Terörle mücadelede yeni düzenlemeler getiren kanun Resmi Gazete’de yayımlandı

Terörle mücadelede yeni düzenlemeler içeren "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Buna göre valiler, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hallerde, 15 günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilecek. Valiler, belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilecek veya kısıtlayabilecek, ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilecek.
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’na "Önleme araması" başlığıyla eklenen maddeye göre, tehlikenin ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hakimi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde askeri birlik komutanının ya da askeri kurum amiri, hukuk hizmetleri başkanı ve birim amirinin yazılı emri üzerine, askeri mahallerde kişilerin üstü, araçları, özel kağıtları ve eşyası aranabilecek, gerekli tedbirler alınacak, suç delilleri koruma altına alınacak.
Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekecek.
Arama kararında veya emrinde aramanın sebebi, konusu ve kapsamıyla yapılacağı yer, zaman ve geçerli olacağı süre belirtilecek.
Aramanın sonucu, arama kararı veya emri veren merci ya da makama bir tutanakla bildirilecek. Konutta ve yerleşim yerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamayacak. Asker kişiler dahil askeri mahallere girmek veya çıkmak isteyenler, duyarlı kapıdan geçmek zorunda olacak. Bu kişilerin üstleri duyarlı kapının ikaz vermesi halinde metal dedektörle kontrol edilecek, eşyaları teknik cihazlardan ve güvenlik sistemlerinden geçirilecek, aracı ise teknik cihazlarla, gerektiğinde elle kontrol edilebilecek.
Şüphe halinde veya bu cihazların bulunmadığı yerlerde, herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın kontrol elle yapılabilecek.
Teknik cihazların ikazının sürmesi halinde, bu kişiler ancak elle kontrolü kabul ettikleri takdirde askeri mahallere girebilecek.
Kanun ile 2017 yılında yapılan değişiklikle sıkıyönetim rejimi Anayasa’dan çıkarıldığından, bu düzenlemeye uyum için "Sıkıyönetim Kanunu" yürürlükten kaldırıldı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlal kararı dışında dostane çözüm ve tek taraflı deklarasyon gibi usullerle sonuçlandırılan başvuruları da "yargılamanın yenilenmesi" sebepleri arasına alındı.
Böylece, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyonla sonuçlandırılan başvurularda, ihlal kararı verilen müracaatlarda olduğu gibi yeniden yargılama yoluna başvurulabilmesi mümkün hale getirilerek, AİHM önündeki müracaatlarda ihlal kararı verilmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine düzenleme
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda, Anayasa Mahkemesinin kararları doğrultusunda değişiklik yapılıyor. Buna göre, toplantı ile gösteri yürüyüşünün yer ve güzergahı, vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmayacak. Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler gece vaktinin başlamasıyla dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00’e kadar yapılabilecek. Toplantı ve gösteri yürüyüşünün gece vaktinin başlamasından sonra devam edeceği konusunda geçerli neden bildirilmişse açık yerlerde yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağılma saati mahallin en büyük mülki amirinin kararıyla en geç saat 24.00’e kadar uzatılabilecek. Yasa ile Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun 30’uncu maddesine yeni fıkralar eklendi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) personelinin kimliğinin gizli tutulmasının zorunluluğu dikkate alınarak, MİT’in tarafı olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk dahil olmak üzere, arabuluculuk usulünün uygulanmaması amaçlanıyor.
Böylece, MİT’in taraf olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında, arabuluculuğun dava şartı olarak öngörüldüğü İş Mahkemeleri Kanunu dahil, mevzuatta yer alan arabuluculuğa ilişkin tüm hükümler uygulanmayacak. Kanun ile MİT, "Bilgi Edinme Hakkı Kanunu" kapsamı dışına çıkarıldı. Yasayla, Seferberlik ve Savaş Hali Kanunu’nun 17’nci maddesinde atıfta bulunulan Sıkıyönetim Kanunu’nun yürürlükten kaldırılması nedeniyle söz konusu madde yeni hükümlere göre düzenlendi. Seferberlik ve savaş hallerinde, tespit ve ilan edilen bölgeler içinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi, yağma, nitelikli yağma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, radyasyon yayma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, zehirli madde katma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, mühürde sahtecilik, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, kanunlara uymamaya tahrik, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması, mal veya hizmet satımından kaçınma, Cumhurbaşkanına hakaret, devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma suçlarını işleyenler veya bu suçlara iştirak edenler, bölgede yetkili kılınan komutan tarafından gerekli görüldüğü takdirde askeri mahkemelerde yargılanacak.
TMK’ye geçici madde ekleniyor
Kanunla Terörle Mücadele Kanunu’na (TMK) geçici madde eklendi. Buna göre, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan gözaltı süreleri, bazı suçlarla ilgili olarak yeniden düzenlendi ve ek gözaltı süreleri getirildi. Buna göre, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl süreyle TCK’nin "devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları" ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından; gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hakim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 48 saati, toplu olarak işlenen suçlarda ise 4 günü geçemeyecek. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya dosyanın kapsamlı olması nedeniyle gözaltı süresi en fazla 2 defa uzatılabilecek. Gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin karar, cumhuriyet savcısının istemi üzerine yakalanan kişi dinlenilmek suretiyle hakim tarafından verilecek. Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem, cumhuriyet savcısı veya cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk güçleri tarafından yapılabilecek. Tutukluluğa itiraz ve tahliye talepleri dosya üzerinden karara bağlanabilecek. Tahliye talepleri en geç otuzar günlük sürelerle tutukluluğun incelenmesiyle dosya üzerinden karara bağlanabilecek. Tutukluluğun incelenmesi en geç otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden doksanar günlük sürelerle kişi veya müdafi dinlenilmek suretiyle resen yapılacak.
Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programlarıyla, bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilecek. Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde, çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere el konulabilecek.
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine AİHM’ye yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde talep edilmesi halinde yeniden soruşturma açılacak. Yasayla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’a geçici madde eklendi.
Buna göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel başvurular, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren 3 ay içinde yapılacak müracaat üzerine Tazminat Komisyonu tarafından incelenecek. Komisyona müracaat, müracaat edenin kimlik bilgileri ile Anayasa Mahkemesine başvuru tarihi ve numarasını içeren imzalı bir dilekçeyle yapılacak. Dilekçeye, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruya ilişkin form, kabul edilemezlik kararı ve bu kararın tebliğine dair belge ile ihlal iddiasına ilişkin diğer bilgi ve belgeler eklenecek. Müracaat evrakındaki eksikliğin giderilmesi için müracaat edene 30 günü geçmemek üzere süre verilecek. Bu süre içinde, geçerli bir mazeret olmaksızın eksikliğin tamamlanmaması halinde müracaat reddedilecek. Bu madde uyarınca komisyona yapılan başvurular için karar verme süresi, 9 ay yerine 16 ay olarak uygulanacak.
Terörle mücadelede yeni düzenlemeler getiren kanuna ulaşmak için tıklayınız
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












