CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, ‘sivil silkiniş’ çağrısı yaparak ‘Sokak ve sandık başında örgütlenmeliyiz’ dedi...
ANKARA - CHP’nin örgütlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, “ikinci adam” tartışmalarıyla ilgili olarak “Partinin protokol yapısı tüzükte yazıyor. Orada, birinci sırada örgütlerden sorumlu genel başkan yardımcısı yer almaktadır” mesajı verirken eski siyasetçilere bakış açısını da “Çorap reklamındaki gibi ‘Jil geldi, eskileri atın’ olmaz” sözleriyle eleştirdi. Keskin, yeni örgüt anlayışını “Sivil bir silkinişi gerekleştirip CHP’nin iktidara gelmesi için yepyeni insanların partiye katılması gerekir. Sokak ve sandık başında örgütlenmeliyiz” diye özetledi.
CHP grubunun en deneyimli ismi, Denizli Milletvekili Adnan Keskin’in siyasal yaşamı sosyaldemokrat partiler ve içlerindeki çalkantıların özeti gibi. İnönü-Ecevit saflaşmasında Ecevit’in yanında yer alan Keskin, Erdal İnönü-Deniz Baykal arasındaki kurultay yarışlarında “Baykalcı” oldu, ardından Baykal’la yolları ayrıldı ve 13 yıl parlamento dışında kaldı. İl başkanlığından genel sekreterliğe, bakanlıktan düz parti üyeliğine iniş çıkışlarla dolu bir siyaset yaşamı var. Son kurultayda yeniden “küllerinden doğan” Adnan Keskin’e sorularımız ve yanıtları şöyle:
- Ne zaman aktif siyasete başladınız?1970 yılında CHP’ye kaydoldum. Daha sonra il yönetim kurulunda yer aldım, bu süreçte 12 Mart döneminin sıkıntıları yaşanmaya başladı. ABD’nin isteği üzerinde özellikle Ege’de çok kişinin ekmeği, aşı, harçlığı olan haşhaş ekimine sınırlama, yasak getirildi. Denizli’de de çok kişi yaşamını haşhaş ekimiyle sürdürdüğü için çok ciddi toplumsal tepkiler oluştu. Fakat 12 Mart’ın o baskıcı ortamında o tepkileri dile getirecek, yüksek perdeden sergileyecek bir girişim sergilemede çekince duyuluyordu. Ben çok genç yaşta, siyasal yaşamımın ilk etkin eylemine giriştim. Kendi ilçem olan Çivril ilçesinde köyleri dolaşarak, köylüleri örgütleyerek haşhaş ekimi yasağına karşı bir eylem düzenledik. Bu, belki Çivril’in gördüğü ilk siyasal eylemdi. Rahmetli Deniz Gezmiş ve arkadaşları da bu etkinliğe katıldı.
- Siyasal yaşamınız, sosyaldemokrasinin tarihi gibi. Önemli satır başlarını özetler misiniz? Ben il başkanı olduktan sonra kendimi İsmet Paşa-Bülent Ecevit çekişmesinin içinde buldum. Rahmetli Hüdai Oral, Denizli’de CHP’nin duayeniydi ve İsmet Paşa’nın karargâhındaydı. Ben ise Ecevit’e destek verdim. İl başkanlığımı içselleştirmeyenler CHP’nin ideolojik tercihlerinin dışında kalan bir siyaset söylemi içinde olduğumdan söz ettiler, o dönemde meşhur olan komünist olduğum suçlamasını yaymaya çalıştılar. 1973 yerel seçimlerinde, 1950 seçimlerinde kaybedilen Denizli il belediye başkanlığını 23 yıl sonra partimize kazandırdık. Bu olayda sonra Adnan Keskin ismi kabul edildi. 1977’de Denizli milletvekili oldum. 3 yıllık milletvekilliğinden sonra 12 Eylül’le beraber tekrar Denizli’ye postalandık. Sonra SODEP il başkanı oldum. 12 Eylül hareketinden sonra Denizli’de dışarıya dönük ilk sol hareketi ben gerçekleştirdim. Uğur Mumcu, Deniz Baykal, Ali Topuz’u davet edip bir salon toplantısı yaptım. Deniz Baykal’la siyasetteki dirsek temasım bu toplantıyla başladı. Biraz duygusallık vardı. Hani bir çorap reklamı vardı “Jil geldi eskileri atın” diye slogan kullanıyorlardı. Her değişim döneminde yeniler eskiden siyaset yapmışlara biraz farklı bakarlar...