loading
close
Dolar: 5,73 TL
Euro: 6,32 TL
Sterlin: 7,13 TL
SON DAKİKALAR

Sendikalardan memur zammına tepki: 'Son 18 yılın en kötü toplu sözleşme sonucu, gerekirse genel grev kararı alacağız'

Sendikalardan memur zammına tepki: 'Son 18 yılın en kötü toplu sözleşme sonucu, gerekirse genel grev kararı alacağız'
Tarih: 29.08.2019 - 11:16
Kategori: Sendika

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu, memur maaşları ile memur emeklisi aylıklarına 2020'nin ilk 6 ayında yüzde 4, ikinci 6 ayında yüzde 4, 2021'nin ilk 6 ayında yüzde 3, ikinci 6 ayında yüzde 3 zam yapılmasını kararlaştırdı.

Hakem Kurulu'nun zam oranı kararı sendikaların tepkisini çekti.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu tarafından yapılan açıklamada, "Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; Hakem Heyeti Kurulunun 2020-2021 yılları için AKP iktidarının yüzdelik zam oranlarını onaylamasını meşru görmüyoruz. AKP iktidarının istihdam ve teşvik paketleriyle patronların cebini doldururken; tüm kamu emekçilerine dayatılan sefalet oranlarını örgütlü mücadelemizle karşı çıkacağımızı, tüm konfederasyonları genel direnişe davet ettiğimizi, gerekirse iş bırakma ve genel grev kararı alacağımızı ilan ediyoruz" denildi.

Birleşik Kamu İş'in açıklaması şöyle:

"Bilindiği üzere 1 Ağustos’ta başlayan Sözde Toplu Sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanarak görüşmeler Hakem Kuruluna havale edilmiştir. Yandaş konfederasyon üzerine düşen tiyatroyu fazlasıyla oynayarak sorumluluğu Hakem Heyetine bırakıp meydanlardan kaçmıştı. 

Bugünden geriye Sözde Toplu Sözleşme süreçlerine ve Hakem Heyetine baktığımızda kara tablo çok iyi anlaşılmaktadır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklisini ilgilendiren Sözde Toplu Sözleşmenin, Hakem Kuruluna bırakılmasını ve bu kuruldan çıkacak kararların kamu emekçilerinin mesleki, ekonomik ve sosyal haklarına olumlu yönde katkı sağlamayacağının farkındaydık.

Siyasi iktidarın arka bahçesi konumuna gelmiş sözde konfederasyon ile Sözde Toplu Sözleşme masasının çarpıklığı bilinmekteydi, Hakem Heyeti’nin bağımsız olmadığını da öğrenmiş bulunmaktayız.

Davulda, tokmak da AKP iktidarında, siyasi iktidar kamu emekçilerine ne teklif ederse yandaş konfederasyon kabul etmekte Hakem Heyeti onaylamaktadır.

AKP iktidarı, Hakem Heyeti ve yandaş konfederasyon günlerdir danışıklı görüşmeler yaparak ve pazarlık etmiş gibi davranarak kamu emekçilerinin aklıyla dalga geçmişlerdir. Ancak tüm kamu emekçileri; satıcıyı, tüccarı ve noteri günlerdir oynadıkları kötü tiyatrodan tanımaktadır.

Hakem Kurulu’nun iktidarın elinde olması nedeniyle sonucun günler öncesinde değişmeyeceği belliydi.  Bu nedenle üretimden gelen gücümüzü kullanarak tüm iş yerlerinde 26 Ağustos Pazartesi Saat 13.00’de yarım gün, 27 Ağustos Salı günü tam gün iş bırakma kararı uyguladık.

Kamu emekçilerinin zammını belirleyecek Hakem Heyeti 11 kişiden oluşurken kurulda 4 kişi sendikalardan, 7 kişi ise Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir.  Bu haliyle pazarlık masası satış masasına dönüşmüştü. Yandaş konfederasyon her zaman olduğu gibi yine kamu emekçilerini yüz üstü bırakarak üzerine düşeni fazlasıyla sergilemiştir.

Sözde Toplu Sözleşme masasının adaletli olmadığı bildiğimiz gibi Hakem Heyetini de adil görmediğimizi açıklamıştık. Sözde Toplu Sözleşme masasında yapıldığı gibi Hakem Heyeti Kurulu da; enflasyonu, vergi dilimlerini, açlığı-yoksulluğu, 3600 ek gösterge talebini, grev hakkını,  zam talebini, kamu emekçilerinin ekonomik, mesleki, örgütsel ve sosyal haklarını, temel gıda ürünlerini ve temel giderleri yok saymıştır.

Belirlenen söz konusu kuruldan adil kararlar almasını ve kamu emekçileri lehine kararlar çıkmasını zaten beklemiyorduk.

AKP iktidarının, ilk teklifini revize ederek 2020 yılı için yüzde 4+4, 2021 için ise yüzde 3+3 zam teklifi etmesi ile Hakem Heyeti Kurulunda kamu emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin karar çıkmasının paralel olacağına günler öncesinde dikkat çekmiştik. 

Yaşam şartlarının ağırlaştığı, işsizlik ve pahalılık koşullarının mutfakları kavurduğu ülkemizde, doğal gaza, elektriğe, benzine, gıda maddelerine, ulaşıma vs. fahiş oranlarda zam yapılırken, Türk Lirası Dolar ve Euro karşısında erirken, yurttaşların alım gücü günden güne azalırken AKP hükümeti,  kamu emekçilerine reva gördüğü bu zam oranlarıyla kursağımızdan geçecek lokmaları saydıklarını göstermektedir.

Ülkemizdeki kriz koşullarının mutfakları yaktığı, tüm çalışanların kemer sıkma politikasına kurban gittiği, işçinin ve kamu emekçisinin yaşam şartlarının zorlaştığı koşullarda insanca yaşam şartları 11 kişilik kurulun taraflı Hakem Heyeti’nin sağlayamayacağı ortadaydı.

Hakem Heyetinin, kamu emekçilerinin kölelik koşullarındaki yüzdelik dilimleri onaylayarak kamu emekçilerinin alın terini ve haklarını yok saymıştır.  Hakem Heyeti bağımsız olmadığını kanıtlayarak bizleri şaşırtmadı ve emek düşmanlığı ortaklığını kanıtladı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; Hakem Heyeti Kurulunun 2020-2021 yılları için AKP iktidarının yüzdelik zam oranlarını onaylamasını meşru görmüyoruz. AKP iktidarının istihdam ve teşvik paketleriyle patronların cebini doldururken; tüm kamu emekçilerine dayatılan sefalet oranlarını örgütlü mücadelemizle karşı çıkacağımızı, tüm konfederasyonları genel direnişe davet ettiğimizi, gerekirse iş bırakma ve genel grev kararı alacağımızı ilan ediyoruz."

KESK'ten açıklama

Hakem heyetinin belirlediği zam oranına KESK'ten de tepki geldi

KESK'ten yapılan açıklama şöyle:

"Beklenen oldu, yandaş konfederasyonun umut bağladığı Hakem Kurulu hükümetin son teklifi olan 2020 için %4+%4, 2021 için %3+%3 oranını aynen oy çokluğu ile kabul etti. Kararı tanımıyoruz. Mevcut TİS sistemi bir kez daha çökmüştür. Hakem Kurulu kararında temel sorunlara (gelir vergisi, ek gösterge, sözleşmelilere kadro , 3600 ek gösterge..vb.) ilişkin hiç bir madde de bir çözüm yok. Mevcut TİS mekanizması ile kamu emekçileri lehine bir adım dahi yol almanın mümkün olmadığı bir kez daha görüldü. Hakem Kurulu hükümetin noteridir. Kamu emekçilerinin temel gündemi artık grevli, gerçek toplu sözleşmenin olduğu yeni bir TİS sistemi ve bunun yasal düzenlemesidir. Hakem Kurulu kararı ile toplu görüşmeler süreci de dahil son 18 yılın en kötü toplu sözleşme sonucu ortaya çıkmıştır. Hükümetin dikte ettiği karar olduğu gibi esas alınmıştır. Hakem Kurulu kararıyla kriz emekçilere fatura edilmiştir. Hukuksuz İhraç edilenlerin görevlerine iadesi dahil hiçbir temel sorunun çözülmediği, enflasyonun bile altındaki “artışla” emekçiler açlığa, yoksulluğa mahkum edilmiştir. Hakem Kurulunun hükümetin emirleriyle hareket ettiği itiraf edildi. KGHK üyesi Hazine ve Maliye Bakanı yardımcısı, uyusmazlık sürecinden itibaren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile çalısma yürüttüklerini, son 5 gündür ise Cumhurbaşkanının konuyu yakından takip ettiğini söyledi. Bu sonucun ortaya çıkmasında her aşamada yandaş konfederasyonun payı ve sorumluluğu vardır."

Memur-Sen ve Kamu-Sen'den tepki: Hak kaydına neden oldu!

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, yaptığı açıklamada, "Hükümetin teklif ettiği zam oranları bizim taleplerimizin oldukça gerisindeydi" diyerek şunları söyledi:

"Biz, o oranları kabul etmeyince, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci başlamış oldu. Yaklaşık 3 milyon 200 bin memur ve 2 milyonu aşkın memur emeklisi Kurul’dan umutluydu. Fakat geldiğimiz noktada Hakem Kurulu, zam teklifini bırakın yükselmeyi, bazı maddelerde hak kaybına bile neden oldu. Bu haliyle Kurul, tüm beklentileri boşa çıkartmıştır."

Kamu-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Tümer tarafından yapılan açıklamada da şunlar kaydedildi: 

"Bizim bu zammı kabul etmemiz mümkün değil. Yaklaşık 3 milyon 200 bin memur ve 2 milyonu aşkın memur emeklisi ile bunların aileleri de dahil 20 milyon insan hayal kırıklığına uğramıştır. Konfederasyon olarak başkanlar kurulumuzu toplayacağız, üretimden gelen gücümüzü kullanmak da dahil olmak üzere kamu çalışanlarının lehine olan her türlü eylem ve etkinliği mutlak suretle ele alacağız."

Kaynak : www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları