loading
close
SON DAKİKALAR

Adalet Yürüyüşü ve CHP’de yeni dönem

İmambakır Üküş
Tarih: 18.06.2017
Köşe: @imambakirukus

İmambakır Üküş; Ne yazık ki CHP örgütleri ve kadroları ne Hayır’ın öneminin bilincinde oldular ne de şimdi yürüyüşün gerektiği bilinç ve sorumluluktalar. Ama hayat, mücadele senin uygun olmanı beklemez; ya sen mücadeleye uyarsın ya da hayat seni uydurur.

AKP’nin baskıcı ve otoriter rejimine karşı toplumsal muhalefetin sokağa çıkmasını istediği CHP sonunda sokağa çıktı…

16 Nisan akşamı ve sonrası sokağa çıkmadığı için veya sokak eylemlerine açık destek vermediği için çokça eleştirilen CHP ve Kılıçdaroğlu “Büyük Yürüyüşü” başlattı…

Kılıçdaroğlu ve CHP’nin bu kararı toplumda çok büyük tepkilere -olumlu ve olumsuz- neden oldu…

Daha da önemlisi AKP’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ne yapacağını bilemez hale getirdi…
***

Kılıçdaroğlu; 7 Haziran seçim kampanyasıyla birlikte CHP’de önemli bir “değişim” ve “yenilenme” için adım attı…

CHP 7 Haziran seçim kampanyalarını belirleyen parti oldu…

Her ne kadar CHP’nin başarılı kampanyası beklenen oya dönüşemese de; tüm kampanya dönemi boyunca bütün partilerin söylemlerini ve vaatlerini belirledi…

1 Kasım’da ise AKP bile CHP’nin söylemlerini tekrar etmekten başka bir şey yapamadı…

***

Referandum süreci ve referandum kampanyası CHP’de söylem ve eylem tarzının değişiminin en önemli dışa vurumu oldu…

Kılıçdaroğlu ve CHP doğru bir stratejiyle bütün #Hayır’cıları birleştiren bir kampanya yürüttü…

Özellikle kampanyanın “dili” ve “üslubu” CHP’de ki yeni dönemin habercisi oldu…

***

CHP çok uzun zamandır (Hatta birçoklarının küçümsediği) çeşitli toplum kesimlerinin talepleri üzerinden çalıştaylar düzenledi…

Çay üreticisinden, pancar üreticisine, orman köylüsünden taşeron işçilerinin sorunlarına ilişkin bir dizi etkinlik yaptı…

Toplumun mağdurları ve ezilenleriyle onların talepleri üzerinden “bağ” kurmaya çalıştı…

Sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleriyle bir araya gelerek; onların sorunları üzerinden ilişkiler kurmaya çalıştı…

***

15 Temmuz darbe süreci sonrası OHAL ile birlikte Türkiye’de yeni mağduriyetler dalgası oluştu…

Kılıçdaroğlu ve CHP ilk günden itibaren darbeye ve darbecilere karşı açık tavır alırken darbe bahanesiyle ilan edilen OHAL’in yarattığı mağduriyetlere karşı da tavır aldı…

OHAL sürecinde ilan edilen KHK’larla binlerce kamu çalışanı; suçlu ve suçsuz olduğuna bakılmaksızın kapının önüne konuldu…

Kılıçdaroğlu ve CHP; KHK mağdurlarına ilk günden sahip çıktı ve mağduriyetlerin giderilmesi için çaba gösterdi…

***

16 Nisan öncesi baskıcı ve otoriter bir rejime yönelen AKP 16 Nisan sonrası daha da pervasızlaştı…

Özellikle gazeteciler ve medya üzerindeki baskılar daha da yoğunlaştı…

Ömrü Fetöculukla mücadele içinde geçmiş isimlere Fetöculuktan operasyonlar yapıldı…

Fetöculuğa karşı mücadelenin simge-sembol ismi haline gelmiş Ahmet Şık bile düzmece bir kararla Fetöculuktan tutuklanır hale getirildi…

***

HDP’nin iki eş genel başkanı tutuklanarak cezaevine konulurken; Figen Yüksekdağ’ın milletvekilliği de düşürüldü…

HDP’li belediye başkanları görevden alınarak “kayyum” atamalarıyla AKP yandaşı isimler belediye başkanı olarak atandı…

Cumhuriyet Gazetesinden sonra sıra Sözcü Gazetesine geldi; Sözcü’den üç gazeteci keyfi bir şekilde tutuklandı…

***

Tutuklanma sırası MİT TIR’ları davasında CHP’li milletvekillerine geldi ve Enis Berberoğlu tutuklandı…

Yandaş gazetecilerin ve yazarların bile “itiraz” ettiği bir tutuklama yaşandı…

Artık; Türkiye’de bağımsız yargının kalmadığı bir kez daha ispatlanmış oldu…

Yasanın ve Anayasanın açık hükümlerine rağmen tutuklanmaması gereken bir milletvekili daha tutuklanmış oldu…

***

Kılıçdaroğlu’nun “Adalet Yürüyüşü” kararı tam da bu süreçte alındı…

Bugün Türkiye’de hayatın her alanında büyük bir “adaletsizlik” hüküm sürüyor…

Bugün Türkiye’de her kesimden insanın ortak talebi ve arayışı; ADALET…

Bugün her toplum kesiminden, her düşüne ve inanç çevresinden insanı birleştiren ortak talep; ADALET olmuştur…

***

Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “ADALET YÜRÜYÜŞÜ” bir CHP eylemi değildir…

Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “ADALET YÜRÜYÜŞÜ” yalnızca CHP’li bir milletvekili için değildir…

Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “ADALET YÜRÜYÜŞÜ” yalnızca gazeteciler için bir yürüyüş değildir…

Kılıçdaroğlu’nun başlattığı “ADALET YÜRÜYÜŞÜ” tüm mağdurların; tüm haksızlıklara uğrayanların ortak ADALET arayışıdır…

***

“ADALET YÜRÜYÜŞÜ” aynı zamanda doğal olarak bütün Hayır blokunun da adım adım bir araya getirmiş; getirmeye devam ediyor…

Bu nedenle “ADALET YÜRÜYÜŞÜ” aynı zamanda bir DEMOKRASİ yürüyüşüdür…

Bu noktada CHP’ye büyük bir görev ve sorumluluklar düşüyor; bu yürüyüşe ve etkinliklere CHP gölgesi düşürülmemeli…

Hiçbir şekilde “Örgüt bencilliğine” yönelinmemelidir…

***

HAYIR kampanyasıyla CHP önemli bir tarihsel adım attı…

O sürecin gereklerini yerine getiremeden 16 Nisan sonrası iç tartışmalarla HAYIR’ın anlamını ve önemini gölgeledi…

Şimdi ise daha büyük bir adım atıyor bu ADELET yürüyüşüyle…

Bu yürüyüşle birlikte artık ne CHP’de ne de Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olamaz…

***

CHP örgütleri ve kadroları bu yürüyüşün tarihselliğinin bilincinde olmalıdır…

Ne yazık ki CHP örgütleri ve kadroları ne Hayır’ın öneminin bilincinde oldular ne de şimdi yürüyüşün gerektiği bilinç ve sorumluluktalar…

Ama hayat ve mücadele senin uygun olmanı beklemez; ya sen mücadeleye uyarsın ya da hayat seni uydurur…

İmambakır Üküş
www.istanbulgercegi.com Genel Yayın Yönetmeni

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları