loading
close
SON DAKİKALAR

Bu fotoğrafa kızan adama: Sana ne?

Mustafa Mutlu
Tarih: 13.05.2014

Mustafa Mutlu; Düzce Üniversitesi Bahar Şenlikleri’nde, başörtülü iki kızın erkek arkadaşlarının omuzlarına oturması büyük olay oldu.

Düzce Üniversitesi Bahar Şenlikleri’nde, başörtülü iki kızın erkek arkadaşlarının omuzlarına oturması büyük olay oldu.

Neden?

Plajlarda hiç mi deve güreşi yapan kızlı-erkekli çiftler görmedi bu tabloyu eleştirenler?

Gördüler elbette...

Ancak bu olayın farklılığı, kızların türban takıyor olmasında!

Hele AKP’liler; nasıl kızıyorlar bu kızlara, nasıl öfke kusuyorlar bilemezsiniz!

Bulsalar resmen linç edecekler.

Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ örneğin... “Başörtülü kızların erkeklerin omuzlarında oturmalarını utanarak izledim” demiş...

Sadece o kadar mı?

AKP tabanı da kaynıyormuş!

***

Aynı adamlar düne kadar, “Size ne kadınların başından? Kapanmak isteyen kapanır” diyordu; şimdi kıçıyla uğraşıyorlar!

Böyle diye diye türbanı önce üniversitelere, sonra orta ve ilk öğretime, hatta Meclis’e soktular...

“Özgürlükler”i öne sürdüler; “örtünme özgürlüğü” diye bir şey uydurup, kızlarımıza, kadınlarımıza bunu dayattılar.

Ancak aynı kızlara diledikleri gibi eğlenme, yaşama ve fotoğraf çektirme hakkı tanımıyorlar!

***

İyi de “Kimin başını örttüğü”ne biz karışamazsak...

Aynı kızların kimin omzuna oturduğuna sen nasıl karışabiliyorsun iki yüzlü adam?

Kimin, nasıl yaşadığından sana ne?

İyi bak fotoğrafa da gör; yaşını başını almış genç kızlar var karşında...

İlle de senin düşündüğün gibi mi düşünecek, ille senin yaşadığın gibi mi yaşayacaklar?

***

Haaa; bu tabloyu düzeyli bulmayabilirsin!

Ancak o da senin eserin...

Bu kızlar, senin baskın yüzünden bu hale geliyor...

Dayağınla, şiddetinle kapanıyorlar ama park köşelerinde, sahillerde erkek arkadaşlarıyla sarmaş dolaş oturup, bira içebiliyorlar...

Türbanı başlarına geçirip, gözlerini, dudaklarını istedikleri gibi boyayabiliyorlar!

Unutma:

Baskı altında yaşayan, azıcık özgür olduğunu hissettiği an cıvıtır!

Bu yüzden bırak bu çocukların üzerinden ahlak bekçiliği yapmayı da...

Onları kim, nasıl, neden bu hale getirdi; onu bir sorgula bakalım.

***

Bugün basına yansıyan bu fotoğrafları “yoz” bulabilirsin, dinci kardeş...

Ama kabul etsen de etmesen de “en az suçlu” olan, o fotoğraftaki kızlar...

Asıl suçlu ise sensin!

Senin koyduğun yasaklar...

Senin her şeye karışan dilin...

Kötülük dolu kalbin...

Bu çocukları bu hale getiren sensin!

BAHÇELİ!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Başbakan’ın sözlü tacizine uğrayan Metin Feyzioğlu’nu suçlu buldu:

“Barolar Birliği Başkanı’nın kendini beğenmiş tarzı, her satırı siyaset kokan açıklamaları Başbakan’ı tahrik etmiştir. Baro Başkanı çalmış, Başbakan oynamıştır.”

Devlet Bahçeli acaba Metin Feyzioğlu’nun hangi “tarz”ını “kendini beğenmişlik” olarak nitelendiriyor?

“Çalma, oynama” meselesine gelince... Bahçeli’nin bu konuda kimseye söz söylemeye hakkı yok:

Son 12 yıldır en kritik yasal düzenlemelerde Tayyip Erdoğan’a kimin stepnelik yaptığını, yani kimin çalıp kimin oynadığını çok iyi biliyoruz...

GÜNÜN SORUSU

Danıştay’ın kuruluş yıldönümü töreninde Başbakan ile Türkiye Barolar Birliği Başkanı arasında yaşananlar, hükümeti harekete geçirmiş... Danıştay ve Yargıtay’ın tüzüklerinde değişiklik yapılarak Barolar Birliği Başkanı’nın konuşması önlenecekmiş... Sorum bu düzenlemeyi yapan “ileri demokrat” arkadaşlara:

Danıştay’ı ve Yargıtay’ı kapatmak, daha kalıcı bir çözüm değil mi?

BAŞBAKAN ERDOĞAN ŞİMDİ DE SÜTÇÜLERE SAÇ BAŞ YOLDURTTU!

Başbakan önceki gün yine Fethullah Gülen cemaatinden yakındı ve aynen şunları söyledi:

“Bu öyle bir yapı ki ak sütün içine karışmış pis suya benziyor. Dışardan bakıldığında süte karışan pis su nasıl anlaşılmıyorsa, bu yapı da anlaşılmıyor, görülmüyor. (./.) Biz bir cerrah hassasiyetiyle sütün içine karışmış bu pis suyu gerekirse kaynatarak, gerekirse moleküllerine kadar tespit yoluyla temizleyeceğiz.”

***

Dün önemli bir yoğurt markasının sahibiyle karşılaştık. Aynen şunları söyledi:

“Başbakan’ın bizim işimiz hakkında hiçbir fikri olmadığı ortaya çıktı. İyi ki sütçülük yapmıyor; yoksa vatandaşı zehirler. Çünkü süte pis su karışırsa, kaynatarak maynatarak o suyu, saf süte dönüştüremezsin. Yapacağın tek şey dökmektir!”

***

Demek ki neymiş?

Başbakan’ın deyimiyle “pis su” yani cemaat, “ak süt”ün içine sızdıysa, o süt artık iflah olmazmış!

Tek yapmanız gereken şey, dökmekmiş...

Bu iddianın sahibi yoğurt üreticisini merak ettiniz değil mi?

Olur; adamcağızın adını yazayım da bir günde ipini çekiversinler!

GÜNÜN İSYANI!

Adliye memuru Oktay D.’nin, Ankara’daki ve Kocaeli’deki iki savcının şifrelerini kullanarak UYAP’a 26 kez sızdığı ve yurtdışındaki bir hükümlü ile ilgili yakalama kararını kaldırdığı iddia edilmiş. Oktay D. için 24 yıla kadar hapis isteniyormuş... İsyanım şifreleri kullanılan savcılara:

Adam, karınızın bile bilmemesi gereken şifrelerinizi nasıl elde etti? Bu suçta siz, sütten çıkma ak kaşık mısınız?

Mustafa Mutlu - Aydınlık

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları