loading
close
Dolar: 5,84 TL
Euro: 6,56 TL
Sterlin: 7,59 TL
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu, CHP'nin seçim bildirgesini açıkladı

Kılıçdaroğlu, CHP'nin seçim bildirgesini açıkladı
Tarih: 10.02.2019 - 11:25
Kategori: Gündem

CHP, 31 Mart yerel seçimlerinde aday olacak isimler için tanıtım toplantısı yaptı. Toplantıda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu seçim bildirgesini de açıkladı.

Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen aday tanıtım toplantısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim bildirgesini açıkladı. 

Aday tanıtım toplantısından önce Çankaya Belediyesi Hoytur Halk Dansları Topluluğu bir gösteri sergiledi. Gösterinin ardından CHP'nin yerel seçim kampanyasında kullanacağı klip tanıtıldı.

Toplantıda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu seçim bildirgesini açıkladı. Açıklamanın ardından CHP'nin belediye başkan adayları tanıtıldı. 

Kılıçdaroğlu'nun konuşması şöyle:

"Bugün belediye başkan adaylarımızın tanıtımını yapacağız. Oyun havalarını izledik. Ne kadar güzel havalarımız, ne kadar güzel türkülerimiz, ne kadar güzel insanlarımız var. Bu kadar zengin bir kültürü cennet gibi ülkede kardeş gibi yaşamak istiyoruz. Kutuplaştırıyorlar bu tuzağa sakın kimse düşmesin. Ne derlerse desinler haktan, hukuktan, adaletten söz edeceğiz. Bu ülkenin birlikte yaşamaya ihtiyacı var, bu ülkede herkesin ekmeğe, işe ihtiyacı var. Bu güzel ülkeyi cennete dönüştürmek için mücadele edeceğiz. Belediye başkan adylarımızın temel görevlerinden birisi bu olacaktır. Bu toplantıdan sonra il, ilçe başkanları, mahalle yetkilileri, belediye başkanlarımız, adaylarımız herkes meydanlara çıkacak. Kırıcı dil kullanmadan sahalara çıkacağız. İYİ Parti ile işbirliği yaptık. Sayın Meral Akşener'e ve İYİ Parti'li kardeşlerimize saygılarımızı, sevgilerimiz gönderiyoruz. Saadet Partisi ile dirsek teması kurduk. Sayın Temel Karamollaoğlu başta olmak üzere Saadet Parti'li kardeşlerimze sevgilerimizi gönderiyoruz.

82 milyon vatandaşımıza sesleniyorum: Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Sorunlara çözüm üretmek için önce soruna sağlılı teşhis koymak zorundasınız. Doktor yanlış teşhis koyarsa hasta ölebilir. Soruna doğru teşhis koyarsanız çözümü bulursunuz. Teşhis koyarken siyasette liyakat olacak, sorunu çözme kapasitesi olacak. Sorunu çözmek için sağlıklı, belli bir zaman dilimini içeren planlamalar yapmanız lazım. Yurt sathına dağıldığımızda ilin, ilçenin, beldenin, ülkenin sorunlarını anlatacağız.

Türkiye yönetilmilyor, savruluyor. Bir siyasal iktidar sorunlara teslim olmuşsa, o siyasal iktidar çözüm üretemez, şikayet makamı haline dönüşür. Mevcut iktidar şikayet üreten bir makam haline geldi. Şikayet ediyorsan o koltukta ne işin var, oradan ayrılacaksın, sorunu çözenler gelip oturacak. Şikayet etmeye hakları var mı? 17 yılda istedikleri kanunu, karanameyi çıkardılar, istedikleri kişileri atadılar. İstedikleri genelgeleri çıkardılar, istedikleri bütün atamaları yaptılar. 

Şeker, tütün, şeker fabrikalarının, petrokimya tesislerinin tamamını sattılar, borç aramak için kapı kapı dolaşıyorlar. Borcu ödemek için borçlanan bir hükümet gerçeğiyle karşı karşıyayız. Türkiye Osmanlı'dan sonra ilk kez Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edildi. İstedikçe borç verdiler. Şimdi emirlerimiz, taleplerimiz var, yerine getiriseniz borç veririz, diyorlar. Londra'daki bir avuç tefeciye AK Parti iktidarlarında 163 milyar dolar faiz ödendi. Sarayda oturan zat mı, dolarla ihale alanlar mı, Man Adası'nda şirket kuranlar mı ödedi, hayır. Memuru, işçisi, işsizi, sanayicisi, ev kadını ödedi. Türkiye'yi bu noktaya sarayda oturan zat ve arkadaşları getirdi. Bugün siyasal bağımsızlığımız olmakla birlikte Türkiye ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir. Dışarıdan talimatla iş yapan bir yönetim iş başındadır. Amerikan başkanı tweet atıyor. 'Papazı bıraktın bıraktın, seni mahvederiz' dedi. Toplandılar, sabah bıraktılar. Adaletin terazisini de gözündeki bağı da aldılar. Trump, Merkel, Macron emrediyor bırakıyorlar. Bu ülkenin akademisyenlerini, avukatlarını, barış isteyenlerini, cumartesi toplanan çocuklarını soran annelerini bırakmıyorlar. Türkiye'yi zulümden kurtaracak olan kadrolar Kuvayı Milliye kadrolarıdır, o kadrolar CHP kadrolarıdır.

Türkiye'yi üretimden kopardılar. Tarımı mahvettiler. Buğday üretiyoruz kilosunu 96 kuruşa alıyorlar, ithal ederken 1.36 kuruşa alıyorlar. Dışarıdan getirdiğin parayı bizim çiftçiye versen bizim çiftçi bütün Orta Doğu'yu besler. 

Bir zat var, sarayda oturuyor. Şikayet makamı konumuna geldi, düşünce değil kin, nefret üretiyor. Geçen Sivas'ta konuşma yapıyor. 'Ne diyorlar, domates, patlıcan, biber. Bir merminin fiyatı nedir' diyor. Anlayışa bakın. 82 milyonu kuru soğana muhtaç hale getirdiler. Bir sorumlu bulamıyor. Bir dönem 'bütün günahların sorumlusu CHP' diyordu. 

İnönü ekmeği karneye bağladı diyor. 35 yıldır terör var. Kimse kalkıp domatesin, biberin fiyatını biliyor musun, demedi. Allah akıl, fikir versin. Allah bu ülkeyi akılsızlardan ve dolara tapanlardan kurtarsın. Kurşundan söz ediyor. Kurşun sıkılıyor da sivri biberin fiyatı artıyormuş. Sanıyor ki millet akılsız ve bunlara inanacak. Askeri bu kadar seviyorsan neden tank palet fabrikasını satıyorsun. Yüzde 49.9'unu Katar'a satıyor. Özelleştirme değilmiş. Kendi kararnamesi yayınlandı. Devleti yöneten kişi halkına yalan söylüyorsa o kişinin millete toplu iğne ucu kadar faydası dokunmaz. Kendi cebini, kendi yandaşını korur. 

Bizi TV başında izleyen AK Parti'li kardeşlerime bir soru: Dünyada kendi silah fabrikasını başka ülkeye peşkeş çeken başka ülke var mı?

Mutfakta yangın var, millet perişan, bir bakan çıkıp 'et yemeyin, ot yiyin' diyor. Mutfaktaki yangından haberi yok, sarayda yaşıyor, nereden haberi olacak. Bu millet kendisini açlığa mahkum eden bir siyasal anlayışa ders vermek zorundadır. Türkiye bu hale planlama yapmadığı için geldi. Pahalılık, konkordato, iflas günlük hayatımızın parçası oldu. Yandaşa şehir hastaneleri, köprü yaptırıyorsun dolarla, yandaşın otoyolundan geçiyorsun dolarla ödüyorsun. Bunları hiç tartışmıyor. Fiyatlar arttı, suçlu market, kasap, çiftçi... Bu suçluların tamamı TL kullanıyor. TL ile tivaret yapan, karnını doyuranlar devamlı suçlu, ama dolarla kazananlara dounan yok. 

13 Ağustos'ta 'tasarrufların artmasının yönetmini belirleyecekler'di. 2019 Şubat'ındayız hala yöntem belirlenmiş değil. Beceriksizliğe bakın. Her yerde israf var.

Aynı kayırmacı anlayış, aynı savurganlık AK Partili yerel yönetimlerde de var. Onlara sarayın belediye başkanları diyoruz. Saray belediyeciliğinde aslolan ranttır, rantın yandaşlara aktarılmasıdır. TOKİ'nin hazırladığı bir rapor var. 76 gökdelen dolayısıyla hazırlanan bir rapor. İstanbul ayrıcalıklı plan değişikli raporu deniyor. Bu binaları yapanlara sağlanan ayrıcalıklı rant 240 milyar 234 milyon TL. İstanbul'un yarısı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bir avuç rantiyeye 240 milyarlık avantaj sağlıyor. Bu 240 milyarlık rantı sağlayanlar asgari ücretliler kadar vergi ödememiştir. Her ortamda tartışmaya hazırım. 

Saray belediyeciliğinin özelliği yeşil alanları imara açmak. Nereyi gördülerse avm yaptılar. Saray belediyeciliğnde rant kültürü vardır. Halkın seçtiği belediye başkanı karar alamaz. Benim haberim olmadan kupon arazi dağıtmayacaksınız dedi saraydaki zat. Saray belediyeciliğinin başka özelliği denetim dışında kalmalarıdır. CHP'li belediyeler 365 gün denetlenir, istediğiniz kadar denetim yapın. Saray belediyeciliğinde yapanın yanına kar kalır anlayışı vardır. Seçimle gelen sarayın şantajı, baskısıyla, tehdidiyle koltuğundan ayrılır. Saray belediyeciliğinde halka saygı yoktur, hesap verme yok hesap sorma vardır. 

2,5 km'lik Sabuncubeli Tüneli yapılır. 536 milyon TL'ye maledilmiş. Benzer bir tüneli İzmir Belediyesi 44 milyon TL. Saray belediyeciliğinde 'bu mahalleden saray belediyeciliğinde bu mahalleden bana oy çıkmadı, hizmet götürmeyelim' anlayışı var.  

"Yerel Yönetimler Temel İlkeler Belgesi"

Biz nasıl bir belediye istiyoruz. Kente hizmet etmenin temel ilkeleri nasıl olacak.

1-Hoşgörülü kentler... Kimsenin inancına, kimliğine bakmadan herkese eşit davranacağız. 

2- Hakça paylaşan kentler... Rant bütün kentlerde varç.. Her planlama rant yaratır. Sorun rantı kime vereceğiniz. Hakça bölüşünce sorun yok. Rantın hakça bölüşülmesini istiyoruz. Kentte yaşayanlar varoşlara sürülmemeli. Pendik'e sesleniyorum, sizin sorunuuza sahip çıktık, siz de sahip çıkın. Üsküdar'da Kirazlıtepe'de camileri yıktılar rant için. Büyükşehir ve Üsküdar Belediyesi'ni bize vereceksin sen orada oturacaksın, o rant ananının ak sütü gibi helaldir.

3- Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler...Halktan vergi topluyor belediyeler. Harcadığımız her kuruşun hesabını belde halkına vermek namus borcumuzdur. 

4- Yoksulluğu yenen kentler... Yoksulluğun olmadığı kentler. Asgari ücret alan kardeşlerime sesleniyorum. 1 Ocak'tan itibaren CHP'li belediyelerde asgari ücret 2020 TL değil 2500 TL'dir. Bütün belediye başkanı ve aday arkadaşlarıma sesleniyorum. Bulunduğunuz beldede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Açlığı yok edeceğiz. Bir ailenin geliri açlık sınırını altındaysa belli miktara kadar elektrik, doğalgaz, su faturasını biz ödeyeceğiz. Okula servislerle gidecekler. Gerekirse boğazımızdan kısacağız çocuklara vereceğiz. Yoksul ailelere belediyelerimiz yoksulluğunu teşhir etmeden yardım ediyorlar. 

5- Üreten ve istihdam yaratan kentler... Büyükşehirler kırsalla işbirliği yapmalı. Kenti yeşilliklerle donatmak çin yurt dışından ağaç mı ithal etmek lazım. Biz üreten belediyecilik diyoruz. Kooperatif kurun diyoruz. Hepinizden alalım, karı hakça bölüşün diyoruz. Kırsalı da zenginleştireceğiz. 

6- Yenilikçi ve akıllı kentler... Bugün İstanbullulara soruyorlar nerede yaşamak istersiniz diye? Bakırköy, Kadıköy, Beşiktaş diyorlar. Buralarda güzel bir hayat var. Sözümüz söz bütün İstanbul'u yaşanabilir hale getireceğiz. Ayrıcalıkları kaldıracağız, pozitif ayrımcılık yapacağız.

7-Ulaşım ve altyapı sorunlarını çözeceğiz... 17 yıldır merkezi hükümet, yerelde 25 yıldır yönetiyorlar. İstanbulluların yüzde 50'ye yakını trafik ve ulaşım sorunu en önemli sorun diyorlar. Gelmişler bu soru çözülmez diyorlar. Niye aday oluyorsunuz? Herşeyi talan ettiniz. 

8- Nefes alan kentler... Beton ormanına dönüştü her yer. Bağcılarda kişi başına yeşil alan 30 cm kare. Sultanbeyli'de 60 cm kare. Bizim belediyelere bakın parkı da, kent ormanı da var. 

9-Sosyal adaleti sağlayan kentler. Engellilere, yoksullara, yaşlılara pozitif ayrımcılık yapacağız. İstanbul'da 14 AK Partili belediyede hiç kreş yok. Bütün belediyeleri aldığımızda bütün çocuklara kreş yapacağız. 

10- Kültür ve sanatı geliştiren kentler... Kentin kültürü vardır, sanatı, sporunu yaşayacaksınız. Sizi kentin sanatıyla, sporuyla buluşturacağız. 

11-Doğa dostu kentler... Bizim dışımızda da canlılar var. Onları da koruyacağız, besleyeceğiz. 

12- Mutlu ve gülümseyen kentler... Biz, emeklisi, işçisi, memuru, esnafı, sanayicisi, çiftçisi, öğrencisi velhasıl tüm yurttaşlarımızın, hep birlikte mutlu ve huzurlu yaşadığı belediyeler istiyoruz. Tüm yurttaşlarımızla birlikte mutlu yaşamanın sözünü veriyoruz.

Başaracağız, başarmak zorundayız. Bizim mücadelemiz başarı üzerine kurulan bir mücadeledir. Çocuklarımız için, cumhuriyet için, vatanımız için, mutşu yaşamak için, sarayın tasallutundan bu memleketi kurtarmak için, hakça paylaşmak için, kimlik ayrımının yapılmaaması çin başarmak zorundayız. Bahara özlem duyuyoruz. Baharı bu ülkeye getirmek zorundayız. Alanlara dağılacağız mücadele edeceğiz."

CHP'nin seçim bildirgesinin detaylarına ulaşmak için tıklayınız

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları