loading
close
SON DAKİKALAR

Rol model

Atay Sözer
Tarih: 17.04.2026
Kaynak: istanbulgercegi.com

Atay Sözer: Belki de asıl sorun şurada: Artık kime hayran olmamız gerektiğini ayırt edemiyoruz. Ve yanlış insanları rol model aldığımızda, bunun bedelini sadece biz değil, herkes ödüyor.

Sinemanın siyah beyaz döneminde bir adam vardı: Humphrey Bogart.

Fötr şapkası, beyaz pardösüsüyle olay yerine gelir, sigarasını yakar, derin bir nefes çekerdi.

O sigara, sahnenin bir parçası değil, karakterin ta kendisiydi. Film boyunca elinden düşmezdi.

Ama mesele sadece estetik değildi.

Bogart, o sigara markasının reklam yüzüydü. Afişlerde, dergilerde, duvar panolarında…

Yani izlediğimiz şey yalnızca bir karakter değil, aynı zamanda iyi paketlenmiş bir alışkanlıktı.

Ve seyirci şunu gördü:

Bogart karizmatik.

Bogart sigara içiyor.

O halde sigara içmek karizmatik.

Bu kadar basit.

Toplumdaki sigara alışkanlığının yaygınlaşmasında bu “Bogart etkisinin” payı küçümsenecek gibi değil. İlginçtir, Bogart’ın gırtlak kanserinden öldüğü detayı ise pek dolaşıma sokulmadı. Çünkü o, hikâyeyi bozar.

Bugün aynı mekanizma çalışmaya devam ediyor, sadece aksesuar değişti.

Artık elimizde sigara değil, silah var.

“Mafya dizisi” diye paketlenen işlerde, psikopat karakterler başrolde. İnsan öldürüyor, tehdit ediyor, şiddet uyguluyor… Ama karizmatik. İyi giyiniyor. Laf sokuyor. Güçlü.

Ve en önemlisi: Hayran kitlesi var.

Sorun şu:

Rol model olarak seçilen kişi ile canlandırdığı karakter arasındaki sınır siliniyor.

Eskiden sigara dumanına özeniliyordu, bugün namlunun dumanına.

İzleyici şunu içselleştiriyor:

“Güçlü olmak buysa, ben de böyle olurum.”

Elbette herkes sokağa çıkıp eline silah almıyor. Ama mesele zaten bu kadar kaba değil. Daha sinsi.

Şiddet normalleşiyor. Empati aşınıyor. “Hak etti” cümlesi daha kolay kuruluyor.

Televizyonun izlenme formülü aslında çok basit:

İnsanın zayıf tarafını bul, oraya yüklen.

Şiddet, cinsellik, güç arzusu…

Bunları kaşıdığında izlenme gelir. Ama bunun bir bedeli vardır.

Bugün “gerçeğin şovu” diye sunulan programlarda bile şiddet dozu giderek artıyor. Çünkü izleyici alışıyor. Tıpkı bağımlılık gibi… Aynı etkiyi yaratmak için doz sürekli yükseltiliyor.

Ve sonra dönüp şaşırıyoruz:

“Toplum neden bu kadar gergin?”

Mesele tek başına diziler değil elbette. Ama masum da değiller.

Çünkü neyin normal, neyin arzu edilir olduğunu sürekli yeniden tanımlıyorlar.

Eskiden insanlar kahramanlara özenirdi.

Şimdi kötülerin stiline hayran kalıyor.

Aradaki fark küçük değil.

Belki de asıl sorun şurada:

Artık kime hayran olmamız gerektiğini ayırt edemiyoruz.

Ve yanlış insanları rol model aldığımızda, bunun bedelini sadece biz değil, herkes ödüyor.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları