loading
close
SON DAKİKALAR

Devlet terörü!

Mustafa Mutlu
Tarih: 24.12.2012

Mustafa Mutlu yazdı, ''Bugünkü hukuksuzluklarınızın hesabının sorulacağı bir hukuk düzeni elbette yeniden kurulacak!''

Kuşkusuz Türkiye‘nin en kanlı olaylarından biri, otuz dört yıl önceki Kahramanmaraş katliamıdır.

Bazı kitle örgütleri her yıl olduğu gibi bu yıl da katliamda hayatlarını kaybeden 111 kişiyi anmak için Kahramanmaraş‘ta etkinlikler düzenlemek istedi.

Çeşitli kentlerden bu ile gitmek isteyen yurttaşların bindiği otobüsler, tıpkı bu yıl 29 Ekim‘de olduğu gibi polis tarafından engellendi. Otobüsler uyduruk gerekçelerle alıkonuldu. Otobüs firmaları, otobüs temin etmemeleri için tehdit edildi.

Tüm engellemelere karşın İzmir‘den, İstanbul’dan, Ankara’dan ve diğer illerden yola çıkan otobüsler ve binek araçları, Kahramanmaraş girişinde durduruldu.

Narlı İlçesi sınırında durdurulan araçlardaki yurttaşlara polis saldırdı ve üç kişi hastanelik oldu.

Yetmedi; düzenlenmesi beklenen miting iptal edildi.

***


Sözüm ona başta ulaşım ve gösteri özgürlüklerimiz olmak üzere tüm özgürlükler anayasa güvencesi altında...

Ve hatta iktidarda, özgürlükleri sakız etmeye alışmış bir kadro var!

Ama ne zaman birileri iktidarın inisiyatifi dışında bir etkinlik düzenlemeye kalksa gücünü yine anayasadan alan emniyet devreye giriyor ve tüm özgürlükleri kısıtlıyor!

Yol kesiyor, terör estiriyor!

Bunu da yine “asayişi sağlamak” adına yapıyor!

***


Kahramanmaraş Valisi Sayın Şükrü Kocatepe:

Suç işlediğinizin farkında mısınız?

Elinizdeki kamu gücünü, hakların kullanılmasını engellemek için değil, bunu sağlamak için kullanmanız gerektiğini bilmiyor musunuz?

Ankara‘nın, İzmir‘in, İstanbul‘un ve diğer illerin sayın valileri:

Kim oluyorsunuz da emrinizdeki polisin otobüs firmalarını tehdit etmesine, yol kesmesine, yaşlı, kadın, çocuk demeden şiddet kullanmasına rıza gösteriyorsunuz?

Biz sizi, her fırsatta bizi dövdürün, gazlatın diye mi okutup, devlet adamı yaptık!

Unutmayın, temsil ettiğiniz devlet biziz...

Biz yoksak, devlet de yok!

Bizi dövdürürseniz, devlet yara alır...

Bizi kısıtlarsanız, devleti tutsaklaştırırsınız...

Aşağıdaki sözlerimizi isterseniz tehdit sayın:

Gün gelecek, devran dönecek...

Ve bugünkü hukuksuzluklarınızın hesabının sorulacağı bir hukuk düzeni elbette yeniden kurulacak!

İşte; o zaman ne size emir verenler bugünkü koltuklarında oturacak, ne de üzerimize salacağınız eli coplu adamlarınız olacak...

Sadece siz ve biz kalacağız!

Aklınızı başınıza toplayın beyler...

Devleti teröristleştirmeyin, özgürlüğümüze dokunmayın!

*****


Casusluk!

Kamuoyunda “Casusluk Davası” olarak bilinen yargılamada ilginç bir gelişme olmuş:

Çok sayıda askerin tutuklanmasına neden olan bazı belgelerin ‘devlet sırrı’ kapsamında olmadığı anlaşılmış.

Peki; nasıl mı anlaşılmış?

Çok basit; tutuklamalardan önce Genelkurmay‘a sorulması gereken, “Bu belgeler devlet sırrı kapsamında mı?” sorusu nihayet sorulmuş...

Gelen yanıt da “Hayır, devlet sırrı değil... Gizlilik derecesi de yok... Çoğu zaten güncelliğini yitirmiş durumda” olmuş!

Mahkeme bu açık yanıta karşın yine tatmin olmamış ve haklarında hiçbir belgeye ilişkin suçlama olmayan şüphelileri bile tahliye etmemiş...

***


Ey yüce Türk adaleti... Seni anlamakta artık gerçekten zorlanıyoruz!

*****


Günün sorusu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atanan ama gelen tepkiler üzerine istifa etmek zorunda kalan Prof. Dr. Mümtazer Türköne, “Atatürkçü olmayı hakaret sayarım. Atatürk ideolojisi bir darbeler ideolojisidir.

Faşist bir ideolojidir” demişti ya... Bir vatandaş bu sözler üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Açılan davada Türköne‘nin bir yıldan üç yıla kadar hapsi istenmiş... Sorum size:

Bu davanın sonucunu tahmin edebilir misiniz?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları