loading
close
SON DAKİKALAR

İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti

İSİG: Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti
Tarih: 08.02.2026 - 13:53
Kategori: Sendika

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi: Ocak ayında Türkiye’nin 49 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi: İş cinayetlerine karşı örgütlü mücadeleyi yükseltelim… Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti

Öncelikle 23 Ocak’ta yüzde 28 zam dayatmasına karşı DGD-Sen öncülüğünde başlayan Migros Depo işçilerinin direnişini selamlıyoruz. Binlerce işçinin katıldığı ve ülke çapında BİM, ŞOK, A-101 ve Tarım Kredi market zincirleri depolarına da sıçrayan direniş işçilerin fiili mücadele potansiyelini göstermesi açısından çok önemlidir. İşçilerin talepleri net: Maaşlara net yüzde 50 zam. Banka promosyonları işçilere eksiksiz ödenecek. Vergi kesintilerinin işveren tarafından ödenmesi. İşten atılan işçilerin geri alınması. Ayrımsız-şartsız ve işkolu değişmeksizin tüm Migros taşeronlarına kadro.

İşçi sağlığı alanına dair özel sorunlar da var elbette. Düşük ücretlerin ve iş güvencesinin olmaması en temel işçi sağlığı sorunlarının başında geliyor. Yük kaldırma sonucu sık görülen iş kazaları ve tespit edilemeyen meslek hastalıkları (özellikle kas-iskelet sorunları); yemekhanelerde hijyen koşullarına uyulmaması, yemeklerden çıkan kurtlar ve böcekler; yatakhane duvarlarında rutubet, yerlerin pis olması, yataklarda tahtakuruları… Yani işçi sağlığı önlemleri alınmalı, beslenme ve barınma koşulları düzeltilmelidir…

Fırtınada çalış(tır)ma
8 Ocak günü Türkiye’nin birçok şehrinde kuvvetli lodos fırtınası etkili oldu, Tersanelerde vinçler, otoyolda tırlar devrildi, yolda yürürken rüzgar savurdu, tabelalar koptu, ağaçlar kökünden söküldü. Denizli Çardak’ta 48 yaşındaki işçi Fahri Akın çalıştığı TOKİ inşaatının 5.katından kuvvetli rüzgar nedeniyle düştü. İstanbul Beyoğlu’nda 27 yaşındaki kadın şehir plancısı öğle yemeğine çıktığında üzerine tabela devrilmesi sonucu yoğun bakıma alındı. Aydın Kuşadası’nda 30 yaşındaki işçi İsmail Dağ, Dorak Holding’e bağlı beş yıldızlı Le Bleu Hotel & Resort iskelesinde gece çalıştırılırken denize düştü. Oysa işçiler çalışma öncesinde fırtına olduğunu ve çalışmak istemediklerini bildirmişti ancak patronlar çalışmaya devam edilmesini istedi. Burada işçilerin yasal olarak 6331 Sayılı İSG Kanununun 13. Maddesi gereği “yakın ve ciddi tehlike anında işten kaçınma hakkı” olduğunu belirtelim. Ancak bu madde birkaç istisna dışında -ki orada da ciddi bir sendikal örgütlenme var- 13 yıldır kısmen veya tamamen hayata geçirilemedi. Zira bir hakkın kâğıt üzerinde olması yetmiyor, onun bir hak olarak hayata geçirilmesi ciddi bir sınıfsal gücü gerektiriyor.

Güvenli bir çalışma ortamı için bilimsel kurallara uyulmalıdır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün şiddetli lodos fırtınası uyarısına rağmen hiçbir önlem alınmadı. Oysa açık alanlardaki tüm çalışmalar durdurulmalı, kapalı alanlarda riskli ortamlar gözetilmeli ve ulaşımda önlemler alınmalıydı. Hatta fırtına şiddeti dikkate alınarak tüm işkolları tatil edilebilirdi. Burada da 6331 Sayılı İSG Kanununun 25. Maddesi gereği “iş durdurulabilirdi”. Ancak bu madde de çok nadiren (yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle moto kuryelerin zaman zaman siparişe çıkarılmaması) uygulanıyor. Oysa gerek burada gerek yazın aşırı sıcaklarda iş kısmen ya da tamamen durdurulabilirdi.

Fırtına sonrasında da sağlıklı bir çalışma ortamı için tüm iş ekipmanlarının kontrolü yapılmalıdır. 10 Ocak’ta İzmir Aliağa Gemi (Blade) işçisi 46 yaşındaki Salih Ataman, gemi söküm şantiyesinde rüzgardan kaynaklı çıktığı belirtilen vincin kancasının üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Borç, mobbing, işsizlik, geleceksizleştirme intiharları
Türkiye’de her yıl 100’e yakın emekçi çalışma/yaşam koşulları nedeniyle hayatına son veriyor. 15 Ocak’ta da borç sarmalındaki Makine Mühendisi Muammer Sünger karşılaştığı zorlukları açıklayan bir mektup bırakarak intihar etti.

Son elli yıldır uygulanan neo-liberal kapitalist politikalar sonucu günde 12 saati geçen uzun çalışma süreleri, ağır ve aşırı çalışma, yoğun çalışma, iş baskısı, geçici işlerde çalışma, uzaktan çalışma, iş stresi, düşük ücret, ücretsiz fazla mesai, performans sistemi vb. gibi çalışma koşulları işçilerin yaşamını ciddi olarak tehdit etmeye başlamıştır. Bu koşullar işçilerin intihar etmesine yol açmaktadır. İşe bağlı intihar girişiminde bulunmadan önce işçilerde depresyon, tükenmişlik sendromu, kronik yorgunluk ve muhakeme yeteneğini yitirme gibi zihinsel belirtiler görülmektedir. Bu belirtilerin beraberinde baş ağrısı, mide ağrısı, ishal, kabızlık, hafif ateş gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabilmektedir. Sosyal faaliyetleri çok kısıtlıdır ya da yoktur. Bütün zamanlarını çalışmaya vermişlerdir. Ortak özelliklerine baktığımızda ise; çalışma yaşamındaki herkeste görülebilmekte, günde 11 saat ve üzerinde çalışma, uzun süre ve tatillerde dahi çalışma, yoğun iş stresi olan işçilerde görülmektedir. Bu durumlara bir de işsizlik nedenli olarak bugününü yaşayamayan, geleceksizleştirilen genç işçilerin intiharlarını da eklemek gerekmektedir.

Türkiye’de işyerinde veya işe bağlı intiharların ana nedeni olarak borç, mobbing ve işsizlik gibi nedenler öne çıkmaktadır. Bizim atabileceğimiz en önemli adım ise örgütlü mücadeleyi, direniş ve dayanışmayı güçlendirmektir.

Ocak ayında en az 146 iş cinayeti
Yüzde 61’ini ulusal basından; yüzde 39’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla Ocak ayında en az 146 işçi hayatını kaybetti.

• Ocak ayında en çok iş cinayeti 29 ölümle inşaat işkolunda meydana geldi. İkinci sırada 23 ölümle taşımacılık işkolu var. Üçüncü sırada ise 16 ölümle metal işkolu geliyor. İş cinayetlerine sektörel olarak baktığımızda ise sanayide 67 işçi, hizmette 36 işçi, inşaatta 31 işçi, ve tarımda 12 işçi hayatını kaybetti.

• Ölüm nedenlerinde ilk sırada tarım, inşaat ve metalde görülen ezilme ve göçük nedenli ölümler var. ikinci sırada yüksekten düşmeler var. Bu ölümlerin yüzde 61’i inşaatlarda meydana geldi. Üçüncü sırada ise yarıdan fazlasının taşımacılık işkolunda meydana geldiği trafik, servis kazaları nedenli ölümler bulunuyor.

• En çok iş cinayeti İstanbul, Kocaeli, Denizli, Antalya, Aydın, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, İzmir, Ankara, Erzurum ve Sakarya gibi sanayi merkezleri olan, tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.

• Ocak ayında en az 4 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Ölen çocukların ikisi inşaat işçisi, biri moto kurye ve biri çiftçiydi.

• İş cinayetlerinde ölenlerin 6’sı kadın işçiydi. Ölen kadınlar gıda, eğitim, sağlık, genel işler işkollarında çalışıyordu. İki kadının çalıştığı işkolunu belirleyemedik ama sektörel olarak sanayide çalıştıklarını belirtmeliyiz.

• Ocak ayında en az 4 göçmen işçi (biri Cezayirli, biri Iraklı, biri Mısırlı, biri Suriyeli ) hayatını kaybetti. Son on üç yıldır Türkiye’de ölen göçmen işçilerin en az yarısı Suriyeli ve Afganistanlıdır. Ancak son dönemde özellikle deprem şehirlerinde inşaatlarda ve Marmara’da inşaatta/sanayide Cezayirli, İranlı ve Mısırlı işçilerin varlığı bu ülkelerden gelen işçi göçünü de göstermektedir. Göçmen işçilerin ikisi inşaat, biri gemi ve biri konaklama işkollarında çalışıyordu.

• Ölen işçilerin en az 2’si (yüzde 1,36) sendika üyesi, 144’ü (yüzde 98,64) sendikasız. Sendikalı işçilerin biri sağlık ve biri belediye işkollarında çalışıyordu. Tespit ettiğimizin ötesinde ölen sendikalı işçilerin olduğunu belirtmeliyiz…

 

Ocak ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:

İnşaat, Yol işkolunda 29 işçi; Taşımacılık işkolunda 23 işçi; Metal işkolunda 16 işçi; Tarım, Orman işkolunda 12 emekçi (6 işçi ve 6 çiftçi); Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 9 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 7 işçi; Madencilik işkolunda 6 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 6 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 4 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 2 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 1 işçi; Enerji işkolunda 1 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 12 işçi hayatını kaybetti…

 

Ocak ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:

Ezilme, Göçük nedeniyle 34 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 28 işçi; Trafik, Servis Kazası nedeniyle 28 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 25 işçi; İntihar nedeniyle 7 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 6 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 5 işçi; Şiddet nedeniyle 3 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 2 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 2 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 6 işçi hayatını kaybetti…

 

Ocak ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:

15-17 yaş arası 4 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 25 işçi,
30-49 yaş arası 78 işçi,
50-64 yaş arası 30 işçi,
65 yaş ve üstü 6 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 3 işçi hayatını kaybetti…

 

Ocak ayında Türkiye’nin 49 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit ettik:

22 ölüm İstanbul’da; 8 ölüm Kocaeli’nde; 7 ölüm Denizli’de; 6’şar ölüm Antalya, Aydın, Bursa ve Diyarbakır’da; 5’er ölüm Gaziantep ve İzmir’de; 4’er ölüm Ankara, Erzurum ve Sakarya’da; 3’er ölüm Düzce, Hatay, Mersin, Muğla ve Ordu’da; 2’şer ölüm Adana, Adıyaman, Balıkesir, Bartın, Çanakkale, Çorum, Giresun, Kahramanmaraş, Karaman, Kayseri, Tekirdağ, Uşak ve Bulgaristan’da; 1’er ölüm Afyon, Ağrı, Aksaray, Artvin, Batman, Burdur, Çankırı, Edirne, Eskişehir, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Osmaniye, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Trabzon, Yalova, Zonguldak, Rusya ve Ukrayna’da meydana geldi…

2026 yılının Ocak ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden 146 işçiyi saygıyla anıyoruz…
Hüseyin Torun, Aysun Kurbanoğlu, Erdinç Kalaycı, İbrahim İmece, Salih Yasugey, Samittin Akyar, K.Y., Sadettin Eren, Fahrettin Tombul, Feyyaz Korkmaz, Ercan Altuntaş, Ufuk Avcı, Remzi Yıldırım, Mehmet Tari, Bülent Taşkın, Mustafa Karaca, Yüksel Erkol, Musa Coşkun, Serhat Kısa, Gürhan Apa, Oktay Yıldız, Muhammet Enes Yağcı, Kadir Yılmaz, Ali Çelik, Zekeriya Polat, Kenan Pala, Sema Kayar, Ahmet Turan, Yücel Dereli, Tekin Kaya, İkbal Tektek, Habip Topçu, Oktay Sürün, Fatih Mehmet Çetin, Cihan Altıntaş, Kemal Giriş, Taşkın Bayram, Mesut Şen, Yiğit Can Okatan, İshak Ö., Oğuzhan Bölükbaş, Sami Güzel, İlkay Güler, Sedat Erkaçmaz, Harun Dinler, Abdul(s)samet Burul, Muharrem Yıldırım, Kadir Irmak, Ahmet Suiçmez, Ferhat Gümüş, Şükrü Gökpınar, Arslan Kurşun, Abdülkadir Akbulut, Şener Güngör, Remzi Marge, Erhan Tekdağ, Metin Koçyiğit, Tev(y)fik Keskin, Servet Aydemir, Aydın Açıkel, Velat Kılınç, Murat Kaya, İsmail Günal, Halim Doğan, Tahar Meknes, Gökhan Özer Kaya, Yasin Demir, Kenan Erdoğan, Fahri Akın, Ramazan Balkılıç, Cahit Kuru, Veli Akyürek, Hali İbrahim Eriş, Barış Sönmez, İbrahim Acen Baba, Ziya Yılmaz, Resul Üstünyer, Emrah Aydın, Ramazan Aydoğdu, Ramazan Polat, Yılmaz Paranlık, Ali Çevik, Rıza Er, Recep Patır, Arda Özcan, Ayettin Demirci, Halil Kamalı, Ferit Çan, Hasan Kaplan, Mehmet Kılıç, Kemal Özdemir, Metin Akgül, Emet Tüfenk, Cemal Demirtaş, Abdullah Ayaydın, Hakan Geniş, Mehmet Mazı, Ahmet Şit, Davut Çimen, Salih Ataman, Ersoy Yıldırım, Kadriye Koçan, Veysel Tekin, Tahir El Cafer, Eren İlbey Ece, Zeynel Abidin Tiryakioğlu, Habip Uçar, İsmail Dağ, Fatih Oral, Ülkühan Atmaca, Köksal Özdemir, Veli Niyazi Güngör, Sezgin Yıldız, Mehmet Tanrıverdi, Atabey Esen, Halil İbrahim Aydın, Mustafa Demirci, Leyla Topaç, Cemal Kandemir, Muammer Sünger, Cüneyt Akgül, Rıdvan İlgaz, Baran Sami Vural, Şemsettin Mehmet G., Nesimi Kaya, Tamer Aman, Yağmur Şenli, Mustafa Demir, Muhittin Aksoy, Asım Koç, Yiğit Efe Akpınar, İlyas Bilgin, Mustafa Yiğit (Hacı Simitçi), Akif Kılıç, Hakkı Ünal, Emrah Şahin, Remzi Kurt, Süleyman Karamanoğlu, Ekrem Yamşak, Osman Solmaz ve ismini öğrenemediğimiz altı işçi…

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları