Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) tarafından 2001 yılından beri verilen İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü bu yıl Berfo anaya verildi...
Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) tarafından 2001 yılından beri verilen İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü bu yıl Berfo anaya verildi.
Taksim Hill Otel’de gerçekleşen ödül törenine CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP Milletvekileri Melda Onur, Ali Haydar Öner ve Haluk Eyidoğan, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Emep Genel Başkan Yardımcısı Kamil Kamil Tekin Sürek, Sosyal Demokrasi Vakfı Onursal Başkanı Ercan Karakaş, CHP Beşiktaş İlçe Başkanı Uğur Gedik, istanbulgercegi.com genel yayın yönetmeni ve yazarı İmambakır Üküş, Gazeteci Barış Terkoğlu katıldı.
Açılış konuşmasını SODEV Genel Sekreteri Mehmet Tüm yaptı.
Tüm konuşmasına 3 Kürt siyasetçi kadının öldürülmesini nefretle kınadıklarını söyleyerek başladı. Muhalif seslerin bastırıldığına dikkat çeken Tüm, 2012 yılının demokrasi, özgürlük, iç ve dış barış ile sosyal adaletin sağlanması açılarından umut kırıcı olduğunu belirtti.
"Yargı problemleri artarak devam ediyor yargı adalet dağıtmak yerine zulüm eden bir mekanizma oldu. Ergenekon, Balyoz ve KCK gibi davaları suçluların cezalandırılması için yapılan usulsüzlüklerle yasal olmayan delilleriyle uzun süreli tutukluluklarıyla cezaya dönüştü" diyen Tüm, Kürt sorunu, Alevi ve azınlıklar sorununun hala durduğu yerde olduğunu, atılan adımların çözüm getirmediğini söyledi.

Yolsuzluk iddiasıyla tutuklu yargılanan Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven’in avukatı
Muhittin Üstündağ, Türkiye’de yasaların şablon yasalar olduğuna dikkat çekerek, ‘’Bir kere suçlu ilan edildikten sonra ağzınızda kuş tutanız nafile. Solcu olmak ezilenin yanında olmak eşitlikten yana olmaktır. Bunun mücadelesini veriyorum. Destekleyenleri de yanımızda görmek istiyorum’’ dedi.
Pınar Selek’in avukatı
Bahri Belen’de dava sürecindeki aksaklıkların ve çelişkilerin altını çizerken, kayıp yakınlarının yaşadıklarını ise ceza yargısı uygulanması konusunda yaşanan sıkıntı sonucunda ortaya çıktığını söyledi.

Tutuklu gazeteciler adına konuşan
Barış Terkoğlu ise Nazım Hikmet’in, Hrant Dink’in, Musa Anter ve Uğur Mumcu gibi gazetecilerin yanında kendilerinin yaşadıklarını çok daha mütevazi olarak değerlendirerek, Türkiye’nin Kuzey’den Güney’e Batı’dan Doğu’ya bir çok davanın olduğunu söyleyip, bugün büyük darbe hukuksuzluğunun içerisinde yüzdüklerini vurguladı.
Konuşmanın ardından 2001 yılından bu yana verilen ödül törenlerinin fotoğrafları ve Cumartesi Anneleri'nin verdiği mücadeleyi anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Gösterimin ardından İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü, Cumartesi Anneleri"nden Berfo Kırbayır"a verildi. Ödülü Berfo Kırbayır"ın oğlu Mikail Kırbayır, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu"dan aldı.

Tanrıkulu, Cumartesi Annelerinin 27 Mayıs 1995’ten beri bu yana sadece Türkiye’de değil Dünyada da bir tarih yarattıklarını, unutturma hafızasına karşı unutmama mücadelesini Türiye’de yaygınlaştırdıklarını söyleyip, ‘’bu süreçle demokrasi ve insan hakları tarihine isimlerini yazdırdılar’’ dedi.

32 yıldan bu yana cuntacı darbecileri onların hayatlarından elinden aldı.
Paris'te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadının acısını paylaşarak konuşmasına başlayan Mikail Kırbayır, Berfo ana 105 yaşında. 32 yıldan bu yana cuntacı darbecilerin yaşam haklarını ellerinden aldı. Onların mezarlarını da hapsettiler. Bunlardan birisi kardeşim Cemil Kırbayır. Devletin resmi görevlerinin marifetiyle yaşama hakkına son verdiler’’ dedi.
Bütün müracaatlarına karşı kendilerine firar ettiler dediklerini belirten Kırbayır, sonrasında devletin güvenlik güçleri tarafından katledildiğinin ortaya çıktığını söyleyerek, ‘’Biz kayıp yakınları yüreğimizi kaybettik. Onların onurlu mücadeleleri apolet olarak yanımızda vardır" dedi.
Vişne Haber Ajansı/Rojda Duygu Yeşilgöz
Fotoğraflar/ Dilfiraz Değerli