loading
close
SON DAKİKALAR

Yakıp yıkan çocuğa: Dedene ihanet etme!

Mustafa Mutlu
Tarih: 10.10.2014

Mustafa Mutlu; Siyasi güç peşinde koşan birkaç toprak ağasının gazına gelip, ait olduğun vatanı inkâr etmemektir.

PKK sempatizanları Türk bayrağını yakıyor, Atatürk büstüyle top oynuyor; HDP’liler anında demeci patlatıyor:
“Şiddetle kınıyoruz. Bunu yapanlar PKK’lı değil, provokatör...”
“Peki; kim bu provokatörler, amaçları ne?” diyorsunuz; ona da yanıtları hazır:
“Türk polisi bunlar ya da Türk askeri... Amaçları iki kardeş halkı birbirine düşman etmek!”
İşte; iş burada komediye dönüşüyor:
“İki halkın kardeş olduğunu kabul ediyorsunuz yani?”
“Elbette, halklar kardeştir. Bizim halkımız Türk bayrağı yakmaz.”
“İyi de madem yakmazlar neden altında yaşadıkları bayrağı hiç taşımazlar? Örneğin Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında neden milyonlarca PKK çaputu açarlar da Türk Bayrağı’nın kırmızısından korkarlar?”
***
Bu sorunun yanıtı bellidir:
“Kem, küm!”
Hiç kimse gerçekleri çarpıtmasın; provokatör falan bahane...
İşin aslı şu:
KCK talimatı verdi, terör örgütünün sempatizanları ülkeyi yakıp yıkmaya başladı... İlk yaktıkları da Türk Bayrağı oldu.
***
Ha; bugüne kadar Güneydoğu’da hiç mi “provokasyon” olmadı?
Olmaz mı? Yüzlerce, binlerce oldu... Olacak da...
Çünkü esrar-eroin-silah ve insan kaçakçılığının rahatça yapılabilmesi için bölgede “terörün bitmemesi”gerekiyor.
İşte; bu yasa dışı işleri yapanlar her zaman bu tür provokasyonlara imza attılar, atacaklar...
Ancak; önemli olan “provoke olmamak”tır...
Kışkırtıcılara kanmamaktır...
Asırlardır altında yaşadığın, uğruna atalarını, babalarını, kardeşlerini ve çocuklarını şehit verdiğin ay yıldızlı bayrağı hiçbir şekilde satmamaktır.
Siyasi güç peşinde koşan birkaç toprak ağasının gazına gelip, ait olduğun vatanı inkâr etmemektir.
***
Bugün hâlâ yakıp yıkan çocuklar:
Hepiniz kandırılıyorsunuz!
Sizin tek vatanınız var; adı da Türkiye Cumhuriyeti...
Gerisi, uzunca bir Hollywood filmi...
Sakın kanmayın...
Artık aklınızı başınıza alıp daha fazla saygısızlık etmeyin!
Yoksa Çanakkale’de, Sakarya’da, İnönü’de, Dumlupınar’da şehit düşen dedeleriniz yattıkları mezardan kalkıp hepinizi yaşadığınıza pişman eder...
Çünkü tarih; asla ihanet etmez!
Siz etseniz bile, dedeleriniz etmez...
Benden söylemesi!
KCK!
Ülkeyi savaş alanına çeviren PKK eylemleri için emri kim verdi?
KCK...
Yani, Koma Civaken Kurdistan...
Türkçe söylersek, Kürdistan Topluluklar Birliği...
Diyarbakır’da süren duruşmalarda ne kadar “barışçı” olduklarını (!) anlatıp duran bu örgütün yöneticileri, önceki gün bir bildiri yayınladı ve yandaşlarından “Türkiye’nin tüm sokaklarını Kobani sokaklarına dönüştürmelerini” istedi. Sonra da ekledi:
“Bu saatten itibaren milyonlar sokaklara akmalı, sınır insan seline dönüşmelidir...”
Peki; emniyet güçleri, bu açık “isyan” talimatını veren KCK Yürütme Konseyi’nin üyelerini bilmiyor mu?
Biliyorsa neden gözaltına almıyor?
Sorumun yanıtını ben vereyim:
Yerin dibine giresice, “Açılım Süreci” yüzünden...
GÜNÜN SORUSU
Terör örgütü IŞİD, Haziran ayında Telafer’de yaşayan binlerce Türkmen’i öldürdü; PKK bırakın yardım elini uzatmayı arkasını döndü.
Şimdi benzer bir süreç Kobani’de yaşanıyor; PKK yandaşları “Neden müdahale edip oradaki Kürtleri kurtarmıyorsunuz?” diyerek Türkiye’yi yakıyor... Sorum onlara:
Eğer ırkçılık yapmıyorsanız; neden Türkmenlere yardım etmediniz?
ŞAŞKIN MUHALEFET SUSUYOR!
Ülkemizde yer yerinden oynuyor; bayrağımız yakılıyor, terörist bozmaları Atatürk heykelleriyle top oynuyor ama muhalefetten çıt çıkmıyor...
Hepsi adeta birer dut yemiş bülbül!
Neden susuyorlar biliyor musunuz?
Kohrolasıca “oy kaygısı” yüzünden!
“Kürt vatandaşlarımızı kızdırırsak bize oy vermezler” diye ağızlarını açamıyorlar!
İyi de Allah’ın şaşkınları, onlar size zaten oy vermiyor ki; susarak mı alacağınızı sanıyorsunuz?
Ya anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na ne demeli?
Çaresiz emekli memur havalarında...
Tam bu yazıyı bitirdim ki ajans bir haber geçti. Beyefendi, “Bayrak ve Atatürk bu ülkenin ortak değeridir. Onlara saygı göstermeyenlerin bu ülkeden gitmesi gerekir’ demiş...
Ne diyeyim; lütfetmiş!
***
Her zaman söylüyorum; yine söyleyeceğim:
Bizdeki sorun tek başına iktidar sorunu değil...
Ondan daha büyük sorun, muhalefet sorunu!
Bu da böyle biline...
GÜNÜN İSYANI
Çalışma Bakanı Çelik, Suriye’den gelen 2 milyona yakın sığınmacıya kimlik verileceğini ve böylece Türkiye’de yasal olarak çalışma olanağına kavuşturulacaklarını açıklamış... İsyanım kendisine:
Madem “kimlik” sahibi olmak çalışma olanağına kavuşmaya yetiyor; o zaman bizim 6 milyon 197 bin insanımız neden işsiz?

Mustafa Mutlu - Aydınlık

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları