Kılıçdaroğlu: Bütün vatandaşların üzerinde mutabık kaldığı konu adaletin olmadığıdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Yerel Yönetimler ve Adalet' konulu toplantıda konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"Adalet üzerinde düşünürler çok şey söylediler. Beni üzen 21. yüzyılın Türkiyesinde adalet arayışında oluşumuz. Biz hala adaleti tartışıyoruz. Bazen adalet var neden konuşuyoruz, diyorlar. Konuşuyoruz çünkü adalet yok.
Bütün demokrasilerde adaleti dağıtanlar yargıçlardır. Yargıç hukukun üstünlüğü, kanunlara, vicdanına göre karar verir. O da hata yapabilir belki üst mahkeme vardır, o da olmazsa bir üst mahkeme... AİHM'e kadar arayış sürüyor. Biz bu anlayışı yerle bir ettik. Geldiğimiz nokta bu. Dünyanın bütün nehirleri adalete susamış birinin susuzluğunu gidermeye yetmez. Adalet mücadelesi insanlık tarihinin en köklü mücadelesidir. Biz bunu nasıl anlatacağız? Kime anlatacağız? Anlatacağımız önce hükmedenler. Yönetenler 'adaleti ben dağıtırım' noktasına gelmişse adalet iflas etmiştir. Suçluyu belirleyecek olan hakimdir. Savcılar, avukatlar, biz değiliz. Günümüzün Türkiye'sinde suçluyu belirleyen siyasi otorite. Bir kişi haindir diyor. Savcılar harekete geçiyor, karar çıkıyor. Bu ülkede adalet yok. Hangi partiden olursa olsun hangi görüşten olursa olsun bütün vatandaşların üzerinde mutabık kaldığı konu adaletin olmadığı. Adaleti 80 milyon için, doğmamış çocuk, ana rahmindeki çocuk için istiyoruz. Adaletin iflas ettiği ülkede devlet yoktur. Devleti var eden adalet, liyakattir. İşi ehline vermezseniz, benim yetkimde derseniz ülkeyi başka noktaya taşırsınız. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra BM'ye br yazı yazıldı. 21 Temmuz 2016'da. Uluslararası sözleşmenin 13 maddesine çekince koyduk. 2 madde çok önemli. Adil yargılama. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti diyor ki OHAL döneminde adil yargılama yapmayacağım. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti BM Temsilcisi Halit Çevik aracılığıyla diyor. Dünyaya 'ülkemizde adalet var' diyebilir miyiz? Diğer madde, 'tutulanlara insanca davranmayacağız' deniyor. Anlı şanlı medyamız var ya, siyaseti sadece CHP'yi eleştirerek kendisini tatmin edenler var ya bu iki madde hakkında kalem oynatamadı. Ne demek işkence yapacağız? Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin kendisini BM'ye ihbar etmesidir bu. Son derece dramatik. Adalet kavramı soylu bir kavram Adaleti yüceltmek hepimizin görevi.
(Yerel yönetimlerde adalet) Çok tipik örnek vereceğim. Büyükşehir belediye başkanlığı kurulduğunda oradaki il özel idaresinin görevi sona eriyor. Mal varlıklarını dağıtmak zorunda. Belediye iktidarın elindeyse, vali karar alıyor il özel idaresinin varlıkları belediyeye veriliyor. Büyükşehir olunca kırsala hizmet götürecek. Araçların belediyeye devredilmesi lazım. CHP'li belediyelere devredilmiyor. Devlet adaletle, danışmayla yönetilir. Bilgisizlikle, kinle, önyargıyla yönetilmez. Bir kişinin iki dudağının arasında yönetiliyorsa ülke o parti devletini aşmış şahıs devletine dönüşmüştür. Siyasi otorite yargı üzerindeki gücünü o kadar ileri götürmüştür ki en alttaki mahkeme en üsttekini tanımam, diyor. Anayasa askıda. 2 hükümet var. Bir saray hükümeti, bir Binali Yıldırım hükümeti. Biri yasal biri gayriyasal. Afrin'de operasyon yapılıyor, yapılmalı. Ordumuza sonuna kadar güveniyoruz. Terörü önlemek ve herkesin huzurla yaşaması için. Destekliyoruz, bundan rahatsızlar. Biz önce Türkiye diyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti pergelle cetvelle çizilen bir ülke değildir, her karışında insanların kanı gözyaşı vardır. Eşit yurttaşlığı getirmek için verilmiştir. Açıklamalar yapılıyor aralarında farklılıklar var. Trump'la konuştuk. Orası farklı burası farklı açıklama yapıyor. Varsa fark yayınlayın görüşmeyi Amerikalıları mahçup edin. Devlet yönetiminde hiyerarşi vardır. Merkezi yönetimler yerel yönetimleri denetlemeyecek anlamına gelmez, demokrasilerde her kurum denetlenir. Denetimden hiçbir zaman şikayet etmedik. Bizim belediyelerimizin vermeyeceği hesap yok. Ama şu gerçeği de ifade etmek isterim. 24 Kasım 2017. Beşiktaş Belediyesi'ni görevden alacağız, bilgi ver. Bir yazı daha yazı yazılıyor, açığa alacağız bir şeyler bul, diyor. Bu mudur denetim, bu baskıdır. Görevden alındı, kayyum atandı ya da zorla istifa ettirildi. Zorla istifa demokrasilerde var mı? Bir belediye başkanı istifa ederken kendisini tutamayıp ağlıyor. Ailesi tehdit ediliyor. Saray hükümeti yapıyor. Dışişleri devredışı bırakılmış. Geziyor ama etkisiz elemn. Gezsin istediği kadar. Yöneten kenisine yetki verilmeyen saray. Geri adım atacağız sanıyorlar. İstedikleri kadar üzerimize gesinler, adaleti ya getireceğiz ya getireceğiz.
Hapishaneler tıklım tıklım dolu. İnsanlar sırayla uyuyor. 15 Temmuz 'dan bu yana hala iddanamesi olmayan yüzlerce kişi hapiste. Adaletten söz ediyorlar. İnanacağımızı sanıyorlar. Kim baskıyı kuruyorsa, adaletsizlikten yana tavır alıyorsa asla susmayacağız, dilsiz şeytan olmayacağız."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












