Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan: Fon Koordinasyon Kurulu'nda kamu kaynaklarının kullanılmaması kararı alındı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda, TCMB Başkanı Fatih Karahan sunum yapmasının ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Karahan, TCMB Kanunu gereğince TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Bankanın faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.
Yıl içinde öne çıkan jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin dezenflasyon sürecini etkilediğini belirten Karahan, bu durumun arz yönlü etkilerine rağmen dezenflasyon sürecinin ivme kaybetmekle birlikte devam ettiğini söyledi.
Karahan, para politikasının doğrudan etkilediği kalemlerde enflasyondaki yavaşlamanın daha net gözlemlendiğini dile getirerek bununla birlikte, arz yönlü şokların etkisiyle bu iyileşmenin manşet enflasyona yansımalarının sınırlı kaldığını aktardı.
Savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminin yükseldiğini anımsatan Karahan, şu ifadeleri kullandı:
"Ancak temmuzdan itibaren ana eğilimde yeniden gerileme gördük. Şokların etkisi hafifledikçe, sıkı para politikası duruşumuzun katkısıyla, dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyonun seyri açısından önemini koruyacaktır. Bu çerçevede fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda tüm araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz."
- "Yüksek seyreden enerji fiyatları, küresel enflasyon üzerinde etkili olmayı sürdürüyor"
Karahan, enerji fiyatlarındaki eğilimlere işaret ederek küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların devam ettiğini söyledi.
Bu yıl küresel büyümede ivme kaybının beklendiğini bildiren Karahan, 2027'de ise baz etkilerinin de katkısıyla büyüme görünümünün bir miktar toparlanmasının öngörüldüğünü aktardı.
Karahan, savaşın büyüme görünümü üzerindeki etkisinin, savaş bölgesi dışında görece sınırlı olduğuna dikkati çekerek sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye'nin bu bölgeyle güçlü ticaret bağlarının bulunması dış ticareti olumsuz etkiledi. Yüksek seyreden enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Ülkeler arası farklılaşmalar olmakla birlikte manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını görüyoruz. Kısa dönem enflasyon beklentileri de ülkelerin büyük çoğunluğunda artış gösterdi."
ABD ve Avrupa merkez bankalarına dair politika faizi beklentilerinin yukarı kaydığını belirten Karahan, bu durumun küresel olarak daha sıkı para politikası beklentilerini de güçlendirdiğini söyledi.
- "Talep kompozisyonu dengeli bir görünüm sundu"
Karahan, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra gelişmiş ülke merkez bankalarının atacağı adımların da portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıdığını belirterek şunları kaydetti:
"İkinci çeyrekte büyüme iç talep öncülüğünde yavaşlamıştır. Bu yılın ikinci çeyreğinde büyüme yıllık yüzde 2,3 oranında gerçekleşerek yavaşladı. Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonu dengeli bir görünüm sundu. Yurt içi talep belirgin şekilde ivme kaybederken net ihracat yıllık büyümeye pozitif katkı verdi. Temmuz ayında hizmet üretimi artarken sanayi üretimi gerilemiştir. 2026 yılının ikinci çeyreğinde kuvvetli artış gösteren sanayi üretiminin, üçüncü çeyrekte azaldığını, hizmet üretiminin de söz konusu dönemde arttığını izliyoruz."
Kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini aktaran Karahan, üçüncü çeyrekte manşet işsizlik oranının da yataya yakın seyrettiğini söyledi.
Karahan, küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen artan lojistik maliyetleri ve tedarik sorunları kaynaklı olarak Türkiye'ye yönelen ilave talebin de etkisiyle ihracatın ikinci çeyrekte arttığını anımsatarak şu bilgileri verdi:
"Aynı dönemde, ithalatta ise daha düşük oranlı bir artış oldu. Yükselen fiyatlar nedeniyle enerji ithalatı artarken altın ithalatı geriledi. Altın ve enerji hariç ithalatta ise düşüş gerçekleşti. Eylül ayı itibarıyla veriler, mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret açığında ikinci çeyrekte görülen gerilemenin üçüncü çeyrekte de devam ettiğine işaret ediyor. Bu dönemde, ihracat ikinci çeyrekteki seviyesini korudu. Enerji ithalatı önceki çeyreğe göre gerilese de yüksek seyretti. Altın ithalatı belirgin azalırken altın ve enerji hariç ithalat da önceki çeyreğin altında gerçekleşti."
- "Cari açık milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında seyir izledi"
Turizm tarafında savaşın etkisinin beklendiği kadar olumsuz olmadığını belirten Karahan, şöyle devam etti:
"İkinci çeyrekte cari açık, milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında bir seyir izledi. Jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan enerji fiyatlarının olumsuz etkisine rağmen, enerji hariç dış ticaret dengesindeki iyileşme, bu dönemde 12 aylık birikimli cari açığın sınırlı olarak gerilemesinde rol oynadı. Olumsuz dış koşullara rağmen üçüncü çeyrekte cari açıktaki artışın daha sınırlı düzeyde olacağını tahmin ediyoruz. Jeopolitik risklerin devam etmesi nedeniyle enerji fiyatları yüksek seyrini sürdürüyor. Bu, hem artan enerji ithalatı hem de zayıflayan dış talep görünümü kanallarından dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü risk taşıyor. İç talepteki yavaşlama ve altın dış ticaret dengesindeki iyileşme cari dengeyi destekliyor. Bu gelişmeler doğrultusunda, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."
- "Eşel mobil sistemi küresel arz şokunun yurt içi fiyatlara etkilerini sınırladı"
Karahan, enflasyondaki gelişmelere dikkati çekerek ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyrettiğini, arz yönlü baskıların sönümlenmesiyle dezenflasyonun gelecek dönemde de devam edeceğini söyledi. Bu gelişmenin, sıkı para politikası duruşunun talep ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin bir yansıması olduğunu vurgulayan Karahan, savaşın olumsuz etkilerinin belirgin olduğu enerji grubu dışındaki tüm gruplarda yıllık enflasyonun geçen yıla kıyasla gerilediğini dile getirdi.
Bu yıl dezenflasyon sürecindeki ivme kaybının jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisinden kaynaklandığını ifade eden Karahan, "Öte yandan, eşel mobil sistemi, küresel arz şokunun yurt içi fiyatlara etkilerini sınırlayarak dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlıyor. Sistem, küresel şokun yurt içi akaryakıt fiyatlarına yansımasını yaklaşık 16 puan sınırladı." değerlendirmesinde bulundu.
- "Kira kaleminden gelen atalet gücünü yitirdi"
Karahan, arz şoklarına rağmen hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın devam ettiğini belirterek, talep koşullarındaki zayıflamanın da bu görünümü desteklediğini söyledi.
Haberleşme ve ulaştırma kalemlerinin, hizmet enflasyonundaki iyileşmeyi sınırlandırdığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:
"Uzun süredir hizmet enflasyonunun belirgin olarak üzerinde seyreden aylık kira artışları, son aylarda kayda değer şekilde yavaşlayarak hizmet grubu genelinin altına indi. Bu gelişme, hizmet enflasyonunda kira kaleminden gelen ataletin gücünü yitirdiğini gösteriyor. Yeni kiralamalardaki fiyat gelişmelerinin belli bir gecikme ile TÜİK kira enflasyonuna yansıdığını görüyoruz. Bu çerçevede mevcut görünüm, kira enflasyonundaki gerilemenin süreceğine işaret ediyor."
- "Sıkı para politikasını destekleyici tedbirler aldık"
Karahan, mart ayı başında yaşanan jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici tedbirler aldıklarını anımsatarak bu çerçevede alınan tedbirleri anlattı.
Sıkı parasal duruşunu, makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimiyle desteklemeye devam ettiklerini dile getiren Karahan, politika adımlarının finansal koşullara yansımalarına dikkati çekti. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren Türk lirası mevduata girişlerin hızlanmasıyla birlikte Türk lirası mevduatın payının yüzde 61'in üzerine yükseldiğini ifade eden Karahan, "Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda Türk lirası tercihinin mevcut Türk lirası payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz." dedi.
Karahan, 2026 yılının ilk yarısında alınan tedbirlerle kredi büyümesinin yılın ikinci yarısında yavaşladığının altını çizerek, şubat sonunda yüzde 35 olan toplam kredi büyümesinin yüzde 25 civarına gerilediğini söyledi.
- "Rezervler 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolar seviyesine yükseldi"
Karahan, 27 Şubat'ta 210 milyar dolar olan brüt rezervlerin, savaşın etkisiyle 26 Haziran'da 149 milyar dolara gerilese de 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolar seviyesine yükseldiğine işaret ederek, 27 Şubat sonrası rezervlerdeki gerilemenin 23 milyar dolarlık kısmının altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını, swap hariç net rezervlerin ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu bildirdi.
- "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğiz"
Merkez Bankası Başkanı Karahan, fiyat istikrarına ulaşma yönündeki kararlılıklarının devam ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Son dönem verileri sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümün iyileştiğini ima ediyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Bu nedenle, dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim. Bir kez daha altını çizmek isterim ki, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur."
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın, Bankanın faaliyetlerine ilişkin sunum yaptığı TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi, Karahan'a çeşitli sorular yöneltti.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TCMB'nin enflasyonla mücadele yöntemine yönelik eleştirilerde bulundu.
"Enflasyonun zaman içerisinde yavaş yavaş düşürülmesi" yönteminin hayat pahalılığının toplumu daha fazla etkilediğini savunan Özlale, "O yüzden kesin bir çözüm yerine 'ben zamana bırakıyorum' dediğiniz zaman bunun toplumsal maliyeti çok daha yüksek oluyor." değerlendirmesinde bulundu.
Tahsili takipteki alacakların 904 milyar lira olduğunu, fon soruşturması ile beraber bunun 30 milyar liradan fazla arttığını öne süren Özlale, "İlk 6 ayda bu ülkede siz 'enflasyonu düşürmek için kemer sıkmamız lazım' dediğiniz için 1240 konkordato ilan edilmiş." diye konuştu.
Yanlış bir dezenflasyon programı izlendiğini iddia eden Özlale, fon soruşturmasına yönelik de iktidara eleştiriler yöneltti.
Ümit Özlale, Karahan'ın "işsizlik oranındaki düşüş" ile ilgili açıklamasına da tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Bunu bize bir başarı olarak anlatmayın. Bu düşüş tamamıyla atıl iş gücü oranındaki artıştan kaynaklanıyor. İnsanlar iş bulma ümidini kaybettikleri ve iş gücü piyasasından çıktığı için işsizlik oranı düşüyor. Hala Türkiye'nin şu anda kabaca yüzde 30'u çalışmıyor. Bu istihdam oranını artırmadığınız zaman sosyal güvenlikten sanayiye kadar birçok problemle karşılaşacaksınız."
CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, bütçedeki faiz giderlerinin çok fazla olduğunu belirterek, bunun giderek de artacağını savundu.
"Bir türlü bu faiz giderlerini bütçedeki oranı da dahil aşağıya çekemiyoruz, indiremiyoruz, net borçlanma hasılatı yaratamıyoruz. Dolayısıyla da kaynaklarımızın büyük bir bölümü buraya aktarılıyor." diyen Akay, yabancıların tuttuğu devlet tahvili ve hisse senetlerinin milli gelire oranının son 20 yılın en düşük seviyesine indiğini anlattı.
Kamuda tasarruf tedbirlerine yeteri kadar uyulmadığını öne süren Akay, "Üç yıla yakın bir sürede 5 kalemde 355,5 milyar liralık bir harcama olmuş. Öyle, tasarruf tedbirleri de pek uygulanmamış açıkçası yani. Yolsuzluk, usulsüzlük, liyakatsiz atamalar bütün birimlerde bir taraftan devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
Fon soruşturmasına yönelik eleştirilerde bulunan Akay, "Bu fon vurgununda 2025 yılının son çeyreğinde Hazine ve Maliye Bakanının haberi olduğu halde ve SPK'ye bunu bildirdiği halde, çalışma grubu kurulduğu halde gerekli önlemler alınmadığı için 18- 20 milyar dolar diye ifade edilen bir maliyetle karşı karşıyayız." diye konuştu.
Fon soruşturmasında mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini belirten Akay, fahiş fiyat artışlarından gelir elde eden kişilerin tespit edilmesini ve gerekli araştırmaların yapılmasını istedi.
- "Yatırımcıda bir güven kaybı oldu"
DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, fon soruşturmasına yönelik, Merkez Bankasının konuyla ilgili yaşanan gelişmelerden "hangi aşamada haberdar olduğu" ve "SPK, BDDK, TMSF ve Merkez Bankası arasındaki bilgi paylaşım mekanizmalarının neden daha erken ve etkin çalışmadığı" sorularını yöneltti.
"Yaşanan vurgunun ya da dolandırıcılığın nasıl adlandırırsanız adlandırın bunu ama bunun arkasından ortada görünen bir tablo var ki bu da devletin bazı kurumlarındaki bürokratik çürümeyi ortaya koyuyor." diyen Oluç, fon soruşturmasının maliyetinin "küçük yatırımcıya ve tasarruf sahiplerine" yükleneceğini iddia etti.
Fon soruşturmasında "küçük yatırımcının" mağduriyetinin karşılanmaması durumunda ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini söyleyen Oluç, "Bu yaşanan vurgunun lira cinsinden tasarruflara ve para politikasının aktarım mekanizmasına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunu öğrenmek istiyorum çünkü yatırımcıda bir güven kaybı oldu ve baktığımızda bu son yaşananlardan sonra borsadaki düşüş bunu çok net olarak gösteriyor." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye'nin "en yüksek enflasyona sahip 10 ülke" arasında 5. sırada olduğunu öne sürerek, Merkez Bankasına "hedeflenen enflasyon rakamları" üzerinden eleştiriler yöneltti.
Erhan Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün dünyada savaşın etkisi veya başka etkiler yani savaş öncesindeki dünya enflasyon tahmini ile savaştan sonraki en güncel dünya enflasyonu tahmini arasındaki fark 0,9 puan Sayın Başkan, sizinki gibi 15, 20 puan falan değil, 0,9 puan. Gelişmiş ülkelerde 0,8 puan, gelişmekte olan ülkelerde 1 puan. Allah aşkına, kimseye 'savaşın etkisi' falan demeyin, dünyada herkes petrol üreticisi falan da değil. Başka bir şey olduğu zaman büyümede dünyayla mukayese ediyorsunuz da niye enflasyonda dünyayla mukayese etmiyorsunuz? Olmaz böyle bir şey."
Enflasyonla mücadele programının "düzgün çalışmadığı", Merkez Bankasının bunu söylemediği için "kabahatli olduğu" görüşlerini paylaşan Usta, "Enflasyonu düşüremeyince tabii faizi de düşüremiyorsunuz ama program devam ediyor. 40 ay oldu, programın da ağır bir faturası var, bu faturayı da yüklenenler var." dedi.
İYİ Partili Usta, "Türkiye'de enflasyonu tutmanın yolu kurdan geçiyor ama yani bu kadar da 40 ay kuru tutarsanız bu şekilde, enflasyonun yarısı kadar kur artışına izin verirseniz ihracatınız da alt üst olur, imalat sanayiniz de altüst olur." diye konuştu.
Öte yandan Komisyondaki Yeni Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda bir tezkerenin oylaması sırasında karar yeter sayısı bulunamaması üzerine birleşimin kapanmasına tepki gösterdi.
- "Asgari ücretli hep enflasyona ezdirildi"
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık da birleşimin kapanmasını eleştirerek, "Şu anda Türkiye'nin ana gündemi olan, milletin ana gündemi olan, 455 bin kişinin mağdur olduğu, 800 milyar liralık bir paranın belirsizliğini koruduğu bir konuda üzülerek söyleyeyim ki maalesef araştırma önergelerinin görüşülmemesi için Genel Kurul iktidar tarafından kapatıldı." dedi.
"Oturalım, konuşalım, tartışalım, araştırma önergesini görüşelim. Bir Meclis araştırma komisyonu kuralım, sonuna kadar üstüne gidelim. Yani niye örteceğiz? Niye bunun tartışılmasından korkuluyor? İnanın milletvekili olarak Meclis adına, milli irade adına üzüldüm." diyen Kısacık, fon soruşturmasına ilişkin Merkez Bankasının görevleri çerçevesinde bir uyarıda bulunup bulunmadığını sordu.
Türkiye'de enflasyonun düşürülmesi için pek çok bedel ödediğini savunan Kısacık, "İşçi enflasyona ezdirilmesin' diye temmuzda verilen ara zamlar verilmedi. Bakın, işçi hep enflasyona ezdirildi. Asgari ücretli hep enflasyona ezdirildi. Memur enflasyona ezdirildi. Sanayici düşük kur politikası yüzünden her yıl kan kaybetti, pazar kaybetti." diye konuştu.
Fon soruşturması nedeniyle "yatırımcıların algısının bozulduğunu" söyleyen Kısacık, yatırımcıların altın ve fiziki dolar alımına yöneldiğini belirtti.
Komisyonda Karahan, milletvekillerinin soru, görüş, öneri ve eleştirilerine yanıt veriyor.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












