loading
close
SON DAKİKALAR

İmamoğlu; 'Ben Gazi Mahallesi ile O X mahalleyi eşitlemeye geldim'

İmamoğlu; 'Ben Gazi Mahallesi ile O X mahalleyi eşitlemeye geldim'
Tarih: 23.09.2019 - 22:34
Kategori: Yerel

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın moderatörlüğündeki Türkiye'nin Nabzı programında soruları yanıtlıyor...

İBB Başkanı İmamoğlu, Habertürk TV'de Didem Arslan Yılmaz'ın moderatörlüğündeki Türkiye'nin Nabzı programına konuk oldu. İmamoğlu, Veyis Ateş, Deniz Zeyrek ve Nevzat Çiçek'in sorularını yanıtlıyor.

EKREM İMAMOĞLU: Sayın Bahçeli'ye şifa dileklerimi iletiyorum. Program için teşekkür ediyorum. İstanbul'la ilgili yaptıklarımızı anlatabiliriz diye umut ediyorum. Kamuoyunda duyulmak istenen ya da cevabı istenen elbette cevabı olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın büyükşehir belediye başkanlarına yaptığı davet çok değerliydi. Bize özel bir pozisyon sağlandı değil. Devletin İstanbul gibi 30 büyük şehirle entegre çalışma arzusu elbette önemli. Oradaki maksimum diyalog Türkiye'de ekonomiden demokrasiye varıncaya kadar hatta adalet duygusuna varıncaya kadar değerliydi. Ben orada CHP'li belediye başkanı adına temennilerimi dile getirdim. Bir komisyon kurmak adına, 6 maddeydi. Daha sonra bütün belediyeler kendi illeriyle hususlara değindiler. Yanlış anlaşılmasın, hiçbir belediye başkanımın sorunlarını küçümsemek gibi asla bir niyetim olamaz. Sayın Cumhurbaşkanından Türkiye'de en büyük kent olan, özel olarak kendilerine brif etmek, hem de neler beklediğimizi ifade etmek, elbette ki kendilerinin taleplerini de dinlemekti. Bu yönde talebim devam ediyor.



DİDEM ARSLAN YILMAZ: Hiç söz almadınız mı?

İMAMOĞLU: Hayır.

YILMAZ: Özel muamele oldu mu size?

İMAMOĞLU: Benim kendileriyle İstanbul'u konuşma talebim devam etmektedir.

VEYİS ATEŞ: Bir daha randevu talebinde bulundunuz mu?

İMAMOĞLU: Bulunmadım, çünkü bizi yeniden davet edeceklerini belirttiler. Komisyonlarla bir ortak çalışma masasıyla ilgili teşekkür ettim. Geçen hafta bir gazetede çağrının yapılacağı noktasında bir haber çıktı. Ama henüz bir çağrı yapılmadı.

"KANALİSTANBUL KONUSUNDA BENİM FİKRİMİ HERKES BİLİYOR"

İMAMOĞLU: Şantiyelerin İstanbul adına bir kısım fiziki riskleri var. Yarım kalan şantiyeler, kuyular. Duran yatırımlar, elbetteki deprem meselesi. Mülteci meselesi her ne kadar merkezi hükümetin meselesi gibi görünse de.

NEVZAT ÇİÇEK: Sayın Cumhurbaşkanınla İstanbul'u konuşmak zor mu, kolay mı?

İMAMOĞLU: Nevzat Bey, herşeye rağmen İstanbul'da belediye başkanlığı yapmış, yönetmiş birisiyle konuşmanın kolay olacağını düşünüyorum. Netice itibarıyla ne benim şahsi meselem ne de sayın Cumhurbaşkanı. İstanbul'un çıkarına olan, geleceğe dair atılacak adımlar meselesi. İkna edilmesi gereken hususlar var mıdır? Bir iki husus vardır. Ters düştüğümüz belki tartışılması gereken bazı hususlar vardır. Ama güncel konularda ters düşeceğimizi sanmıyorum.

ÇİÇEK: Kamu bankaları kredileri var

İMAMOĞLU: İki devlet bankasının çok radikal siyasi tavırla davranış biçiminin bu kadar netlikte sayın Cumhurbaşkanı'nın önünde bir sephayla konulduğunu düşünmüyorum.

ZEYREK: Hamidiye suları
İMAMOĞLU: Bunlar sayın Cumhurbaşkanı'nın meseleleri olduğunu düşünmüyorum. Orada kraldan fazla kralcılık oynayan insanların meselesi. Vakıfbank, Halkbank kimin? Hepimizin. Orayı yöneten insanın kişisel iradeyle siyasi şov yapması düşünülebilir mi? Böyle bir tavırla durmanın kime ne faydası var? Kanalistanbul'la ilgili benim fikrimi herkes biliyor, üç aşağı beş yukarı. Bunu elbette tartışmak isterim. Bize göre yanlış ve eksikliklerini görüşmek isterim.

"BİZ 23 HAZİRAN 2019'DA NORMAL BİR ŞEY YAŞAMADIK Kİ"

Bir şirkete verilmiş, kanal çizilmiş, onun etrafına havalimanı yerleştirilmiş. Bir şirket plan çalışabilir. Ama planın altlığı oluşurken hem dünya literatüründe hem de planlama meselesi açısından...

ÇİÇEK: Kanalistanbul'a komple mi karşınız

İMAMOĞLU: Ben Kanalistanbul'un İstanbul'un doğasına aykırı buluyorum. Bunu bir program konuşabiliriz.

ATEŞ: Eş dost 'Cumhnurbaşkanı adayı olacak mı?' diye soruyor. Sizin için şöyle bir şey söylüyor. 'Sayın İmamoğlu İstanbul'un sorunlarını direk sayın Cumhurbaşkanını muhatap alıyor. Dolayısıyla yarının Cumhurbaşkanı adayıyım' imajını çiziyor deniyor.

İMAMOĞLU: Bu tabii ki sizin şahsi görüşünüz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın bazı konularda kendisine Cumhurbaşkanından çare umuyorsa, çözümü orada arıyorsa, sayın Cumhurbaşkanının da süreçle ilgili birtakım sıkıntıları çözmesi gerekiyor.

ARSLAN: Sistem onu mu getiriyor?

İMAMOĞLU: Seçim döneminde sayın Cumhurbaşkanımız bu yerel seçim öncesi bütün İstanbul sorunlarıyla tümünü muhatap kıldı. Ben ister istemez kendisini muhatap kıldım. Son toplantıda davet etti, 6 bakan belirledi, bir komisyon belirlendi. Ben orada çözümü bulursam, 6 bakanımızla İstanbul'un sorunlarına yol bulursak dünyanın en mutlu insanı ben olurum.

YILMAZ: İstanbul Büyükşehir Belediyesi neden siyasi gündemi belirliyor?

İMAMOĞLU: Biz 31 Mart seçimlerini peşinde 23 Haziran seçimlerini yaşadık. 23 Haziran'da normal bir şey yaşamadık ki. 6 Mayıs'ta Sultanbeyli'de iftar yapıyordum, seçim iptal oldu.

"YÖNETTİĞİMİZ ZAMAN DİLİMİNDE ÇOK BAŞARILI İŞLER YAPTIM"

İMAMOĞLU: 50 milyon liraya yakın İstanbul seçimiyle ilgili masraf yapıldı. Başka bir siyasi atmosfer oluştu. Biz kolay unutuyoruz. Nerede gerekçeyi gösterip, bu seçimin iptal edilmesini savunanlar. Yazık değil mi o insanlar? ben o insanlarla karşılaştım. Bir tanesi bana 'Başkanım kusura bakmayın, benim yüzümden seçim iptal oldu' dedi. 'Kimsiniz' dedim, 'Sandık kurulu başkanıyım' dedi. Nerede bu insanlar, hani soruşturma. Hani çalanlarn, hani hırsızlar.

ATEŞ: 13 binden 800 bin. Bir taraftan şöyle beklenti var. Şöyle eleştiriler var, biraz daha geleceğe mi atıf? Bütün şirketlerden brifingimi aldım,  dinledim, herşeye vakıfım dedidğiniz bir süreç oldu mu?

İMAMOĞLU: İştiraklerle ilgili herşeye rağmen, genelgenin engele rağmen, birtakım arkadaşların istifasıyla yürüyerek, liyakata dayalı arkadaşlarımızla yönettiğimiz zaman  diliminde çok başarılı işler yaptım. 10 civarında iştirakimizden tüm anlamıyla brifingi alamadık ama 18'inde bitirdik. Bir yandan yol yürüyoruz, birçok projenin altlığını oluşturduk. Gerçekten 2,5 ayda çok şey istenen belediye başkanıyım, bunun farkındayım. Biz 31 Mart'la seçilenlerle aynı dönem seçilmiş gibi bir muamele görüyoruz. Daha 50. günündeyiz.

"İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN 30 MİLYAR BORCU VAR"

ZEYREK: Belediye meclisinde çoğunluk değilsiniz. Bir borçlanma tartışmanız olmuştu, yine borçlanamadınız. Daha önce iki borçlanmayı kullanmadınız diye yeni borçlanma imkanı vermediler. Böyle bir ortamda metroyu, büyük projeleri nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?

ÇİÇEK: Hak edişlerin 5.8 milyar olduğu söyleniyor. Bu paranın nasıl ödeneceğine dair çok ciddi sıkıntılar olduğu söyleniyor. Kamu bankaları, Hazine garantisi. Tam tıkanma yeri burası

İMAMOĞLU: Şu an Türkiye'de her yönüyle ekonomi, sadece belediyelerin müteahhitlerle sorunu yok. Şu anda kamunun bütün birimlerinde, bakanlıklarda, harcaması olan bütün iştiraklerinde TOKİ vesaire gibi, bu anlamda sorun yaşamayan hiçbir kurum yok. Biz de onlardan biriyiz. Ama İstanbul bu konuda kapasitesi ve kabiliyeti en yüksek yerlerden biri. Elbette sıkıntılarımız var. Ama ilk mecliste bunu aştık. Borçlanmayla ilgili arkadaşlarımız belli  dilimde bize borçlanma hakkını verdiler. Borçlanma şöyle bir şey değil, 'hakkımızı aldık, yarın gidip borçlanalım'. Muazzam bir takvimi yönetiyoruz. Biz bütçeyi 3 milyar liraya yakın aşağıya çektik. 8 milyarlara kadar yaptığımız tasarruflarla indirdiğimizi düşünüyoruz. Kamulaştırmayla ilgili büyükşehirin politikaların doğru yürümediğini tespit ettik. Biz şu anda mali durumda en önemli gördüğümüz meselelerin başında yürümeyen metro hatları. Göztepe-Ümraniye ile ilgili protokol yaptık. Yaklaşık iştirak şirketlerinde, ihaleye giremeyen iştirak şirketlerimiz, vergi ve SGK borçları var. Sadece büyükşehir belediyesiyle ilgili iştiraklerin 750 milyon  liraya ulaşan vergi ve SGK borçlarını ödemeye başladık. Son 5 yılın bize bıraktığı vergi borçları, ihalesi yapılamayan büyük işler. Bunların çözümünü bulmamız aslında hem sayın Cumhurbaşkanının, sistem olarak aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı'nın mesul olduğundan bahsediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin borcu 30 milyar üzerinde. Şu an cari borç 30 milyar liranın üzerinde.

"SANDALYE'DEN DÜŞERKEN SAYIN BÜYÜKERŞEN'İ TUTMAK İSTEDİM"

İMAMOĞLU: 1 milyar liraya yakın vergi borcunu ödemek zorunda kaldık. İştiraklere ödemek zorunda kaldığımız bu rakam aslında büyükşehnir belediyesinin borcu değil.

ATEŞ: Size oy vermiş insanlar sizi desteklerken, bu borçlarla devralacağınızı, politik çekişmelerle karşı karşıya kalacağınızı bilerek oy verdi. Seçmenler bu rakamları doydukça biraz ümitsizliğe kapılabilir. Bunları ne zaman aşacaksınız? Mührümü İstanbul'a bir yıl sonra, iki yıl sonra, trafik meselesini çözerek vuracağım dediğiniz şeyi bizimle paylaşır mısınız?

İMAMOĞLU: Şu anda sizinle rakamları paylaşıyorum. Ekonomiyi ve sistemi nasıl yöneteceğimizi anlatıyorum. Paşalar gibi buradayız. Mühür dediğiniz şey, yanlış anlamayın, bir magazin cevabı benden beklemeyin.

ATEŞ: Estağfirullah, asla

İMAMOĞLU: Ulaşımı çözeceğim, iki yılda çözeceğim aldatıcı olur. Biz büyükşehir belediyesinin yönetimine idari ve mali sistem getiriyoruz. Vatandaş 'benim paramla ne yapıyorsun' diyor.

YILMAZ: Devri sabık mesajını üstünüze aldınız mı?

ATEŞ: Sandalyeyi dinlemedik

İMAMOĞLU: Benim için birkaç yorum yaptılar, kırık sandalyeli diye. Ben oturdum, daha sonra sayın Cumhurbaşkanı konuştu. Ardından basın dışarı çıkarıldı, ilk konuşmamı yaptım. Diğer konuşmalara geçiş esnasında bu olay oldu. Otururken sandalye kırıldı. Arka şeyleri.

ATEŞ: İlk ne hissettiniz?

İMAMOĞLU: Hemen ayağa kalktım, sayın Büyükerşen'i tutmak istedim, baktım onu da çekeceğim, vazgeçtim. Sayın Cumhurbaşkanı tam o esnada 'kırdın sandalyeyi, israf yaptın' dedi. Ben kendisinden 'geçmiş olsun' beklerdim.  Devri sabık yaratma başka bir psikoloji. Bakın anlatıyorum. Milyonlarca liralık tedbirden bahsediyorum. Aldığımız tasarruf tedbirleri iki üç kalemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni rahatlatmış bir belediye başkanıyım. Sadece 5 alanda İstanbul'a yaklaşık 6,5 milyon metre kare yeşil alan katacağız.

"BENİM GEÇMİŞTE TEK UTANDIĞIM BİR SÖZÜM OLMADI"

İMAMOĞLU: Devri sabık yaratmak istesek her gün bir ismi açıklarız. Ama biz iş üretiyoruz

ÇİÇEK: Sayın Cumhurbaşkanı özellikle işçi meselesini gündeme getirdi. Siz bir devri kapatmak mı, yoksa bir devri açmak mı istiyorsunuz?

İMAMOĞLU: Bir devri kapatmak bir günlük iş. O da 23 Haziran'da bir günde bitti. Bir devri başlatmak 5 yıl. Ben o beş yıla talibim.

ÇİÇEK: Belediyecilikte bir isim var mı?

İMAMOĞLU: Bunun adına 21. yüzyıl belediye veya benim çok kullandığım yeni nesil veya yeni nesil yeni nesil yerel belediyeciliği diyebiliriz. Tümüne baktığımızda 21. yüzyıl belediyeceğili İstanbul  dedirtebilme.

ZEYREK: Siyasi bir soru sormak istiyorum. Eski bir belediye başkanı yolda gördü, koluma yapıştı. 'İyi işler yapıyor ama biraz İstanbul'u aşan şeylere soyunmuş görünüyor' dedi. 'Mansur Yavaş'ı, Tunç Soyer'i, Diyarakır'da, Karadeniz'de görmüyoruz dedi. Eski SHP'li belediye başkanıydı. Bu sorumu sorar mısın, aktarır mısın' dedi. Sizce 23 Haziran mı size bunu dayattı, yoksa bu sizin tercihiniz mi? Ülke genelinde popülariteniz bir gerçek.

İMAMOĞLU: Bu süreç normal bir süreç olmadığı için. Bir kısı olaylara duyarsız, ya da hiçbir şekilde kendini muhatap kabul etmeyen bir tavra bürünmem mümkün değil. Bu benim dünyaya bakışıma ters düşer. 2019'unun 23 Haziran seçimlerine Türkiye'deki demokrasinin itibarının iadesi gözüyle baktık. 23 Haziran yerel seçimin ötesinde bir şeydi. Bu seçim psikolojisinde çıktıktan sonra insanların size bakışını reddedip, 'Ben İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıyım, şuradaki adaletsizlik beni ilgilendirmiyorum' demek. Bu yükün altına girmek zorundasınız. Ben özellikle Diyarbakır'a gidip soruna temas etmeliydim. Ama oraya gidişim daha çok konu oldu. Daha önceside söz verdiğim düğüne gidiyordum. Gittiğim zaman oraya uğramam benim mesuliyetim gereği.

ATEŞ: Şehit yakınları.

İMAMOĞLU: Gitmek gerekiyorsa tabii ki giderim. Hep baraber gideceksek, 30 belediye başkanı gidelim karşı duralım.

ÇİÇEK: Sayın İmamoğlu projedir meselesi gündeme geldi. Karşılaştırma şöyle yapıldı, Muharrem İnce'ye söylenmedi ama İmamoğlu'na söylendi. Bununla bağlantılı olarak sayın Mansur Yavaş solculaşmaya, sayın İmamoğlu sağa yanaşmaya çalışıyor deniyor.

İMAMOĞLU: Ne denmedi ki? Pontus dendi, Yunan dendi. Bu bir siyaset anlayışı. 'Eh siyaset denir böyle şeyler'. Ben tam tersini ifade ettim. Bugün utandığım tek bir cümlem yok, tümünün arkasındayım. Ben birine o ağır sözleri söylesem bugün de yüzüne devam ederim. O gün söylendi bitti. Geçenlerde savunma bakanı ben ekmeği 1 kuruş yapmışım, AK Parti'nin ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcısı, bunun bir komplo olduğunu, işin sonunda Halk Ekmek'i kapatmaya doğru gittiğini bir akıl vs. Benim soyum Rum olsa derim. Bundan sakınmam. Bunlar o gün söylendi, o gün söylenmesinin sebebi, buradan darbeleyemeye çalışıyorlar, her gün oyumuz arttı. İnanın neredeysem oradayım. Tek bir gün kendime solcu da demedim, sağcı da demedim.

ZEYREK: Tasarruf, eşitlik, adaletten söz ediyorsunuz.

İMAMOĞLU: Sosyal demokrat rahumu ille sağ ve sol  diye mi tanımlamalıyım.

ATEŞ: Bugün çok takdire şayan tweetiniz vardı. İşe alımlarda liyakatı getiriyoruz. İş arayan vatandaşlarımız kariyer sayfamıza başvuracaklar, diyordunuz. Sizin için CHP'liler, insanlar bayrak astılar. Şimdi bu insanlar doğal olarak sizden iş talep edecekler. Siz de diyorsunuz ki, kariyer sayfası açtım. Bu sizle CHP arasında bir sıkıntısı, teşkilatla, il örgütüyle problem olmayacak mı?

YILMAZ: Şu anda kaç kişi işe alındı, kaç kişi işten çıkarıldı, onu sormak istiyorum.

"HESABI BİZDEN DEĞİL ONLARI İŞTEN ALANLARDAN SORMALILAR"

ATEŞ: Neden 13 işçi almak için ilan çıkarıldı. Seçimden önce işe girenlerin neden çıkarıldığı diye sorular var...

ÇİÇEK: İşten çıkarma meselesi, bir krizi yönetemediğinizi düşünüyor musunuz? 2 ayda bu işler oldu. Sizin, sayın Kılıçdaroğlu'nun verdiği sözler vardı, bu çok öne geçti. İşçi meselesi, tiyatro oyunlarının iptali gündeme geldi. Gerçekten doğru yaptık diyor musunuz?

İMAMOĞLU: Doğrunun zamanı yok, doğru doğrudur. Bu iş seçimden önce işe girmek diye bir sıfat kullandınız. Hukuki bir süreç değildir ama ahlaki bir süreçtir. Size kanun 6 aylık deneme hakkınız var diyor. Kanuni hakkınız. Kaldı ki ahlaki bir tarafı var. Orada mağdur olan insanlar bizden değil o süreci ahlâklı olarak yönetmeyenlerden hesap sorsun. 25 Şubat - 31 Mart arası 820 kişi 31 Mart-23 Haziran arası 1558 kişi. Sayın Genel Sekreter ayrılırken '85 bin çalışanımız var' deyince, 'hemen bu sayıyı chack edin' dedim. İşe alım sürecini yönetenler sorumludur. 820'si 31 Mart öncesi 1 ay, 1558 kişi de 5 Mayıs-23 Haziran arası. İşten çıkarılanların büyük çoğunluğu böyle. Üst düzey yöneticilerin bir kısmı kendisi ayrıldı, bir kısmıyla yolunu biz ayırdık. Üçüncüsü de iş disipline, iş ahlakına uygun hareket etmediğini tespit ettiğimiz insanlarla ilgili işlem yaptık. CHP'nin önünde gösteri yapanlar var, 'Ey Kılıçdaroğlu ve ey İmamoğlu' diyorlar. Böyle deyince aklınıza kim geliyor? Hangi meydanlar geliyor? Bu hak aramanın ötesinde bir şey. Mağdur edenlerin onları işe alanlar olduğunun altını çiziyorum. Bu oyuna alet olmayın diyorum.

"BEN GAZİ MAHALLESİ İLE O X MAHALLEYİ EŞİTLEMEYE GELDİM"

İMAMOĞLU: Bakan Yardımcısı, genel müdür, genel müdür yardımcısı olanlar var. Bunlara hemen iş bulunuyor. 5 milyonun üzerinde işsizi konuşuyoruz. Son 1 yılda 1 milyon insan işsiz. Sen de neden 1300-2400 işsizi işten çıkardın. Bizim yaratmak istediğimiz manzara, bir portal açtık, 'şehrim için çalışmak istiyorum' diyenler başvursun. 30 bin 53 kişi ulaştı. Medya A.Ş. 13 personel alımımız var, spesfik, tanımlı. 6 bin başvuru var. Ben bir duygu yaratmak istiyorum. Adalet duygusu. Geçen bir yerde söyledim, Gazi Mahallesi'ne gidiyorum 100 gencin 95'i işsiz, x mahallesine gidiyorum çoğu işe girmiş. Ben Gazi Mahallesi ile x mahalleyi eşitlemeye geldim. Toplum belediye başkanında, Cumhurbaşkanından, bakandan partiler üstü tavır bekliyor. Yapan yapar, yapamayan kaybeder. Yapamayan toplum gözünde ivme kaybeder. Ben CHP'nin en iyi örneklerinden biriyim, kurumsal yapısına en saygıyı gösteren biriyim. Her partilinin benden memnun olmasını sağlayacağım ki CHP'nin söylemleri yerini bulsun. Benim için çalışan insanlar fedakâr insanlar. Neyin ne zaman olacağını en az benim kadar iyi bilen insanlar. Şu güne kadar en az 4 kez ilçe başkanlarımla dertleştim. Önümüzdeki cuma ittifakımız olan İYİ Parti ilçe başkanlarıyla dertleşeceğim. Faks çekilen yazı. Birinci cümlesi çok güzel, 'başvurularınızı insan kaynakları birimine yapınız'. İkinci cümlesini nasıl yazmış. Benim itibar ettiğim bir yazı değil. Böyle bir felsefemiz yok. Bugün beni gören genç umudunu bağlamış. 'Ben çaba gösterirsem olur' diyor. İSPARK'ı devraldık. Hiç kadın çalışanı yok. Bir işletmede sıfır çalışan duydunuz mu? Bunu nasıl başarırsınız. Bu bir bakış açısıdır.

ÇİÇEK: Sebebi nedir?

İMAMOĞLU: Sebebi dünyaya bakış. 25 sene sonra ilk defa kadın atandı. Bir çaba veriyoruz. Evet birkaç siyasi arkadaşımız olabilir. Birçok üst düzey atama yaptık. Siyasi temelli atama yok hiçbirinde, liyakat temelli.

"İSMEK'TEKİ KURSİYER SAYISINI 400-450 BİNE ÇIKARACAĞIZ"

ATEŞ: İlçe teşkilatlarıyla görüştünüz, İYİ Parti ile görüşeceğim diyorsunuz ya...

İMAMOĞLU: Onların çocukları yer bulacak, çünkü marifetliyse gelecek zaten. 'Ben CHP'li olduğum için beni almadılar' diye düşünüyordu. Hakkı olan girecek zaten.

ZEYREK: Siz AK Parti'liyi seçerseniz, CHP'li diyecek ki '17 senedir bizi almadılar' diye... Meral Akşener'in kurmaylarına 'Ben artık İBB'den hiçbir atama beklemiyorum, böyle bir talebiniz de olmasın' dediğini duydum. Sanki İYİ Parti de böyle bir kırgınlık yaşıyor. Hem Diyarbakır ziyaretinize tepki göstermiş bir de üst  düzey yönetici atamalarında dikkate alınmadıklarını...

YILMAZ: İttifakta çatlak mı var?

İMAMOĞLU: Hayır, bizim sayın Akşener'le diyaloğumuz hiç kesilmedi. Bize genel başkanlıktan öte abla ses tonuyla dönüş yapar. Çok sorunsuz dönem yönettiğimizi düşünüyorum.

ATEŞ: İYİ Parti'den size talep geliyor mu?

İMAMOĞLU: Gelecektir tabii. Ben ilçe başkanlığı yaptım. Bu dönemi iyi bilirim. Bir yandan insanları liyakatlı bir şekilde insanları yönetime katarken, bir yandan kişilerin sürece hizmet etme ahlaklarını geliştirmelerini de bilirim.

ÇİÇEK: Sözleşmesi sona erenlerin işten atılacağı ifade ediliyor. Adam ihaleyle gelmiş, sonuç itibarıyla tasarruf kullanacaksınız?

İMAMOĞLU: Hizmet alım ihaleleriyle çalışanlarıyla bizim işimiz olmaz. İSMEK konusunda bir israf var.

ZEYREK: İhaleleri hep aynı şirket var.

İMAMOĞLU: Göreceksiniz İSMEK çok nitelikli bir sürece adım atıyor. İki türlü çalışan var. Daimi personeli var. Bir de İSMEK'te part time dediğimiz, kurs veren şekliyle alınmış insanlar var.

YILMAZ: İSMEK'in 2 bin 500 hocası 3 aydır maaş almadan ihale sürecini bekliyor  deniyor

İMAMOĞLU: İSMEK'e yer vermiş CHP'li ilçe bir belediye başkanıyım. Bir yetkili geldi o yeri beğendi aldılar, 7-8 ay sonra kaçarak gittiler. Üç defa İSMEK ziyareti yapmak istedim. Bir tanesi kadınlar gününde. 8 Mart'ta kadın kursiyerlerin davetiyle ziyarete gittim. Gidince ne göreyim? İSMEK kapalı. Ekrem İmamoğlu geliyor, onu içine almayalım diye. 'Bir CHP'li belediye başkanını buraya sokmam' diye. İSMEK siyasallaşmış bir yapı. 1025 öğretmeni var. Maaşını İBB'den alan öğretmeni var. Bunun normal mesaisini iyi kullandığınız takdirde mevcutta hizmet verilen İSMEK öğrencisini üstüne çıkıyorsunuz. Eğitimciye verilen yıllık bedel eski parayla 84 trilyon. Farklı israflar var. Örneğin internete 2,5 milyon lira para harcanmış. Görüşmeleri yaptık,internet sağlayıcısı bize bu hizmeti ücretsiz vermeye kabul etti. Göztepe'de bir binanın kirası 640 bin lira. Biz bunun onda birine yakın bir masrafla bir başka yerde sağlayacağımızı.

ÇİÇEK: Bu öğretmenler sözleşmeleri yenilenmediği için iş bulamamışlar.

İMAMOĞLU: 300 bin kursiyer sayısını 450 bin yapmak istiyoruz. Talebe göre hareket ederek. Dil kursları talep edilecek. Biz bu kursları karşılayacağız. Elbette part time gelip eğitimcilerin hakkını korumak da benim işim. Ben böyle anlayışla hareket etmezsem aynı ihanetlere devam edilir. Değişim sancılı olur.

Kaynak : Habertürk

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları