loading
close
SON DAKİKALAR

Kılıçdaroğlu: Mehmetçik kanı ile oy devşirmeye çalışmak büyük bir ahlaksızlıktır

Kılıçdaroğlu: Mehmetçik kanı ile oy devşirmeye çalışmak büyük bir ahlaksızlıktır
Tarih: 30.01.2018 - 12:24
Kategori: Siyaset

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Bugün Türkiye'de 352 bin çocuğumuz var otizmli ama eğitime ulaşan otizmli çocuk sayısı 26 bin 586. Çok çok az. Bu çokcukların eğitime ihtiyacı var. Otizmli bir çocuğun haftada 40 saat eğitim görmesi gerekir bu sorunu aşabilmesi için. 3 temel sorunumuz var. Çocuklara yeterli eğitim verilmiyor. Bunu sözünü veriyorum. Bunun mücadelesini de yapacağız. Sosyal devletin görevlerinden birisi iyi eğitim alacakları fiziki mekanları yaratmaktır. Bugün 7 bin öğretmen açığımız var. Onun da sözünü veriyorum. Arkadaşlarımız bir araştırma önergesi hazırladılar. Gönül isterdi ki bu araştırma önergesi bütün partilerin desteği ile kabul edilsin. Bütün taraflar bilgi versinler ve çözüm üretelim. Bizim verdiğimiz önerge AK Parti milletvekilleri tarafından reddedildi. Bunu da 353 bin ailenin takdirine sunuyorum. Biz konu araştırılsın derken, onlar çözüme kavuşmasın dediler. Biz her türlü mücadeleyi yapacağız. Bunu tüm vatandaşlarımın bilgisine sunarım.

Türkiye'nin gündemi o kadar hızlı değişiyor ki, emin olun yarın sabah ne olacağını kimse bilmiyor. Başka bir ülke de yok. Bir endişe, bir yılgınlık, bir karabulut gibi toplumun üstüne konmak istiyor. Bu sabah da bir baktık, TTB Merkez Konseyi'ne polis operasyon yapmış. Gözaltına almalar, mahkemeye çıkarmalar... Yazı yazarsınz gelir, bu insanlar kaçacak değil. Sanırsınız ki bildiri iktidar partisini en ağır şekilde eleştiren bildiri. Okuyorum; Biz hekimler uyarıyoruz. savaş doğada ve insanda tahribat yapan, insan eli ile yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. Yalan mı? Toplumsal yaşamı tehdit eder, insan eliyle yaratıllır.

3.5 milyon mülteci var Türkiye'de. 30 milyar dolar harcadıklarını söylediler, 3 milyar dolar bile harcamadılar. Suriyeli çocukların nasıl dilendiklerini de biliyoruz. Bu dramı yaratan savaş değil mi? Niye alınıyorsunuz?

'Yaşatmaya ant içmiş mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın birincil görevi olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz?' Doğru. Aklı başında hangi insan hayatı, birliği, bütünlüğü savunmaz. Onlar da bunu söylüyorlar. 'Savaşla baş etmenin yolu adil, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmak. Savaşa hayır, barış hemen şimdi' demişler. Sen misin bunu diyen, gözaltına alındılar.

Bu tür davranışlar, sizin yaptığınız ve toplumun tümünün desteklediği Afrin operasyonuna gölge düşürür. "Bir yerde bir hata yapıyoruz, bu hatayı kimse görmesin" diye. Birisini düşüncesini ifade etti diye evini basmak demokrsilerde olan bir şey değil.

Asker bile dağda, terör örgütü mensubunu yaralı yakaladığında, alıyor, ekmek veriyor, doktora götürüyor. Bu ordunun saygınlığı açısından çok ama çok önemlidir. Siz, doktorun düşüncesini açıklamasın diye baskı kuruyorsunuz. Umarım hükümet bütün bunlardan ders çıkarır.

Türkiye bulunduğu coğrafya itibarıyla çok stratejik bir bölgede. Bu bölgede Türkiye'nin örnek olması bizim dünyada saygınlık kazanmamız için çok önemlidir. Hiçbir ülke, sınırında terör örgütlerinin yuvalanmasını istemez, terörü sonlandırmak ister. İnsan haklarına evet ama teröre hayır demek zorundayız.

Bizim Afrin operasyonuna desteğimiz tamdır ama ÖSO ile paralel anılması rahatsızlık yaratıyor. Giden bizim ordumuz, şehit olanlar bizim askerimiz ama neredeyse bunu ÖSO'nun kahramanlığına bağlayacaklar.  Ordunun kahramanlığını, haysiyetini korumak her vatandaşın en temel görevidir. Ayırca, Mehmetçik kanı ile oy devşirmeye çalışmak da büyük bir ahlaksızlıktır.

26 Ocak 2011'de Suriye'de iç ayaklanmalar başlar. 29 Nisan 2011'de Suriye'den kaçanlar bizim sınırlarımıza geldiler mülteci olarak.  31 Mayıs 2011 karşıt kgruplar Antakya'da toplandılar, hükümet bunlara destek verdi. IŞİD, El Nusra gibi pek çok radikal grup bu süreç içinde oluşmaya başladı ve bunlara TIR'larla silah gönderildi. Biz dedik ki 'sakın ha Türkiye'yi Ortadoğu bataklığına sürüklemeyin'. Bunların hiçbirisi iktidar tarafından kabul görmedi. Onlar her fırsatta bizi eleştirdiler. Suriye karıştığı zaman Rusya ve Amerika bölgede ana aktör olarak bulunmuyordu. İleride Türkiye'nin başına büyük felaketler açar diye dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup gönderdim. 2012'de bunları söylüyoruz ama onlar bizi eleştirdiler ve silah göndermeye devam ettiler. 2 yıl sonra istihbarattan İsmail Hakkı Pekin gönderilen silahların bir kısmının PKK'nı eline geçtiğini ifade etti. Oturdular sabah akşam CHP'yi suçladılar. şimdi bütün vatandaşlarıma sesleniyorum dış politikada 3 adım ötesini görmezseniz ülkeyi sağlıklı yönetemezsiniz.

Herkes aldattı. Aldatmayan bir Allah'ın kulu kalmadı. Bir de beni dinle, ben seni aldatmıyorum. Öyle şeylerle suçlanıyorum ki aklı hayali almaz insanın. 2012'de 'CHP'nin Şam'a gidecek yüzü olmayacak, biz gideceğiz Emevi Camii'nde namaz kılacağız' dedi. Git kıl bakalım. Suriye konusunda en tutarlı politikaları kim üretti? Komşuda yangın var siz benzin bidonuyla gidyorsunuz, dedik. 11 Şubat 2013'te Cilvegözü'nde bombalar patladı 13 vatandaşımız hayatını kaybetti. 11 Mayıs 2013'de Reyhanlı'da 52 vatandaşımız hayatını kaybetti. IŞİD yaptı, diyemediler. O dönem IŞİD'e yaramaz çocuklar diyorlardı.

Orta Doğu bataklığını Türkiye'nin haline getirdiler. Terör örgütlerine her türlü desteği verdiler. Şimdi PYD'yi düşman ilan ediyorlar. PYD'yi meşrulaştıran kim, Salih Müslim'in defalarca Ankara'ya çağırıp altına kırmızı halı seren kim, CHP mi? Sen terör örgütü kabul etmedin, bir sabah kalktın Esad nasıl düşman olduysa o da düşman oldu. Düne kadar beraberdiniz. Sizi defalarca uyardık. Gittin, yine birileri seni kandırdı, tuzağa düştün. Sana bir şey oldu mu, hayır. Bu ülkenin gariban çoucuklarına oldu.

10 Haziran 2014'te Musul Konsolosluğumuz basıldı, bugün vekilimiz olan Öztürk Yılmaz'la birlikte 49 kişi kaçırıldı. Bölgeyi biliyor Öztürk Yılmaz. Şimdi AKP'nin hedef noktasıda. Her hakaret yapılıyor. Dışişeri Bakanı 'Benim memurum' diyor. Kim sizin memurunuz, devletin memurunu kendi memuru kabul edersen gelir böyle toslarsın.

10 şubat 2015'te CHP iktidarında Orta Doğu'ya barışı getireceğiz. Suriyeli kardeşlerime 'git kardeşim baba ocağına geri dön, sana her yardımı yapacağım. Suriye'yi onaracağız, okulunu, yolunu, hastaneni yapacağız, dedim. Bunu söyledim AKP'nin kalemşorlari ve yöneticileri her hakareti yaptılar.

Beyefendi yine yelpaze gibi döndü. Erdoğan 'Afrin'de huzur iklimi tesis ediliğinde yüz binlerce Suriyeli kendi yurtlarına kavuşacaklar' dedi. Şimdi o kalemşörler bir şey söylüyor mu? Erdoğan'ın kölesi olanlar kalem oynatamazlar. Biz bölge halkını kucaklıyoruz. Bölge halkı bizim akrabamızdır, her türlü desteği vereceğiz.

Öyle bir noktaya geldi ki Türkiye, kendi topraklarından kaçmak zorunda kaldı. Malı terör örgütüne vererek kaçmak zorunda kaldılar. Süleyman Şah Türbesi'nden söz ediyorum. Şimdi ortalıkta beyefendi kahraman diye geziyor. Ben olsaydım, 10 bin şehit gerekirse verirdik, bayrağımız orada dalgalanırdı. Korkaktan kahraman olmaz. Terör örgütlerine teslim olandan kahraman olmaz.

Bu ülkenin çıkarları her şeyin üstündedir. Yeter ki biz hep beraber saygın bir Türkiye'nin kuruluşunu inşa edelim. Bugün geldiğmiiz nokta, Ortadoğu bataklığının parçası olan Türkiye. Bizim sözümüzü dinleselerdi, bugün Türkiye bölgesinin hem en güçlü hem en saygın ülkesi olacaktı. Türkiye nasıl yönetilir bilmiyorlar. Türkiye'nin tarihini bilmiyorlar.

Bütün bunlar olurken yine AK Parti ve kalemşörleri CHP'yi suçluyorlar, sanıyorlar ki biz geri adım atacağız. Feriştahınızla gelin, bir milim geri adım atmayacağız. Kendi toprağından kaçan adamdan hesabını soracağız. Kahraman diye geziyor. Ne kahramanlığı?

Ekonomide ciddi sorunlar yaşıyoruz.

Sıtkı Aydın isimli kardeşimiz Meclis önünde kendisini yaktı. Bizm sözümüz lafla değil işledir. Ezilenlerin, emeğiyle geçinenlerin yanındayız. Sana iş vermeyenler sana 300 lirayla hayatı zehir edenlerin takipçisi olacağız. Sıtkı kardeşmiz bir cümleyi sakın unutma, 'ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen.'

İzmir'de bir yurttaş 8 aydır maaşaını alamadı diye İŞKUR önünde soyundu. Dün bir yurttaş işsiz diye kendini benzin dökerek yaktı. Bir bu tabloya bakın bir de yandaşlara bakın. Halk işsiz geçinemiyor. Sıtkı kardeşimzin, kendini yakanların iş güvencesi yok ama yandaşların çifte garantileri var. Uluslararası kuruluşlardan borç alırsın, banka iflas edersen paranı ben öderim, diyor. Kar elde edemezen karın da garantisini veririm, diyor. Ya Sıtkı'ya hangi garanti? Hiçbir garanti yok. Köprü, yol yapmışlar araçlar geçmedi, tüp geçit için 123 milyon para verecekler Sıtkı kardeşimin cebinden. Zehir zıkkım olsun. Ayakkabı kutusunda çıkan paraları iade ettiler, faizini verdiler bir de. Haram, zehir zıkkım olsun. O kararı veren hakimlere de zehir zıkkım olsun."

 

ÜYE YORUMLARI

FERİDE ÖZÇELİK

SÖZLER DOĞRU.AMA 8 SEÇİM KAYBEDİP TE PİŞKİNLİKLE HALA ORADA OTURMAK TA O AHLAKSIZLIĞA HİZMETTİR

30.01.2018, 16:14
Yorum Yap

Facebook Yorumları