Türk Tabipler Birliği’nin de aralarında olduğu 11 STK Karaman’daki tecavüz skandalında ihmali olduğu gerekçesiyle Aile Bakanını istifaya çağırdı.
Türk Tabipler Birliği’nin de aralarında olduğu 11 STK Karaman’daki tecavüz skandalında ihmali olduğu gerekçesiyle Aile Bakanını istifaya çağırdı.
Aralarında Türk Tabipler Birliği, Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği, Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği ve Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi’nin de olduğu 11 sivil toplum kuruluşu, Karaman’da yaşanan tecavüz skandalının ardından bir açıklama yayınlayarak, “Ne ilk ve -bu gidişatla- ne de son olan bu olayın cezasız kalmaması ve benzer olayların asla tekrarlanmaması için herkesi 20 Nisan’da Karaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davayı takip etmeye çağırıyoruz” denildi.
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesine göre, tecavüz olaylarının 8’inin KAİMDER, 2’sinin Ensar Vakfı’na bağlı evlerde gerçekleştiğinin hatırlatıldığı açıklamada, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu’nun denetleme görevini yerine getirmediği belirtilerek, “Devlete yükümlülüklerini ısrarla hatırlatmak istiyoruz” ifadeleri yer aldı.
Türk Tabipler Birliği’nden yapılan yazılı açıklama şöyle:
“Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Haklarına dair Sözleşme Madde 34 der ki; “Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler.”
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kuruluş ve görevlerinin belirtildiği KHK’nin 2. maddesinde “Çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması” ve diğer görevleri yanında “kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yürütülen sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerinin, belirlenen ilke, usûl ve standartlar çerçevesinde denetimini yapmak” görevi bulunur.
Mevzuat açıkça göstermektedir ki, çocukları her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma sorumluluğu birinci dereceden Bakanlık adına Bakan’a aittir. Görevleri yasada düzenlenmiş bulunan Bakanlığın, 45 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığının iddia olunduğu; 10 çocuk yönünden cinsel istismar olgusunun Cumhuriyet Savcılığı tarafından tespit edildiği ve sanığın tutuklandığı bir gerçeklik içinde, “tecavüz olayının bir kez yaşanması kurumun karalanmasına gerekçe olamaz” şeklindeki açıklaması tek kelimeyle bir “skandal”dır.
Bakan’a hatırlatıyoruz: Gönüllü kuruluşların Bakanlığınızca denetlenmesi sizin görevinizdir, bu kuruluşlarda meydana gelen ihmal ve istismar olayında denetleme görevini yerine getirmediğiniz için doğrudan doğruya sorumluluğunuz bulunmaktadır!”
“Bir bakanın çocukları değil de özel vakfın itibarını korumaya çalışması kabul edilemez”
Bir bakanın, yaşanan ve ciddi bulguları olan cinsel istismar olayını “bir kereden bir şey olmaz” mantığı içinde açıklaması, korumakla yükümlü olduğu çocukları değil, “denetlemekle yükümlü olduğu” ve yasadaki denetleme görevini yerine getirmediği için hukuken sorumlu olduğu, bir özel vakfın itibarını korumaya çalışması kabul edilemez. Yapılan bu açıklamanın devlet koruması altında olan ve “olması gereken” çocukların bulunduğu kurumlarda cinsel istismara, tacize, şiddete “meşruiyet” kazandıracağı ve cesaret vereceği açıktır.
Özelde 45 çocuğu toplamda ise tüm çocukları ve toplumu etkileyen bu olaya sessiz kalınmaması, olayın görmezden gelinmemesini ve böylesi bir olayın bir daha asla tekrarlanmamasını talep ediyoruz!
“Aile Bakanının çocukların korunmasına yönelik bir kaygı taşımadığı anlaşılmaktadır”
Bu doğrultuda en acil olarak;
-Karaman’da şiddet gören ve hakları ihlal edilen çocukların;
-Güvenli ortamlara alınmasını
-Psiko sosyal açıdan desteklenmesini
-Şiddet görmelerine neden olan sistematik sessizliğin araştırılmasını
-Bakım hizmeti veren resmi ve özel tüm kurum ve hizmetlerin acilen bağımsız izlemeye açılmasını,
-Çocukların herhangi bir hak ihlali durumunda başvurabilecekleri anlamlı ve samimi hak arama mekanizmaları oluşturulmasını,
-Çocukların cinsel şiddet başta olmak üzere tüm şiddet türlerine karşı güçlenmelerinin sağlanmasını
-Olayın cezasız kalmamasının sağlanmasını
-Yaptığı açıklamalardan; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanının cinsel istismara uğradığı öne sürülen çocukların korunması ve desteklenmesine yönelik bir kaygı taşımadığı ve buna yönelik planı olmadığı anlaşılmaktadır. Ulusal ve uluslararası düzenlemelere göre çocuğun ve ailenin korunmasından birinci derecede sorumlu olan Bakanın bu görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirememesi nedeniyle istifasını talep ediyoruz.
Ne ilk ve -bu gidişatla- ne de son olan bu olayın cezasız kalmaması ve benzer olayların asla tekrarlanmaması için herkesi 20 Nisan’da Karaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davayı takip etmeye çağırıyoruz.”
Vişne Haber Ajansı