loading
close
SON DAKİKALAR

'Ölüm yolcularının çoğu isimsiz'

'Ölüm yolcularının çoğu isimsiz'
Tarih: 10.09.2012 - 13:21
Kategori: Gündem

EDP, umuda yolculukta hayatını kaybeden göçmenlerle ilgili açıklama yaptı...

EDP Genel Başkanı Ferdan Ergut, İzmir-Menderes'te hayatlarını kaybeden 61 mülteci ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı:

''Mültecilerin, çoğu ölümle sonuçlanan umut yolculuğu facialarına dün bir yenisi eklendi. Taşıyabileceğinden fazla yük alan tekne gece kayalara çarparak İzmir'in Menderes İlçesi açıklarında battı. Filistin, Irak ve Suriyeli yaklaşık 150 mülteciyi taşıyan kazada 61 kişi hayatını kaybetti. Tekne ambarına kilitlenen kadın ve çocuklar hayatını kaybedenlerin büyük bir kısmını oluşturdu.

Ölenlerin birçoğunun kaydı bile yoktu. Medya, mülteci kazaları istatistiklerini verdi.Hayatını kaybeden mülteciler ise isimsiz istatistik olarak kayda girdiler.

Savaşların ve otoriter yönetimlerin olduğu coğrafyalarda insan hakları ihlallerine ve şiddete, yoksulluğa ve sefalete karşı yaşam mücadelesi veren insanlar ülkelerini terk etmek durumunda kalıyorlar. Gitmeyi hedefledikleri ülkelere ancak belli şartlarda kabul edilen mültecilerin yaşam ve ölüm arasına sıkışan hayatları uzun süre belirsizlikle geçiyor. Başvuru prosedürü çoğu zaman uzun sürüyor ve eğer başvuru yaptıkları ülkelerce kabul edilmezlerse, ülkelerine dönmenin çoğu zaman ölüme dönmek olduğunu biliyorlar. Bu yüzden, başka ülkeleri denemeye devam etmek onlar için yaşam mücadelesi ve umudu sürdürmek anlamına geliyor.

Başvuru yaptıkları ülkelere kabul edilenlerin yasal değilse de, pratik olarak eşit yurttaş olmaları oldukça zor. Çünkü, bu ülkelerde iş imkanları meslek sahibi olanlar için bile oldukça kısıtlı. Diplomaları yeni ülkelerde genelde geçerli olmuyor. Birçoğu enformel işlerde sağlıksız ve güvencesiz şartlarda hayatlarına devam ediyorlar.

Mültecilerin kaçtıkları memleketlerinde ise Amerika ve Avrupa ülkelerinin güdümündeki savaşlar veya otoriter rejimler devam ediyor. Sadece insanların değil, doğanın da yaşam hakkı tahrip ediliyor. Yani, mülteciler yaşamak için batılı ülkelerin yurttaşlığını almaya çalışırken, bu ülkelerin bazıları onların memleketlerini tahrip ediyor. Bu kısır döngü içinde, mülteciler yaşamları için mücadele eden dünya yurttaşları olarak direniyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, mültecilerin insan hakları konusunda Türkiye aleyhine verdiği kararlar Türkiye'yi bir İltica Yasası hazırlığına soktu. Bu sürecin önemi, iltica ve göç süreçlerinin mülteciler lehine sivil bir yapıya 
devredilecek olması.

EDP olarak, bu sivil yapının oluşumunun insan hakları temeli üzerinde yükselmesi, uygulamaların bu doğrultuda gerçekleştirilmesi ve bu yapının ilgili alandaki sivil toplum kuruluşlarıyla saydam bir ilişki içinde faaliyetlerini yürütmesini önemsiyoruz ve bu konudaki gelişmeleri takip ediyoruz.

Türkiye'deki mültecilere güvenlik eksenli bir anlayışla yaklaşmak yerine, burada bulundukları sürece bütün yurttaşların sahip oldukları temel hakları olan özgür insanlar olarak yaklaşılmalıdır.

İnsanların, insanlık dışı koşullarda gemi ambarlarına veya kamyon kasalarına saklanarak, çalışabilmek ve yaşayabilmek için yollara düşmelerini bu yüzyılın sorunu ve utancı olarak görüyoruz.''

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları