CHP'li Seçer, hileli ve sağlıksız gıda üretimi ve bunların insan sağlığına etkilerinin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi...
“HİLELİ GIDAYA MECLİS EL KOYSUN”
Meclis Tarım ve Köy işleri Komisyonu üyesi CHP Mersin Milletvekili Seçer,
hileli ve sağlıksız gıda üretimi ve bunların insan sağlığına etkilerinin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi. Seçer, “Yapılan açıklamalar, buzdağının görünen kısmıdır” dedi.
Son günlerde kamuoyunun gündemine yer alan hileli ve sağlıksız gıdalar, TBMM gündemine taşındı. TBMM Tarım ve Köy işleri Komisyonu üyesi ve CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer,
hileli ve sağlıksız gıda üretimi ve bunların insan sağlığına etkilerinin araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Yapılan açıklamaların buzdağının görünen kısmı olduğunu vurgulayan Seçer, “Türkiye, neredeyse hileli ve sağlığa zararlı ürün satışında ilk sıraya yerleşti” dedi.
ÜRETİCİ DE TÜKETİCİ DE HUZURSUZ
Seçer, TBMM’ye verdiği önergenin gerekçesinde, son yıllarda uygulanan çarpık politikalar sonucu tarımın iflas etme noktasına geldiğini vurguladı. Üreticinin yüksek girdi maliyetlerine karşılık, düşük fiyat kıskacıyla üretim yapamadığını belirten Seçer, tüketicilerin ise tükettikleri gıdanın güvenilirliği konusunda endişeleri olduğunu kaydetti.
Seçer, “Hileli ve sağlığa zararlı ürünlerin serbestçe satılabildiği Türkiye, bu konumuyla diğer ülkeler arısında neredeyse ilk sıraya yerleşmiştir. Oysa, gelişmiş ülkelerde gıda güvenirliği konusu çok sıkı kurallara bağlanmış, tüketicilerin sağlığının korunması için her türlü tedbir ve önlem alınmıştır” dedi.
HİLELİ GIDALAR ARTTI
Son günlerde halkın temel tüketim maddeleri arasında olan et ve et ürünleri, yumurta, bal ve ekmekte tehlikenin arttığına yönelik haberlerin yer almaya başladığını anımsatan Seçer, şöyle devam etti:
“Kırmızı ette domuz eti, sucuk sosis gibi yiyeceklerde tek tırnaklıların eti, deri, kıkırdak, böbrek, rakıda metil alkol, domates, çilek, ıspanak, kabak, biber ve salatalıkta zirai ilaç kalıntıları, margarinde benzoik, sorbik asit, yoğurt peynir tereyağında bitkisel yağlar, balda şeker şurupları, glikoz, su ve nişasta, kepekli ekmek görünümü vermek için una kakao, ekmek esmer görünsün diye boya ve renklendirici, tatlandırıcı karıştırıldığı; bayatlamış tavukların çamaşır suyuyla beyazlatıldığı, içerisinde genetiği değiştirilmiş organizma(GDO) tespit edilen fındık kremaları, süt tozunun içine tebeşir tozu, küflenmiş çayların piyasaya sürülmesi gibi bilgiler kamuoyuna yansıyan bilgiler arasındadır.”
HALK SAĞLIĞI TEHDİT ALTINDA
CHP’li Seçer, hileli ve sağlığa zararlı üretimi yapan firmalara ilişkin sırlar açığa çıktıkça, halk sağlığının nasıl bir tehdit altında olduğunun bütün açıklığıyla ortaya çıktığını belirterek, “Ancak, yapılan açıklamaların buzdağının sadece görünen kısmı olduğu bilinmelidir.
Türkiye’deki gıda sektörü ve bu sektöre temel girdileri sağlayan tarım sektöründe çok sayıda küçük ve eğitimsiz işletmenin var olduğu, bu işletmelerin önemli bir miktarının ‘merdiven altı’, yani kayıt dışı olduğu da bilinmektedir” dedi.
ARAŞTIRILMASI ŞART
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gıda, denetim ve kontrollerinin 81 il ve yetkilendirilmiş ilçe müdürlüklerindeki “Kontrol Görevlileri” tarafından yapıldığını anımsatan Seçer, Bakanlığın verilerine göre, Türkiye genelinde 2011 yılı itibariyle sadece 4 bin 635 kontrol görevlisinin bulunduğunu ifade etti.
Laboratuvarlarda nitelikli eleman eksikliğinin de önemli boyutlarda olduğuna dikkati çeken Seçer, “Gıda mühendisleri gibi konu uzmanlarının kamuda yeterli sayıda istihdam edilmesinin zorunlu bir hal almasına rağmen, gerçekte bunun böyle olmadığı açıktır” dedi.
Seçer, üretici ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi ve hileli-sağlıksız gıda üretiminin ve bu tür ürünlerin insan sağlığına etkilerinin araştırılması amacıyla Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Vişne Haber Ajansı