loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu 'Balkan Rumeli Çalıştayı'nda konuştu: Birlikte, huzur içinde yaşayabileceğimiz güzel bir gelecek inşa etmek zorundayız

Kılıçdaroğlu 'Balkan Rumeli Çalıştayı'nda konuştu: Birlikte, huzur içinde yaşayabileceğimiz güzel bir gelecek inşa etmek zorundayız
Tarih: 21.04.2018 - 08:17
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da düzenlenen "Rumeli Balkan Çalıştayı"na katıldı.

Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada, "Biz Balkanlar'dan göç edip Anadolu'yu yurt seçen insanları çok iyi biliyoruz. Bu ülkeye demokrasiyi de getirdiler, cumhuriyetin ne olduğunu da anlattılar" dedi.

CHP liderinin konuşması şöyle:

"Ana amacımızı barış içinde kardeşçe yaşamak. Aynı türküleri, şarkıları beraber söylemek istiyoruz. Bu açıdan bu çalıştayımızın büyük önemi var.

Rumeli ve Balkanlar tarihimizin en önemli 4 coğrafyasından birisidir. Orta Asya, Kafkasya, Anadolu, Rumeli ve Balkanlar önemlidir. Rumeli ve Balkanlar bizim kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Bu ayrılmaz parça Anadolu'yu aydınlatan, aydınlanmacıların Balkanlara göçmesiyle başlamıştır. 1360'lı yıllarda gittik oraya. Oraya kültürümüzü, geleneklerimizi, adetlerimizi, şarkılarımızı götürdük, yerleştik. Yerleşme olayı 1910'lara kadar sürdü. 1789 Fransız Devrimi ulusçu hareketlerin başladığı devrimdir. Bölgede derin sarsıntıları hep birlikte yaşamaya başladık.

Amerikalı bir tarihçi 1821-1922 arasında 5 milyondan fazla müslüman ülkelerinden sökülüp atılmış, 5,5 milyon müslüman ya da Türk yollarda hastalıktan hayatını kaybetmiştir, demiştir. Büyük acılar yaşanmıştır. Geldiğimiz 21. yüzyılda acılar ve dramlar olmasın. Dünyanın herhangi bir coğrafyasında insanlar yaşam tarzlarıyla, inançlarıyla, kimlikleriyle ayrıştırılmasın. Bu bizm temennimiz ama yaşananlar 1820'lerde yaşananları aratır halde. Biz bölgede barışı, kardeşliği birlikte tesis edeeğiz. Biz sosyal demokrat partiyiz. Kimsenin kimliğiyle, inancıyla uğraşmayız.

Bosna'da yaşanan dramlara hepimiz şahit olduk. O bölgeye de gittim acılı ailelerle görüştüm. Aliya İzzetbegoviç'i kimsenin unutmaması gerekir. Bütün acıların tanığı olmuştur. Soykırıma rağmen şunu söylemiştir: Kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır.

Biz 430 km yolu adalet için yürüyorsak bir noktada Begoviç'le buluşuyoruz. Begoviç, 'geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın' demiştir. Begoviç devlet için de şunu söyler: 'Hiçkimsenin ulusal ya da politik inancından ya dini inancından dolayı zulme uğrmayacağı bir devlet arıyoruz.'  'Savaş ölünce değil düşmana benzeyince kaybedilir' der.

Savaşın ne olduğunu en iyi bilenlerden birisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür. 'Savaş zorunlu olmadıkça cinayettir' demiştir.

Savaşlar, soykırımlar, katliamlar olmuştur ama insanoğlunun bilmesi gereken bir şey var. Barıştan başka yol yoktur. Hepimiz sonuna kadar barışı savunacağız. 

Adaletin siyasallaştırılmaması lazım. Bir siyasi partinin genel başkanı mahkemelere hakim tayin etmemelidir. İnsanlar adaleti arayacakları yer bulamazlar. Mabetlere siyaset girmemelidir, insanlar özgür olmalıdır. Balkanlar önümüzde durur.

Kışlaya da siyaset girmesin diyoruz. Biz Balkanlar'dan göç edip Anadolu'yu yurt seçen insanları çok iyi biliyoruz. Bu ülkeye demokrasiyi de getirdiler, cumhuriyetin ne olduğunu da anlattılar. Balkanlardan gelirken hoşgörünün ne olduğu, demokrasinin, insan haklarının ne kadar değerli olduğunu yaşayarak Türkiye'ye getirdiler. Onlara minnettarız. Cumhuriyetin kuruluşuna damga vurdular. Bizi kaybolan köklerimize götürdüler.

Mehmet Akif bir Balkan göçmenidir. 'Allah kimseye 2. kez İstiklal Marşı yazdırmasın' demiştir. Yahya Kemal Beyatlı Üsküplü'dür. Önemli edebiyatçılarımızdan. Hasan Tahsin, İzmir işgal edilirken düşmana ilk kurşun atandır. Kurtuluş Savaşı'nı başlatandır.

Anadolu ve Rumeli Kuvayı Milliye hareketleri bir ateştir. Bağımsızlık savaşımızın en önemli aktörleridir.

Balkanlar en az 12 milyon kişiyle beraber olduğumuz bir coğrafya. Anadolu'nun Avrupa'ya açılan kapısını Balkan ve Rumeli olarak görüyoruz. O kapı hiçbir zaman devletin yönetimini bir kişiye veren bir kapı değil, devlette adaletin olması gerektiğini öngören bir kapıdır. Demokrasimiz güçlenecekse bunu birlikte yapacağız.

Kurtuluş Savaşı'nda bile TBMM Gazi Mustafa Kemal'e sürekli komutanlık yetkisi vermemiştir. Bugün geldiğimiz noktada Meclis'in kolu kanadı kırık. Bir kişinin iradesi parlamentoya, yargının üzerine , inançları ayırmak için toplumun üzerine bir gölge olarak düşüyor. Bizim Rumeli'dki hoşgörüyü örnek almamız lazım.

Önümüzdeki süreçte bana bir görev düşüyor. Adaleti, demokrasiyi savunmak. Ama bu görev bu toplumda yaşayan, Balkanlar'da yaşayıp çifte vatandaş olanların tamamına düşüyor. Demokrasi mi, adalet mi, farklı kimliklere saygı mı... Birlikte savunacağız. Barış içinde yaşamayı savunacağız.

Birlikte, huzur içinde yaşayabileceğimiz güzel bir gelecek inşa etmek zorundayız. 'Bütün baskılara, OHAL'e rağmen, devletin bütün olanaklarınını kullanılmasına rağmen birlikte olduk ve cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırdık' diyeceğiz.

Gazi Mustafa Kemal'in getirdiği cumhuriyete birlikte sahip çıkacağız. Yargı siyasallaşmışsa devlet çökmüş demektir. O neden yeniden birlkte inşa edeceğiz ülkeyi. Bu çalıştayın bu bağlamda çok önemli rolü var. Balkanlardan gelenler 81 ilimizde yaşıyorlar. Demokrasinin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorlar.

24 Haziran'da hepimiz daha güzel bir Türkiye'ye uyanacağız. Daha hoşgörülü bir Türkiye'ye uyanacağız.

Benim görevim var. Ama bu ülkede yaşayan herkesin Gazi Mustafa Kemal'e borcu var. Demokrasiyi savunmak, güçlü bir kuvvetler ayrımını savunmak, yargıyı siyasallaştırmamak, üniversite hocalarının baş tacı edildiği bir ülke inşa etmek hepimizin görevi olmalıdır.

Ben çalışacağım, sizler de çalışacaksınız. Özellikle kadınların bu süreçte önemli rol üstleneceklerini düşünüyorum. Kendi çocuklarının özgür bir ülkede okula gitmesi, baskının olmadığı, sokaklarında insanların rahatça gezdiği bir Türkiye'yi savunmak zorundayız. Bu hepimizin ortak görevidir."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları