Salonu dolduran çok sayıda İzmirli Tuncay Özkan ve tüm tutuklulara sahip çıktılar...
Tuncay Özkan'ın tutukluluğunun beşinci yılında dostları İzmir'de Karşıyaka Nikah Sarayı'nda buluştu ve Tuncay Özkan kitaplarını imzaladılar...
Tuncay Özkan'ın dostları; CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP İzmir il başkanı Ali Engin, CHP Kadın Kolları İzmir İl Başkanı Özgün Utku, CHP Karşıyaka ilçe başkanı Adnan Alabay, Karşıyaka Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Çalışkan, Konak Belediye Başkan yardımcısı Kerim Özer, Tuncay Özkan'a Özgürlük Girişiminden Sevgi Pekaydın, Oda TV Yazarı Barış Terkoğlu, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, Gazeteci-Yazar Ümit Zileli, Yazar Muzaffer İzgü, Hidayet Karakuş, www.istanbulgercegi.com internet haber sitesi genel yayın yönetmeni ve yazarı İmambakır Üküş'ün katıldığı panelde kitaplarını imzaladılar.

Bülent Tezcan, Tuncay Özkay, Mustafa Balbay, Soner Yalçın ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları dahil olmak üzere Silivri'de yatanların tutuklu değil, Büyük Ortadoğu Projesi'ni tezgahlayan emperyalistlerle onların işbirlikçilerinin esiri olduğuna dikkat çekerek: "Beş yıl tutukluluk olur mu? Ceza hukukunda mümkün mü?" dedi.
Hüseyin Çalışkan, "Salona bakınca amazonları görüyorum, İzmir'in kadınlarındaki fark yürekleri" sözünün ardından örgütlenerek Silivri'deki çıkarabileceğimizi ve girmesi gerekenlerin gireceğini söyledi.
Sevgi Pekaydın, Özkan'ın selam ve sevgilerini ileterek, "Ben yok biz varız" anlayışıyla yollara düştüklerini, Türkiye'nin birçok iline gidip seslerini duyurmaya devam edeceklerini belirtti.
İki yıl tutukluluğunun ardından serbest bırakılan Barış Terkoğlu, iki hafta öncesinde Tuncay Özkan'la aynı hücreyi paylaşırken özgür kalmasının ardından "Asıl sorun içerdekilerde değil, dışarıdakilerde" diyerek, Silivri'nin kendisi için okul olduğunu, içer de Tuncay Özkan'ın, dışarıdaysa Soner Yalçın'ın öğretmeni olduğunu dile getirdi. Özkan'ın beş yıl boyunca suçunu sorduğunu, ancak yanıt alamadığına değinen Terkoğlu, Silivride'kilerin gerçek bir adaletle kurtulamadığı sürece bizlerin de kurtulamayacağına vurgu yaptı.
"Evladına sahip çıkar gibi ülkeye sahip çıkıyorlar" diyen Atilla Sertel, konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye bir gün aydınlanacaksa merkezi İzmir ve kadınların önderliğinde olacaktır. Silivri Zindanları ülkenin geleceğini aydınlatan bir yere dönüştü. Oraya gittiğinizde nüfusunuzu, telefonlarınızı, adresinizi, gözünüzün retina izini alıyorlar. Sonra da kimseyi fişlemiyoruz diyorlar. İnsanın rengi o hücrelerde uçuyor. Korkuları nedeniyle arkadaşlarımızı salmıyorlar".
11 yılda ülkenin ortaçağa dönüştürüldüğüne dikkat çeken Ümit Zileli, bugün 19 Mayıs'tan daha ağır bir işgal altında olduğumuzu belirterek Silivri'deki bir gardiyanın bu duruma isyan eden mesajını okuyarak "Bir gardiyanın yüreğinden tüm Atatürkçülere selam" diye iletti.
Muzaffer İzgü, "Bugünlerde hepimize görev düşüyor" diye seslendi.
Yeniden Kuvayi Milliye günleri yaşadığımızı belirten Hidayet Karakuş, özgürlüğümüzün alındığını, örgütlenerek direnmemiz gerektiğine, hepimizin Mustafa Kemal olmak zorunluluğuna, Silvri'dekilerin işgalci Amerikan emperyalistleri ve işbirlikçilerinin tutsağı olduğuna dikkat çekti.
www.istanbulgercegi.com sitemiz genel yayın yönetmeni ve yazarımız İmambakır Üküş, "çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız ama biz birbirimizle uğraşıyoruz". İmambakır Üküş, Tayyip Erdoğan'ın 30 Eylül'deki parti kongresinde 2023'de yeni bir cumhuriyet kuracağız sözüne dikkati çekerek, "Biz birbirimize sahip çıkmazsak, kimse bize sahip çıkmaz" dedi.
Panel kitap imzalarıyla sona erdi...
Vişne Haber Ajansı