loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Savcıdan İmamoğlu’nun babasına suç duyurusu talebi

Savcıdan İmamoğlu’nun babasına suç duyurusu talebi
Tarih: 25.08.2026 - 14:24
Kategori: Siyaset

İBB Davası’nda savunma yapan Hasan İmamoğlu, ticari faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu savunurken savcı, Tuncay Yılmaz ile arasındaki para hareketi nedeniyle hakkında suç duyurusu istedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.

Duruşmanın 69’uncu gününde Muzaffer Beyaz’ın ek savunmasının ardından tutuksuz sanık iş insanı Baran Gönül savunma yaptı.

İnşaat mühendisi olduğunu belirten Gönül, yaklaşık 12 yıldır şantiye şefliği, danışmanlık ve çeşitli inşaat işleriyle geçimini sağladığını, 2015 yılında MB Turkuaz Mimarlık İnşaat Şirketi’ni kurduğunu söyledi.

Birikimlerini yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybına karşı döviz ve altın olarak tuttuğunu ifade eden Gönül, ihtiyaç duyduğunda bunları bozdurarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, gelirleriyle zaman zaman araç ve gayrimenkul aldığını anlattı. Döviz ve altınlarını kiralık banka kasalarında sakladığını belirten Gönül, buna ilişkin sözleşmeyi de daha önce dosyaya sunduğunu kaydetti.

“İMAMOĞLU İNŞAAT’IN ÇALIŞANI DEĞİLDİM”

Gönül, 2021 yılından itibaren İmamoğlu İnşaat’ın bazı şantiyelerinde taşeronluk ve şantiye şefliği yaptığını, İnmari Play, İnmari Oksijen, İnmari Plus ve Sarıyer şantiyelerinde çeşitli inşaat işlerini üstlendiğini söyledi.

Bu işlerin tamamının sözleşmeli ve faturalı olduğunu belirten Gönül, kalan son ödemelerinin de kayyum tarafından yapıldığını ifade ederek yaptığı tüm işlerin resmi olduğunu savundu.

Sarıyer şantiyesinde yapı ruhsatının uzatılması için şantiye şefinin bulunmasının zorunlu olduğunu anlatan Gönül, bu nedenle ücret karşılığında şantiye şefliği hizmeti verdiğini söyledi. Şantiye şefliği yapan mimar veya mühendisin ilgili firma tarafından SGK’ya kaydedilmesinin yasal zorunluluk olduğunu belirten Gönül, İmamoğlu İnşaat’taki SGK kaydının da bu nedenle yapıldığını dile getirdi.

Gönül, “Ben hiçbir zaman İmamoğlu İnşaat’ın çalışanı olmadım. İddianamede benim İmamoğlu’nun çalışanı olarak değerlendirilmem hatalıdır” dedi.

2014 yılından bu yana şantiye şefliği yaptığı projelere ilişkin bilgi listesi ve örnek sözleşmeleri soruşturma aşamasında dosyaya sunduğunu aktaran Gönül, kendisine yöneltilen eylemlerle ilgili tüm ticari işlemleri ve ödemeleri belgeleriyle açıkladığını belirtti.

Mülk edinimlerinin yasal hakkı olduğunu savunan Gönül, beraatının yanı sıra mal varlığı üzerindeki tedbirlerin, banka hesaplarındaki blokelerin ve yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.

Savunmanın ardından Gönül’ün çapraz sorgusuna geçildi.

Ekrem İmamoğlu, Gönül ile yalnızca şantiye ziyaretleri sırasında birkaç kez karşılaştığını belirterek, ortağı olduğu şirketin ticari geçmişinde binlerce konut ve iş yeri bulunduğunu, yüzlerce taşeron ve çalışanla ticari ilişki kurulduğunu anlattı.

İmamoğlu, Gönül’e kendisinin şirketle birebir ilgilenmediği dönemlerde herhangi bir gayriresmi ticaret yapıp yapmadıklarını sordu. Gönül ise tüm işlerin resmi ve faturalı olduğunu söyledi.

“BÜTÜN AİLEMİ İTHAM ALTINDA BIRAKAN VAHŞİ BİR SÜREÇ”

İmamoğlu, Gönül’e eşi Dilek İmamoğlu’ndan satın aldığı taşınmazları da sordu.

Gönül’ün yaklaşık 17-18 yıl önce kendisi ve eşinin edindiği gayrimenkulleri satın aldığını hatırlatan İmamoğlu, bu satış dışında herhangi bir menfaat ilişkisi bulunup bulunmadığını sordu.

Gönül, dönem dönem gayrimenkul alıp sattığını, Dilek İmamoğlu’ndan aldığı dairelerin de bu kapsamda olduğunu belirtti. Dilek İmamoğlu’nu tanımadığını ve kendisiyle konuşmadığını söyleyen Gönül, satışların vekalet yoluyla yapıldığını, taşınmazların Dilek İmamoğlu adına olduğunu tapuda öğrendiğini ifade etti.

Dairelerin yaklaşık 1,5 yıl kendisinde kaldığını, daha sonra farklı kişilere sattığını anlatan Gönül, taşınmazları kazanç amacıyla satın aldığını söyledi.

Gönül, İmamoğlu ile de herhangi bir iş görüşmesi yapmadığını, yalnızca şantiye ziyaretlerinde bir iki kez karşılaştıklarını belirtti.

İmamoğlu daha sonra Gönül’ün İmamoğlu İnşaat’tan satın aldığı ve halen yaşadığı daireyi gündeme getirdi. Şirket çalışanları ve taşeronlarının da zaman zaman firmadan konut satın aldığını, bu kişilere indirim yapılabildiğini belirten İmamoğlu, söz konusu satışın iddia makamının ileri sürdüğü gibi bir “aklama” faaliyeti olup olmadığını sordu.

Gönül ise daireyi ticari ve kişisel ihtiyaçları doğrultusunda satın aldığını, kendisine göre dekore ettirdiğini ve halen burada yaşadığını söyledi.

İmamoğlu, duruşmada çocuğunun, eşinin, babasının ve diğer aile fertlerinin ciddi biçimde itham edildiğini belirterek bunu “vahşi bir süreç” olarak nitelendirdi.

HASAN İMAMOĞLU SAVUNMA YAPTI

Daha sonra Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun savunmasına geçildi.

İlk kez mahkeme salonunda bulunduğunu belirten Hasan İmamoğlu, yaklaşık 60 yıldır ticaret yaptığını, 1990’dan beri İstanbul’da yaşadığını ve uzun yıllardır gayrimenkul yatırımlarıyla ilgilendiğini söyledi.

İmamoğlu, “Demek ki benim her daire satan, her daire alan burada suçlu oluyor” dedi.

Ticaret hayatındaki temel prensiplerinin haram yememek ve çocuklarına haram yedirmemek olduğunu belirten İmamoğlu, hakkındaki bazı suçlamalar karşısında şaşkınlık yaşadığını ifade etti.

Yurt dışı çıkış yasağının yanı sıra emekli maaşına da tedbir konulduğunu belirten İmamoğlu, emekli aylığına yönelik tedbirin daha sonra kaldırıldığını söyledi.

Aynı dava kapsamında ailesinin farklı kuşaklarının yargılandığına dikkat çeken İmamoğlu, “Dede, torun, baba üçü bir arada. Suçlar aynı. Suçların aynılığı ticaret yapmak” ifadelerini kullandı.

“3,5 MİLYON DOLARDAN 380 BİN AVROYA İNDİ”

Hakkındaki para transferi iddialarının basında farklı rakamlarla yer aldığını belirten İmamoğlu, bir gazetede kaynağı belli olmayan parayı torununa yurt dışına havale ettiği yönünde haber yayımlandığını söyledi.

İmamoğlu, söz konusu miktarın önce 3,5 milyon dolar olarak gündeme getirildiğini, daha sonra 380 bin avroya kadar indiğini belirterek bu iddialara tepki gösterdi.

Ticari faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu savunan İmamoğlu, “Ben hiç kirli para kazanmadığım için aklanmaya hiç ihtiyacım olmadı. Her zaman düzgün çalıştık, kanunlu işler yaptık” dedi.

Yaşının ilerlemesinin ardından şirket yönetimini Tuncay Yılmaz’a bıraktığını anlatan İmamoğlu, Yılmaz’a güvendiğini ve şirketi başarılı şekilde yönettiğini söyledi.

Kendisinin oğlunun babası olması nedeniyle yargılandığını savunan İmamoğlu, “Ben burada yargılanmıyorum. Ben casus diye suçlanan o oğlumun, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın babası olmaktan dolayı yargılanıyorum” ifadelerini kullandı.

Casusluk iddialarına da değinen İmamoğlu, çocukluğunun geçtiği köyün Rus işgali döneminde Rus karargâhı olarak kullanıldığını anlattı. Ailesinde casusluk ya da vatana ihanet olmadığını belirten İmamoğlu, bu konudaki değerlerin kendisine gazi dedesi tarafından öğretildiğini söyledi.

FETÖ İDDİASINA YANIT

Dosyadaki bazı beyanlara tepki gösteren Hasan İmamoğlu, Türkiye’de yalancılığın geçim kaynağı haline geldiğini ve iftiracılığın itirafçılık adı altında yapıldığını savundu.

Torununa uygulanan yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını isteyen İmamoğlu, torununun ortak konferanslara katılması gerektiğini ancak yasağın buna engel olduğunu söyledi.

Hakkındaki dört daire iddiasına da değinen İmamoğlu, hayatı boyunca çok sayıda gayrimenkul alıp sattığını ifade etti. Vatan Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifadesi sırasında kendisine üç daire aldığının söylendiğini, kendisinin ise sayının dört olduğunu düzelttiğini anlattı.

Daire alıp satmanın yasak olduğunu bilmediğini söyleyen İmamoğlu, şirketlerine kayyum atanmasını da 60 yıllık ticaret hayatının bu şekilde değersizleştirilmesi olarak değerlendirdi.

Duruşmada daha önce dinlenen Muzaffer Beyaz’ın anlatımlarına da tepki gösteren İmamoğlu, isim vermeden bir kişinin çok rahat yalan söylediğini savundu ve geçmişte bu kişiyle ortaklık yaptığını söyledi.

FETÖ ile okul yaptığı iddiasına da yanıt veren İmamoğlu, okulu tek başına yaptığını ancak başarılı olamadığını, ardından Türkiye Milli Kültür Vakfı’na sattığını, vakfın da okulu FETÖ’ye sattığını belirtti.

Savunmasının kalan bölümünü avukatlarına bırakan Hasan İmamoğlu, mahkemelere gidip gelmekten ve oğlunu sanık olarak izlemekten duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

SAVCIDAN SUÇ DUYURUSU TALEBİ

Hasan İmamoğlu’nun çapraz sorgusuna geçilmesinin ardından duruşma savcısı, iddianamede İmamoğlu’na yöneltilen suçlamalar arasında bulunmayan Tuncay Yılmaz ile arasındaki para hareketine ilişkin soru yöneltti.

Mahkeme Başkanı, sorunun ardından Hasan İmamoğlu’na yanıt vermek zorunda olmadığını söyledi. Savcı ise sorusunda ısrar etti.

Hasan İmamoğlu, söz konusu para hareketinin kaynağına ilişkin belgelerin bulunduğunu belirterek, belgeleri kendisinin bilmediğini, avukatlarının mahkemeye sunacağını söyledi.

Sorgu devam ederken ve Hasan İmamoğlu’nun avukatlarının beyanları henüz alınmamışken duruşma savcısı ara mütalaa verdi.

Savcı, Hasan İmamoğlu ile Tuncay Yılmaz arasındaki para hareketini “kaynağı belirsiz para alışverişi” olarak değerlendirdi ve Hasan İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.

Mahkeme Başkanı, savcının talebine ilişkin “Değerlendireceğiz” dedi.

Hasan İmamoğlu’nun avukatları ise müvekkillerinin sorgusu tamamlanmadan ve savunma makamının beyanları alınmadan suç duyurusu yönünde ara mütalaa verilmesine itiraz etti.

Avukatların beyanlarının ardından duruşmaya bir saat ara verildi.

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları