Tarih:
06.03.2013
Tutarsız cümleler!
Mustafa Mutlu, ''Eskiden siyasette tek önemli kural vardı; siyaset yapanın tutarlı olması''...
“Eline pankart almışsın da beni protesto etmeye kalkışıyorsun... Neymiş, ülkeyi senin istediğin gibi yönetmiyormuşum? Keyfimin kâhyası mısın; sana mı soracağım nasıl yöneteceğimi? Çok iyi biliyorsan, siyasete atıl, çık karşıma! (Aynı konuşmanın devamında...) Bu ülkedeki en büyük özgürlükçü benim. Herkes düşünce ve ifade hürriyetine sahiptir!”“Laz milliyetçiliğini de Türk milliyetçiliğini de Kürt milliyetçiliğini de... Yani milliyetçiliğin hepsini ayaklarımın altına alırım... (İki hafta geçer...) Tek bayrak, tek vatan tek millet... Ayrıca basın da ‘milli’ olmalı!”
“Aleviler cemevi için ruhsat istiyor; amaçları ibadethane değil, cümbüşhane kurmak... (Birkaç yıl sonra...) Bakın; biz asla din ve mezhep ayrımcılığı yapmayız!”
“Tutturmuşlar, boyumu sorup duruyorlar... Madem çok merak ettin, söyleyeyim; 1.85... Tepe tepe kullan! Peki; benim boyuma yetişemezsen hâlin ne olacak? Ben buradan muhaliflere sesleniyorum; önemli olan boy değil, önemli olan soy, soy! (Aynı konuşmanın devamında...) Ben elbette ırkçılığın her türüne karşıyım!”
“Rumlar, Kıbrıs’ın açıklarında petrol arayacakmış. Aratmam arkadaş! En sert şekilde müdahale ederim. (Aradan birkaç ay geçer...) O sular uluslararası sulardır, herkesin hakkıdır. “
“Patriot’un tetiği yabancılarda olacak diyen şer ittifakı yalan söylüyor, kara propaganda yapıyor. Tetik elbette bizde olacak! (İki ay geçer... Patriot’un tetiği elbette getirende olur... Bu işi bilenler onlar.”
“Kadınlar en az üç çocuk yapmalı... Üç de yetmez beş yapmalı! (Aynı konuşmanın devamında...) Ama kadın özgürdür arkadaş, ne yapacağına kendi karar verir!”
“Yazıklar olsun... Bizim böyle üniversitelere, böyle hocalara ihtiyacımız yok... (Aynı konuşmanın devamında...) Üniversitelerin özerkliğinden yanayız!”
“Kuvvetler ayrılığı bizim önümüze engel oluyor... Mahkemeler işimizi yapmamızı engelliyor. (Aynı konuşmanın devamında...) Tabii ki yargının bağımsızlığını savunuyoruz!”
“İstismarcıların eline koz verecek bir yayın yapmak asla milli tavır değildir. (Aynı konuşmanın devamında...) Kimse basın özgürlüğünü bizden daha fazla savunamaz!”
Yukarıda tırnak içine aldığım cümlelerin tamamı, aynı kişi tarafından, aynı konuda söylenmiş... Hem de çoğu aynı konuşmada!
Dikkat ederseniz; sonraki cümleler, öncekileri tekzip ediyor!
Eskiden siyasette tek önemli kural vardı; siyaset yapanın tutarlı olması.
Bugün ise tam tersi...
Önce bir şey söyle, sonra tam tersini yap... Böylece her iki şekilde düşünenlerin de oyunu kap!
Sizi bilmem ama ben usandım, sıkıldım, yoruldum.
Ama sandığınız gibi birkaç örneğini verdiğim tutarsızlıklardan değil...
Bu tutarsızlığın hâlâ prim yapmasından!
Alçak saldırı
İstanbul Gültepe’de imam hatibe çevrilen okulları için eylem yapan öğrenciler ve çoğu kadınlardan oluşan veliler, yaklaşık 30 kişilik bir grubun saldırısına uğramış.
Kararı boykotla protesto eden veliler, önce çember sakallı bir grup tarafından tehdit edilmiş.
Basın açıklaması yapmaya kalktıklarında ise aynı grup, tekbir getirerek sopalarla ve taşlarla kadınlara ve öğrencilere saldırmış. Bir kişi başına aldığı darbeyle yaralanmış.
İşin ilginci yaklaşık 10 kadar sivil polis, olup biteni seyretmekle yetinmiş!
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın:
Çocuklara ve kadınlara saldıran bu alçakları bulup yargı önüne çıkar(a)mazsanız; bu yıl boşuna 10 Nisan’daki Polis Günü’nü kutlamaya kalkmayın!
Ya da sadece o yobazlarla kol kola girerek kutlayın!
GÜNÜN SORUSU
Hatırlarsınız Başbakan, 18 Aralık 2012’de ODTÜ’ye gitmiş ve bir grup öğrenci tarafından protesto edilmişti. ODTÜ Rektörü de polis tarafından dövülen öğrencilerine sahip çıkmıştı. Bu olaydan bir süre sonra 40’tan fazla başka üniversite rektörü Başbakan’a yağcılık yapmak için açıklama yaparak, ODTÜ’yü bilim değil, siyaset yapmakla suçlamıştı. Önceki gün açıklanan bir araştırmaya göre ODTÜ, dünyanın en saygın 60’ıncı üniversitesi olmayı başardı... Sorum ODTÜ’yü kınayan yağcı rektörlere:
Sizin üniversiteleriniz bu sıralamada kaçıncı oldu?
Uyan Türkiye... (8)
Rektör Fatih Hilmioğlu ağır hasta... Tahliye edilmiyor! O tahliye edilmediği için ölümcül hastalığı olan Emekli Üsteğmen, Avukat Serdar Öztürk de tedaviyi reddediyor. Eğer siz de yapılanları haksızlık olarak görüyorsanız, devlet yönetiminde söz sahibi makamları arayarak duygularınızı iletmeyi ihmal etmeyin. Protokol listesinden devam ediyoruz; sıra Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç’ta:
Adres: Vekaletler Caddesi Başbakanlık Merkez Bina
P. K. 06573 Kızılay / Ankara
Tel: (0312) 415 40 26
Faks: (0312) 422 13 28
E-posta :
bulent.arinc@basbakanlik.gov.tr
Mustafa Mutlu - Vatan
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları





