loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu; 'Hiçbir güce karşı diz çökmeyeceğiz'

Kılıçdaroğlu; 'Hiçbir güce karşı diz çökmeyeceğiz'
Tarih: 31.05.2022 - 13:39
Kategori: Siyaset

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de olağan grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu; Baskı mı kuruyorlar, göğsümüzü açacağız. Sanattan ve kültürden mi korkuyorlar, sanatı ve kültürü yücelteceğiz. Hiçbir baskıya asla ve asla izin vermeyeceğiz....

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM'de grup toplantısında konuşuyor; Eğer devleti yönetenler şeffaf değilse, açıklık politikasını izlemiyorsa o devlette aileleri ile beraber köşeyi dönüyorlar demektir.

Kemal Kılıçdaroğlu'un konuşmasından satır başları;

Hiçbir gücün karşısında hiçbir arkadaşımız diz çökmedi ve çökmeyecek. Baskı, şiddet kimden gelirse gelsin asla boyun eğmeyeceğiz.

Devlet yönetimi sorumluluk gerektirir. Devlet yönetiminde güç bir kişiye teslim edilemez. Gücü bir kişiye teslim ederseniz o devletin sonu felaket olur. Devleti yönetirken katılımcı bir anlayışı, yönetim içinde egemen kılmamız lazım.

Yeri geldiğinde referandum yapacaksın, yeri geldiğinde seçim yapacaksın. Devlet yönetiminde aslolan halkın çıkarlarıdır. Devleti hızla büyüteceksin, itibarlı hale getireceksin. Vatandaşın cebi para görecek. Devleti yönetenler savurganlık yapamaz.

Devleti yönetmek ciddi ve ahlaklı bir iştir. Bu devlet milli kurtuluş savaşıyla kurulmuştur. AK Parti hükümetleri hangi fabrikayı kurdu? Satmanın dışında ne yaptılar?

Biz bölen değil, ayrıştıran değil beraber olmayı düşleyen insanlarız. Bölmek istiyorlar, kutuplaştırmak istiyorlar, kavga istiyorlar, inadına barış diyeceğiz, inadına kucaklaşma diyeceğiz.

Onlar gibi yapmayacağız. Demokrasinin bize sağladığı bütün imkanları kullanacağız. Baskı mı kuruyorlar, göğsümüzü açacağız. Sanattan ve kültürden mi korkuyorlar, sanatı ve kültürü yücelteceğiz. Hiçbir baskıya asla ve asla izin vermeyeceğiz.

Biz her fabrika bir kaledir diyoruz, her fabrika Türkiye'nin itibarına katkıdır diyoruz. Şeker fabrikalarını sattılar. Ve 24 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti yurtdışından şeker ithal etmek zorunda kaldı.

Şimdi her vatandaşımın kendi vicdanına sormasını istiyorum. Ne oldu da koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti dışardan şeker ithal etmek zorunda kaldı? Buna devlet iyi yönetiliyor diyebilir misiniz?

Bu devlet milli kurtuluş savaşını verdiği, en fakir olduğu dönemde bir taraftan dış borçları öderken, diğer taraftan fabrikalar yaptı. Bunların ise ilk yaptıkları iş geçmişte yapılanların tamamını satmak oldu. Ak Parti hükümetleri hangi fabrikayı kurdu?

AK Parti hükümetleri hangi fabrikayı kurdu? Bana 1 tane örnek versinler. Çimento fabrikası mı, şeker fabrikası mı kurdular? Satmanın dışında ne yaptılar? Bizler, her fabrika bir üretimdir, alın teridir, istihdamdır diyoruz.

Türk Şeker'in 10 fabrikasını 680 milyon dolara özelleştirdiler. Bugünün parasıyla 11 milyar liraya şeker fabrikalarını sattılar. Sadece Nisan ayında 1 aylık faize ödenen faiz 19 milyar lira! Bu mudur devleti yönetmek?

Halkın iktidarında; çiftçinin, sanayicinin, esnafın, kadınların, gençlerin yüzü gülecek. Türkiye'yi ayağa kaldıracağız, göreceksiniz. Huzuru getireceğiz, göreceksiniz...

Beşli çetelerden şikayet ediyorsanız, SADAT'cılardan şikayet ediyorsanız, uyuşturucu baronlarından şikayet ediyorsanız; adres belli. Bize katılacaksınız.

 
Göreceksiniz. Türkiye'yi ayağa kaldıracağız, huzuru getireceğiz. Karamsarlığa kapılmayın. Bunları söylememin nedeni yapılan hatalardan ders çıkarılmasıdır. Yaptılar ve bugünkü tabloyla karşı karşıya kaldık.
 
27-28'inde Van'daydım. Van'ın benim hayatımda özel bir yeri var. İlkokula Van'ın Erciş ilçesinde başladım. Belediye Başkanlarımız Van'ın merkezini ve ilçelerini gezdiler. Oradan yeterince oy alamadıysak kabahat Vanlılarda değil bizde.
 
Söyledim Vanlılara; Van'ın huzur içinde yaşamasını istiyorsanız bize katılın dedim. Kayyumdan şikayet ediyorlardı. Seçimle gelen seçimle gitsin istiyorsanız, kayyumdan şikayet ediyorsanız; bize katılacaksınız bize.
 
Orada vatandaşlarımızın sofrasına oturmamız lazım. Van bizim tarihimizin ve kültürümüzün çok önemli bir parçasıdır. Allah'ın izniyle Van'ı turizmin kalesi haline getireceğiz.
 
Bölgede bir eve gittik, Selahattin Bey'in çok sevildiğini gördüm. Haksız uygulamalardan şikayet ediliyor. Bir kişi adaletsizlikle karşı karşıya kalıyorsa, ona sahip çıkmak politik değil insani görevdir. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
 
AİHM kararlarını uygulamıyorlar. Osman Kavala'nın da, Selahattin Demirtaş'ın da, harp okulu öğrencilerinin de hakkını savunmak istiyorsanız bize katılacaksınız.
 
Beşli çeteden, uyuşturucu baronlarından, SADAT'çılardan şikayet ediyorsanız bize katılacaksınız. Adres biziz.
 
Ankara'dan Mardin Ovası'nda çalışan, alın teri döken, emek harcayan tüm Mardinli kardeşlerime sözümdür. Bizim iktidarımızda, Diyarbakır, Urfa, Mardin, Siirt, Batman ve Şırnak'ta çiftçiye elektriği ücretsiz vereceğiz. Yatırım yapacağız.
 
Onların aklı dalavereye çalıştığı için iyi işlerin nasıl yapılacağını bilmezler. Bu ovanın bereketini sağlayacağız.
 
Boşuna mı uyuşturucu baronları diyorum. Uyuşturucu baronlarıyla fotoğraf kim çektiriyor? İnsan kaçakçılarıyla kim fotoğraf çektiriyor? Uyuşturucu baronlarını kim cezaevinden çıkarıyor?
 
Polis kardeşlerime söz verdim. Uyuşturucuyla mücadelede hiçbir siyasi güç bizi durduramaz. Kökünden temizleyeceğiz. Öyle bakanlar şunlar bunlar uyuşturucu baronlarının arkasında, bu defteri kapatacağız.
 
Aklı başında olan her insan ekonomik sorunları çözer. 6'lı masayı niye kurduk? 6 genel başkan neden bir araya geldi? Bu ülkede huzur olsun diye, herkesin karnı doysun diye. Üniversiteyi bitiren evladımız eve kapanıp kalmasın diye.
 
Nusaybin Sınır Kapısı'nı açacağız. Projeler, bilgiler, birikim her şey var. Türkiye'de herkesin huzur içinde yaşadığı bir ülkeyi hayata geçireceğiz.
Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları