loading
close
SON DAKİKALAR

Okan Gaytancıoğlu, 'CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine neden karşı olduğunu' açıkladı

Okan Gaytancıoğlu, 'CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine neden karşı olduğunu' açıkladı
Tarih: 01.03.2018 - 12:35
Kategori: Siyaset

CHP Edirne Milletvekili ve Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Okan Gaytancıoğlu CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine neden karşı olduğunu açıkladı.

Okan Gaytancıoğlu’nun açıklaması şöyle: 

1. Osmanlı’da ve Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Şeker Fabrikaları

Şekerpancarı üretimi için uygun iklim ve toprak özelliklerine sahip olan Osmanlı Devleti, şeker sanayinin gelişmesi için pek çok kişiye şeker fabrikası kurma imtiyazı vermişse de sonuç alamamıştır. Osmanlı Devleti, tükettiği şekerin tamamını ithal etmek zorunda kalmış, şeker üreten devletler Osmanlı pazarına hakim olmak için kıyasıya bir mücadelenin içine girmişlerdir. 
Şeker Fabrikaları kurmak ancak, cumhuriyet döneminde olabilmiştir. İlk ciddi teşebbüs Uşak’lı Molla Ömeroğlu Nuri (Şeker) adında bir çiftçi tarafından başlatılmıştır. Büyük Zaferin kazanılması üzerinden henüz altı ay geçmiş iken Uşak’ta Nuri Şeker’in öncülüğünde başlayan faaliyetler sonucunda 17.12.1926 da açılmıştır. Eşzamanlı olarak başlayan bir girişim ise Alpullu’da daha erken bir tarihte sonuca ulaşmış ve fabrika 26.11.1926 da işletmeye açılarak ilk Türk şekerini üretmiştir. 30’lu yılların başına kadar bu iki fabrika ülke gereksinimini kısmen karşılamıştır. Eskişehir ve Turhal Şeker Fabrikaları bu dönemde kurulmuştur. 1950 sonrası açılan fabrikalarla sayı 15’e ulaşır. Bugün halen 25’i Devletin 5’i özel olmak üzere 30 Şeker Fabrikası faaliyet göstermektedir.

2. Cumhuriyet Devrimlerinin Yaygınlaşmasında Şeker Fabrikaları

Cumhuriyetin en önemli kazanımlarından birisi olan şeker fabrikalarının kurulmasıyla birlikte ülkenin birçok yerinde şeker pancarı tarımı yaygınlaşmaya başlamış ve ithalatçı bir ülkeden şeker ihraç eder konuma gelinmiştir. Türkiye’de şekerpancarı tarımının desteklenmesi Şeker Şirketinin 1950 yılında üreticiye, ürüne, verime ve kaliteye destek vermesiyle başlamıştır.
Türkiye’de şeker fabrikalarının kurulmasının ana hedefi sadece ülkenin şeker gereksinimini karşılamak değil, tarımı ve dolayısıyla çiftçiyi kalkındırmak olmuştur. Şeker pancarı tarımı ülkemizin sosyal ve ekonomik yaşantısında da çok önemli rol oynamıştır. Şekerpancarı üretimi Türkiye’nin yüz akıdır. Şeker fabrikaları kuruluş yıllarında bölgelerinde Cumhuriyet’in kültür devrimlerinin gelişmesine katkı sağlamıştır. Fabrikalarda okuma yazma kursları, tiyatro, sinema, bale gösterileri düzenlenmiştir.

3. Şeker ve Şekerpancarı Üretimi Neden Türkiye İçin Stratejiktir?

Türkiye’de üretimi planlı yapılan tek ürün şekerpancarıdır. Şeker şirketi ve pancar bölge şeflikleri bu amaçla kurulmuş, şekerpancarı tarlaları haritalar üzerinde belirlenerek yapılmaktadır. 
Şekerpancarı vasıfsız işgücüne (çapacı-toplayıcı vb.) istihdam yaratmaktadır. Şeker pancarında çapalama yapan vasıfsız işgücü, şekerpancarı üretiminde önemli bir gelir elde etmektedir, bu haliyle işsizlik sorununa da katkı sağladığı, köyden kente göçü önlediği söylenebilir.
Şekerpancarı işlenip içindeki şeker alındıktan sonra kalan posası değerli bir hayvan yemidir. Türkiye hayvancılığının bugün içindeki durumu gördüğümüzde, şekerpancarının önemi daha iyi anlaşılır.
Üretilen pancar; taşımacılık, tarım alet ve makinaları başta olmak üzere birçok sanayinin gelişmesine, gübre, ilaç gibi girdilerin kullanımı ile endüstriyel sektöre önemli katkılar sağlamaktadır. 
Şeker pancarı, ekim yapılan alana eşdeğer bir ormana kıyasla 3 kat daha fazla oksijen yarattığından, tüm canlılar için hayati önem arz eden bir oksijen kaynağı olmakta, kendinden sonra ekilecek ürünlerde verim artışı sağlamakta, alternatiflerine göre daha fazla istihdam olanağı yaratmaktadır.

4. Şekerpancarı ve Şeker’deki Sorun Nedir ? NBŞ Alternatif midir?

Sorun çok açık ve net olarak EMPERYALİZM’dir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan gitmeyen, Cumhuriyetin kuruluş ayarlarıyla oynayan, rant uğruna her kazanımı paraya çevirmek isteyen kendi çıkarları için halkının sağlığını bile düşünmeyen iktidar, şeker fabrikalarını satıp paraya çevrilebilecek bir mal olarak görmektedir. Bu iktidar, fabrikaları satmak isterken, bu fabrikalar kurulrken ne çilelerin çekildiğini, nasıl imece yapıldığını, köy, ilçe ve şehirlerin fabrikalar çalıştıkça nasıl geliştiğini anlayamazlar. Çünkü Kurtuluş Savaşını ve Cumhuriyeti anlayamayan zihniyet, şeker fabrikalarını da anlayamaz. 
Enflasyonu arttıran unsurlardan biri de gıda fiyatlarıdır diyen bir AKP hükümeti vardır. “Dünya’da şeker fiyatları 250-300 $, Türkiye’de şekerin maliyeti 700 $’ a denk geliyor”, diyen bir NBŞ lobisi tarafından kuşatılmış olan bu AKP hükümeti 700 $’lık şekerin aslında daha ucuz olduğunu, Türkiye ekonomisine ciddi katma değer yarattığını anlayamaz. Anlasa da anlamak istemez. 
Türkiye’de şekerdeki stok fazlalığı gerekçe gösterilerek şeker pancarı üretimine kota getirilirken, diğer taraftan kendine yeterliliği halen sağlayamadığımız hatta ithalatçı olduğumuz mısırı hammadde olarak kullanan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimine geniş olanaklar sunulmuştur. Hammadde olarak mısır kullanan nişasta bazlı tatlandırıcılar doğrudan tüketilememekte, daha çok şekerli ürünler sanayinde girdi olarak kullanılmaktadır.
Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa Türkiye’de şekerpancarı üretimi yerine GDO’lu mısır ithalatı yapılacak ve bir başka küresel dev olan “MONSANTO, BAYER” gibi tohum firmaları kazanacak.
Bu NBŞ lobisi amacına ulaşırsa AB ülkelerinde ortalama % 1.5, Türkiye’de % 15 olan NBŞ kotası daha yukarılara çıkacak (belki de sınırsız olacak) ve bir başka küresel dev olan CARGILL kazanacak.
Bu NBŞ lobisi kazanırsa Türk insanı, obezite, şeker hastalığı ve kanser gibi birçok hastalıkla mücadele edecek ve yine küresel ilaç firmaları kazanacak. 
Şekerpancarının işlenmesiyle elde edilen “ŞEKER” dünyadaki en sağlıklı şekerdir. KÜRESEL GIDA EMPERYALİZMİ ile son yıllarda adından sıkça söz edilen Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) ve Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) sağlığa zararlı olduğu tespit edilmiş ürünlerdir. 
Şekerimizi üretme kararımızı verirken dışarıdan aldığımız mısırın GDO’lu olma ihtimalinin çok yüksek ve NBŞ elde edilmesinde nişastanın parçalanması sırasında kullanılan enzimlerin yurt dışından alındığını, ayrıca genetiği değiştirilmiş bakterilerden elde edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. 

5. ÇÖZÜM NEDİR ?

Her şeyin son derece açık ve net olduğu, yukarıda çeşitli yönleriyle yararlarından kısaca bahsedilen pancardan şeker üretimi ile olumsuzluklarından yine kısaca bahsedilen mısırdan NBŞ üretimi konusu etraflıca incelendiğinde, Türkiye’nin tercihi NBŞ olamaz. 


Önce insan mantığını her fırsatta tüm politikalarına yansıtmış olan CHP, Türkiye’nin şeker ihtiyacını ekonomiye katma değer sağladığı ve istihdam yarattığı, hayvansal üretime ciddi olarak kaynak sağladığı, halkının sağlığını ön planda tuttuğu için ŞEKERPANCARI’ndan sağlamalıdır görüşünü her platformda dile getirecek ve ŞEKER FABRİKALARININ PEŞKEŞ çekilmemesi için direnme hakkını kullanacaktır. CHP iktidarında NBŞ kotası AB ülkeleri seviyesine çekilecek, şeker fabrikaları modernize edilecek ve halkın şeker ihtiyacı tamamen şekerpancarından karşılanacaktır."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları