loading
close
SON DAKİKALAR

'Kimse Kürt Mehmet nöbete diyemeyecek'

'Kimse Kürt Mehmet nöbete diyemeyecek'
Tarih: 21.05.2013 - 14:46
Kategori: Gündem

Kadir İnanır, akil insanlar görevini neden kabul ettiğini NTV canlı yayınında anlattı...

Sağlık durumunuz nasıl şu anda doktorunuz uzun seyahatlere çıkma demesine rağmen akil adam olmayı kabul ettiniz?

Doktorlarım bu turu ve çalışmadaki durumumu görseler asla müsaade etmezdi. Gittiğimiz her yerde yoğunluk ister istemez benim üzerime yansıyor. Binlerce resim çektirmek bile. Ama bir yola girdikten sonra onun geri dönüşü yoktur. Kaldı ki bu girişim öylesine kutsal ve ben öylesine önemsiyorum ki. Toplumsal sorunlara çok duyarlı bir insan olarak önce ve sonra da böylesine önemli bir çalışmanın içinde olmaktan asla kaçmazdım. Çünkü ben öyle bir karakterin temsilcisiyim. Ben sürekli televizyonlarda basındaki arkadaşlara söylüyorum böylesine güzel bir çalışma siyasi görüşünü beğenmesem bile hangi partiden gelirse gelsin hiç düşünmeden bunu kabul ederdim. Kabul edişlimin ikinci bir önemli sebebi de özgür çalışacağım söylendi.

Çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Bizim gittiğimiz yerde yoğunluk oluyor. Çünkü ben 44 yılda halkın gönlünde büyük bir sevgi yarattım halkın gönlünde. Halkın içinde bire bir yaşamaktan onlarla el ele tutuşmaktan dokunmaktan çok hoşlanan bir adamım. Böyle olunca yoğunluk daha fazla oluyor. Televizyonlarda bu çalışmalarla ilgili siyasetçiler televizyon programları yapıyorlar vatandaş da onu benimsiyorsa onu kelime kelime ezberliyor ve bize soruyor. Henüz kendi düşüncesi netleşmiş değil. Ben bunları görüyorum. İlk defa Türkiye'de insanlar özgürce her istediklerini yüksek sesle bağırarak anlatabiliyorlar. İşin içine siyasetçiler girmeden oluyor bu. Bu kültür inşallah yerleşecek ve bu ülkenin herhangi bir sorunu STK’lara sorulmadan yol almayacak. Sonunda tartışmalar bittikten sonra gergin geçmesine rağmen sonunda Kadir İnanır sevgisi galip geliyor ve fotoğraf çekimleri başlıyor.

En çok ilgiyi siz görüyorsunuz yıllardır Kadir abi ve Tatar Ramazan olarak bilindiniz aslında şimdi başka bir role büründünüz.

Tatar Ramazan’da da anlattığımız bir ülkeydi. Radikal sol görüşlü bir mahkumun hayatını anlatan bir filmdi. Düzene karşı isyan eden oynanan çirkin oyunları bileğinin gücüyle bozan adamdı. Burada da bir toplumun en büyük sorunu gündemdeyse hayatın kendisi demektir.

Beş aydır akmayan kan bir beş ay daha akmadığı zaman, bir yıl daha akmadığı zaman bu kaygılar ortadan kalkacak. O siyasilerin yönlendirdiği etkileşim bile aradan kalkacak gerçek ortaya çıkacak. Ama eğer biz bunları böyle hayal etmezsek, arzulamazsak, gördüğümüz zaman elimizi uzatmazsak, zaten insanlığımızdan şüphe etmeleri gerekiyor. Başarıyla sonuçlanacak göreceksiniz. Burada size açıklayamayacağım bazı gerçekler var. O bölgede büyük bir enerji sorunu var. Rakamlar o kadar büyük ki o bölgedeki gelir kaynaklarını üretip pazarlayacak büyük emperyal güçlerin o bölgede huzur istedikleri açık. Orada büyük bir zenginlik olacak ve eşitlik olacak. Artık hiç kimse Kürt Mehmet nöbete diyemeyecek. Ne var canım diyor ben onun çocuğunu da okutuyorum yanımda da çalıştırıyorum ne istiyorlar fazla diyor. Ben de diyorum ki sigorta da yaptıracaksın diyorum ve yüksek sesle de artık konuşmayacaksın diyorum. Bütün bunlar anayasal güvence altına alındığı zamanda kaygılar ortadan kalkmış olacak.

Halkın sürece bakışı nasıl?

Kaygıları var tabii çünkü çok çabuk gelişmiş bir süreç bu. Keşke hemen bitse ama bu bir başlangıçtır. Böyle bir başlangıcı geriletmek insan vicdanına merhametine aykırıdır. İyi yürekli insansa, kaliteli insansa barış kelimesine asla elinin tersiyle itmemesi gerekir. Bir gün benim kız yeğenim erkek çocuk doğurdu ban telefon açtı dayı dedi bu bebeğin adını sen koyar mısın dedi. Hiç düşünmeden Barış dedim.

Sibel Atasoy / NTV

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları