ABD Başkanı Donald Trump, göreve başlamasından iki hafta sonra imzaladığı ancak yargıya takılan vize göçmen kararnamesinden vazgeçmeyeceğini, önümüzdeki hafta yeni bir kararname çıkaracağını söyledi.
Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında yeni kararnamenin içeriğine ilişkin bilgi vermedi.
Trump’ın, başkanlık özel yetkisini kullanarak imzaladığı kararname, ülkede büyük çaplı protestolara yol açmış, yüzlerce kişi sınır kapılarında gözaltına alınmış, kararname iki ayrı Temyiz Mahkemesi’nde de yargıya takılmıştı.
Trump söz konusu mahkeme kararlarını ‘kötü kararlar’ olarak değerlendirdi, ‘Kararname kötü değil, mahkemeler kötü’ dedi. Kararnamenin ‘kötü insanların’ ABD’ye girişini önlemeye yönelik olduğunu savunan Trump, önümüzdeki hafta yeni bir kararname çıkarılacağını yineledi.
Amerika'nın Sesi'nin haberine göre Trump'ın düzenlediği basın toplantısı Beyaz Saray'da uzun yıllardır alışılmadık kadar uzun bir toplantı oldu.
Uzmanlar son olarak bu şekilde bir basın toplantısının 1990’lı yılların ortalarında Başkan Bill Clinton tarafından düzenlendiğini belirtiyor. Clinton sonrasında Başkan George Bush ve Başkan Barack Obama basın toplantıları sırasında soruları sadece önceden basın danışmanlarının tespit ettiği gazetecilerden alıyorlardı. Başkan Trump bu defa rastgele biçimde gazetecilerin soru sormasına imkan tanıdı.
Beyaz Saray’daki basın toplantısını takip eden yerli ve yabancı basın mensupları tartışmalı birçok konuda Trump’a sorular yöneltti. Trump, sık sık yalan haberler yapmakla itham ettiği bazı medya kuruluşlarının muhabirlerinin hem soru sormalarına izin verdi, hem de yine aynı kuruluşları yalan ve yanlış haber yapmakla suçladı.
Trump, son olarak Federal Temyiz Mahkemesi tarafından askıya alınan çoğunluğunu Müslümanlar’ın oluşturduğu 7 ülkenin vatandaşlarına seyahat yasağı getiren başkanlık kararnamesiyle ilgili yeni açıklamalarda bulundu. Mahkemenin kararının yanlış olduğunu söyleyen Trump önümüzdeki hafta yeni bir seyahat yasağı kararnamesi yayınlayacağını söyledi, ancak yeni kararnamenin içeriğine ilişkin bilgi vermedi.
Seçim kampanyası sırasında kendi ekibinden bazı kişilerin Rusya'yla irtibatta olduğu iddialarını bir kez daha yalanlayan Donald Trump, bu iddiaların doğru olmadığını söyledi. Buna karşın istihbarat servislerinden sızan bazı bilgiler olduğunu kabul eden Başkan Trump bu konularda yapılan haberlerinse yalan olduğunu belirtti. CNN televizyonu Beyaz Saray muhabiri Jim Acosta’nın “İstihbarat sızıyorsa haberler nasıl yalan olabilir?” şeklindeki sorusuna da Başkan Trump “Çünkü ben bilgiye sahibim ve haberlerde neyin doğru söylendiğini, neyin yalan olduğunu görebiliyorum. Ama şunu da görüyorum haberlerde bana karşı bir nefret dili kullanılıyor. Sizin kanalınızda özellikle Trump karşıtı isimleri ekrana çıkarıyorsunuz ve bana karşı bir nefret söylemi var. Ve insanlar bu haberlerinize artık inanmıyorlar” diye konuştu.
Trump ayrıca basında yer alan haberler nedeniyle Moskova ile Washington arasında tansiyonun düşürülmesi ve anlaşma yapılmasının zorlaştığını ileri sürdü.
Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in istifasını istemesi ile ilgili sorular üzerine de Başkan Trump, Flynn’in yanlış birşey yapmadığını, ancak Rus Büyükelçi’yle yaptığı görüşmeyle ilgili olarak Başkan Yardımcısı Mike Pence’e tam bilgi vermediğini, bunun da kendisi açısından kabul edilemez olduğu için istifasını istediğini söyledi.
Başkan Trump gazetecilerin sorularını yanıtlarken Obama yönetiminden kendisine çok ciddi sorunlar kaldığını savundu. Trump hem ülke içindeki konularla ilgili hem de uluslararası ilişkiler konusunda çok ciddi sorunlar devraldığını söyledi. Ortadoğu’da durumun tam bir felaket olduğunu, IŞİD’in bir kanser hücresi gibi yayıldığını, Kuzey Kore konusunun da ciddi bir sorun olarak önlerinde durduğunu belirten Trump, Kuzey Kore konusuyla da kesinlikle ilgileneceğini belirtti.
Trump, ayrıca göreve gelir gelmez ilk yaptığı işlerden biri olan Obamacare olarak bilinen sağlık reformunu iptal etme girişimiyle ilgili olarak da Mart ayının ortalarında yeni bir sağlık reformu açıklayacaklarını söyledi.