KONDA, 24 Haziran seçimlerine ilişkin hazırladığı kapsamlı raporunu açıkladı: Hangi parti, kimden, ne kadar oy aldı?

KONDA, 24 Haziran'da gerçekleşen milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair 100 sayfalık raporunu açıkladı.
Rapor, 32 ilde 2 bin 728 kişiyle yüz yüze görüşülerek hazırlandı.
Türkiye siyasetinin ilçelerde belirlendiğini ifade eden KONDA'nın analizine göre, AKP'nin salt çoğunluğu aldığı ilçelerin sayısı 417. Bu ilçelerde ise toplam seçmenin 16 milyon 597 bini yaşıyor, bu da genel seçmen sayısının yüzde 30'una karşılık geliyor.
CHP'nin ise salt çoğunluğu sağladığı 26 ilçe var. Bu ilçede yaşayan seçmenler ise ülke enelinin yüzde 3'ünü teşkil ediyor.
Rapora göre, Erdoğan geçerli oyların 2018'de yüzde 52.4'ünü, 2014'de yüzde 51.6'sını almış görünse de toplam seçmen içindeki oy oranı 2018'de yüzde 45.2, 2014'de yüzde 37.5.
Rapora göre, Erdoğan geçerli oyların 2018'de yüzde 52.4'ünü, 2014'de yüzde 51.6'sını almış görünse de toplam seçmen içindeki oy oranı 2018'de yüzde 45.2, 2014'de yüzde 37.5.
HDP'nin, özellikle güneydoğu ilçelerinde baskın parti olmasının da etkisiyle salt çoğunluğu aldığı 73 ilçe bulunuyor. Bu 73 ilçeden aldığı oy ise HDP'nin ülke genelinde aldığı oyun üçte birini oluşturuyor.
Hiçbir partinin salt çoğunluk sağlayamadığı ilçe sayısı ise yarıdan fazla.
Batı bölgelerine doğru gelindikçe seçime katılım oranının yükseldiği belirtilen rapora göre, 24 Haziran seçimlerinde katılım oranı yüzde 88.2, katılmayanların oranı ise 11.8. Geçersiz oylar toplam seçmenin yüzde 2'si oranında. Ayrıca katılım oranı doğu illerinde batıya doğru geldikçe artış gösteriyor.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezindeki balkon konuşmasında vatandaşlara hitap
Raporda, partilerin oy oranları değişiyor gibi görünmesine rağmen, yerleştikleri toplumsal tabanın değişmediği tespiti yapıldı. Seçmen sayısının 2011 genel seçimlerinden bu yana yüzde 10, geçerli oy sayısının yüzde 15 artmasına rağmen AK Parti, MHP ve CHP'nin aldığı oy sayısı değişmedi.
Raporda, sosyo ekonomik olarak gelişmişliğin daha geride olduğu illerde AK Parti, daha ileride olduğu illerde ise CHP yoğunlaşıyor. İYİ Parti ve MHP ise ülke ortalamasına göre birbirlerinin simetrisinde yer alıyor. İYİ Parti, sosyo ekonomik olarak ülke ortalamasının ortaüstünde iken, MHP ortaaltında yer alıyor.
AKP, büyükşehirlerin çoğunda düşük oy aldı
AKP'nin bir önceki genel seçimlere göre oy kaybetmiş olsa da 972 ilçenin 827'sinde yüzde 30'un üzerinde oy aldığı belirtilen rapora göre, Güneydoğu, Batı Marmara (Trakya), Ege ve Akdeniz bölgeleri AKP'nin genel ortalamadan düşük oy aldığı bölgeler.
Özellikle kartogramda dikkat çekici olan unsur, büyük şehirlerin çoğunda AKP oylarının Türkiye ortalamasına kıyasla düşük olması.
HDP'den AKP'ye 250 binlik kişilik kayma
Raporda, 1 Kasım seçim sonuçlarından bugüne HDP'den AKP'ye geçiş görülmediği ancak 7 Haziran sonuçlarına kıyasla HDP oylarının bir kısmının AKP'ye kaydığı, bu oranın 0.5 (250 bin kişi) olduğu belirtildi.
Ayrıca kayyum atanan ilçelerde ülke oy oranları içinde 0.3 puanlık AKP'ye oy kayması olduğu tespiti yapıldı.
Raporda, "CHP'den HDP'ye kayan stratejik oyun büyüklüğü en azami olarak HDP oyundaki 0.9 puan artış kadar, ama muhtemelen bu oranın gerisinde bir seviye olduğu kabul edilmelidir" denildi.
"Demirtaş ve Akşener'in oyu partilerinden geride"
Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin ikinci tur umuduyla kendi adayına değil CHP'nin adayı Muharrem İnce'ye oy verdiğinin belirtildiği raporda şu tespitlere yer verildi:
- Seçime katılan ve geçerli olan oyların yüzde 52.4'ünü alan Recep Tayyip Erdoğan'ın oyları katılmayan ve geçersiz oy kullanan seçmenler dahil toplam seçmenin yüzde 45.2'siydi.
- Muharrem İnce toplam seçmenin yüzde 26.5'inin oyunu alırken, bu oyların geçerli oylar içindeki payı yüzde 30.8 oranındaydı
-Selahattin Demirtaş ve Meral Akşener ise kendi partilerinin oylarından geride oy almışlardır.
"İnce, CHP'den 6.9 puan fazla oy aldı"
Cumhurbaşkanı adayları ve destekleyen partilerin oyları arasındaki farklara bakıldığında, Erdoğan'ın Cumhur İttifakı oyundan 1.3 puan geride kaldığı görülmektedir.
- Muharrem İnce, CHP'den 6.9 puan fazla oy alırken, muhalif bloktaki tüm partilerin seçmenlerinden de oy aldığı anlaşılmaktadır.
Raporda, 24 Haziran'da Meclis'e giren 5 siyasi partiyle ilgili yapılan değerlendirmeler ise şöyle:
Her bir partinin ülke genelinde aldığı toplam oylarının bölgelere dağılımına yine seçmen oranlarıyla beraber bakıldığında, AK Parti'nin tüm bölgelerden seçmen oranlarına göre dengeli bir şekilde oy aldığı ve tüm bölgelerde var olduğu ve küçük farklılıklar olmasına karşın seçmen ve AK Parti oylarının bölgelere göre kombinasyonunun oldukça paralel olduğu görülmektedir. Bu analizden yola çıkarak AK Parti'nin tüm siyasal ve toplumsal kutuplaşmalara karşın hâlâ bir kitle partisi olduğunun da altı çizilmelidir.
CHP'nin daha önceki seçimlerde de gözlenen bölgesel sıkışmışlığının devam ettiği görülmektedir. CHP batı bölgelerinde seçmen ağırlığından fazla oy alırken doğu bölgelerinde seçmen oranlarına kıyasla oldukça düşük oy almaktadır.
.png)
HDP ise CHP ile benzer biçimde bölgesel sıkışmışlığını sürdürmekte ve Güneydoğu, Ortadoğu ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinden toplam oyunun yüzde 45'ini almaktadır. Yine Kürt seçmenlerin göçlerle yoğunlaştıkları İstanbul ve Akdeniz bölgesi de HDP'nin oyunun yüzde 30'unu oluşturmaktadır.
MHP oyları Akdeniz, Batı Anadolu, Orta Anadolu, Batı Karadeniz bölgelerinde seçmen dağılımından daha yoğun, buna karşılık İstanbul, Batı Marmara, Ege ve Güneydoğu'da daha düşük oy almaktadır.
İYİ Parti Ege, Akdeniz, Doğu ve Batı Marmara bölgelerinde seçmen dağılımına kıyasla daha yüksek oy almıştır. MHP ve İYİ Parti'nin bölgesel oy kombinasyonuna bakıldığında Güneydoğu ve Ortadoğu bölgelerinde beraberce çok düşük oldukları buna karşılık diğer bölgelerde birbirlerini bütünledikleri ya da birbirilerinin yerine oy aldıkları söylenebilir.
Son aylarda seçmen tercihlerinde ne değişti?
Seçim sürecine girilmesiyle beraber kararsızların oranında kayda değer oranda düşüş gözleniyor ve seçmen seçim yaklaştıkça kararını netleştiriyor. Kararsızlar Ocak ayından bu yana 12 puan azalmış.
Ocak ayından bu yana AKP oyunu doğrudan tercihlerde 6 puan, CHP ise 7 puan civarında artırmış.
HDP Ocak ayından bu yana 2 puan oy artışıyla baraj riski yaşamayacağı bir seviyeye ilerlemiş.
MHP ve İyi Parti beraber ve simetrik salınırken İyi Parti MHP’nin de önüne geçmiş görünüyor.
Saadet Partisi de dahil diğer partilerin siyasi konsolidasyonun içinde eridikleri ve kayda değer varlık gösteremedikleri görülüyor.
Seçim süreci ve kampanyalar neyi değiştirdi?
-Muharrem İnce geleneksel CHP oylarında ve CHP’nin ağırlıklı olarak varolabildiği demografik, ekonomik, kültürel ve sosyolojik kümelerde kayda değer sıçrama üretmiştir. Fakat bu sıçrama yine geleneksel olarak CHP’nin oy alamadığı kümelerde henüz karşılık bulmamaktadır. Bu nedenle Muharrem İnce’nin kendi doğal potansiyeli olan kümelere ulaştığı ve bu kümelerde adayından memnuniyet ve özgüven ürettiği söylenebilir.
-Yine bu tespiti destekleyen bir başka bulgu örüntüsü Meral Akşener oylarında görülmektedir. Nisan, hatta Mayıs bulgularındaki Meral Akşener oylarının profili ile Muharrem İnce oylarının profili ve deği şimi benzerken, Haziran bulgularında Muharrem İnce’nin güçlendiği kümelerde Meral Akşener’in oyları biraz gerilemektedir. Bu da Meral Akşener’e yönelmiş olan ve potansiyel CHP oyları olan kümelerde M. İnce’ye yönelişi işaret etmektedir. Bu durum bir bakıma Muharrem İnce’nin kendi potansiyel oylarını konsolide ettiğine işaret etmektedir.
-Kararsızların seyrine bakıldığında kadınlarda, Geleneksel Muhafazakâr hayat tarzına sahip kümede, alt orta sınıf ve alt sınıflarda kararsız seçmenin oranı görece yüksek seviyelerdedir. Bu kümeler ağırlıklı olarak AKP ve Erdoğan’ın güçlü olduğu kümelerdir. Bu nedenle bu kararsızlık halinin sürüp sürmeyeceği, Erdoğan’a mı, İnce’ye mi doğru evrilecekleri ve seçimin sonucunu etkileme potansiyelleri olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
Kendi hayatında da ülke hayatında da yakın gelecekte ekonomik kriz bekleyenler, yani bir bakıma karamsar olan kümelerde Muharrem İnce, iyimser olan kümelerde Recep Tayyip Erdoğan önde görünmektedir. Erdoğan giderse ekonomide işlerin daha kötüye gideceğine inananlarda Erdoğan ezici biçimde önde iken, Erdoğan giderse işler daha iyiye gider diyenlerde Muharrem İnce önde.
Kendi bireysel hayatında ve ülke hayatında yakın gelecekte kriz riski görmeyen iyimserler aynı zamanda çoğunlukla Erdoğan giderse işler kötüye gider diyenler olduğu ve tercihlerinin de ezici biçimde Erdoğan olduğu dikkate alınırsa bu kümelerin ekonomik istikrar için Erdoğan’a oy verecekleri söylenebilir. M. İnce’ye oy verenlerin ise hem kendi hayatlarında hem de ülke hayatında ve gelecek için kaygılı, endişeli oldukları not edilmelidir.
-AKP’nin çekirdek seçmeni yüzde 23,1, sempatizan seçmeni yüzde 10,6 oranında. Seçmenlerin yüzde 10,9’u CHP’nin çekirdek seçmeni, yüzde 6,8’i ise sempatizan seçmeni. Herhangi bir partinin tabanı sayılamayacak seçmen kümesi ise yüzde 36,4 oranında."
KONDA'nın hazırladığı raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












