CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. CHP lideri, AKP'de yaşanan istifalara ilişkin olarak 'İstifa edenlerin yakasında 2 rozet var. Biri FETÖ, diğeri yolsuzluk. Günü gelecek hesabını verecekler' dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. CHP lideri, AKP'de yaşanan istifalara ilişkin olarak 'İstifa edenlerin yakasında 2 rozet var. Biri FETÖ, diğeri yolsuzluk. Günü gelecek hesabını verecekler' dedi.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:
"-Bu ülkenin insanlarıyla barışı ve kardeşliği gerçekleştireceğiz, çağdaş uygarlığa ulaştıracağız. Nasıl milli kurtuluş savaşı verdiysek aynı savaşı şimdi demokrasi, insan hakları, mazlumlar için vereceğiz.
-2 acı olayla karşı karşıya kaldık. Fransa'da 2 kişi yaşamını yitirdi. Ailelere başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Daha acı bir olay ise ABD'de yaşandı. 59 kişi hayatını kaybetti. Teröre karşı bütün ülkelerin ortak tavır sergilemesi lazım. Amerikalılara başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
"Davutoğlu koalisyon için genel merkeze gelmişti..."
-Sizi 13 Temmuz 2015'e götürmek istiyorum. O gün haziran seçimlerinden sonra sayın Ahmet Davutoğlu başbakan olarak koalisyon kurmak için genel merkeze gelmişti. O gün söylediklerimle bugünü kıyaslayacağım. Ne istedik bugün neler oldu? Davutoğlu'na Türkiye'nin 5 temel sorunu var, dedim. Bunlar, demokrasi, ekonomi, eğitim, toplumsal barış, dış politika. Demokratikleşmede; Türkiye 12 Eylül sonrasının darbe hukukuyla yönetiliyor. Bunu değiştirelim, yüzde 10 barajını, lider sultasını kaldıralım, yargı bağımsızlığını sağlayalım, dedim.
Biz demokrasi gelişecek, dedik. Bugün bu standartların hiçbirisi yok. İlk olay yüzde 49,5 oy alan Davutoğlu'nun başbakanlıktan gitmesi oldu. Bir partinin genel başkanı kendini seçenlere hesap vermeden gidiyor. İkinci temel olay 15 Temmuz darbe girişimidir. İki 15 Temmuz var. Biri halkın 15 Temmuz'u, diğeri sarayın. Halkın 15 Temmuz'una saygı gösterdik. 250 şehit, 2 bin 193 gazimiz var. Bir de sarayın 15 Temmuz'u var. Parlamento darbe dışı bırakıldı. Türkiye tarihinde ilk kez sivil darbeyle karşı karşıya kaldık. Bu darbeyi apoletsizler yaptı. Kararnamelerle yönettiler, üniversitelerden hocaları attılar. 12 Eylül'den daha fazlası bu dönemde gerçekleşti. Yargı olağanüstü siyasallaştı, muhalefeti susturma, demokrasiyi yok etme gibi bir görev üstlendi. Direnenler sürgün edildi. Bu arada hapishaneler tıka basa doldu, damatlar, dayısı olanlar dışarıda. Diğerleri, milletvekilleri de içeride. Bizim bir milletvekilimiz var. Sayın Enis Berberoğlu'nu buradan saygıyla selamlıyoruz. Berberoğlu'nun toplu iğne başı kadar suçu yok, dosyasında da yok . 25 yıl hapse mahkum edildi. İktidar partisinin hakim ve savcıları bu kararı aldı. Gün gelecek Enis bey onuruyla çıkacak. Tarih onu mahkum edenleri unutmayacak.
"Berberoğlu davasında alt mahkeme AYM'ye meydan okudu"
AYM'nin saygı değer üyelerine sesleniyorum, daha önce verdiğiniz kararlar var. Aynı olaylar konusunda aynı kararların çıkacağın bütün yargıçlar bilir. Berberoğlu'nun davasında alt mahkeme üst mahkemeye açıkça meydan okumuş, AYM'nin kararlarını takmam, demiştir. Bu gücü siyasi otoriteden alıyor. Hukukun üstünlüğüne uygun karar almak zorundasınız. Geciken adalet adaletsizliktir. 13 Temmuz 2015'te demokrasiyi konuşuyoruz bugün de konuşuyoruz. Bugünün koşulları o günden daha kötü. YSK içine yerleştirilen bir çete eliyle gayrimeşru bir referandum geçti. Kabul etmiyoruz.
"Seçimle gelen istifa ettiriliyorsa istifa eden kişi gerekçelerini halka anlatmak zorunda"
Seçimle gelenler seçimle gider, demokrasilerde kural budur. Seçimle gelen istifa ettiriliyorsa istifa eden kişi gerekçelerini halkına anlatmak zorundadır. Topbaş istifa etti. Yoruldunuz mu, diyorlar, 'hayır, adam yerine koymadılar' diyor. Sizi kim adam yerine koymadı? Bu İstanbullulara hakarettir. Bugün başka belediye başkanları için aynı şey konuşuluyor. İstifa edenler suçludur. İstifa etmeyip direnenlere de saygı duyarım. İstifanın 2 nedeni olabilir. Yolsuzluk vardır, tehditle istifa ediyorlardır. Ya da ByLock vardır.
İstifa edenlerin yakasında 2 rozet vardır. Biri FETÖ, diğeri yolsuzluk. İstifalar bu olayları kapatmaya yeter mi? Suçu gizlemek ayrı bir suçtur. Kurtulacağız sanıyorlar, günü gelecek hesabını verecekler. İstifaya zorlamak demokrasiye aykırıdır. Varsa bir şey çıkarırsınız mahkemeye.
Bir gazeteciyi düşünün yemek ısmarlayacak, pideciyi arıyor. Pidecide ByLock çıkmış diye aylarca hapiste yattı. Cumhuriyet gazetesinden... Bunlar niye dışarıda.
"Oğlum paraları sıfırla, kol saati, ayakkabı kutuları yalan mıydı?"
Binali Yıldırım beni ziyarete geldiğinde 'Cumhuriyet, Sözcü operasyonlarından söz ediliyor, var mı böyle bir şey' dedim. Yok, dedi. Bir süre sonra operasyon yapıldı. Sözcü gazetesinin sahibini silahlı terör örgütü yöneticiliğiyle yargılayacaklar. Sözcü en saygın gazetelerden birisidir. Siz müdahale edecekseniz önce ben sahip çıkacağım. (Burak Abakay'ın) 30 yıla kadar hapis isteniyor. Sözcü'nün FETÖ'yle ne ilgisi var. Yolsuzluklara karşı, cumhuriyetten yana deseniz doğrudur. 17-25'te niye o yayınları yaptılar?(deniliyor) Oğlum paraları sıfırla, kol saati, ayakkabı kutuları yalan mıydı? Yargıyı bu hale kim getirdi? Unvanında cumhuriyet savcısı yazıyor. Sarayın savcısı yazarsan saygı duyarım.
"Kredi kartı borcu 86 milyar lira"
Sayın Davutoğlu'na ekonomi bozuluyor, yapısal reformlara ihtiyaç var, dedim. İşsizlik o tarihte de sorundu. Gençler işsiz, enflasyon almış başını gidiyor. İŞKUR 7-8 ay geçici eleman çalıştırmak ister. Binlerce başvuru gelir. 22 Eylül 2017 rakamlarına göre tüketim kredisi borcu 382 milyar lira. Kredi kartı borcu 86 milyar lira. Toplam 469 lira.
2002'ye göre 71 kat artmış. Emeklinin, memurun, çiftçinin arttı mı? İcralık borçlar 2002'de 278 milyon lira, Eylül 2017'de 18 milyara çıktı. Her iki vatandaştan biri icralık. Bu mudur ekonomi?
Devletin cephesine gelirsek. Hükümetin tahsil edemediği alacak: 451 milyar lira. 2017 bütçesinin yüzde 67'sine denk geliyor. Vatandaş ödeyemiyor. Devletin de borcu var. 848 milyar lira. Hem parayı alamıyor hem borcunu ödeyemiyor. Devlet iyi yönetilmiyor.
10 kez af kanunu çıkardılar. Vatandaş ödeyemiyor.
"Faize karşıyız, diyorlar. Sanki CHP iktidarda. Karşıysan indir efendim"
Toplanan paralar nereye gidiyor? Taşerona bakıyorum asgari ücretin altı, emekli perişan, çiftçi ağlıyor. Memurun aldığı enflasyonun altında. FETÖ ne istediyse verdin, memura, çiftçiye, işçiye, emekliye vermedin. Şimdi hesap sorma zamanıdır.
Faize karşıyız, diyorlar. Sanki CHP iktidarda. Karşıysan indir efendim. Devleti sen yönetmiyor musun? 15 yılda sadece bir avuç faiz lobisine 142 milyar dolar ödediler. Üniversite hocalarını kapı önüne koyuyorsun, harp okulu öğrencilerini tutukluyorsun. Çıkar bir KHK, faizleri sıfırla. Yapamaz, çünkü faiz lobisinin has adamı. Sen faizi destekliyorsun. Faizciliğe CHP karşı. Biz alınterinden, üretenden yanayız.
"Sarayın sadece temizlik masrafı 2 milyon lira. Bu kadar israf cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde olmamıştır"
Para, yatlara, katlara, uçaklara, bin yüz odalı saraya gidiyor. Bugün Cumhuriyet sarayın harcamalarını anlatıyor. Sarayın sadece temizlik masrafı 2 milyon lira. Bu kadar israf ne oluyor? İsraf haram değil mi? Bu ülkede açlıktan insanlar öldü. Bu yetmiyor 350 odalı yazlık saray yapılacak beyefendi için. Bin yüz odalı saray, uçaklar,arabalar neyinize yetmiyor. Bu kadar israf cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde olmamıştır.
"Birisini parlatmak için iyi polis kötü polis oynuyorlar"
Paralar yetmiyor. Yeni vergi kanunları getiriyorlar. İyi polis kötü polisi oynuyorlar. Bakana yüzde 40 zam yapacağız, açıklaması yaptırıyorlar. Kamuoyu olur mu öyle şey, deyince araya beyefendi giriyor makul düzeye indireceğiz, diyor. O kararları neye göre aldınız? Akıl, irfan yok mu. Birisini parlatmak için iyi polis kötü polis oynuyorlar. Devlet akılla, bilgiyle, erdemle yönetilir.
"15 yılda bir eğitim sorunun çözemiyorsan o koltukta niye oturuyorsunuz?"
Davutoğlu'na eğitimin düzelmesi lazım, bu eğitimle bizi çağdaş uygarlık seviyesine taşıyacak nesil yetiştiremeyiz, dedim. 15 yılda 6 bakan değişti. Yeni bir çağdaş eğitimden yanayız, dedik. Biz bunu söyledikçe imam hatiplere karşısınız, dediler. İmam hatipleri getiren biziz, niye karşı olalım. Bugün, çocuklarını denek olarak kullanan tek ülke Türkiye. Her seferinde ayrı politika uyguladılar.
Ücretli, sözleşmeli, vekil öğretmen var. Dünya kadar öğretmen var kadro bekliyorlar. Atama sorununu kaldıracağız. Bütün öğretmenler öğrenciyle buluşacak.
21. yüzyılda ilkokullarda 1'den 5'e aynı sınıfta eğitim yapılan yerler var. 15 yılda bir eğitim sorunun çözemiyorsan o koltukta niye oturuyorsunuz?
Ortaöğretimde, OKS getirdiler, OKS'yi kaldırıp SBS'yi getirdiler. SBS'yi kaldırıp çoklu SBS getirdiler. Sonra onu da kaldırıp TEOG'u getirdiler. TEOG'u kaldırdılar ne getirecekler, şimdi ne olacağını kimse bilmiyor. Byle bir eğitim sistemi olur mu? Deli saçması.
"Üç terör örgütünü başımıza bela eden hükümetin adı nedir?"
Sayın Davutoğlu'na terör sorununu çözmemiz lazım dedim. 4 ilke belirledik. Samimi, dürüst olacaksınız, gizli bir ajandanız olmayacak, hesap vermeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz, her aşamada halka bilgi vereceksiniz, dedik. 2002'de ülkeyi sıfır terörle devraldılar. Bugün 3 terör örgütüyle mücadele ediyoruz. PKK güçlendi, FETÖ ortaya çıktı ve IŞİD. 71 ilden katılım var. Bu üç terör örgütünü başımıza bela eden hükümetin adı nedir? Davutoğlu'na dış politikanın 180 derece değişmesi lazım, dedim. Sıfır sorun dediler, komşu kalmadı. Suriye'nin içini karıştırdılar. Irak'ta yaşananların sorumlusu da bunlar. Suriye'ye silah sokulmasa, Suriye'ye girilmese böyle sorun olmazdı. Militanlara silah verildi, hastanelerde tedavi edildiler. TIR'larla silah gönderildi. Kardeş kardeşe kırdırıldı. Akan kanın sorumlusu bunlar. Yatacak yerleri yok. Türkmenler kaybetti, Türkiye kaybetti.
13 Temmuz 2015'i neden hatırlattım. Türkiye'nin sorunlarını en iyi bilen, kavrayan parti biziz. Önlerine koyduk, çözelim dedik. 5 sorunu koyduk, çözümünü koyduk. Siz ne yaptınız?
AB fasıl açsın diyorlar. Sen devlet değil misin? Hangi demokratik standartlar varsa biz yapalım, irademiz yok mu? Bunu hem Yıldırım'a hem Davutoğlu'na söyledim. Niye medya bağımsızlığı, yargı bağımsızlığı olmasın?
Medya özgürlüğünü getirelim, dedik. Havuz medyasına her şey serbest, hükümeti eleştirdin mi bütün zorluklar karşında.
İnsanca hakça düzen kuralım, dedik. Emekliye 2 maaş ikramiye, taşerona kadro dedik. Takipçisi olacağız.
"Semih ve Nuriye'ye selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz"
Bütün sorun ve çözümleri biliyoruz. Eğitimde bütün paydaşları davet edin eğitim şurasını toplayalım. Eğitimde en etkin ülke Finlandiya. Eğitim bakanını Türkiye'ye davet ettik. Bunlar hiçbir şey yapmıyor. Bizim çocuklarımız niye okuduklarını anlamıyor? Taşımalı eğitime son verilecek. Nerede çocuk varsa orada okul olacak. Sözleşmeli öğretmen nedir, hepsi kadrolu olacak.
Semih ve Nuriye... İki öğretmen. Buradan onlara selamlarımızı, saygılarımızı gönderiyoruz. Açlık grevindeler. Biri hapishanede diğeri hastanede. Vicdan yok mu bunlarda? Ellerine silah mı aldılar. Sadece işimizi verin, ekmeğimizle uğraşmayın, dediler. Bunların yatacak yeri yok.
-Terör sorununu 4 yılda çözmezsem siyaseti bırakacağım. 15 yılda çözemedin. Bütün sorunları 4 yılda çözeceğiz. Siyaseti köşeyi dönme aracı olarak kullanmıyorum. Ben siyaseti halka hizmet için kullanıyorum.
Dış politikayı asla iç politikaya malzeme yapmayacağız. Gazi Mustafa Kemal yurtta barış dünyada barış diyor. Hayatının büyük kısmı savaş meydanlarında geçmiştir. Barışın ne kadar değerli olduğunu bilen bir insandır. Uygar dünyanın bir parçası olacağız, kanlı, demokrasiden uzak bir coğrafyanın değil.
"Devlet büyük yara aldı, iç çürümeyle karşı karşıya"
Dış politika milli olmak zorundandır. İktidar partisi dış politikada ne söyleyeceğini bilmiyor. AK Parti'nin genel başkanı Kuzey Irak'a giriş-çıkış kapatılacak, diyor. Bakan niye kapatalım, diyor. AK Parti'nin genel başkan ambargo uygularız, diyor. Bakan ambargo uygulamayız, diyor. Bunlar devleti yönetemiyorlar. Bir rüzgara kapılmış yaprak gibi savrulup gidiyorlar. Devlet büyük yara aldı, iç çürümeyle karşı karşıya. Liyakat yok çünkü.
Karşılaştığınızda AK Partili yurttaşlarımıza sorun, 'bu ülkenin dış politikası, eğitim, tarım politikası nedir' diye sorun. Bir adam kandırılıyorsa politikası olamaz.1
Vişne Haber Ajansı