Çok duygusal anların yaşandığı toplantıda, herkes tanıdğı İsmail Güldal'ı anlattı...
Dostun düşmanın saygısını kazanan devrimci yoldaşımız, abimiz İsmail Güldal'ı saygıyla anıyoruz...
Anmasında İsmail Güldal'ın kendisinin yazdığı notlardan basılan Sohbetler kitabı organizasyonu hazırlayan Ahmet Kale tarafından yayınlandı...
Aydın-Nazilli kara yolunun sol tarafında, Sultanhisar ilçesinin girişine yakın bir yerde, önceleri lokanta işleten, pos bıyıklı, alçak gönüllü, konuşmayı çok sevenlerin yaptığı gibi kelimeleri yuvarlayarak çabuk çabuk konuşan biriydi İsmail Güldal. İsmail ağabey ya da.
Son yıllarda, karayolu yükseltildiği için lokantası aşağıda kalmış, o da yol kenarına küçük bir büfe yaparak geçimini çıkarmaya başlamıştı. Çay yapıyor, meyve suyu sıkıp satıyor, isteyene kavanozla zeytin, turşu da veriyordu.
Her yol kenarında bulunan, sıradan, geçiminden başka tasası yokmuş görünümünde, ortaokuldan terk, Salavatlı köyünden İsmail Güldal.
O köylü çocuğu, 60’lı yıllardan itibaren, Ege bölgesinin en etkili devrimci önderlerindendi. Sultanhisar’dan çıkmaz görünen bu yürekli insan, ülkenin ve dünyanın her meselesine duyarlı. Tahsilli geçinen birçok insandan çok fazla bilgili ve derinlikli bir aydındı.
2005 yılında bir rahatsızlık sonucu kaybettik onu. Mezarı başında arkadaşları adına yapılan konuşmanın metniyle analım onu:
“ Aydın ilinin Sultanhisar ilçesi Salavatlı köyünde alın teri ile geçinen Kazım amca ve Zehra hanımın evlatları olarak 8 Ocak 1944’te dünyaya geldi. İlköğrenimini Salavatlı köyünde, orta öğretimini Aydın’da yaptı.
16 yaşında çok sevdiği Maksim Gorki gibi fırın işçiliği yaparak hayatın acımasız yüzüyle tanıştı. Fırınların hamurhaneleri onun yaşam üniversitesinin ilk basamakları oldu.
İstanbul’da, İzmir’de ve çeşitli kentlerde çalışırken yanında hep kitapları ve gazeteleri onunla birlikte oldu. Çok genç yaşlarda Aydın çukurundan çıktı ve Dünya’yı onun temel çelişkilerini sorgulamaya başladı. 1960’lı yıllarda Türkiye İşçi Partisi’ne üye oldu.
1968 kuşağının heyecanını tüm benliğiyle hissetti ve Dev-Genç hareketinin Aydın bölgesindeki en önemli adreslerinden birisi haline geldi.
İsmail Güldal çeşitli iş kollarında işçilik, esnaflık yaptı. Ama en önemlisi, hayatının rotası Sosyalizm için çalışmak, mücadele etmek, örgütlenmek onun temel işi olmuştu.
1970 yılında hayatını Türkan hanım ile birleştirdi. Türkan hanım İsmail Güldal’ın mücadelesinde hep destek gücü oldu.
Kıvılcım Raci ve Ulaş Utku isimli iki erkek evlat yetiştirdi. 1970’li yıllar onun Türkiye’deki tüm devrimciler gibi zor yılları oldu. Arkadaşları, dostları öldürülüyor, zindanlara sürülüyor, karabasanlar devrimcilerin üzerine çöküyordu. O yorganı başından hiçbir zaman çekmedi. Devrimci karakterinin gereğini inatla ve inançla sürdürdü. O yıllarda Nazilli Devrimciler Birliği çalışmalarının birkaç önderinden birisi tabi ki İsmail Güldal oldu. Nazilli Devrimciler Birliği sürecinde, Türkiye’deki tüm devrimci grup ve kişilerle geniş düzeyli ilişkileri oldu. Grupçukların olduğu dönemlerde, O hep gruplar üstü ve birleştirici bir karakter çizdi.
Dr. Hikmet Kıvılcımlı çizgisine ikna olmuştu.
Onun gereği birlikte geniş bir parti kurulmalıydı. T.S.İ.P. çalışmalarında bölgenin en önemli ismi olarak yeni dönemde yerini aldı. Vatan Partisi çalışmalarında bulundu.
Her zaman Sosyalistlerin birliğinden yanaydı. Vatan Partisi Kongrelerinden birinde “Biz zaten 400 kişiyiz bizleri 200’er kişiye bölmeyin” sözüyle birlikten yana tavrını her zaman, her ortamda ifade etti.
1980 yılının arifesinde bölgenin yeniden örgütlenmesi için Yol dergisi etrafındaki çalışmalara katıldı.
1980 sonrası yapılan toplantılara düşünceleri ve eylemleriyle hep destek verdi. Mücadelesini 80 sonrası kesintisiz devam ettirdi.
2002 yerel ve genel seçimlerinde T.K.P’den Aydın bölgesinde Milletvekili adayı oldu.
O yaşamı boyunca Sosyalizmin neferiydi.
O bir İncili Çavuş,
O bir Hacı Bektaşı Veli’ydi.
O bir Sokrat’tı.
O bir Nehru’ydu.
O bir Gandi’ydi.”
Ahmet Kale