loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Asgari ücret CHP'li belediyelerde net 2500 TL olacak

Kılıçdaroğlu: Asgari ücret CHP'li belediyelerde net 2500 TL olacak
Tarih: 17.01.2020 - 10:58
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu PM toplantısı öncesinde açıklama yapıtı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşması şöyle:
"Siyaset sorumluluk gerektirir. CHP bir  asra yakın siyasi yaşamında sorumlu olduğu için yaşamına devam etmiştir. CHP'nin bu ülkeye kazandıracağı çok şey var. 
18. yılına giren bir tek parti var. AK Parti 2002'de çok ciddi iddialarla iktidar oldu. Demokrasiyi genişletme, AB'ye tam üyelik sözü vardı. Halk da desteğini verdi. 17 yıl içinde arzu ettikleri her kanunu çıkardılar. İstedikleri bürokratları istedikleri yere atadılar. Yargıya da müdahale ettiler. Yargıyı iktidarın yan kuruluşu haline dönüştürdüler. 
Başbakanlığı kaldırdılar. Tek parti devleti haine geldiler. Bu sürece baktığımızda 17 yıllık bir iktidarın hiçbir temel soruna çözüm üretmediğini görüyoruz. 
Türkiye'nin demokrasi sorunu var. Toplumsal barış sorunumuz var, ekonomide sorunumuz var. İşsizlik çığ gibi. Felaket bir dış politkayla karşı karşıyayız. Eğitimde sorunumuz var. 5 temel sorunu 17 yıl içinde derinleştiren bir siyasal anlayışla karşı karşıyayız. Sorun büyüdü, derinleşti. Sokaktaki vatandaş sorunu nasıl çözeriz diye bakıyor. Vatandaşın yüzü CHP'ye dönmüş durumda. Çözüm üretmek zorundayız. 
Türkiye'de kimsenin can ve mal güvenliği yok. Bir kişinin can ve mal güvenliği için hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı lazım. Yargı siyasi otoritesinin emrine girmişse, kişiler karar verirken saraya bakıyorsa kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.
Bir toplantı olduğunda gizli tanık illegal toplantı var diye ihbar ederse, iktidar da gözaltına alır, dosyaya gizlilik kararı koyar. Demokrasinin olmadığı yerde sorunlar sağlıklı tartışılamaz.
Ekonomi tam bir felaket. Mutfakta yangın var. Sarayda hariç. 17 yılda milyonlarca işsiz yaratıldı ama çıkıp çok başarılıyız, diyeceksiniz. Peki bu işsizlik ne? İşsizlik travması giderek derinleşiyor. İşsiz birinin geliğ TBMM duvarında kendisini yaktığını görmemeiştik. Bunu gördük. 
 
17 yılda cumhuriyetin bütün kazanımlarını sattılar, ve cumhuriyet tarihini  en büyük borçlanmalarını yaptılar. 
17 yılda dışarıdaki tefecilere vatandaşların devlet aracılığıyla ödediği faiz 174 milyar 313 milyon dolar. Bununla GAP'ın bitirildiğini, yeni fabrikaları düşünün.
17 yıl sonunda Duyunu Umumiye ile karşı karşıyayız. Borçlar Genel Müdürlüğü'nü kurmak zorunda kaldılar.
Eğitim konusu da tam bir felaket. Bilimi unutan ülke konumuna geldik. Eğitimin kişi için de, aile için de sınıf atlama aracı olduğunu herkesin bilmesi gerekir. Eğitilen kişilerin ülkeyi yukarı nasıl taşıdığını biliyoruz. Nasıl olur da 17 yılın sonunda AK Partili vatandaşların da çocuklarının eğitiminden şikayet eder hale geldiler. Özel okullarda patlama var devlet okullarına güvenmiyorlar. 
Dış politka felaket. Dış politkanın ülke çıkarların üzerine inşa edilmesi lazım. Dış politikada kavga olmaz. Suriye politkası, İsrail ile ilişkiler sonunda Lbya politkası... Bunların tamamı sorunlu. 
Büyükelçi olmanın sıradan bir olay olmadığını dıradan bir vatandaş da bilir. Dış politkada yıllarını veren büyükelçilerin devre dışı bırakılıp ayakkabı kutusunda rüşvet alanların büyükelçi tayin edilmesi nasıl olur? 
Bu atamayı yapanları Türkiye Cumhuriyeti tarihinin görkemini farkınadalar mı? 
Öneriler getiriyoruz. Her önerimize bu işten anlamazsınız, tepkisi veriyor.
4 örnek vereceğim. 
-En başta Suriye ile görüşün dedik. Suriye teröristtir, Esad'la görüşmeyiz, dediler. Rusya aldı Suriye ve Türkiye'yi aynı masaya oturttu. Putin'i dinlediler. Türkiye Cumhuriyeti'nin itbarı nerede? Putin'in talimatıyla masaya oturdun.
-Suriye konulu uluslararası konferans toplayın, dedik. İtiraz ettiler. Sonra Putin'in isteğiyle Astana'ya gittiler uluslararası konferansa katıldılar. Neden siz yapmadınız görüşmeyi? Neden egemen güçlerin arkasından gidiyorsunuz? 
-1998 Adana Mutabaktı'nı uygulayın dedik. Buna da karşı çıktılar. Putin söyledikten sonra mutabakatı hatırladılar.
-Libya'da taraf olmayın, BM'yi göreve çağırın, arabulucu olun, dedik. Kaddafi dönemindeki yardımlarını unutmadık, bunu yapın dedik. Yapmayız, dediler. Sonra ne oldu, Putin yine davet etti, Hafter'le masaya oturdular. 
Türkiye'nin dış politikasını kim belirliyor? Putin belirliyor. Dışişleri Bakanlığını devre dışı bırakırsanız saraydaki bir avuç insanla dış politika oluşturmaya kalkarsanız geldiğiniz yer egemen güçlerin taşeronluğudur. 
Bir askerin dahi burnu kanamasın istiyoruz. Teröre karşı her önlemin alınmasından yanayız. 
Suriye'de Süleyman Şah Türbesi'nin terör örgütünden korkup kaçırdılar. Böyle rezalet bir tabloyla tarihte böyle karşı karşıya kalınmadı. 
Kahramanlık edebiyatı yapanlar kendi toprağını bırakıp kaçar mı?
Öyle büyük laf ettiler ki,  dikkatli dil kullanmanız lazım. İleride size dönebilecek bir eleştiriden sakınacaksınız. Emevi Camii'ne 3 saatte gidip namaz kılacağız, dediler. Putin gitti Emevi Cammi'ne. Bu verilen en önemli mesajdır. 
3 milyon 600 bin Suriyeli yetmedi şimdi İdlibli kardeşlerimiz gelecek. 
O bölgede görev yapan biri şöyle dedi, 
'Daha önce savaştan kaçıp Türkiye'ye gelenler sade Suriyelilerdi. İdlib'den gelecek olanların tamamı eli kanlı terör örgütünün elemanlarıdır.' 
 
Hükümet yetkilisine sorduk, 1 milyon kişiyi sınırda tutabilir misiniz? Tutamayız, dediler. 
 
Toplumsal barışımızda sorunlar var. Hepimiz farklı yaşam tarzına, kimliğe sahip olabiliriz ama hoşgörü içinde yaşamamız lazım. 17 yılın sonunda geldiğimiz nokta kutuplaşma. Etnik kimlil, inanç üzerinden siyaset en tehlike yol. Kendi tabanlarını tutmak için ülkeyi ateşe atıyorlar. Herkesin kimliğine, yaşam tarzına saygı göstermeyi bir kenara bıraktılar. Ekonomide yaşanan derin olumsuzlukla bunu besliyor. 
Martın sonunda baharı getirdik. Millet İttifakı, Türkiye'nin geleceğe güvenle bakması, umut vermesi açısından çok önemli bir olaydır. Sorunlar yaşayan insanlar Millet İttifakı'na destekle yeni bir pencere açtılar. Oy versin vermesin baharı yeşerten halkımıza teşekkür ediyoruz. 
Bu güzel iklimi büyütmek zorundayız. Birlikte büyüteceğiz. Asla karamsa olmayacağız. Belediye başkanları başarıya mahkum. Hiçbir arkadaşımın şu zorluğum var, diye dertlenmeyecek. 
Belediye başkanlarımız halkla kanaştı. Kendilerine oy vermeyen kesimlerle de diyaloglarını sürdürüyorlar. 
CHP hep itiraz eder, derler. 
Haftasonu Aksaray'daydım. Benzer sorular geldi. Türkiye'de halkın ya da devletin lehine gelen bütün düzenlemelere CHP destek vermiştir. Türk Ticaret Kanunu 1600 madde. CHP destek vermese çıkmazdı. AB uyum yasaları CHP destek vermiştir, çıkmıştır.
Suriye en uzun sınırı olan komşumuz. AK Parti hükümeti mayınlardan arındırılacak, İsraile'e 49 yıllığına verilecekti. O topraklar bugün İsrail'in elinde olsa Surie ile ilişkilerimiz ne olurdu? Sorun varsa çözüm de koyuyoruz. 
Taşeron işçiiler vardı, çözümünü getirdik. Muhtar arkadaşlarımız aylık alamıyordu, itiraz ettik sayemizde alıyorlar. Bizim çöüzmlerimiz halktan yana çözümlerdir, rantiyeden yana değil. 
Normalde Erdoğan'ın açıklamalarına cevap verme niyetim yok. Erdoğan geçen gün belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda kendi partisini övüyor. İktidarımızda hiçbir mahcubiyet içine girmedik. CHP gibi seçim döneminde vatandaşı vaat yağmuruna tutup seçim sonrası unutanlardan olmadık. Sözlerinin arkasında duran bir partiyiz, dedi.
2019'un başında bütçeyi getirdiler. 2019'da açık 80 milyar lira dediler. Erdoğan'ın onayını aldığı bütçedir. Yıl sonu oldu açık 123 milyar oldu. Sapma yüzde 53. 2019'un başında damadı getirdi ekonomi yüzde 2.3 büyüyecek dedi. OVP getirdiler, binde 5 büyüyeceği dedi. Sapma yüzde 78. Hani sözünüzde duruyordunuz? 
 
Erdoğan'a 5 soru soruyorum. 
-2010'da Libya'ya gittin. Kaddafi'nin elinden insan hakları ödülü ve 250 bin dolar aldın. Erdoğan 250 bin doları hayır kurumlarına bağışlayacağım, dedi. Hangi hayır kurumuna bağışladın 10 yıldır soruyorum. Sözünün eri bu mudur?
-Tarım Kanunu 21. maddesi, çiftçiye her yıl gelirinin yüzde 1'i oranında destek verilir, denir. çiftçinin hakettiği saray hükümetleri tarafından ödenmeyen para 177 milyar lira. Hani sözünün arkasında duran bir adamdın? 
-Damat bey açıklama yapıyor şubat 2019'da. Burası Türkiye burada iş var, diyor. Bu yıl 2,5 milyon kişiye istihdam sağlayacağız, dedi. Erdoğan da tekrara etti. Gerçekleşmiyor, bakan iş admalarına '2019'da beklediğimiz desteği göremedik, inanıyorum ki 2020'de işadamlarınız destekleyeceklerdir' diyor. Sözünün eri olan kim? 
-Sevgili Erdoğan milli ana muharebe tankı (Altay tankı) seri üretim sözleşmesi yapılıyor 9 Kasım 2018'de. BMC ile...18 ay sonra teslim edilecek, diuor. 18 ay geçti ortada tank var mı, yok. Hani sözünüzün arkasındaydınız? Nerede bu tank, BMC ne yapıyor? 18 ay sonraki kural motor üretildikten sonra oalcakmış. Dünyada böyle kural var mı? İlla ki BMC'ye Katar ordusuna verecek.
-Tek adam parti devletinden sonra sarayda 100 günlük icraat programı açıklandı. Hedeflerden birisi Ergene nehri su kalitesinin sulama suyu kalitesine getirilmesi... 485 günden fazla geçti. Ergene orada, kirlilik duruyor. Sözünün eri, ahdine kavline sadıklık bu mudur?
 
Biz, asgari ücret 1500 TL olsun dedik. 1300 yaptılar. Biz bütün belediyelerimizde 1500 TL yaptık. Sözüne sadıklı budur sevgili Erdoğan. 
2018... Asgari ücret 2200 TL olsun dedik. Bunlar 2020 TL yaptılar. Bizim başkanlarımız 2200 TL yaptılar.
2020 için asgari ücret 2500 TL olmalıdır, dedik. 
2324 TL verdiler. 
Biz önümüzdeki süreçten itibaren CHP'li belediyeler asgari ücret net 2500 TL olacaktır. Sözünün arkasında duran sözünü eri olan bizi, sen değilsin. Biz söz verirken önce hesabını kitabını yapıyoruz. Önce vatandaşı düşünüyoruz. Biz söz verirken evini geçindirebileceği asgari gelir güvencesi veriyoruz. Aramızda dağlar kadar fark var. Bizim emrimizde devletin bütçesi yok. Biz belediyelerin zoruluklarına rağmen çalışanların haklarını savunuyoruz. 
Bütün belediye başkanlarımızla konuştuk, başkanlar vereceğiz dedi. Asgari ücretliye 2500 TL veren belediye başkanlarımız yürekten kutluyorum. Bu da iktidara ders olsun.
 
Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları