Açıklamada, "Ali ve Aysin Büyüknohutçu'nun Katillerini tanıyoruz. Doğa ve yaşam için mücadeleden vazgeçmiyoruz" yazılı pankart açıldı.
“Bu yıl, Dünya Çevre Günü’nü Ali ve Aysin Büyüknohutçu anısına adıyoruz” denilen basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Tüm dünyada ve ülkemizde 45.’si kutlanan Dünya Çevre Günü için buradayız. Ancak bizler bugün acı içindeyiz! Bu Çevre Gününde, korumaya çalıştığımız doğa ve kültür varlıklarımız, adına mücadele verdiğimiz tüm canlıların içinde bulunduğu yaşam tehdidi nedeniyle acı içindeyiz. Yaşadıkları yerde, verdikleri barışçıl doğa mücadelesinde hunharca katledilen dostlarımız Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu'nun kaybıyla acı içindeyiz.
Bizler, toprağı ekip biçen köylüleriz, dağdaki çobanlarız, öğretmeniz, avukatız, ev kadınıyız, emekliyiz, öğrenciyiz. Meslek odalarında, kültür derneklerinde, köy derneklerinde idealleri için çalışan, emeğiyle yaşayan, ülkesini, dağını taşını seven sıradan insanlarız. Bizleri burada bir araya getiren, bu dünyada birlikte yaşadığımız sessiz çoğunluğun sesi olma mecburiyetimizdir. Bu sessiz çoğunluk bazen asırlık sedir ormanlarımız, bazen dağlarda otlayan keçilerimiz, HES'lerle kuruyan derelerimiz, susuz kalan alabalıklarımız, zehirlenen meyve bahçelerimiz, tarlada ölen ürünümüz olabilmektedir maalesef.

Ormanlarımız, dağlarımız, derelerimiz ve hatta nefes alacak havamız, "kalkınma" gerekçesiyle tarihte görülmemiş bir yıkımla karşı karşıyadırlar. En son çıkartılmaya çalışılan yasa tasarısı ile, zeytinliklerimiz, meralarımız ve kıyılarımız yeni saldırılarla karşı karşıyadır. Temiz havanın, suyun, toprağın önemi bu denli artmışken hoyratça yapılan yasal değişiklikler ve uygulamalar, yaşam hakkımızı da elimizden almaktadır. Bizler, bu yıkımlara karşı, doğanın bütün canlıları ile birlikte insan yaşamının da savunucularıyız.
Bildiğiniz gibi, yaşam savunucusu dostlarımız Ali ve Aysin Büyüknohutçu, yaşadıkları dağları, vahşi madencilik için katledilen ormanları, insanların doğal yaşam hakkını savunmak için sadece hukuki ve barışçıl bir mücadele verirken öldürüldüler. Ülkemizdeki doğa koruma mücadelesinde karanlık bir dönemeç olan bu cinayetlerin ardındaki gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkarılacağına inanmak istiyoruz. Bu acı olay, ülkemizde hukuk ve adalet sistemine güvenin iyice azaldığı bir ortamda yaşanmış olsa da, umudumuzu ve kendimize ve adalete olan inancımızı kaybetmiyoruz. ADALET İSTİYORUZ!
Soruşturmanın hızla derinleştirilmesini ve kamuoyunun aldığı bu yaranın yine hukuk sistemince sarılmasını bekliyoruz. Yasal sürecin takipçileriyiz. Doğa savaşçısı dostlarımız Ali ve Aysin’in değerli anısını ve mücadelelerini yaşatmaya söz veriyoruz. Ülkemizin aynı duyguyla bir araya gelmiş yaşam savunucularıyla birlikte, bu yıl, Dünya Çevre Günü'nü, Ali ve Aysin’in anısına adıyoruz. Yaşadığımız bölgenin ve yurdun değişik yerlerindeki yaşam savunucularıyla birlikte, dostlarımızın anısını yaşatmak ve adalet arayışımıza yönelik planladığımız ortak çalışmalarımız, önümüzdeki günlerde basın ve kamuoyuna duyurulacaktır. Evet, bugün Dünya Çevre Günü. Ve "Çevre", artık "Merkez"dir. Herkes, sen ben, hepimiz bu merkezin içindeyiz. Yaşamımızı tehdit eden yıkımlar artık uzağımızda değil, doğrudan yaşamımızın tam ortasındadır. Ve eğer kaybedersek, ekmeğimizden, suyumuzdan , portakalımızdan, hatta temiz havamızdan olacağız. Aslında yitirdiğimiz, yaşamımızın ta kendisi olacaktır." Vişne Haber Ajansı