İmralı'da yatan PKK'lı Cumali Karsu avukatlarına gönderdiği faks mesajında cezaevlerindeki açlık grevlerinin makul sürede bitirilmesi görüşünde olduklarını söyledi.
PKK
Öcalan ile birlikte İmralı Özel Tip Cezaevi'nde yatan PKK'lı Cumali Karsu, Asrın Hukuk Bürosu'na gönderdiği faksta cezaevlerinde sürdürülen açlık grevlerinin “Makul bir sürede bitirilmesi” görüşünde olduklarını bildirdi. Fırat Haber Ajansı'nın dünkü haberine göre Karsu, faks mesajında şunları söyledi: "Son aylarda yoğun bir süreç başlamış durumda. Gazetelerden yansıdığı kadarıyla özellikle cezaevlerinde bir eylemlilik süreci başlamış durumda. Duyarlılık nedeniyle açlık grevleri anlaşılır, fakat uzun süreler veya süresiz grevler, hele hele fiziki tahribatlara yol açacak bir düzeye getirilmesi pek gerekli değildir. Makul bir biçimde sonuçlanmasını sağlamak doğru olandır diye düşünüyoruz." Kendini yakma eylemlerine mutlaka engel olunması gerektiği ifade edilen metinde şöyle denildi: "Ailelerin bu aşamada gelmelerine gerek yok. Mesele, sadece sizlerle ve ailelerle yapılacak görüşlerle sınırlı değildir. Bizim dışımızda kimi nedenlerden dolayı tıkanan bu sürecin devamını sağlamak ve toplumsal anlamda çaresini yaratmaktır. Konjonktürel durum pek ümit vermiyor."
GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR?
Karsu'nun faks göndermesine Ankara'nın izin vermesi, cezaevlerinde başlayan açlık grevlerinin önünün kesilmesini amaçlıyor. Ankara, cezaevlerinde tutuklu milletvekillerini de kapsayan ve uluslararası dikkatleri Türkiye'ye çekme potansiyeli taşıyan hareketliliğin yatıştırılması karşılığında Öcalan üzerinden genel olarak Kandil'e mesaj gönderilmesine izin vermiş oluyor.
İmralı'dan çekilen faks;
1- Bu aşamada İmralı'da herhangi bir görüşme olmadığı ve cezaevi koşullarının 'sıkı' olduğu,
2. Ankara ile yeniden görüşmelerin başlaması için toplumsal baskı oluşturulması gerektiği,
3. Bununla birlikte konjonktürün böyle görüşmeler için uygun olmadığı diğer bir ifadeyle gelişmelerin çatışmaya işaret ettiği mesajını veriyor.
Öcalan'ın açlık grevlerinin bedene zarar veren boyuta vardırılmasına ve kendini yakma eylemlerine eskiden beri karşı olduğu göz önüne alındığında faks mesajı bu çerçevede yenilik içermiyor. Ancak cezaevlerinde yaklaşık 400 kişinin katıldığı açlık grevlerinin sona erdirilmesine yönelik olduğundan Ankara'ya avantaj sağlıyor. “ Öcalan Ankara ile bir yumuşama ortamı yaratmaya mı çalışıyor?” diye sorulsa da mesajın son bölümü müzakere için konjonktürün umut vermediğini vurguluyor.
Bu koşullar altında Kandil'in Ankara ile müzakereye girmesi üzerine spekülasyon yapılması rasyonel durmuyor. Çünkü örgütün Öcalan bu koşullarda iken müzakere yapması İmralı'nın devre dışı bırakılmasının Kandil tarafından tescil edilmesi ve Ankara'nın büyük bir taktik zaferi anlamına gelir. Kandil'in ve BDP'nin Öcalan'ı öne çıkaran söylemlerinin temelinde de bu yatmaktadır.
CEVDET AŞKIN