loading
close
SON DAKİKALAR

Başak Demirtaş’ın adaylığında kirli pazarlık izleri

Can Ataklı
Tarih: 24.01.2024
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Halen hapiste tutulan Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş beklenmedik anda bir açıklama yaparak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için DEM Parti adayı olabileceğini açıkladı.

ANALİZ

Yalana kılıf; “hissedilen enflasyon” 

Sokağa çıkın ve herhangi bir vatandaşa şu soruyu sorun;

“TÜİK enflasyonu yüzde 64.77 olarak açıkladı, inanıyor musunuz?”

Aklı başında bir kişiden bile “Evet inanıyorum” cevabını alamazsınız.

Çünkü vatandaşı her konuda kandırmak mümkün olabilir ama bizzat çarşıya pazara giden, alışveriş yapan, fiyatları bilen açıklanan enflasyon oranlarına inanmaz.

Nasıl inansın ki?

Çünkü hepimiz yaşıyoruz, ev geçindirmeye, çoluğumuza çocuğumuza bakmak zorundayız.

Gözlerimiz görmez, aklımız almaz değil.

Ancak bu gerçeğe rağmen TÜİK ve devletin resmi kurumları enflasyon konusunda sürekli yanıltıcı bilgi vermekten geri kalmıyor.

Sadece yanıltıcı bilgi verilmiyor, bu gerçek dışı rakamlarla milyonlarca çalışanın ücretleri, maaşları düzenleniyor.

Hele bir de “önümüzdeki yılın tahmini enflasyon” hesabı var ki o evlere şenlik.

Neymiş 2024’te ortalama enflasyon yüzde 36 olacakmış.

Ücret ve maaş zamları buna göre yapıldı.

Emekliler ise tamamen kapsam dışı tutularak adeta ölüme terk edildi.

Ancak tam bu sırada beklenmedik bir şey oldu.

TÜİK şaşırtıcı biçimde yüzde 64.7 olarak açıklanan 2023 enflasyonunun vatandaşlarca yüzde 129 olarak hissedildiğini bildirdi.

Yani TÜİK aslında bir yalanı “hissedilen” sıfatı ekleyerek örtmeye ama bir yandan da gerçek enflasyonu açıklamaya çalışıyor.

Hava sıcaklığı konusunda “hissedilen sıcaklık” tanımına alışmıştık.

Ama hava sıcaklığının farklı hissedilmesine neden olan etmenler var, örneğin sert rüzgâr, nem oranı gibi.

Hava sıcaklığı 20 derecedir ama sert rüzgâr nedeniyle bunu 15 derece gibi hissedebilirsiniz. Ya da nem çok yüksek olunca sanki daha sıcakmış gibi hissedebiliriz.

Peki enflasyonda “hissedilen” ne demek.

Yalanı örtmek demek.

TÜİK her ay enflasyonu açıkladığında hepimiz bir de ENAG verilerine bakıyoruz.

Ve her seferinde ENAG’ın açıkladığı enflasyon TÜİK’in açıkladığının neredeyse tam iki katı oluyor.

Nitekim TÜİK 2023 enflasyonunu yüzde 67.77 açıkladığında ENAG enflasyonun 127.21 olduğunu belirtmişti.

Şimdi TÜİK “hissedilen” enflasyon alarak yüzde 129.4 rakamını veriyor.

Yani ENAG’ın açıkladığı enflasyon rakamıyla neredeyse birebir uyuşuyor.

Demek ki bugüne kadar ki öngörümüzde haklıymışız.

TÜİK enflasyonun sadece yarısını açıklıyor.

Gelelim en önemli noktaya;

TÜİK’in “hissedilen” sıfatı ekleyerek açıkladığı enflasyon rakamları ortadayken ücret ve maaşlara yapılan zam ne olacak?

Zamlar 2024’ün “tahmini ortalama” enflasyonuna göre yapılmıştı.

Bu durumda TÜİK’in 2024 için “tahmini, ortalama, hissedilen” enflasyon rakamı da yüzde 72 olacaktır.

Yani yapılan zamlara bir o kadar daha eklenmesi gerekmiyor mu?

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Başak Demirtaş’ın adaylığında kirli pazarlık izleri

Halen hapiste tutulan Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş beklenmedik anda bir açıklama yaparak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı için DEM Parti adayı olabileceğini açıkladı.

Demirtaş yapılan kamuoyu araştırmasında ilk sırada çıktığını belirterek “Halkın bu konuda desteği olması halinde” aday olabileceğini söyledi.

Bu kamuoyuna olduğu kadar CHP çevrelerinde de şok etkisi yarattı.

Şu anda DEM Parti’nin aday çıkarmaması olasılığı üzerine yapılan kamuoyu anketlerinde İmamoğlu önde gidiyor.

Fark saray anketçilerine göre yüzde 4 ile 6 arasında.

Başka anket şirketleri İmamoğlu’nun daha farklı biçimde önde gittiğini ileri sürüyor.

Ancak DEM Parti’nin aday çıkarması üstelik Selahattin Demirtaş’ın eşinin aday olması dengeleri alt üst edebilir.

Dün saray medyasına baktım, neredeyse bayram edeceklerdi.

Hem bu sevinç gösterilerinden edindiğim izlenime hem de aldığım bazı önemli duyumlara göre Başak Demirtaş’a “aday ol kocan hapisten çıksın” önerisi yapıldı.

Elbette hiçbir AKP’li yetkili böyle bir teklif götürüldüğünü doğrulamayacaktır, ancak herkes biliyor ki iktidar DEM Parti’nin İstanbul’da aday çıkarması için elinden geleni yapıyor.

AKP’lilerin el altından DEM Partililere “İstanbul’da aday çıkarın, kazandığınız yerlerde kayyum ataması yapılmayacak” mesajları verdiği bilinen bir gerçek.

Hapisteki Selahattin Demirtaş’ın ise böyle bir adaylığa sıcak bakmadığı ve “hapis hayatından kurtulmak için bu tür kirli pazarlıklara girmem” dediği de aldığım duyumlar arasında.

Bir diğer iddia da DEM Parti’nin İstanbul’da İmamoğlu’ndan taviz alabilmek için böyle bir yola başvurduğu yolunda.

Konu elbette kısa sürede açıklığa kavuşacaktır.

CANIMI SIKAN ŞEYLER

Ali Koç’a saldırmanın keyfi

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç aynı zamanda Koç Holding’in en tepe yöneticilerinden.

Geçenlerde bir davette elindeki tepsiden kokteyl dağıtan garsona söyledikleri sosyal medyada olay oldu.

Son derece basit bir olay bir anda Ali Koç’a yönelik bir kampanyaya neden oldu.

Ali Koç’un ne görgüsüzlüğü ne bilgisizliği ne saygısızlığı kaldı.

Olay şu; Garson elindeki tepsiyle dolaşırken Ali Koç omuzuna dokunup “Ne bunlar?” diye soruyor.

Garson da “kokteyl” cevabını verince Ali Koç “Ne var içinde, seninle iddiaya giriyorum, içinde ne olduğunu yüzde 99 bilmiyorsun” diyor.

Vay efendim, sen misin bunu diyen?

Ali Koç’un garsonlara saygısı yokmuş, insanlarla alay ediyormuş, kalabalık içinde insanları azarlıyormuş, daha neler neler.

Daha sonra Beyaz TV garsonu bulup konuşturmuş.

Genç garson “Ben o kişinin Ali Koç olduğunu anlamadım bile. Bana içinde ne olduğunu sorduktan sonra bilmediğimi belirterek git öğren dedi. Ben daha sonra yanına gitmedim” diye konuştu.

Mertcan Kanmaz adlı garson ardından da şunu söyledi; “Olay tamamen yanlış anlaşılma. Gerçekten o amaçlı söylemedi. Şaka amaçlı söylemişti. Ben şahsen kendim yaşadığım için. Başkan öyle bir şey yapmadığı için ben kendimi suçlu hissettim. Yanlış bir şey söyleseydi ben kendimi güzelce ifade ederdim. Daha fazla linç edilmesini istemiyorum.”

Yakından tanıyanlar Ali Koç’u bilir, biraz tanınmışlığından biraz da yıllardır patronluk yaptığından olsa gerek insanlara işleri ile ilgili sorular sorar, rahmetli dedesi Vehbi Koç da yapardı bunu.

Benzer bir olaya ben de tanık olmuştum.

Yine böyle bir davette bir ara ayakta sohbet ettiğim Ali Koç aynı soruyu sormuştu, garson bilemeyince “Bu büyük hata, servisi yapanlar garsonlara ne sunduklarını da anlatılmalı, bu çocukların hatası yok, onlara iş verenlerin görevi bu” diye bunu neden yaptığını anlatmıştı.

BUNU YAZMAK GEREK

Gına geldi artık şu “kar geliyor” haberlerinden

Ekim ayının sonlarından itibaren gazete, televizyon ve internet haberlerinde şu başlığı çok sık gördük;

“Kırmızı alarm, sarı alarm, yoğun kar geliyor.”

Bazı anlarda AFAD da devreye girdi;

“Yoğun kar geliyor, İstanbul’da kar kalınlığı 12 santimetreyi bulacak” uyarıları yaptı.

Bazı büyükşehir belediyeleri bu uyarılar üzerine önlemler aldı.

Örneğin kim bilir kaç kere İstanbul’un çeşitli yerlerine kar küreme ve tuz dökme araçlarının konuşlandırıldığını gördük.

Ama şu kar bir türlü yağmıyor.

İlaç için olsa bile bir kere söylendiği gibi kar yağmadı.

Dünkü bazı gazetelerin internet sayfalarında yine kar alarmı haberleri verdi.

İnanın artık gına geldi.

Bırakın artık kar alarmı vermeleri.

Yağacaksa yağsın.

Zaten 3 ayı aşkın süredir kar yağma ihtimaline karşı hazırlıklıyız.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Uçakta kemer takan otobüste niye takmaz?

Mersin’de yaşanan feci trafik kazasından sonra şehirlerarası otobüslerde kemer takma zorunluluğu tekrar gündeme geldi.

Hatırlayacaksınız, 10 gün kadar önce Mersin’de tünelden çıkan bir otobüs aşırı hız nedeniyle hemen çıkıştaki sert virajı alamamış ve devrilerek yan yatmıştı.

Kazada 9 kişi can vermişti.

Uzmanlar otobüste kimsenin emniyet kemeri takmadığını bu nedenle sağ tarafta oturan yolcuların sol tarafa düştüğünü ölümlerin kırılan kemiklerin diğer organlara batması sonucu olduğunu söylemişti.

Oysa o yolcular kemer taksaydı otobüs yan yatsa bile kimse karşı tarafa düşmeyecek ve muhtemelen can kaybı olmayacaktı.

Anlamadığım şu; uçağa bindiği zaman kemer takmayı asla ihmal etmeyenler otobüslerde bundan neden kaçınır?

Uçaktaki kemer iniş ve kalkışlarda, türbülansa girildiğinde ve gövde üzerine zorunlu iniş yapıldığında işe yarar. Bunun dışında kemer takmanın önemi yoktur.

Oysa otobüsün ne zaman ne ile karşılaşacağı belli olmadığı için yolculuk boyunca kemer takılması can güvenliği için çok önemlidir.

Kimi zaman ani frende bile savrulmadan yaralanmalar hatta ölümler görülebiliyor.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları