bu kapsamda anne, baba ve saldırıda kullanılan silahın kullanımında bulunduğu belirlenen dede de gözaltına alınmıştır."
Adli ve idari soruşturma başlatıldı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, olaya ilişkin yaptığı açıklamada "Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlarımız olay yerine intikal ediyor, her türlü adli ve idari soruşturma başlatıldı" dedi. Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı'nda Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu'na toplantısı açılışında olaya ilişkin yaptığı açıklamada 2 kişinin ağır yaralandığını bildirdi.
3 müfettiş görevlendirildi
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:
"Okulun dışında yaşanan olayın ilk anından itibaren süreç, Bakanlığımızca hassasiyetle takip edilmekte olup gerekli tüm çalışmalar, ilgili birimlerimizce koordineli bir şekilde yürütülmektedir. Söz konusu olaya ilişkin Manisa il müfettişlerimizin tahkikat süreçlerine ilave olarak üç Bakanlık müfettişi de olayı tüm yönleriyle incelemek üzere görevlendirilmiş ve derhâl Manisa iline yönlendirilmiştir."
Öte yandan silahlı saldırının yaşandığı okulda eğitime bir gün ara verildi.
RTÜK duyurdu: Turgutlu’daki silahlı saldırıya yayın yasağı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yapılan açıklamada, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin yakınlarında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen adli soruşturma kapsamında yayın yasağı getirildiği belirtildi.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yapılan açıklamada, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin yakınlarında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen adli soruşturma kapsamında yayın yasağı getirildiği belirtildi.
RTÜK tarafından yapılan açıklamada, Turgutlu Sulh Ceza Hakimliği'nin 22 Eylül tarihli ve 2026/4943 D. İş sayılı kararıyla, soruşturma tamamlanıncaya kadar yazılı ve görsel medya ile sosyal medya ve internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılmasının yasaklandığı bildirildi.
Açıklamada, yayın yasağının soruşturma dosyası kapsamında getirildiği belirtilerek, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve olayın hassasiyeti dikkate alınarak yasağa titizlikle riayet edilmesi istendi.
Açıklamada, soruşturma kapsamında yetkili makamlarca yapılacak açıklamaların esas alınması ve kamuoyunun yanlış veya teyitsiz bilgilerle yönlendirilmemesinin önem taşıdığı kaydedildi.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












