5651 sayılı İnternet Yayınlarını Düzenleme ile İlgili Kanun'a getirilmesi öngörülen yeni düzenlemedeki maddeler, pek çok tartışmanın konusu oldu.
Ahmet Yılmaz Vural / Teknolog - Yasadaki değişiklik teklifleri şimdiden büyük eleştirileri de beraberinde getiriyor. Yasanın ikinci maddesine göre suç unsuru olduğu düşünülen içerikler hem yasaklanıyor hem de siliniyor. Erişimi yasaklama, hukuksal anlamda ülke içinde yürütülebilir bir durum iken içeriğin silinmesi, içeriğin dünyada hiçbir ülkeden erişilememesi anlamına geliyor. Bu da hukuksal alanımızın dışında gelişiyor.
Koray Çalışkan yazdı. "Ak Parti'den internete büyük sansür "
İktidara göre “sorun/suç teşkil eden” içeriklere erişimin engellenmesi için “içerik sağlayıcıları” muhattap alınmıyor, sorumluluk “erişim sağlayıcılarına” yüklenerek erişim sağlayıcıları zor durumda bırakılıyor. İçeriklerin tümü devlet kontrolüne giriyor. Herhangi bir kanun olmaksızın erişim sağlayıcılarına 10 bin ilâ 100 bin lira arasında para cezası kesilebiliyor. Bu da ülkemize bu alanda yatırım yapacak olan hem yerli hem de yabancı yatırımcıların işlerini zorlaştırıyor.
Telekomünikasyon İletişim Başkanı’nın yetkileri genişletiliyor, bu sayede Telekomünikasyon İletişim Başkanı dilediği içeriğe erişimi çok kısa bir sürede, hiçbir yargı uygulaması ile uğraşmadan engelleyebiliyor!
ENGELLİ SİTELERE GİRMEK İÇİN DNS AYARLARI NASIL DEĞİŞTİRİLİR?
Youtube'un engellendiği dönemde yaygınlaşan DNS adresi değiştirme yöntemi hâlâ pek çok siteye giriş anahtarı niteliğinde. İşte sansür söylemlerinin gölgesinde, kullanıcıların özgür internet için başvurduğu kaçış noktaları...
Anahtar kelime engelleme yönteminin ise sorunlu olduğu konusunda uzmanlar hem fikir. Belirli bir anahtar kelimeyi engellediğinizde istediğiniz sitede o konu ile alakalı içeriklere erişimi kesiyorsunuz. İşin kötüsü, anahtar kelimeleri kimin belirleyeceği bile belli değil.
Dün gece şok bir mahkeme kararıyla erişime kapatılan Vimeo, 00.30’da daha da şaşırtıcı bir kararla erişime tekrar açıldı. Bu durum hem bilişim hukukçularının hem de internet kullanıcılarının kafasında “Neler oluyor? Neden erişim engellendi? Erişim neden tekrar sağlandı?” gibi soruların oluşmasına neden oluyor. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda suların kısa sürede durulacağını ve meselenin insan haklarına uygun bir hale geleceğini söylemek pek de mümkün gözükmüyor.