loading
close
SON DAKİKALAR

Mısır’da 3 bin yıllık 'Kayıp Altın Şehir' bulundu

Mısır’da 3 bin yıllık 'Kayıp Altın Şehir' bulundu
Tarih: 12.04.2021 - 12:10
Kategori: Kültür & Sanat

Arkeologlar, Mısır’da bulunan en büyük antik kent olduğuna inanılan ve binlerce yıldır kum altında gömülü olan ‘Kayıp Altın Şehir’i ortaya çıkardı. Uzmanlar bu keşfin, Tutankamon’un mezarının ortaya çıkarılmasından bu yana en önemli buluntulardan biri olduğunu söylüyor. ...

Arkeologlar, geçen eylül ayında bir tapınak ararken kayıp şehri ortaya çıkardı.
Ünlü Mısırbilimci Zahi Hawass, bölgenin Krallar Vadisi’nin evi olan Luksor yakınlarında ortaya çıkarıldığını söyleyerek ‘kayıp altın şehir’in keşfini duyurdu.

Arkeoloji ekibi, Dr Zahi Hawass öncülüğündeki Mısır misyonu, kumların altında kaybolan şehri buldu. Şehir 3.000 yaşında, Amenhotep III dönemine tarihleniyor ve daha sonra Tutankamon ve Ay tarafından kullanılmaya devam edildi.

Hawass, Aten adıyla bilinen kentin şu ana dek Mısır’da bulunan en büyük antik şehir olduğunu söylüyor.

Kentin tarihi, MÖ 1391’den 1353’e dek tahtta kalan ve Mısır’ın en güçlü firavunlarından biri olarak görülen 3. Amenhotep dönemine kadar uzanıyor.

Kent, Firavun Ay ve Tutankamon dönemlerinde de kullanıldı. Tutankamon’un Krallar Vadisi’ndeki mezarı 1922’de İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından neredeyse hiç bozulmamış halde bulunmuştu.

ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nden Mısırbilim Profesörü Betsy Brian “Bu kayıp kentin bulunması Tutankamon’un mezarından bu yana yapılmış en büyük arkeolojik keşif.” diyor.

Brian, kentin “imparatorluğun en müreffeh olduğu dönemde Antik Mısırlılar’ın yaşamına dair nadir ipuçları sunacağını” vurguluyor.

Kazıda, mücevherler, renkli çömlekler, kutsal sayılan bir böcek türünden yapılmış muskalar ve 3. Amenhotep’in mührünü taşıyan kerpiç tuğlalar bulundu.

Arkeologlar, kazılarına başkent Kahire’nin 500 kilometre güneyindeki Luksor’un batı yakasında başlamıştı.

Dr. Hawass’ın yaptığı yazılı açıklamada, “Haftalar içinde, her yönde ekibi de şaşırtan kerpiç yapılar görülmeye başlandı. Duvarları neredeyse tam, odaları günlük yaşam araçlarıyla dolu, iyi korunmuş büyük bir şehir ortaya çıkarttılar.” denildi.

Dr. Hawaas, “Birçok yabancı ekip bu şehri aramış ama hiç bulamamıştı. Ayrıca arkeolojik çalışmalar devam ediyor ve ekibin hazinelerle dolu, dokunulmamış mezarlar bulmasını bekliyoruz.” diyor.

Brian, “Kayıp Şehir’in keşfi, bize imparatorluğun en zengin olduğu dönemde eski Mısırlıların hayatına nadir bir bakış açısı vermekle kalmayacak, aynı zamanda tarihin en büyük gizemlerinden birine ışık tutmamıza yardımcı olacak: Akhenaten ve Kraliçe Nefertiti neden Amarna’ya taşınmaya karar verdi?”

Akhenaten’in MÖ 1350’lerin başında saltanatına başlamasından birkaç yıl sonra, Altın Şehir terk edilmiş ve Mısır’ın başkenti Amarna’ya taşınmıştı.

Kazılarda neler bulundu?

Kazıların başlamasının yedi ay ardından, bir fırın, bir yönetim bölgesi ve bir yerleşim bölgesi de dahil bazı mahalleler ortaya çıkartıldı.

Ekip, şehrin güney kesiminde ayrıca fırınlar ve seramik saklama kaplarıyla dolu bir yemek hazırlama ve pişirme alanına sahip bir fırının kalıntılarını keşfetti. Açıklamaya göre mutfak oldukça büyüktü, bu yüzden büyük bir müşteri kitlesine hitap ettiği düşünülüyor.

Arkeologlar, kısmen kazılmamış olan başka bir alanda, daha büyük, muntazam bir şekilde düzenlenmiş birimlere sahip bir idari ve yerleşim bölgesi buldular. 18. Hanedan’ın sonlarına doğru kullanılan mimari bir tasarım olan zikzak bir çit, bölgeyi çevreliyordu ve yerleşim alanlarına ve iç koridorlara giden tek bir erişim noktasına izin veriyordu. Açıklamaya göre, bu tek giriş büyük olasılıkla bir güvenlik önlemi görevi gördü ve eski Mısırlılara bu bölgeye kimlerin girip çıktığını kontrol etmeye olanak sağladı.

Başka bir bölgede, arkeologlar tapınaklar ve ekler inşa etmek için kullanılan kerpiç tuğlalar için bir üretim alanı buldular. Ekip, bu tuğlaların Kral III. Amenhotep tasviri ile mühürlere sahip olduğunu belirtiyor.

Ekip ayrıca muska ve süs eşyaları yapmak için kullanılan düzinelerce döküm kalıbı buldu. Bulgular, şehrin tapınaklar ve mezarlar için süslemeler yapan hareketli bir üretim hattına sahip olduğunun kanıtı.

Şehir genelinde arkeologlar, eğirme ve dokuma gibi endüstriyel işlerle ilgili aletler buldular. Ayrıca metal ve cam yapım cürufunu ortaya çıkardılar, ancak bu malzemeleri yapan atölyeyi henüz bulamadılar.

Arkeologlar ayrıca birkaç mezar ortaya çıkardılar: bir inek veya boğanın iki sıra dışı mezarı ve kolları yana uzatılmış ve dizlerinin etrafına bir ip dolanmış bir kişinin dikkat çekici bir mezarı. Araştırmacılar hala bu mezarları analiz ediyor anlamlarını belirlemeyi umuyorlar.

Daha yakın bir zaman önce ekip, yaklaşık 10 kilo kurutulmuş veya haşlanmış et barındıran bir kap buldu. Bu kapta şöyle bir yazıt vardı: “Yıl 37, üçüncü Heb Sed festivali için Kha’nın mezbahasından kasap Luwy tarafından yapılan giydirilmiş et.”

Arkeologlar açıklamada, “Bu değerli bilgi bize sadece şehirde yaşayan ve çalışan iki kişinin isimlerini vermekle kalmıyor, aynı zamanda şehrin aktif olduğunu ve Kral III. Amenhotep’in oğlu Akhenaten ile ortak yönetim zamanını doğruluyor.” diyor.

Ekip ayrıca, Karnak’ta Kral Akhenaten tarafından yaptırılan bir tapınağın adı olan “göz kamaştırıcı Aten’in mülkü” olarak çevrilebilecek bir yazıta sahip mühür buldu.

Tarihi belgelere göre, bu mühür yapıldıktan bir yıl sonra başkent Amarna’ya taşındı. Halkının sadece bir tanrıya, yani güneş tanrısı Aten’e ibadet etmesini zorunlu kıldığı bilinen Akhenaten, bu taşınamayı istemişti. Ancak Mısırbilimciler hala başkenti neden taşıdığını ve Altın Şehir’in o sırada gerçekten terk edilip edilmediğini merak ediyorlar. Açıklamaya göre Kral Tutankamon, Thebes’e döndüğünde ve dini bir merkez olarak yeniden açtığında şehrin yeniden insanlar tarafından iskan edilip edilmediği de bir muamma.

Daha sonraki kazılar şehrin çalkantılı tarihini ortaya çıkarabilir. Ve hala kazılacak çok şey var. Hawass, “Şehrin batıya, Krallar Vadisi ve Kraliçeler Vadisi’ndeki kraliyet mezarlarını inşa eden zanaatkarların yaşadığı eski bir işçi köyü olan ünlü Deir el-Medina’ya kadar uzandığını ortaya çıkarabiliriz.” diyor.

 

Kaynak : arkeofili.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları