loading
close
SON DAKİKALAR

Dindar ya da kindar değil 'edepsiz' nesil

Mustafa Mutlu
Tarih: 08.08.2014

Mustafa Mutlu; Annem terliğini atmakla kalmamış, bir de hışımla üzerime yürüyerek, masadan aldığı bayrağı öpmeye başlamıştı.

Annemlerin evinde bir tane Türk Bayrağı vardı... Yıllar geçti ama asla yenisi alınmadı.

Çünkü yeni bayrak almayı, eskisine ihanet gibi görürdü benim aile büyüklerim.

Kitaplığın en üst rafında, özel işlemeli kılıfındaki Kur'an-ı Kerim'in hemen altında dururdu bayrağımız...

Milli bayramlardan önce mutlaka ütülenir ve evin en büyük penceresine özenle asılırdı.

***

On-on bir yaşlarındaydım. Bayram bitmişti ve annem bayrağı pencereden toplama görevini bana vermişti.

Ancak o sırada mahalledeki çocuklar da maça başlamak üzereydiler; aşağıdan bağırıp duruyorlardı, "Hadi gelsene" diye...

Bayrağın ipini çözdüm, buruşturup masanın üzerine fırlattım ve dışarı çıkmak üzere kapıya yöneldim.

İşte tam o anda; bizim evde pek de fazla fırlatılmayan "anne terliği"ni popomda hissettim!

Annem terliğini atmakla kalmamış, bir de hışımla üzerime yürüyerek, masadan aldığı bayrağı öpmeye başlamıştı.

"Bu evde üç şey atılamaz edepsiz çocuk! Biri Kur'an, öbürü ekmek, diğeri bayrak... Anladın mı?"

Annemi ilk kez bu kadar öfkeli görüyordum. Elindeki bayrağı bana uzattı, öptürdü, alnıma koydu. Yani bir anlamda özür diletti.

İşte; o günden sonra nerede buruşturulup atılmış bir bayrak görsem, içimden söylenirim:

"Ah, annem ah!"

***

Başbakan ve Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimi için yürütülen seçim kampanyalarında AKP'li vatandaşlara bol miktarda Türk Bayrağı dağıtılıyor...

Onlar da kameralar kendilerine döndüğünde coşkuyla sallar gibi yaptıkları bu bayrakları; bazen güneşlik yapıyor, bazen de yere serip üzerine oturuyorlar...

Ve miting bittiğinde, yere atıyorlar.

Üzerlerine basa basa, çekip gidiyorlar.

***

Aynı manzara önceki gün Malatya'da düzenlenen mitingden sonra da yaşandı.

Türk Bayrakları yere atıldı.

Evet; parti flamaları, karton şapkalar ve pet şişelerle doluydu meydan ama binlerce Türk Bayrağı da onların arasında "gelincik" gibi duruyordu...

***

Ben bu halktan umudu kestim arkadaşlar:

Talihsizliğimize bakın ki; bayrağını bile çiğneyip geçen bu insanlarla aynı zamanda, aynı topraklarda yaşıyoruz!

Keşke annem uyansa...

Eline terliğini alıp şu alçaklara haddini bildirse!

***

Sahi; yarın seçim var değil mi?

Ben nelerle uğraşıyorum!

CEZA!

Seyit K. isimli vatandaş 4 Ağustos Pazartesi günü saat 13:00 sıralarında ticari aracıyla Ankara'dan Kırıkkale'ye doğru gidiyormuş... Kayaş yakınlarında arkasından gelen trafik polisleri tarafından durdurulmuş... Polisler, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın konvoyuna yol vermediğini belirterek ceza yazmışlar, sonra da ehliyetine 4 aylığına el koymuşlar.

Bu vatandaş da sosyal medyadan Başbakan'a seslenmiş ve "Yıllardan beri AK Parti bayrağını sallayan bir parti sevdalısı olarak soruyorum; ben 4 ay işsiz ne yaparım?" diye sızlanmış...

***

Sen yırtarsın Seyit kardeşim; Başbakan bugün talimatı verir ve cezan silinir!

İyi de AKP bayrağı sallamayanlar ne olacak? Onların uğradıkları haksızlıklarda nasıl çaresiz kaldıklarını şimdi biraz olsun anlayabildin mi?

GÜNÜN SORUSU

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü, Irak'ta Erbil'i savunan Kürt güvenlik güçlerine karşı kullanılan ve bölgedeki ABD personeline yaklaşan IŞİD topçu bataryasının savaş uçakları ile vurulduğunu bildirmiş... Sorum Genelkurmay Başkanı'na:

IŞİD bataryası, hangi ülkenin sınırlarından kalkan, hangi orduya ait uçaklarla vuruldu? Türkiye; fiilen savaşa girdi mi?

BERBEROĞLU DA YARANAMADI!

Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu dün görevinden ayrıldı. Bazı medya siteleri bunun bir istifa olduğunu öne sürse de Berberoğlu'nun işveren tarafından görevinden alındığı gün ışığı gibi ortada.

Peki; neden böyle bir şey oldu?

Başbakan önceki günkü konuşmasında Doğan Grubu'nu hedef gösterdi de ondan!

Kimse gerçekleri çarpıtmasın:

Hürriyet, Enis'in yönetiminde asla muhalefet yapmadı. Hatta açılım politikalarına açık destek verdi. Dinci uygulamalara karşı doğru dürüst tavır bile alamadı. Deyim yerindeyse "Ortadan" bile gitmedi; hep iktidarın yanında oldu.

Başbakan'ı ve iktidarı kızdıracak haberlerden uzak durdu.

Tek yaptığı, Yılmaz Özdil gibi bazı yazarlara dokunmamaktı; büyük bir olasılıkla da bunun bedelini ödedi!

Kısacası "Gazetecilik yapmamak" yetmiyor; Erdoğan artık kesin "biat" istiyor...

Enis Berberoğlu'na "Geçmiş olsun" diyorum.

***

Ha... Bu operasyon, daha önceki gün, "Ben AK Parti döneminde tek bir gün olsun en ufak bir baskı ya da müdahale görmedim" diyen Aydın Doğan'ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ'a kapak olsun!

GÜNÜN İSYANI

Bozcaada'da gümrük bölgesinde inşaat yapan bir firma, çalışanlarının kimliklerini toplayıp Erdoğan'ın hesabına tek tek bağışta bulunmuş... İsyanım bu firmanın yetkililerine:

Toplamda kaç para bağışladınız, bunun ne kadar olarak dönmesini umut ediyorsunuz?

Mustafa Mutlu - Aydınlık

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları