Obeziteye bağlı olarak gelişen Tip 2 diyabetin görülme sıklığı giderek artıyor. Dünyada yaklaşık 300 milyon diyabetik hasta bulunuyor...
22 Mayıs Avrupa Obezite Günü. Dünya Sağlık Örgütü'nün raporuna göre Avrupa Birliği ülkelerinde şişmanlık artık mücadele edilmesi gereken bir hastalık haline geldi. Günümüzde obeziteye bağlı olarak gelişen Tip 2 diyabetin de görülme sıklığı giderek artıyor ve ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geliyor. Kilo vermek için her yolu deneyip başarılı olamayanlar son çare olarak
obezite cerrahisine başvuruyor. Ameliyat sonrasında Tip 2 diyabetin yüzde 80 oranında azaldığını ileri süren Obezite Cerrahı Doç. Dr. Hasan Altun, kilo verdikçe şekerin kontrol altına alındığını söyledi.
“Tip 2
diyabet heterojen bir hastalıktır ve kesin sebepleri net olarak ortaya konulamamıştır. Obezite,
diyabet gelişiminde en önemli risk faktörüdür2 diyen Dr. Altun, obez bir kişinin
diyabet olma riskinin zayıf bir insana göre 90 kat daha fazla olduğunu belirtti. Kilo ile
diyabet arasındaki ilişkiyi Dr. Altun şu sözlerle anlattı:
“Diyabetik hastaların sadece %15’i zayıf hastalardır. Obez diyabetik hastalar, az da olsa kilo verdiklerinde bile şekerleri çok daha iyi kontrol edilebilmektedir. Bütün bu sayılar diyabetik hastalarda kilo vermenin önemini göstermektedir. Obezite nedeniyle ameliyat edilen diyabetik hastaların diyabetlerinde ve
obezite bağlı hipertansiyon, hiperlipidemi ve uyku apnesi gibi yandaş hastalıklarda da önemli düzelmeler olmaktadır.
Tip2
diyabet tedavisinde ilaç tedavileri ve egzersiz sık olarak kullanılmaktadır. İlaç tedavileri uzun süreli olmakta ve dozları giderek artmaktadır. Hastalar bu tedavilerle genelde istenilen amaçlara ulaşamadığı gibi uyum sorunları yaşamakta ve
diyabet hastalığının yan etkilerine maruz kalmaktadırlar. Ayrıca hastaların bu tedavileri esnasında devamlı kontrol altında tutulması gerekir. Kullanılan insülin tedavisi de hastalarda kilo alımına sebep olabilmektedir.
AMELİYATLA HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER DE BAŞLIYOR
Diyabet tedavisinde kilo verme ise çok etkili ve maliyeti çok düşük bir tedavidir. Yapılan
obezite ameliyatları hastaların sadece yemelerini kısıtlamakla kalmayıp birtakım hormonal değişikliklere de yol açmaktadır. Böylece metabolik değişiklikler de meydana gelir. Gastrik bypass ameliyatı olan hastalarda kilo vermeden bu etkiler ortaya çıkmakta ve ameliyatı izleyen günlerde şeker kontrolleri kolaylaşmaktadır.
Ameliyat olan tip 2 diyabetik hastalarda %80
diyabet hastalığı iyileşmekte ve %10 hastada ise kısmi düzelme olmaktadır. Kilo verdirme ameliyatları günümüzde vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan diyabetik hastalıklar için önerilmektedir. Diyabetin tedavi algoritmalarında artık
obezite cerrahisi de yerini almıştır. Endokrin uzmanı,
obezite ve metabolizma cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilir.”
Uygun görülen hastalarda
obezite cerrahisinin Tip 2
diyabet tedavisindeki etkinliğine dikkat çeken Obezite Cerrahı Doç. Dr. Hasan Altun, Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan tip 2 diyabetik hastalar için
obezite cerrahisini bir opsiyon olarak değil, öncelikli tedavi olarak önerdiğini aktardı.
ntvmsnbc