loading
close
SON DAKİKALAR

Üç Çocuğa Sorulması ‘Farz’ Sorular

Can Ataklı
Tarih: 17.03.2012
Köşe: Günlük Yazılar

Şimdi gelelim sorulması gereken ama kimsenin sormadığı asıl sorulara...

Sinop Kadı Vekili Mehmet Sabri ile Kamer Hanım’ın oğlu olarak dünyaya geldi.

İlköğrenimini Trabzon’da tamamladı, İstanbul Erkek Lisesi’ni birincilikle bitirdi.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden 1948 yılında mezun oldu. Aynı yıl “Motorlar Kürsüsü”nde asistan olmaya hak kazandı.

Üniversite tarafından 1951’de gönderildiği Almanya’daki Aachen Teknik Üniversitesi’nde doktora yaptı.

1953’te İstanbul’a döndü, 1954’te doçent oldu.

Araştırmalar yapmak üzere tekrar Almanya’nın Deutz fabrikalarına gitti. Leopard 1 tanklarını geliştirme çalışmasında araştırma başmühendisi olarak görev aldı

Mayıs 1954-55 arasında askerlik yaptı, ardından üniversiteye döndü. 1956-1963 arasında 200 ortaklı Gümüş Motor’u kurdu.

1965’te profesör, 1967’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Sekreteri, 25 Mayıs 1969’da TOBB Genel Başkanı oldu. Ama Adalet Partisi hükümetinin seçimleri iptal etmesiyle 8 Ağustos 1969’da başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı.

Bu arada Nermin Saatçi ile evlendi.

1969’da Adalet Partisi’nden milletvekili aday adaylığı Süleyman Demirel tarafından veto edildi. Bunun üzerine bağımsız aday oldu, milletvekili seçildi.

17 Ocak 1970’te Milli Nizam Partisi’ni kurdu. Ancak parti “laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü” gerekçesiyle 20 Mayıs 1971’de kapatıldı. Bunun hemen ardından İsviçre’ye gitti ve bir süre orada kaldı.

11 Ekim 1972’de MNP kadrolarıyla Milli Selamet Partisi’ni kurdu.

14 Ekim 1973 seçimlerinde yüzde 12 oy oranıyla 48 milletvekilliği kazandı. CHP’yle kurduğu hükümette devlet bakanı ve başbakan yardımcısı oldu.

Mart 1975’te 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti’nde...

Temmuz 1977’de ise 2. MC Hükümeti’nde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı oldu.

12 Eylül’de bir süre İzmir Uzunada’da gözaltında tutuldu. 15 Ekim 1980’de 21 MSP yöneticisiyle birlikte “MSP’yi illegal bir cemiyete dönüştürmek ve laikliğe aykırı davranmak” suçlamasıyla tutuklandı. 24 Temmuz 1981’de serbest bırakıldı.

1982 Anayasası gereğince 10 yıl siyaset yapması yasaklandı ancak 6 Eylül 1987’deki halk oylamasıyla siyasete döndü.

11 Ekim 1987’de Refah Partisi’ne genel başkan seçildi.

1991’de Konya’dan tekrar milletvekili oldu.

1995’de aldığı yüzde 21,37 oy oranı ve kazandığı 158 milletvekili ile partisini birinci oldu.

Doğru Yol Partisi ile kurduğu REFAHYOL hükümetinde, 28 Haziran 1996’da başbakan olarak göreve başladı. 30 Haziran 1997’de istifa etti. Refah Partisi de 16 Ocak 1998’de kapatıldı. Onun da aralarında olduğu 6 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasaklandı. Kurucusu olduğu Milli Görüş Hareketi 2001 yılında bölündü. Bazı partililer, AKP’yi kurarak hareketten ayrıldı. Onun çizgisindekiler ise Saadet Partisi’ni kurdu.

“Kayıp Trilyon Davası”nda yargılandı ve Refah Partisi’ne ait yaklaşık 1 trilyon TL’nin harcanmış gibi gösterilmesi nedeniyle “özel evrakta sahtecilik” suçundan 2 yıl 4 ay hapis cezasına mahkzm edildi.

11 Mayıs 2003’te Saadet Partisi Genel Başkanlığı’na seçildi.

3 Aralık 2003’te hakkındaki mahkzmiyet kararı Yargıtay tarafından onandı. Bu nedenle 30 Ocak 2004’te Saadet Partisi Genel Başkanlığı’ndan ve parti üyeliğinden ayrıldı.

Aldığı sağlık raporu doğrultusunda infazı ertelendi.

Türk Ceza Kanunu, eski “çocukları” tarafından onun için değiştirildi ve hapis cezası Nisan 2008’de ev hapsine çevrildi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 19 Ağustos 2008’de affedildi. Devlete ödenmesi gereken borçtan onun payına düşen miktar 9 milyon lirayı buldu.

Ölümünden sadece 10 gün önce yapılan açıklamada, bu paranın 5 milyon lirasını ödediği, kalanının ise taksitlendirildiği açıklandı...

***


Elbette anladınız...

Yukarıdaki detaylı hayat öyküsü Necmettin Erbakan’a ait...

Hani bugün çocuklarının, “mirası” için birbirlerine girdiği Erbakan’a...

Büyük kızı Zeynep, iki kardeşine, eniştesine ve babasının ‘emanetçilerine’ dava açtı ve kendisinden “miras kaçırdıklarını” iddia etti.

Eniştesinin bankalardaki 10 milyon lirasının... Boğaz’daki milyonlarca lira değerindeki yalısının... MİLDA Kâğıt ve Konya Un fabrikalarının aslında babasına ait olduğunu iddia etti.

***


Görüldüğü gibi Erbakan’ın hayat hikâyesi muhteşem akademik ve siyasi başarılarla dolu...

Ama ticari başarı, “sıfır!”

Çünkü hayatının önemli bir bölümünü üç kuruşa talim eden bir akademisyen olarak üniversitede, kalanını yine sınırlı gelire sahip siyasetçi olarak siyasette geçirdi...

Oysa Zeynep Hanım’ın iddia ettiği nakit paranın, şirketlerin ve taşınmazların toplam değeri 40 milyon lirayı buluyor...

Şimdi gelelim sorulması gereken ama kimsenin sormadığı asıl sorulara:

-Erbakan, bugün paylaşılamayan bu serveti nasıl yaptı?

- Öldüğü güne kadar devlete ödediği belirtilen 5 milyon liralık cezayı hangi kaynaktan ödedi?

n Mirası için kavga eden çocukları, kayıp trilyon davasında mahkzm olduğu 9 milyon liralık borcun kalan 4 milyonunu devlete ödemeyi sürdürüyor mu?

***


Yanıtı özellikle babasının gerçek servetinin kendisinden gizlendiğini iddia eden Zeynep Erbakan’dan bekliyorum...

Kavgayı bıraksınlar da bu sorulara yanıt versinler!

*****


Günün Sorusu

Henüz 26 yaşındaki iki çocuk annesi Emine Akçay, kocası işsiz kalınca açlığa ve yoksulluğa dayanamayıp kendini astı... Sorum, her fırsatta ekonominin büyümesiyle övünüp, “Bu ülkede aç ölümleri kalmadı” diye böbürlenenlere:

Emine Hanım Somali’de mi yaşıyordu? Ya da ona el uzatmanız için Somali’de mi yaşaması gerekiyordu?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları