loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Kemal Kılıçdaroğlu: Vahap Seçer'i tutuklamak 2 milyon Mersinliyi tutuklamaktır!

Kemal Kılıçdaroğlu: Vahap Seçer'i tutuklamak 2 milyon Mersinliyi tutuklamaktır!
Tarih: 02.10.2026 - 14:32
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Yargıyı kimse muhalefeti sindirmek için bir sopa gibi kullanamaz; bu operasyonun amacı fon yolsuzluğu krizini kapatmaksa o defteri asla kapattırmayacağız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sabahın erken saatlerinde evine düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e destek vermek ve halkın iradesine sahip çıkmak üzere Mersin’e gitti. Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan vatandaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu, “Vahap Seçer’i tutuklamak 2 milyon Mersinliyi tutuklamaktır” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediyesi önünde halka hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Hayatım boyunca hep adalet mücadelesi yaptım, adaletin ne kadar değerli olduğunu bilirim. Adalet sadece varsıllar için değil, sadece güçlüler için değil; adalet kâinatta yaşayan herkes için geçerli bir kuraldır. O nedenle adaleti her yerde savunmak hepimizin boynunun borcudur.

“CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİN SAAT KAVRAMI YOKTUR, GÜNÜN 24 SAATİ GÖREVLERİNİN BAŞINDADIRLAR”

Bir belediye başkanı halkın oylarıyla seçilir. Koltuğuna oturduğu zaman halkına hizmet etmek için ben bu göreve halk tarafından getirildim der. Halkın oylarıyla seçilen ve sizlere hizmet eden Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer'i hepinizin huzurunda saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Bir belediye başkanının temel görevi halka hizmet etmektir, yeri zamanı gelince de halkına hesap vermektir. Vahap Seçer seçildiği günden bu yana Mersin'e, Mersinlilere her türlü hizmeti yapmıştır, fedakârlık da yapmıştır. Bizim belediye başkanlarımız için saat kavramı yoktur. Günün 24 saati belediye başkanlarımız görevlerinin başındadır ve bizim belediye başkanlarımız halka hesap vermeyi namuslu bir görev addederler. O nedenle Vahap Seçer'e de, CHP'li belediye başkanlarının tümüne de selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.

“DAVET ETTİĞİNİZDE GELMİYOR MU? SABAHIN 5’İNDE EVİ BASIP GÖZALTINA ALMAK DEMOKRASİYLE BAĞDAŞMAZ”

Hukuk kişiden kişiye değişmez. İktidardan iktidara göre değişmez, adalet herkes için geçerlidir. Bir belediye başkanının, Büyükşehir Belediye Başkanının evi sabaha karşı saat 05.00'te basılmaz ve aranmaz, doğru değildir. Siz davet ettiğinizde Büyükşehir Belediye Başkanımız gitmedi mi? Siz söylediğinizde gelmedi mi? Hayır! Belediye başkanlarımız davet edildiklerinde giderler. İfade verecekse verirler, hesap verecekse hesap verirler. Hiç kimse hesap vermekten kaçmıyor ki! Dolayısıyla belediye başkanlarımızı sabahın 5'inde evinden almak, gözaltına almak demokrasiyle bağdaşmaz! Onun için biz "Hak, hukuk, adalet" diyoruz.

Vahap Başkan 2 milyonluk Mersin'e hizmet etmek için yola çıktı. Bir belediye başkanının görevi Mersin'e hizmet etmektir, hizmet ediyor. Eğer siz bir Büyükşehir Belediye Başkanını tutuklarsanız 2 milyon Mersinliyi tutuklamışsınız demektir, 2 milyon Mersinliyi! O nedenle başkanımızın ifadesi alınır, eyvallah ama derhâl serbest bırakılması, görevine başlaması ve Mersin'e hizmet etmesi gerekiyor.

“BAŞKANI CEZALANDIRDIĞINIZDA 2 MİLYON MERSİNLİYİ CEZALANDIRMIŞ OLUYORSUNUZ”

Bizim CHP'liler olarak görevimiz her ortamda, her yerde hesap vermektir. Halkımıza hesap veririz, eyvallah. Şikâyet gelirse değerlendiririz, eyvallah. Ama hukuku siyasi araç olarak kullanan, haklıyı haksız gibi gösterip sabahın 5'inde evi basılan bir yapıyı, bir anlayışı asla ve asla kabul etmiyoruz. Davet edersiniz gider, hesap sorarsınız hesabını verir. Ama başkanı cezalandırdığınızda 2 milyon Mersinliyi cezalandırmış oluyorsunuz. Ben de buraya 2 milyon Mersinlinin hakkını ve hukukunu savunmak için geldim.

Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz. Biz öteden beri halka hizmet etmeyi şiar edinen bir partiyiz. Biz her kuruşun hesabını millete veren bir partiyiz. Biz AK Parti gibi değiliz, başka partiler gibi değiliz, başka partilere benzemeyiz biz. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve arkadaşlarının kurduğu bir partiyiz. Biz millî bir partiyiz, gerçekçi bir partiyiz, halka hesap veren bir partiyiz, her kuruşun hesabını yeri geldiğinde soran bir partiyiz. Biz devlet kuran bir partiyiz, biz sıradan bir parti değiliz. O nedenle Cumhuriyet Halk Partisi ahlaki temelleri en güçlü olan bir partidir.

“FERİŞTAHI GELSE GÜCÜMÜZÜ SEKTEYE UĞRATAMAZ; BİZ GÜCÜMÜZÜ SARAYDAN DEĞİL HALKTAN ALIRIZ”

Siyasi irade, siyasi otorite baskılarla eğer bizi susturmak istiyorsa onların feriştahı gelse bizim gücümüzü asla ve asla sekteye uğratamazlar, asla! Biz gücümüzü halktan alırız, mazlumdan alırız, çalışandan alırız, alın terinden alırız biz gücümüzü. Biz gücümüzü siyasi otoriteden almayız, biz gücümüzü yargıdan almayız, biz gücümüzü başka yerlerden almayız. Biz meşruiyetimizi başka alanlardan sorgulamayız ve almayız. Biz gücümüzü halktan alırız, halka güveniriz. O nedenle adımız Halk Partisidir. O nedenle burada bulunuyorum. O nedenle ben her halükârda, her ortamda Vahap Seçer'in serbest bırakılmasını ve görevine başlamasını istiyorum. Ne zaman? Pazartesi günü gelmeli ve görevine başlamalı!

Değerli arkadaşlarım; eğer adaleti sadece CHP'li belediye başkanları üzerinde bir adalet sağlamak için değil de adaleti kullanarak, hukuku kullanarak CHP'li belediye başkanlarını sindirebileceklerini düşünüyorsa siyasi iktidar, hiç buna tevessül etmesin, hiç tevessül etmesin. Adalet herkes için geçerliyse sadece bizim için değil, halk için de geçerlidir. Halkın oyuna, halkın iradesine saygı göstermek demokrasinin temel kurallarından birisidir. Vahap Seçer'i ben seçmedim, Vahap Seçer'i iktidar da seçmedi. Vahap Seçer'i seçen Mersinlilerdir. Mersinlilerin iradesine yargının da, savcının da, hâkimin de, Erdoğan'ın da, herkesin riayet etmesi gerekiyor. Yargıyı bir sopa gibi kimse kullanamaz! Yargı adalet dağıtmak zorundadır adalet, hukuk dağıtmak zorundadır.

“OPERASYONUN AMACI FON YOLSUZLUKLARINI ÖRTBAS ETMEKSE O DEFTERİ ASLA KAPATMAYACAĞIZ”

Biz bilmiyor muyuz Türkiye'de nelerin olduğunu? Bu operasyonun eğer temel amacı fon yolsuzluklarını kapatmaksa hiç endişe etmesinler; o defteri asla kapatmayacağız asla! O defteri kapatmayacağız! Hesap soruyorsan onlara sor. Çalışan insanlara, alın teri döken insanlara neyin hesabını soracaksın? Biz hesap vermekten çekinmeyiz ki, hesabını veririz. Kime veririz? Millete veririz hesabını, halka veririz hesabını. Sen eğer hesap soracaksan kendi yandaşlarına soracaksın, kendi adamlarına soracaksın, kendi belediye başkanlarına soracaksın! Yani halkın deyimiyle sen hesap soracaksan malı götürenlerden hesap soracaksın!

Bütün gerçekleri biliyoruz değerli arkadaşlarım, hepsini biliyoruz. Sizden tek isteğim moralinizi bozmayın, birliğinizi bozmayın, beraber olun. Birlikte mücadele edeceğiz. Türkiye'nin zor süreçlerden geçtiğini de biliyoruz. Zeydan Başkanın başına gelenleri de gayet iyi biliyoruz. Ama biz moralimizi bozmayacağız; güçlü, kararlı iradeyle yolumuza devam edeceğiz. Çünkü demokrasiyi bu ülkeye getiren partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu da herkesin bilmesi lazım. Ahlakı temel kurallarıyla bu ülkeye getiren partinin Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu herkesin bilmesi gerekir. Halka hesap vermenin namuslu bir görev olduğunu her CHP'linin ve halkımızın da bilmesi gerekir. Biz beş kuruşun hesabını veririz. O nedenle sizden istirhamım, sizden isteğim, sizden dileğim, belediye başkanınıza sahip çıkın. Beraber sahip çıkacağız, birlikte sahip çıkacağız. Cezalandırılan sadece belediye başkanı değil, 2 milyon Mersinlidir. Bunlar cezalandırılıyor. Gelecek görevinin başında oturacak, gelecek görevini yapacak. Hesabını soracaksan çağırırlar gider, hesabını verir. Kimse gidip de ifade vermekten kaçınmıyor ki, kaçmıyor ki, öyle bir şey yok. Ama siz görev yapmasını engellerseniz Mersinliyi cezalandırmış olursunuz. Mersinlilerden isteğim, yine söyleyeyim: Başkanınıza sahip çıkın. Çalışkan, sevecen, güzel bir belediye başkanınız var; ona sahip çıkın. Hepimizin sahip çıktığı gibi…

“MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”

Biz mücadelemizi yapıyoruz, parlamentoda da mücadelemizi yapacağız. Hiç endişe etmeyin, hiç endişe etmeyin. İnsanlık tarihi adaletsizlikle mücadele tarihidir. Biz adaletsizlikle mücadele edeceğiz, hukuksuzlukla mücadele edeceğiz. Bizim mücadelemiz kutsal bir mücadeledir. Bu mücadeleyi bugün için değil evlatlarımız için de yapıyoruz, onların geleceği için de yapıyoruz. Demokrasi dediğiniz halkın iradesidir. Halkın iradesi güçlü bir iradedir. O iradeye kim olursa olsun, nerede olursa olsun, hangi kimlikte olursa olsun herkesin saygı göstermesi lazım. Sizden istediğim budur.

Birlikte mücadeleyi sonuna kadar yapacağız. Birlikte mücadele yapmaya söz veriyor musunuz? Söz mü? Söz mü? Söz mü? Birlikte mücadele yapmaya ben de söz veriyorum. Beraber mücadeleyi yapacağız. Sonuç alıncaya kadar mücadelemizi de sürdüreceğiz.

Geldiniz, destek verdiniz. Zeydan Başkanımız da burada. Nerede Zeydan Başkanım? Gel buraya, gel gel gel. Zeydan Başkanım da burada. Evet, birlikte mücadele vereceğiz, birlikte. Birlikte mücadele edeceğiz. Bizler hakkı ve adaleti savunan herkesle gurur duyuyoruz. Sizlerle gurur duyuyoruz. Sizler sağ olun, var olun. Bizim sokaklardaki, kahvedeki, tarladaki sesimiz sizlersiniz. Sizler; adaleti sokaklarda, kahvelerde, tarlalarda dillendiren kişilersiniz. O nedenle ben sıradan bir vatandaş olarak hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Adaleti, hakkı ve hukuku savunduğunuz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Sağ olun, sağ olun, sağ olun.

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları