loading
close
SON DAKİKALAR

Trakya'daki Ziraat Odaları şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı ortak basın açıklaması düzenledi

Trakya'daki Ziraat Odaları şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı ortak basın açıklaması düzenledi
Tarih: 06.04.2018 - 14:02
Kategori: Gündem

Kırklareli, Edirne ve Tekirdağ Ziraat Odaları başkanları ve yönetim kurulları şeker fabrikalarının özelleştirilmesine ilişkin olarak Alpullu'da ortak basın açıklaması düzenledi.

İpsala, Babaeski, Vize, Keşan, Süleymanpaşa, Enez, Muratlı, Lüleburgaz ve Meriç Ziraat Odaları temsilcileriyle, Şeker-İş Alpullu Şube Başkanı Orhan Saltık ile Babaeski Yağlı Tohumlar Başkanının da katıldığı açıklamayı İpsala Ziraat Odası Başkanı ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Darcan yaptı.

Darcan grup adına yaptığı açıklamada, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi olayına basit bir özelleştirme işlemi gibi bakamayız. Şekerin stratejik bir ürün olduğunu, şekerin hammaddesi pancar üretiminin çiftçimiz açısından hayati bir tarımsal faaliyet olduğunu göz ardı edemeyiz” dedi.

“Alpullu Şeker Fabrikası uygulanan yanlış tarım politikalarına bağlı olarak üretimine ara vermek zorunda kaldı”

"Şeker pancarı üretimi 1926 yılından bu yana ülkemiz tarımının vazgeçilmez ürünlerinden biri olmuştur” diyen Darcan, şunları söyledi:

“Bölgemizin önemli bir değeri olan ve çok geniş üretim sahası sağlayan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleriyle kurulan 1926 yılında ilk şekeri üretmeye başlayan Alpullu Şeker Fabrikası uygulanan yanlış tarım politikalarına bağlı olarak 2013’de Trakya’da çiftçilerin pancar yerine başka ürünlere yönelmesi nedeniyle üretimine ara vermek zorunda kalmıştır. Alpullu Şeker Fabrikası 104 köyden bin 200 çiftçinin 19 bin dekarlık alanda 126 bin ton pancar üretimiyle 4 yıl aradan sonra 15 Eylül 2017 tarihinde tekrar üretime başlamıştır. Bu 4 yıllık süreçte kapalı kalmasından dolayı zarar etmiş gibi gözükebilir. Ancak topyekün üretimle ilgili aktörlerin gayretleriyle eskiden olduğu gibi sezonda 400-500 bin ton kapasiteye ulaştığında kar etmemesi için hiçbir sebep olmadığını hepimiz biliyoruz.”

Pancarın katma değeri yüksek bir ürün olduğunu söyleyen Darcan, “Hemen hemen her şeyi değerlendirilmektedir. Posası, yaş ve melaslı kuru küspesi ucuz hayvan yemi olarak kullanılmakta, hayvancılık açısından da önem taşımaktadır. Bunların yanı sıra, şeker pancarı çevreci bir bitkidir. Oksijen üretimi açısından önemlidir. Birim alanda orman alanlarından üç kat daha fazla oksijen üretmektedir. Şeker pancarı, toprağı da organik madde açısından zenginleştirmekte, münavebeli tarımda ekilecek diğer ürünlerde de verim artışına sebep olmaktadır. Diğer taraftan küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılan pancar üretimi, kırsalda üretimin sürdürülebilmesi, göçün önlenmesi ve genç nüfusun kırsalda tutulması açısından da önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

“Nişasta bazlı şeker kotası Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 50 oranında artırılabilmekte”

Darcan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fabrikada, 4 binin üzerinde çalışanla, 7 milyon ton şeker pancarı işlenmekte,  947 bin ton şeker, 322 bin melas, 2 milyon 74 bin ton yaş küspe üretilmektedir. Ülkemizde yem maliyetleri de göz önünde tutulduğunda, hayvancılığımız açısından çok önemli, ucuz bir kaynak olan şeker pancarı üretiminin aksatılmadan sürdürülebilmesi bu fabrikaların üretime devam etmesine bağlıdır. Devlete ait şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ülkemizdeki şeker pancarı üretimini büyük oranda etkileyecektir. Pancar şekerinin sağlık açısından önemi de bütün uzmanlar tarafından açıklanmıştır. Nişasta bazlı şeker üretiminde şu anda yüzde 10 üretim kotası bulunmaktadır. Bu kota, Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 50 oranında artırılabilmektedir. Halen 2 milyon 504 bin ton A ve B pancar şekeri kotası, 265 bin ton nişasta bazlı şeker kotası bulunmaktadır. Ancak merdiven altı üretim de dikkate alındığında nişasta bazlı şeker üretiminin fiiliyatta daha da fazla olduğu tahmin edilmektedir.

“Pancardan ürettiğimiz şekerin kullanıldığı bütün alanlarda nişasta bazlı şeker kullanılıyor”

Hem nişasta bazlı hem de yüksek yoğunluklu tatlandırıcılarda, yüksek kar paylarının ülke içinde kalmaması ve yurtdışına transfer edilmesi de önemli bir ekonomik kayıptır.

Nişasta bazlı şekerler meyve sularında, değişik alanlarda yoğun olarak kullanılıyor. Pancardan ürettiğimiz şekerin kullanıldığı bütün alanlarda nişasta bazlı şeker kullanılıyor. Şeker pancarından üretilen şeker, sağlıklı bir üründür. Bu konuda bütün uzmanlar, bilim adamları hemfikir. Ama nişasta bazlı şeker konusunda şüpheler var. Bilim adamları da bu şüpheleri kamuoyuyla paylaşıyorlar
Şeker stratejik bir üründür. Dışa bağımlı olunacak bir ürün değildir. Yerli üretimi korumaktan başka çare de yoktur. Cargill gibi yabancı şirketlerin inisiyatifine, tekeline bırakılacak bir ürün değildir. Özelleştirmenin çözüm olmadığı daha önce başka alanlarda yapılan uygulamalarda da görülmüştür.

“Hükümet üretim kaybı olmayacağı iddiasında”

Ziraat Odaları, çiftçi örgütleri, işçi örgütleri, tüketici dernekleri. Bunlar bu fabrikaların özelleşmesine karşılar. Görüşlerini de beyan ediyorlar. Burada hükümetin iddiası şu; bu fabrikalar özelleştiğinde bir üretim kaybı olmayacak, istihdam kaybı olmayacak. Biz de daha önceki özelleştirmeleri örnek veriyoruz. Et Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, TEKEL, Orman İşletmeleri vs. Bunlarda hem istihdamda hem de üretimde kayıplar olmuş. Örnekler önümüzde. Şimdi bu fabrikalar önümüzde, bu özelleşen fabrikaların üretim yaptığı bölgelerde pancarın poları düşük. Türkşeker’in bünyesinde kar yapan fabrikalar da var. Poları yüksek olan bölgelerden alım yapan fabrikalar kar yapıyor. Poları düşük olan fabrikalardan alım yapan fabrikalar karda değil. Ama Türkşeker toplamda karda. Zarar eden fabrikaları absorve edebiliyor, yürütebiliyor.

“Özelleştirilme konusu ülke gündeminden çıkarılmalı”

‘Özelleştirmeden sonra fabrika kar yapmadı. İş adamı bir sene, iki sene dayandı.’ Bu verimli değil. Ben bundan vazgeçiyorum’ derse ne olacak? Yani bizim iddiamız o. Poları düşük bu fabrikalar Türkşeker’in bünyesinde üretime devam edebilir. Ama özelleştirdiğiniz zaman kar yapmayabilir. Tabii iş adamı bunu babasının hayrına almıyor, ekonomik bir faaliyet için alıyor. Para kazanmak üzere alıyor. Para kazanamazsa, ben bu işten çekiliyorum veya ben fabrikayı rantabıl, verimli hale getirmek için işçiyi, pancar alımını azaltıyorum, ceza verseniz de ‘buna da yapabileceğim bir şey yok. Buna da razıyım’ derse ne olacak? Bunları iyi düşünmek, iyi değerlendirmek lazımdır.
Özelleştirilme konusu ülke gündeminden çıkarılmalı, bir stratejik ürün olan pancarın geleceği riske edilmemelidir. Trakya Ziraat Odaları olarak hükümetimizden bu konuyu birçok kez düşünüp özelleştirme kapsamından çıkarmalarını talep ediyoruz.”

Kaynak : Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları