loading
close
SON DAKİKALAR

İstanbul 1. Bölge’den Önseçim’e giriyorum

Can Ataklı
Tarih: 10.03.2015
Köşe: Günlük Yazılar

Can Ataklı; CHP’nin ve dolayısıyla Türkiye’nin önüne AKP’nin gerici faşist iktidarını devirme fırsatı çıktı...

Sevgili okurlar;

Bu yazımda sizlere, kendimle ilgili bir gelişmeyi aktarmak istiyorum.

7 Haziran 2015’te yapılacak genel seçimlere katılabilmek için Cumhuriyet Halk Partisi’ne başvurdum.

İstanbul 1. Bölge için yaptığım aday adaylığı başvurusu gereği 29 Mart’ta yapılacak önseçime gireceğim.

Önseçim sonucuna göre seçilebilecek bir sırada yer almam halinde mesleğimi bir süre bırakarak milletvekili olarak Ankara’ya gideceğim.

Kısa bir süre öncesine kadar aktif siyasete fiilen girmek ve milletvekili olmak gibi bir niyetim yoktu.

Kararımın bu yönde kesinleşmesinde, CHP yönetiminin “sınırlı” da olsa çok uzun yıllar sonra ilk kez “önseçim” kavramını hatırlaması rol oynadı.

Eğer CHP yönetimi, Haziran 2015 seçimlerine yine merkez ataması yaparak girecek olsaydı, benim için aktif siyaset gerçekleşmeyecekti. Çünkü “milletvekili atanmak” üzere bir başvuru yapmak, hatta zemin yoklamak asla aklıma bile gelmezdi.

Oysa CHP şimdi, kimlerin milletvekili olması gerektiğini kendi tabanına, bizzat parti üyelerine soruyor.

Bu durumda zaten bütün gövdemle taşın altında olduğum gerçeğinden hareketle; aktif siyaset yapmak ve bunun için de parti içi demokrasinin emin ellerine kendimi teslim etmek yönünde karar verdim.

Önseçimde seçilebilecek bir sırada olup olmayacağımı elbette bilemem; ancak bildiğim bir gerçek var ki, CHP önseçim kararı ile tarihi bir dönemece geldi.

İnanıyorum ki; önseçim sonucu ortaya çıkacak yeni aday kadroları, CHP’nin genel seçimde büyük bir sürpriz yapmasını ve partiye iktidar yolunu açmasını sağlayacaktır.

CHP önseçim kararıyla çok uzun yıllardır görmediği bir hareketlilik içinde.

Parti merkezleri dolup taşıyor.

Parti üyeleri uzun yıllardır nadiren uğradıkları ilçe binalarını hıncahınç doldurarak, aday adaylarını dinliyor, onlara sorular soruyor, Türkiye’nin başına musallat olan dinci, faşist, gerici iktidarı yıkacak insanları seçmeye çalışıyor.

Bu önemli bir gelişmedir.

Bu sadece CHP’nin umudu ve heyecanı değil tüm Türkiye’nin de heyecanı ve umududur.

Şurası açık bir gerçek ki, kamuoyunda oluşan algı CHP’nin seçim kazanamayacağı, iktidara gelemeyeceği yönündeydi. Oylarını CHP’ye veren yurttaşların ötesinde, bizzat CHP üyesi olanların bile çoğunun bir karamsarlık, umutsuzluk sarmalının içinde oldukları gözle görünür bir olguydu.

Dinci, faşist, gerici iktidar, medyayı bir beyin yıkama silahı gibi kullandığı gibi devletin tüm olanaklarını da seferber ederek muhalefeti sindirmeye çalıştı bugüne dek.

Yaratılan sahte, suni algılarla iktidar partisinin daha da güçlendiği, muhalefetin ise yok olma çizgisine geldiği halkın beynine kazınmaya çalışıldı.

Sonuç ta AKP’ye oy vermeyen, AKP zihniyetini, Türkiye’yi ortaçağ dönemine doğru hızla götüren bir tehdit ve tehlike olarak gören muhalefet, iktidarın asla yıkılamayacağına inandırıldı.

CHP’nin de bu ortamda aynı kadrolarla ya da yine atama yöntemiyle oluşturulacak isimlerle AKP iktidarına kafa tutamayacağı, seçimleri kazanamayacağı böylece iktidara da gelemeyeceği fikri de geniş kitlelerin zihninde yer aldı.

Oysa şimdi durum farklı.

CHP’nin ve dolayısıyla Türkiye’nin önüne AKP’nin gerici faşist iktidarını devirme fırsatı çıktı.

Muhalefet, ama özellikle CHP iktidara karşı siyaset geliştirememesi, proje üretememesi, yeni yüzler yaratamaması nedeniyle eleştiriliyor toplumda.

CHP inandırıcı, güven verici ve samimi olamamakla suçlanıyor.

Önseçim bu sakıncaları büyük oranda gidermek için çok büyük bir adımdır.

Önseçim sayesinde, bezginliğe ve hatta tembelliğe itilmiş CHP tabanı, parti örgütü “vekilini yine kendinin seçecek olmasının” yarattığı özgüvenini kazanmış durumda.

“Atanmış” isimlerle seçim kazanılmasından ve iktidara gelinmesinden adeta umudunu kesmiş parti örgütü şimdi artık seçimlerde oyunu yükseltmenin değil iktidara gelmenin hesaplarını yapıyor.

Bunun önce CHP’ye oy veren kitleye, daha sonra dalga dalga bütün topluma yansımaması mümkün değildir.

CHP’deki uyanış, kendine güveni sağlayış toplumda bir umut yaratacak ve CHP’yi bir cazibe alanı haline getirecektir.

Artık yandaş anketçilerin bile saklayamadığı AKP’deki düşüş trendiyle birlikte, CHP’nin yükselişine sahne olacaktır 2015 seçimleri.

Benim gibi, kimi atanmayı içine sindiremeyen, kimi zaten atanacağına inanmayan pek çok eski-yeni yüz 29 martta yapılacak önseçimlere hazırlanıyor şimdi.

Yarışın çok çetin geçeceğini, CHP’li parti üyelerinin isim seçmede çok zorlanacağını söylemek yanlış olmaz.

Ancak şunu büyük bir keyifle görüyorum ki, öne çıkan isimler kim olursa olsun kazanan Türkiye demokrasisi olacaktır.

Gerçek demokrasinin yaşanması halinde ise bugünkü iktidarın dinci, faşist, gerici zihniyeti halkın “karşı devrime” karşı göstereceği irade ile tarihin çöplüğüne atılacaktır.

Can Ataklı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları