loading
close
Dolar: 5,92 TL
Euro: 6,53 TL
Sterlin: 7,45 TL
SON DAKİKALAR

Bir reklam filmi öyküsü

Atay Sözer
Tarih: 20.07.2019
Kaynak: www.istanbulgercegi.com

Atay Sözer: 70’li yıllar televizyonun emekleme dönemi, TRT yeni yeni reklam almaya başlamış. Bu fıkradan esinlenerek bir reklam filmi tasarlanıyor...

İki sağırın fıkrası çeşitli zamanlarda çeşitli konumlara uyarlanmıştır.
İki sağır karşılaşırlar;
-Kahveye mi gidiyorsun?
-Hayır kahveye gidiyorum.
-Ha ben de seni kahveye gidiyorsun sanmıştım.

Bu şaka politik arenada da kullanılmıştır; dönemin iki ağır işiten iki ismi İsmet İnönü ve Recep Peker karşılaşırlar.
-Hayrola partiye mi gidiyorsun?
-Hayır paşam partiye gidiyorum.
-Ha ben de seni partiye gidiyorsun sanmıştım.

70’li yıllar televizyonun emekleme dönemi, TRT yeni yeni reklam almaya başlamış. Bu fıkradan esinlenerek bir reklam filmi tasarlanıyor.
Müşteri Türk Ticaret Bankası; iki ihtiyar yolda karşılaşır.
-Hayrola Türk Ticaret Bankası’na mı gidiyorsun?
-Hayır Türk Ticaret Bankası’na gidiyorum.
-Ha ben de seni Türk Ticaret Bankası’na gidiyorum sanmıştım.
Müşteri senaryoyu beğenir; Yeşilçam’ın unutulmaz yaşlılarından Faik Coşkun ve Kamer Sadık ihtiyarları oynar, dublajını da Sadettin Erbil ve Zafer Önen yapar.
Ancak bankanın reklam müdürü iki gün sonra dönüş yapar.
Yönetim kurulu toplanmış ve sağır esprisinin zülfüyare dokunacağı düşünülmüş ki İsmet Paşa hayatta ve faal durumdadır. Yani her dönem var olacak “Aman bir tatsızlık çıkmasın neme lazım” korkusu gene otosansürü getirmiştir.
Bu yüzden reklamdan vazgeçilmiştir.

Çekilen film elde kalmıştır, dönemin koşullarıyla epey büyük bir zarardır. Şimdiki gibi dijital sistem yok; negatif film, pozitif film, laboratuvar derken masraf artıyor.

Reklam firması bir yol buyur filmi bu kez Akbank’a önerir.
Akbank kabul eder; ancak ortada teknik bir sorun vardır.
Dublajda senkron tutmamaktadır.
-Hayrola Akbank’a mı gidiyorsun?
-Hayır Akbank’a gidiyorum.
-Haa ben de seni Akbank’a gidiyorsun sanmıştım,
diyaloğu çekilen filme göre kısa kalmaktadır.
Türk Ticaret Bankası Akbank’a göre daha uzundur. Bu yüzden diyaloglara ilave yapılır.
İhtiyarlar birbirlerine bankanın adından önce isimleriyle hitap ederler.

Son film şu hale gelir.

-Hayrola Hüsamettin Beyciğim Akbank’a mı gidiyorsun?
-Hayııır Turgutcuğum Akbank’a gidiyorum.
-Haaa ben de seni Akbank’a gidiyorsun sanmıştım…

Reklam inanılmaz bir ilgi görecek ve çok uzun yıllar hep konuşulacaktır… Yaşı uygun olanlar hemen anımsamıştır.

Filmin gösterişinin hemen sonrasında diğer bankanın reklam müdürü, reklam şirketini arar.

-Bize hazırladığınız filmi başka bankaya vermişsiniz, bunda da yüzde yüz haksınız. Ama bizimle alay eder gibi oyunculardan birine genel müdürümüz Hüsamettin Bey’in adını vermenizi size hiç yakıştıramadık.

(Kaynak: Yüksel Ünsal- Bilimsel Reklam ve pazarlamadaki yeri)

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları