Adana’da 16 yaşındaki D.K.’nın ikinci çocuğunu doğurduktan 6 ay sonra kazada hayatını kaybetmesi üzerine ‘evlilik dışı ilişkide istismara uğradığını’ belirten başsavcılık, nüfus kaydının peşine düşerek nüfus memurlarına soruşturma açtı.
Adalet Bakanlığı’nın yazısı, bir Türkiye gerçeği olan çocuk evliliklerini bir kez daha tüm sarsıcılığıyla gözler önüne serdi. 15 yaşında anne olup, 16’sında yaşamını yitiren D.K.’nın yaşadıkları Adana Başsavcılığı’nın soruşturmasıyla ortaya çıktı.
Adana Seyhan’da yaşayan B.Ç. ile 1999 doğumlu D.K.’nın evlilik dışı ilişkisinden 2014 ve 2015’te 2 çocukları oldu. Baba B.Ç., çocuklarını nüfus kütüğüne kaydettirirken, D.K., ikinci çocuğu doğduktan 6 ay sonra trafik kazasında yaşamını yitirdi. Kazanın ardından Adana Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturmada, D.K.’nın çocuklarını dünyaya getirdiğinde 18 yaşından küçük olduğu ve cinsel istismara uğradığı tespitine yer verildi.
‘NÜFUS MEMURLARINA CEZA’
Habertürk’te yer alan habere göre; soruşturma sürecinde, cinsel istismarın yetkili makamlara bildirilmediği gerekçesiyle doğumları tescil eden ve onaylayan nüfus memurları hakkında ‘kamu görevlisinin suçu bildirmemesi’ suçu nedeniyle soruşturma açılıp açılmayacağıyla ilgili ‘görüş’ ihtiyacı doğdu. Başsavcılık, kendisi de çocuk olan d.K.’nın çocuklarının nüfusa tescilini yapan memurların hukuken sorumlu olup olmayacaklarını Adalet Bakanlığı’na sordu. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı işlenen her türlü davranışın cinsel istismar kapsamında değerlendirildiğini ve şikâyete bağlı olmadığını, mağduriyete bakılmaksızın bildirilmemesinin suç olduğunu iletti.
Bu görüşün ardından nüfus kaydını yapan ve savcılığa bildirmeyen nüfus memurları hakkında soruşturma başlatıldı. TCK’nın “Kamu Görevlisinin Suçu Bildirmemesi” başlığını taşıyan maddesi, 2 yıla kadar hapis öngörüyor.