'Türkiye, KKTC'deki garantörlük haklarından vazgeçmeyi önerdi' iddiası

Türkiye'nin Kıbrıs’ta garantörlükten vazgeçtiğine dair var olduğunu iddia edilen ‘çok gizli’ ibareli BM tutanağı Türkiye'nin gündeminde.
Rum basını, 6-7 Temmuz 2017'de İsviçre Crans Montana’da Birleşmiş Milletler diplomatlarınca tutulan garantörlük görüşmeleri ile ilgili gizli görüşme tutanaklarını yayınladı. Tutanaklarda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun ortaya koyduğu önerileri, Rum -Yunan liderleri ile BM Genel Sekreterinin konuşmaları bulunuyor.
İddiaya göre garantörlük, Annan planında olduğu gibi yeniden pazarlık masasına yatırılıtyor. Yine iddiaya göre “Türkiye 1960’taki Garanti Anlaşması’nı ortadan kaldırmaya ve tek taraflı müdahale hakkının bitirilmesine niyetli olduğunu belirtiyor”
Eski Tümamiral Cem Gürdeniz, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın eski danışmanı Başbakanlık eski özel kalem müdürü Sabahattin İsmail sosyal medya hesabından paylaştığı tutanaklara dikkat çekti ve bir not ile paylaştı.
Eski Tümamiral Cem Gürdeniz; "2017 Crans Montana görüşmelerinde İkinci Annan Planı felaketinin kıyısından dönüşümüzün evrakları ortaya çıktı.Dış İşlerimiz Kıbrıs’ta garantörlük hakkımızdan feragat ve asker çekme kararı vererek toplantıya gitmiş. Rum arsızlığı bizi kurtarmış. Bir hata iki kez nasıl yapılır?" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın eski danışmanı Başbakanlık eski özel kalem müdürü Sabahattin İsmail paylaşımında;
"1- Diğer tüm konularda anlaşmaya varılması halinde Türkiye 650 asker dışındaki tüm askerlerini geri çekmeyi kabul etmiştir.
(Oysa biz Türk askeri Kıbrıs'tan çekilemez, diyorduk.Bir anlaşma olsa bile en az 5000 asker kalmasını istiyorduk.)
2-Garanti Anlaşmasında yer alan "tek yanlı müdahale hakkı"nın iptalinin kabul edebileceği ifade edilmiştir. Ancak bunu, Crans Montana’ya davet edilecek Türkiye-Yunanistan Başbakanlarının görüşebileceği belirtilmiştir.
3- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu daha da esneyerek, başta dönüşümlü başkanlık (2 dönem Rum 1 dönem Türk) olmak üzere varılacak anlaşmanın 3 seçim dönemi olan 15 yıl sorunsuz uygulanması halinde garantörlüğün iptalinin ve kalan 650 askerin de çekilmesinin görüşülmesi yönünde öneri sunumuştur.
(Böylece Annan Planından bile geri gidilmiştir. Annan planında Türkiye 18 yıldan sonra garantörlüğün iptalini görüşmeyi kabul etmişti)
4- Rum - Yunan tarafı garantörlüğü pazarlığa açtırmakla büyük bir diplomatik başarı elde etmiştir. Ancak aç gözlülük yaparak anlaşma imzalandığı anda SIFIR ASKER, SIFIR GARANTİ'de ısrar ederek çözüm için imzalar atılır atılmaz tüm askerlerin çekilmesini ve garantörlüğün iptalini talep etmiştir."
Sabahattin İsmail söz konusu tutankalarla ilgili yaptığu yorumda şu ifadeleri kullandı:
"Böylece, Annan Planı referandumunda olduğu gibi, bir kez daha Rum-Yunan açgözlülüğü bizi felaketten kurtarmıştır.
Esasen Garanti Anlaşması aynen kalmış olsaydı bile Mustafa Akıncı'nın verdiği korkunç tavizler sonucu KKTC, Rum ağırlıklı birleşik federal Kıbrıs'ın bir eyaletine dönüştürülecek, Türkiyesiz AB içine sokulacak, Kıbrıs Türkleri en geç 5 yıl içinde 300 milyonluk AB'de eriyecek, serbest yerleşme, mülk edinme,dolaşma, iş kurma ve çalışma özgürlükleri sayesinde KKTC toprakları Rum-Yunan ve AB üyesi 27 ülkenin vatandaşları tarafından satın alınacak ve kuzeyde nüfus olarak çoğunluğa geçeceklerdi...
Devamla, Karpaz, Maraş, Güzelyurt dahil 40 yerleşim yerini içeren yüzde 8 toprak tavizi ilk anda Rumlara verilecek ve Kuzeye en az 100 bin Rum yerleşerek eski mülklerini alacaktı.
Özetle Tanrı bir kez daha Kıbrıs Türküne ve Türkiye'ye acıdı.."

ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












