Gazeteci İsmail Saymaz, Can Ataklı'nın Yazıişleri programına katıldı. Saymaz, ''Ekrandan 'tutuklanacaksın, hainsin, devlet seni biliyor' diyenlerin tamamı bilsinler, tetikçiliğin eninde sonunda son durağı Silivri'' dedi
Gazeteci İsmail Saymaz, Can Ataklı'nın Yazıişleri programına katıldı. Saymaz, ''Ekrandan 'tutuklanacaksın, hainsin, devlet seni biliyor' diyenlerin tamamı bilsinler, tetikçiliğin eninde sonunda son durağı Silivri. Böyle davrananların büyük bir bölümü dün, bugün suçladığı cemaatle koyun koyunaydı' dedi.
Mustafa Kemal'e yönelik saldırılara ilişkin olarak savcıların harekete geçmek için neden beklediğini soran Saymaz, "Mustafa Armağan 1995'ten 2015'in sonuna kadar cemaate hizmet etmiş. Gülen'i övmek için 2 kitap çıkarmış. Televizyonlarına çıkmış, Derin Tarih denen çukuru orada çıkarmış. Bu meczup Mustafa Kemal'e hakaret ediyor. Dünyada kaç devlet var ki kendi kurucusuna böyle yapacak? Atilla Taş'ı attığı twitten yolda, Ahmet Şık'ı evinden gözaltına aldılar. 3 gündür cumhuriyet savcısı ne bekliyor?" diye konuştu.
İsmail Saymaz'ın açıklamaları şöyle:
"-Türkiye bölgede Suriye'nin geleceği noktasında değerli yalnızlık politikasının çöktüğünü görmüyor. IŞİD gibi büyük bir örgüt ortaya çıktı. Ilımlı tüm yapıları tasfiye etti. Böyle bir gücün karşısında uluslararası denge PYD'yi kendisine destek unsur olarak görüyor. Bu politikanın bu saatten sonra değişmesi zor.
Barzani iç politikanın bir unsuru artık. Barzani'nin kendi devletini kurmasına Türkiye itiraz etmeyecektir. Belki destek de verebilir. PYD'nin durumu farklı. PYD'nin kurucusu PKK. Kobani günlerinde Barzani PYD ile sınırı arasına hendek bile kurdu. Kuzey Suriye açısından bence Türkiye kendisine muhatap olarak sadece Barzani'yi bulabilir.
-Türkiye'nin 2011'den beri süregelen Suriye politikasının yerle bir olduğunu görmemiz gerekiyor. Esad'ı da muhatap olarak gören bir politikaya dönülmesi gerekir. PYD ve IŞİD saldırısıyla ÖSO darmadağın olur. Bölgede 3 unsur. Kuzeyde PYD, Rakka'da IŞİD Halep ve Şam'da Esad var. Uluslararası güçler bunları muhatap görüyor. Türkiye'nin ÖSO'yla birlikte hareket etmesi gerçek dışı bir politika.
IŞİD'in geçen yıla kadar etkinlik gösterdiği Antep merkezli yapılanma büyük ölçüde bertaraf edildi. Bağımsız selefi yapılar gücünü 30 ilde sürdürüyor. IŞİD'in komşu ya da öte ülkelerden getirdiği cihatçılar var. Bunların örneğini Atatürk Havalimanı'nda, Reina'da gördük. IŞİD artık Türk devletini hedef alıyor.
-PKK son 1 yıldır Türkiye içinde 1 Kasım 2005 öncesine oranla sansasyonel eylemden vazgeçti. Hendek politikası ordu ve emniyetin keskin müdahalesiyle çökertildi. Halk desteğini kazanamadı. PKK'nin şu anda partneri ABD ve Rusya. PYD'nin kuruluş sözleşmesi, yapılanması Öcalan'ın çizdiği hattan devam ediyor. Lider olarak Öcalan'ı görüyorlar. PKK bugün eylem yapmıyorsa sebeplerinden en önemlisi Sincar'daki varlığının tehlikeye düşmesi olabilir.
Müslüman kardeşleri deviren selefi grupları bile anlayamadık. Sünni koalisyon başımızı derde soktu. Irak'ta siyasal iktidar mezhep dengesine göre kurulmuş durumda. İran zaten şiiliğin temsilcisi. Irak, İran, Suriye olmak üzere 3 ülke şii aktörlerin öne çıktığı bölgede. İran'la ilişkilerimiz bozuk. Irak'la sıkıntı var. Sünni ordusu bölgede eğer varsa sözümüzü kaybettirecek. İran dünyadaki şiilerin öncüsü. Lübnan'daki, Suudi Arabistan'daki, Yemen'deki, Nijerya'daki Şiiler de İran'a bakıyor. İran Şiiliğin hamisi ama biz sünniliğin hamisi değiliz. Din eksenli devlet değiliz.
-Ecevit'e hasta halinde bile müdahaleyi kabul ettiremediler. Türkiye hiçbir sünni iç ve dış politika izlemedi. Yurtta sulh cihanda sulh politikasını kitaplara yazılsın diye benimsenmedi.
-Araplara karışmaması politikası '80'de kuruldu. Laikliğin sadece iç değil dış politikası olduğu ortaya çıktı.
AKP'nin bir tane gayrimüslim vekili var. HDP'de CHP'de de var. Daha da olsun. Ama bir tane de Alevi olsun. O beğenmediğiniz Suriye'de Meclis Başkanı Hristiyan, orada bile denge korunuyor. Devlet kapıları Alevilere kapatmış. Devletin acilen bu meseleyi çözmesi gerekiyor. Aksi takdirde mezhepçi söylem meselesi dışarıda başımızı belaya sokacak. Yalnız kalacağız.
Sünni partner olarak gördüğümüz ülkeler istikrara sahip değiller. Türkiye bunu 100 yıl önce bırakmış.
(Erdoğan'ın Kuveyt emirinin çocuğunun elini öpmesi) Şeyhin elini öpmek olarak kondurmak istemiyorum. Türkiye Cumhurbaşkanına yakışmaz, ihtimal vermiyorum. Burada gelenek böyle diye bilgi verilmediyse facia. Sayın Cumhurbaşkanı Muhammed Ali'nin cenazesine gitmişti. Yanında Kabe örtüsü götürmüştü. Örtüyü sermesine izin vermemişlerdi. Cumhurbaşkanımız hediyeleri vermek için bekletilmişti. Sonra 3. karısının 8. çocuğu almıştı. Türkiye Cumhurbaşkanı oraya gitmişse onu almak zorundalar.
-2007'den itibaren -kritik eşiktir- cemaatin emniyeti tümüyle ele geçirip operasyonel güce erişmesi. Ordudan alınmış vesayeti kendi üstüne alıp AKP'ye yönelinmesinin siyasal sorumluları var. Bunlar adalet bakanları, içişleri bakanları. İdris Naim Şahin döneminde cemaat muazzam örgütlendi. Efkan Ala, '81 emniyet müdüründen 74'ü cemaatçiydi' dedi. Açığa alınan, tutuklanan hakim savcıların kaçı hangi hükümet dönemlerinde mesleğe alındı, terfi ettirildi. Bu dönemlerin bakanları nerede? Milli Eğitim Bakanlığı... Cemaat hepsinden önce burada örgütlendi. Siz sadece Aktif-Sen denilen cemaatin kurdurduğu sendikadan 30 bin öğretmen açığa aldırdınız. Aktif-Sen'in hepsini attılar. Bu insanlar müdür olduğunda, bakanlık faaliyetlerine destek verdiğinde sorumlular nerede?
-(Ömer Faruk Kavurmacı'nın tahliyesi) Acıbadem Hastanesi'nde dahiliye uzmanı rapor veriyor. Rapor muayene sonucunda verilmiyor. Geçmiş tıbbi bilgileri içeren bir değerlendirme üzerinden dahiliye uzmanı evrak hazırlıyor. Mahkeme buna istinaden rapor veriyor. 2016 Kasım ayında verilmiş bir kararda 'epilepsi hapiste tedaviye engel değil' deniliyor. Kavurmacı'nın ne ayrıcalığı var?
Beyin tümörüne yakalananlar var. Raporlarına rağmen tahliye edilmedi. Kavurmacı rapor bile olmayan bir raporla tahliye oldu. Cinayet, tecavüz gibi sebepler dışında yeri yurdu belliyse kişi tutuksuz yargılansın, hastalarsa tahliye edilsin.
21 gazeteciyi tahliye eden mahkeme ertesi gün dağıtıldı. Bu kararı alanlar çoktan açığa alınmalıydı.
-İktidar cenahında 2007'den itibaren kamusal alanı tasfiye için beraberdiler. İktidar savaşında AKP galip çıktı. İktidar bu defa kendisi için iktidar savaşına başladı. Herkesin kendini Erdoğan üzerinden tanımladığı bir şeye dönüştü. Herkes Erdoğancı. İktidara destek veren islamcılar ve islamcıların devşirme diye suçladıkları var. Pelikancılar var. Başında Hilal Kaplan ve kocası var. Sosyal medyada dezenformasyon oluşturuyor. Bunlar Davutoğlu hakkında cunta bildirisi gibi bildiri yayınladılar Davutoğlu bir kaç gün sonra koltuğunu kaybetti. Pelikancıların yanında Serkan İnci var. Yakın zamana kadar Gezi eylemlerine katılmış, PKK bayrağıyla poz vermiş biri. Bu gruplar arasında eski liberaller var. Bunların dinle diyanetle işleri yok. Ama bunlar iktidara koşulsuz destek verenler.
Bu kavgada herkes kendisini Erdoğan'a daha çok bağlılık üzerinden tarif ediyor. AKP'yi 2004-2007 arasında Ali Bayramoğlu, Cengiz Çandar, Murat Belge, Kızıl Danny, Cem Özdemir savunurdu.
Bugün Cem Küçük var. Cemil Barlas var. Adalet mi bu? Tamamen gündelik çıkar kavgasına dayalı bir kavga. Mavi Marmara meselesinde, Trump meselesinde konumlanış böyle. Erdoğan 'tekkeye mürit aramıyoruz' dedi. Cemil Barlas 'bu sözü bana söylüyor' diyor. Sanki bir ayet-i kerime var da herkes kendine göre yontuyor. Vaziyet çok berrak: Açık çıkar kavgası.
Ekrandan 'tutuklanacaksın, hainsin, devlet seni biliyor' diyenlerin tamamı bilsinler, tetikçilerin eninde sonunda son durağı Silivri. Böyle davrananların büyük bir bölümü dün, bugün suçladığı cemaatle koyun koyunaydı. Pensilvanya'nın ziyaretçi listesi açıklansın bu tetikçilerin isimleri vardır.
Örneğin Cem Küçük denen tetikçinin gizli bir Fethullahçı olması büyük ihtimal. Sadece o değil diğerleri de cemaatle koyun koyuna. Cemaatle bağını insanları suçlayarak silmeye çalışıyor, yemezler.
-Mustafa Armağan 1995'ten 2015'in sonuna kadar cemaate hizmet etmiş. Gülen'i övmek için 2 kitap çıkarmış. Televizyonlarına çıkmış, Derin Tarih denen çukuru orada çıkarmış. Bu meczup Mustafa Kemal'e hakaret ediyor. Dünyada kaç devlet var ki kendi kurucusuna böyle yapacak? 3 gündür yargı ne bekledi? Atilla Taş'ı attığı tweetten yolda, Ahmet Şık'ı evinden gözaltına aldı. Savcı cumhuriyeti koruyacak. 3 gündür cumhuriyet savcısı ne bekliyor? Cumhurbaşkanına hakaret diye madde var 1500 kişi bundan dolayı hesap veriyor. 12. Cumhurbaşkanına hangi hukuk uygulanıyorsa 1. Cumhurbaşkanı için de aynısı olsun. Bunlardan bazılarının da Atatürk'e gücü yetmiyor İsmet İnönü'yü dövüyor.
Tetikçiler kazandıkları parayla kaybettikleri itibarı geri alamayacaklar. Laikliğin teminatı siviller, gazeteciler, işçiler, öğrenciler. Atatürk'e sahip çıkacak olanlar onlar. Sivilleri tahrik ediyorlar. Hasan Akar adlı Nurcu birine itibar edip dinleyenler var. Mustafa Kemal'e ağır ifadeler kullanıyor. Çok mu meraklısınız uyduruk tarihi anlatmaya. Savcılığın zabıt katibine uzun uzun anlatın. Bu bir hassasiyet meselesi. Bu ülkenin kurucusuna alenen hakaret edemezler. Cumhuriyet savcıları sosyal medyayı beklemeden harekete geçsinler."