Bilirkişi raporunu düzenleyenler hakkında mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını talep ediyoruz. Ayrıca mahkemeye ulaşan Adli Tıp raporunda
ortaya çıkmıştır. Bir an öne suçluların cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.
Söz alan tutuklu sanık Sami Ergazi de tahliyesini talep etti. Sanık Nihat Kızılkaya ise "İçeride 58 saniye bulundum. 58 saniyede nasıl
yapıyım? 4 yıldır yatıyorum, mağdurum. Suçsuzum. Kafayı yemek üzereyim. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu. Kızılkaya'nın avukatı Ömer Yeşilyurt da, "Hiçbir tanık müvekkilim için, 'Çeber'e tokat bile attı' demiyor. Müvekkilim, Çeber'le aynı yerde yalnızca 58 saniye kaldım diyor. 58 saniyede
Tutuklu sanık Selahattin Apaydın ise kendisinin maktule karşı herhangi bir darp girişiminin olmadığını, daha önce maktul ile hiç karşılaşmadığını, 1 kere gördüğü birine
işkence yapmanın mantıklı olmadığını savundu. Müdahil Özgür Karakaya ise sanıkların ve avukatlarının beyanlarına itiraz ederek, "işkenceyi tüm Metris duydu" dedi.
Tahliye talepleri reddedildiMahkeme heyetide "keşif ve bilirkişi raporunun bilirkişiye tebliğ edilmesinden sonra keşifte çekilen fotoğrafların ve olay yeri ile ilgili ölçülen mesefalerin ibraz edilmesine" karar verdi. Tutuklu sanıkların tahliye talebini reddeden mahkeme heyeti, duruşmayı 6 Ağustos saat 13.30'a erteledi.
Adliye önünde protesto
Adliye önünde toplanan bir grupta Engin Çeber'in
işkence ile ölümüne sebep olunmasını protesto etti. Bakırköy Adliyesi önünde gazetecilere açıklama yapan avukat Ebru Timtik, "Keşifle beraber mahkeme heyeti gördü ki yapılan savunmaların hepsi yalandır. Olay ortaya çıkmıştır. İşkencenin görülmemiş olması imkansız. Adli tıp raporu da darbelerin ölümden 4-5 gün önce meydana geldiğini ortaya koydu. Rapor sanıkların savunmalarını boşa çıkardı" diye konuştu.
"Kaygılıyız, kuşkuluyuz" ifadelerini kullanan Timtik, "Tutuklulukla ilgili süre 5 yıldır. Bu 5 yıl dolmadan bu kararın çıkması ve onaylanması gerekli. Aksi takdirde katiller sokakta ellerini kollarını sallayarak gezecekler. Sanık polisler ellerini kollarını sallayarak zaten gezmekte. En azından elimizde kalan gardiyanların yaptıkları
işkence suçunun cezasını çekmeleri. Burada yargılanan sokakta gaz bombalarıyla başlayan Türkiyedeki
işkence gerçeğidir" dedi.
Yargıtay usulden bozmuştuÇeber'in (29), ölümüne ilişkin 1 Haziran 2010'da karar veren mahkeme sanıklar Metris Cezaevi'nde 2. müdürü Fuat Karaosmanoğlu, infaz koruma memurları Selahattin Apaydın, Nihat Kızılkaya ve Sami Ergazi'nin "işkence sonucu ölüme neden olmak" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti.
17 sanık hakkında da 5 ay ile 7 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, 39 sanığın ise beraatına hükmetmişti. Ancak Yargıtay kararı, "hukuk yararları birbirine uygun olmayan sanıkların, aynı avukat tarafından temsil edildiği" gerekçesiyle 52 sanık açısından bozmuştu.