II- ÖZ- ÖZGEÇMİŞ; ‘yaptıklarımız, yapabileceklerimizin güvencesidir.’
İstanbul Ortaköy nüfusuna kayıtlı olan Eryıldız, Okçu Musa İlk Okulu, Beyoğlu Orta Okulu, Atatürk Lisesi ve ODTÜ Mimarlık Mezunudur. ODTÜ yerleşkesinde Master tezi olan yapının inşaatını da yaptı; Ankara Üniversitesi’nde Kentleşme ve ekoloji doktorasını yaptı. Doktora tezini İspanya’da yazdı. ODTÜ, Anadolu, Yıldız Teknik, Gazi, İstanbul Aydın, ve Arnavutluk Epoka Üniversitesi ve Kosova- Prizrende Lisans- Yüksek Lisans ve Doktora dersleri verdi, Bahçeşehir Üniversitesi’nde Bölüm Genel Koordinatörlüğü, Mimarlık Enstitüsü Genel Sekreterliği- Uluslararası Yaz Okulu Müdürlüğü, Anadolu Üniversitesi Bina Bilgisi Bilim Dalı Başkanlığı, Lefke Avrupa Üniversitesi Bölüm Başkanlığı ve Lisans Üstü Programları yöneticiliği yaptı. Halen GYTE Mimarlık Fakültesi Diploma Projesi, son sınıf ve ekolojik mimarlık dersleri vermektedir. Rumeli Üniversitesi kurma çalışmaları sürmektedir.
Sayısız uluslar arası indeksli ve bilimsel makale, araştırma, değerlendirme ve bildiri yazarı olan Eryıldız altısı kentleşme, yerel yönetimler ve ekoloji alanında, toplam 15 kitap yazarı olup, son olarak uygulama ve eğitim amacıyla hazırlanan “ekotasarım ansiklopedisi’ni eşiyle birlikte Türk diline kazandırdı. Kamu ve sivil toplum örgütleri ile üniversitelerde mimarlık ekoloji ve sosyal demokrasi alanlarında sayısız konferans, eğitim çalışması ve söyleşiler yapmış, radyo, televizyon, dergi ve gazetelerde sayısız makale ve söyleşileri, yayınlandı. Kamu ve özel kesimde müdürlük, daire başkanlığı, genel müdürlük, yönetim kurulu başkanlığı, milletvekilliği, bakan danışmanlığı, Rumeli Konseyi toplantıları Başkanlığı yaptı.
Projeci olarak toplu konut, banka, alışveriş merkezi projeleri yapmış, yarışmalara girmiş, ödüller almış, yüklenici olarak kendisi ve şirketince üretilen işler yanında ulusal ve uluslar arası işler yapan firmalarla ve şantiyede çalışmıştır. TDÇİ İskenderun demir-çelik tesisleri yerleşimi planlama ve proje hizmetleri yapmış, Proje ve Arşiv sorumlusu. olmuştur. Ankara Belediyesinde Batıkent Projesinin, metro, yay bölgeleri, yeşil kuşak, ekolojik planlamaların ilk planlayıcı ekibinin başında olmuştur. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Toplumsal Dönüşüm Müdürlüğüne “Ekolojik Planlama ve tasarım ölçütleri” proje çalışmasını tamamladı, e Avrupa Üniversitesi yeni yapı projeleri ve Kıbrıs’ta bir ekoköy planlaması yaptı. Dünya Mimarlar Birliği Genel Kurullarına, atölye çalışmalarına, seminerlerine katılmış, bildiriler sunmuş, odayı ve ülkeyi temsil etmiştir. İstanbul’dan uzakta olduğu zamanlarda bile yıllarca “Avrasya Megapolü İstanbul” adıyla Kültür Bakanlığı tarafından basılan İstanbul Planlaması ile ilgili ön düşünceleri anlatan eser üzerinde çalışarak gönülden bağlı olduğu kentin varlıkları sorunları ve gelecek gelişimi ile ilgili araştırmalarını toplamıştır.
İstanbul’da 80 öncesi Ankara’da geliştirip uygulattığı, şimdilerde metrobüs adıyla pazarlanan tahsisli yol projesinin benzerinin Taksim-Şişli arası uygulanması çalışmalarına yardım etti. İstanbul Belediyesi’nin sıkıntılarını gidermek üzere planlanan (sonradan vazgeçilen) Hizmet binası yarışmasına ekoyapı önerisi sundu, “İstanbul Ekolojik Kentsel Yenileme rehberi” hazırlanması için IBB tarafından ısmarlanan projeyi tamamlamıştır. Başında bulunduğu ANT şirketindeki her biri bir yaratıcı deha olan ortakları ile birlikte elektrikten-telefona, gaza ve yağmur suyuna kadar tüm kentsel altyapıyı tek kazı-yapı düzenine bağlayan sistemin ilk ve son başarılı uygulaması olan “İstanbul Ortak Altyapısı Projesi” ni tamamladı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü UNDP adına ‘Güneydoğuda Kamu Yapılarının Sürdürülebilir Yenilenmesi’ çalışmasını grup lideri olarak yönetti.
Arnavutköy’de muhtar ve duyarlı semt sakinleri ile el ele, 'Arnavutköy Semt Derneği'ni Kuruduğumuz dönemde, 3. Köprü gibi kötülüklere direnmek yanında z semt evi- meydanı, panayırının canlandırılması, düzenli boğaz motoru servisleri ve İstanbul semt dernekleri federasyonu kurulması gibi sayısız fikirler için uğraşan derneğin en zor zamanlarında üç yıl başkanlığını yapmıştır. Kartal Merkezli olarak yapılan planlamalar ile ilgili semt meydanları ve 70’li yıllarda üzerinde çalıştığı Batıkent projesinden çok daha şümullü bir proje önerisi sunmuştur. 1980 öncesi iktidar yürüyüşünde CHP Gençlik Kolları ve Sosyal Demokrasi Dernekleri Genel Başkanı ve (şimdiki adıyla Genel Başkan Yardımcısı denen) CHP Merkez Yönetim Kurulu üyesi olan Eryıldız, CHP Parti okulu ve Araştırma bürosunun yeniden inşası, yurtdışı örgütlenmesinden uzun yıllar sonra, İstanbul Yerel Yönetimler Merkezi (IYEM) gibi, dört kez tekrarlanan ve günümüzde tabanda çalışmaları hızlanan Yerel Yönetim Okullarının da isim babası, kurucusu ve koordinatörüdür.
III-Aday olma nedeni; özgeçmişimin başlığında bulunan ‘yaptıklarım yapacaklarımın güvencesidir’ birikimim, yapabilme güç ve azmimdir. Bunu yanında atama il Başkanı hakkındaki içimizi acıtan gözlemlere ve yalın deneyimlere dayanmaktadır;
1- Parti tabanının Sayın Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun güzel söylemleri ile ifadesini bulan temel özlemi ‘parti süreçlerinde sandık mahalleye gidecek, toplantının ne gün nerede kim tarafından yapılacağını taban bilecek’ şiarının peşinde yirmi gün koştuk. İl başkanının ‘bu bilgi elektronik ortamda da yayınlanacak’ sözünün gerçekleşmesini boş yere bekledik;
2- Kayıtlı olduğumuz ilçe mahallelerinde üyelerin bilgisi olmadan, kağıt üzerinde toplantıların tamamlandığı iddiası üzerine dört partili beraberce ilçe merkezine gittik. İlçe başkanının üç saat bekletmesinden sonra ‘acil olarak il merkezine çağrılarak makamını terk ettiği’ bilgisi iddiasından on beş dakika sonra yaptığımız il ziyaretimizde böyle bir çağrılma ve toplantı olmadığını da öğrenip, İl Başkanı Sekreterine görüşme ricamızı ilettik. Kendileri kısa bir işi olduğunu ve bizleri kabul edeceği bilgisini verdikten sonra, iki saat on beş dakika bekletilip, İl başkanının toplantı salonu ile bağlantılı diğer kapıdan binayı terk ettiği bilgisini aldık.
3- Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun en önemli vaadini ve kendisinin sözünü uygulatmaktan aciz olan veya uygulatmayan bir il başkanın ‘partiyi yerel- genel ve cumhurbaşkanlığı gibi seçimlere, birinci parti ve iktidar olmaya hazırlayacağı’ sözlerine kim inanabilir?
4- 1.Mayıs meydanında sayısız partili ve eski dostla omuz omuza işçi bayramı kutladık, türküler söyledik. Bundan önce tarihimizde yapılmış olan en büyük toplantı bizlerin de katkısıyla 3. Mayıs.1977 de hem de o günden iki gün önce yapılmış olan CHP Taksim mitingidir. Bu etkinlikler biz sosyal demokratların bildiği ve diğerlerinden her zaman çok daha iyi uyguladığı örgütlenme alanlarıdır. Günümüzde hala aşılamayan, övünme vesilesi olan topluluklar isimsiz bilgelerin özverili emekleri ile oluşturulmuştu. 2012’nin, sayısal olarak 1977 de bizlerin örgütlediği miting rekorunu ilk kez geçtiği, 1977’yi birlikte yaşayan partililerle ortak kanımızdır. İstanbul nüfusunun üç kat artmış olması, meydanda CHP’liler yanında akla gelebilecek her tür akımın bulunması bile, bizim bu konudaki ümitli değerlendirmemizi gölgelemedi. Meydanda bulunan tek Atatürk resmi altında saatlerce türkü söyledik. özverili CHP’lileri görebilmek için meydanın her köşesine bakmak zorunda kaldık. Saatler aktıkça, adı bilinir bilinmez parti veya fraksiyonlar birlik ve bütünlüklerini son dakikaya kadar disiplin içinde koruyup sosyal demokratları kendi aralarında eritti. Otuz yıldır ciğerlerimizin alabildiğinden fazla biber gazı soluyarak omuz omuza başardığımız meydanda 1. Mayıs toplantısı yapma coşkusu, bu nedenle, bizim için müthiş bir düş kırıklığına dönüştü.
5- İl Başkanın, adaylık açıklaması sırasında dağıttığımız örnek toplanma yeri yönlendirme kağıtlarından bile esinlenmediği gibi, İstanbul’un her ilçe ve köşesinden meydana koşan CHP’lileri bir arada tutabilecek planlama, uz görü ve becerinin yanından bile geçemediği anlaşılmaktadır,
6- CHP, Türkiye nüfusunun beşte birini ekonomisinin yarısını barındıran İstanbul’da, en köklü örgütüne sahiptir. Oğuz Kaan Salıcı, partiye kaydını İl yönetim kurulu üyesi olarak atandığından tam on üç gün sonra, geçtiğimiz 2011 yılında yaptırmıştı. Parti, örgüt kültürü, bilgisi deneyim, emek ve özveri olarak henüz ikinci yaşını tamamlamayan Salıcı bu haliyle İstanbul’u ve yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini yönetmeye taliptir. Adaylığımı il Merkezinde açıkladım. Çalışmalara tanmış başkan olmasına karşın kendisine çiçek getirerek başladım. Adaylık sürecim İl web sitesinde bulunmaktadır. Salıcı herhalde kendisinin de hissettiği bu dengesizlik ve yetersizliği nedeniyle, adaylığımı yok saymaya çalıştı. Özgeçmişimiz ve adaylığımız işte bu duruma isyandır.
Yaşamaya Dair
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.
Nazım Hikmet